Fadlullah'in hayat hikayesi

Iste Muhammed Huseyin Fadlullahin kendi agzindan hayat hikayesi.

Islam dunyasinin en unlu alimlerinden biri, Sii dunyasinin ise en buyuk dini otoritesiydi. Hizbullah ona El Musid El Ruhi yani Ruhani Rehber diyor, o ise ne derse pesinden milyonlari surukluyordu. Iste Muhammed Huseyin Fadlullah?in kendi agzindan hayat hikayesi; ?1935 yilinda Guney Lubnanli Sii-musluman bir ailenin ferdi olarak Irak?in Necef kentinde dunyaya geldim. Babam Ayetullah Abdal Rauf Fadlullah Necef?te unlu bir alimdi. Ben de ilk dini egitimimi Necef?teki medreselerde aldim. 1966 yilina kadar dini ve politika ogrenimimi tamamlayip, Lubnan?a gittim, orada ders ve konferanslar vermeye basladim. Uzun yillar Lubnan?daki universitelerde gorev yaptiktan sonra Iran Islam Devrimi gerceklesti, ben de o an Lubnan?da bir Islam devriminin sart olduguna karar verdim. 1985 yilinda Lubnan?da Hizbullah?in liderligine getirildim. Lubnan Islam Anayasasi icin uzun calismalar yaptim, anayasa taslagini hazirlayip, Hizbullah ve diger Islamcilara Islam Devrimi konusunda, fikirler verip, tavsiyelerde bulundum. Parti icindeki etkime ragmen politik konularin disinda kalmayi tercih ettim daha cok Hizbullah?in manevi ve dini onderligini yaptim. Politik olarak en buyuk hedefim Lubnan?di Islam Devrimini gorebilmek. Ancak bunun icin oncelikle Amerikan ve Israil guclerinin Lubnan?dan cekilmesi sart, Lubnan?da kurana dayali bir politik sistemin yapilandirilmasi ve hayata gecirilmesi ancak Bati Emperyalizminin Lubnan?dan sokulup atilmasi ile mumkun olabilir.? HIZBULLAH YAPILANMASI VE STRATEJILERI? 90?li yillarda Lubnan?da bir Islam Devleti kurabilmek icin yogun calismalar yapan Fadlullah; siyasetten cok Hizbullah?in manevi liderligini yapti. Hizbullah?in bir nevi fikir babasi olan Seyyid Fadlullah, o yillarda tek hedefim dedigi Islam Devrimi ve en buyuk dusman belledigi Israil ve Amerika ile ilgili planlarini anlatirken, Hizbullah?in yapilanmasini ve stratejilerini de siraladi. ?Ortadogu?da Israil ve Amerika ile baris yapmaya kalkisan herkes haindir bunlarin icine Yaser Arafat da dahildir cunku biz Filistin Yonetimi ile Israil arasinda daha once yapilan baris gorusmeleri ve Camp David gibi imzalanan tum anlasmalari reddediyoruz.? Baris icin toprak Filistin davasina ihanettir biz yillardir Ortadogu?daki Siyonist guclere direniyoruz ancak basta Lubnan?daki daha onceki laik iktidarlar olmak uzere bircok isbirlikciyi de Siyonistlerin yaninda yani karsimizda gorduk. Bize destek her zaman Iran?dan geldi. Iran?da Humeyni ile baslayan destek onun olumunun ardindan Hamaney ve Rafsancani ile devam etti onlar sadece bize destek vermekle yetinmeyip, Siyonistlerin de karsisinda durdu.? ?Hizbullah Iran?in yani sira bolgedeki bircok gruptan da yardim aldi. Bize gonul veren gruplar arasinda Cundallah, Islami Direnis Hareketi, El-Dava, Huseyin Intihar Tugayi, Ozgurlugun kutsal savascilari gibi orgutler de var. Hep beraber bir Islam Devleti icin savastik.? ?Biz Hizbullah olarak tum dunyadaki mazlumlarin yanindayiz. Dunyanin neresinde bir mazlum varsa biz onunla birlikteyiz, ister Musluman olsun isterse gayri Muslim bu hic onemli degil.? Siyonistlere