Emine Senlikoglu: Oyuna getirildim

Yazar Emine Senlikoglu samimi bir itirafta bulundu. Bazi yazarlari Ergenekon'un ele gecirildigini savunan Emine Senlikoglu, bazi Musluman-larin 28 Subat ve 12 Eylul'de cuvalladigini belirtti

  Emeti Saruhan'in roportaji Yazar Emine Senlikoglu yazdigi kitaplarla 'genc nesillerin imanini kurtarmaya calisan' onculerden biri. Geriye baktiginda kendini elestirmekten cekinmeyen Senlikoglu, "Ekranda uslup hatalari yaptim. Keske Turkce'yi ogrenip sonra kitap yazsaydim" diyebiliyor. Yakindigi nokta ise "Bazi Muslumanlarin onu yanlis anlamasi". Senlikoglu'yla Mektup Dergisi'nde gorustuk. Genc bir kadin olarak hapse girdiniz. Nasil muamele gordunuz? Bir subay vardi, simdi o hapishanede. Beni gordugu her yerde "Seni bu cezaevinden delirtmeden cikartmayacagiz" diyordu. O subay sayimlarda yanima bir asker gondertir, "Komutanim dedi ki, onu delirtmeden buradan cikartmayacagiz. Bu gece seni falakaya yatiracak" dedirtirdi. Bu bekleyisin nasil bir sey oldugunu tahmin edebiliyor musunuz? Canakkale Cezaevi'ne gonderdiler. Orada Allah'a ve Islam'a tam inanan bir mahkum yoktu. Oradaki insanlari taniyincaya kadar, gelip beni oldururler diye geceleri hic uyumadim. Ayagima pranga vuruyorlardi, ellerime kelepce takiyorlardi ve iki erkegin arasinda goturuyorlardi goturecekleri yere. TEHLIKELI TERORIST Sadece kitap yazmistiniz. Neden boyle davraniyorlardi? Kin ve nefretleri Islam'a, kitap bahane oldu. Bir gun dosyami gordum. "Cok tehlikeli, terorist" yaziyor. Nasil terorist olabilirim. Yazdiklarimda terorizmi destekleyen bir cumle yok. O zaman gencim. "Bir terorist olayim da, terorist gorsun gozleri" dedim ama sonra Islami bilimler benim o deli dolu halimi benden aldi. Cezaevinde delirmemek icin yontemler aradim. Farsca, Ingilizce calistim. Ogrendigimi hizla unuttum. Yedi kitap yazdim. 300 kitap okudum. Yazilarima el koyuyorlardi. Bu da yakalanirsa diye sonra tamamlamak uzere yarim yamalak yazardim. Kelepceli Kalemim'i merdiven altlarinda yazdim cezaevinde. Cok sayida hayraniniz vardi degil mi? O donemde sanki baska bir gonul, baska bir ruh vardi. Yargilandigimda o kadar cok mektup aldim ki. "Ablacim sen yargilanma, o sucu ben alayim uzerime" diyenlerin haddi hesabi yoktu. Sonralari cok davalar oldu, mahkemelerimi bile sormadi kimse. Cok tuhaf gelmisti bana. Tayyip Bey geldikten sonra mahkeme gormedim zaten. Neden boyle bir kopma yasandi? Grup taassuplarinin artisindan oldu. Ikincisi Islami kesim beni yanlis anladi. Birilerini tanimami bile sanki karanlik cevrenin insani oldugum gibi yorumlayabildi bir gazete. Feraset gozunuz yoksa ben sizi babanizin casus olduguna, kafir olduguna ancak rol icabi Musluman gorundugune inandirabilirim. Bu Muslumanlarin zayif yonunu Ergenekon muthis sekilde yakalayip kullandi. Herkes herkesten suphe etmeye basladi. Bana cok unlu ve sevdigimiz yazarlar icin oyle seyler soylendi ki. "O Amerika'ya satilik. Muslumanlarin icine giren bir casus" gibi. BAZI MUSLUMANLAR DOKULDULER Kimler hakkinda? Isim vermeyeyim. Insanin bir akli vardir, bir de kalbinin onayi vardir. Bazi Muslumanlar 28 Subat'ta, 12 Eylul'de gercekten cuvalladilar, dokulduler. Bazilari kale gibi ayakta kaldi. Ergenekoncular o kadar enteresan isler yaptilar ki! Aman Yarabbi. Yuz yazar, bin yil yazsa ancak dile getirebilir. Bazi yazarlari ele gecirdiler. Beyinlerine girdiler. Benim icin biri oyle bir kitap yazmis ki iktidari ele gecirdiklerinde hepimizi nasil asacaklarinin planini yapmislar zaten. Ahtapot gibi her yeri