karsi en buyuk zaferimizi 18 Subat 1985?te Israil askerlerini Lubnan?dan cikararak aldik ancak bu zafer sadece bir baslangicti, hedefe giden ilk adimdi asil zaferi, devrim tamamlandiginda, Lubnan bir Islam Devleti oldugunda alacagiz.? ?Israil Firat?tan Nil?e kadar Buyuk Israil Devletini kurmak icin calisiyor, bu hedefleri icin Siyonist isgal Musluman topraklarini zapdetmeye devam ediyor, biz ise Siyonistlere direnerek bu topraklarda Islam Devleti kurmak icin calisiyoruz. Israil tum Ortadogu?daki Muslumanlar icin cok buyuk bir tehlikedir, butun Muslumanlarin gelecegini tehdit ediyorlar.? ?Filistin topraklari savas bolgesidir ve her bir Filistinlinin evini zapteden ya da herhangi bir Filistinlinin bir karis topragini isgal eden her Yahudi bu savasta bir hedeftir. Filistin?deki hicbir Yahudi masum degildir cunku onlar bizim kadinlarimizi, cocuklarimizi goz kirpmadan olduruyor ve evlerimizi elimizden aliyor.? CUMA HUTBELERI? Seyh Seyyid Muhammed Huseyin Fadlullah, Israil?e karsi direnis calismalarinin yani sira Islam dunyasi ve ozellikle Siiler icin cok onemli bir din adami haline geldi. Seyyid mertebesine ulasan, sayisiz kitap yazan, uluslar arasi konferanslar duzenleyen, Lubnan?da onlarca okul, medrese, yurt ve tip merkezleri yaptiran Fadlullah Islam aleminin kabul ettigi bir alim ve Siilerin en buyuk dini otoritesi olarak da fetvalar verip, hutbeler okudu. Cok kez Muslumanlari Amerika ve Israil?e karsi cihat yapmaya cagiran Sii lider, son Cuma hutbesinde de Lubnan saldirilarina degindi. ?Sevgili kardeslerim! ABD yonetimi, Filisin ve Lubnan halkini gelismis silahlarla yok etme karari almistir ve halen daha Israil?e silah gondermektedir. Musluman, Arap ve tum hur dunya halklari bu savasta ABD ve Israil ne gibi bir misyonu ifade etmektedir, bunu iyice dusunsunler! Etut etsinler! Bu iki devlet Islam ve Arap dunyasina, dunya uzerindeki tum hur hareketlere kin beslemektedirler. Bu iki devlet cocuklarimiza, kadinlarimiza, yaslilarimiza, evlerimize ve medeniyetimizin her karesine kin beslemektedir. Bu noktada bize dusen salt sozlerle degil tavrimizla bilincli olarak bu kine karsi durmaktir. Islam ve Arap hukumetlerine gelince; bu hukumetler halklarina saygili olmak ve bu dogrultuda tum guclerini ve siyasetlerini halklarinin maslahatina seferber etmek zorundadirlar. Bu ABD ve Israil?in ummetin tamamina karsi actigi savastir. Dolayisiyla ummet tek bir saf halinde birbirine kaynatilmis kursun gibi zafer icin bu savasa karsi durmalidir.? ERDOGAN?A MEKTUBU? Fadlullah?in 2005 yilinin Mayis ayinda Basbakan Recep Tayip Erdogan?a yazdigi ve turban yasagini elestirdigi mektubu buyuk tepki cekmisti. " Turkiye?deki turban yasagi ile ilgili haberleri takip ediyor ve protestolari goruyoruz. Bu yasanin sorumlulugunu AK Parti'ye yuklememekteyiz. Cunku bu yasayi AK Parti cikarmamistir. Turk Hukumeti bu yasayi, Turk rejiminin temeli olan laiklige aykiri oldugu gerekcesiyle empoze etmisti. Ancak butun dunya biliyor ki laiklik, temelinde ve iceriginde, bireyin dini ozgurluklerini vurgulamaktadir. Anayasa Mahkemesi Baskani'nin bu tavri, Meclisin temsil ettigi halkin kararina karsi despotca bir yaklasimi ortaya koymaktadir.? Habervakti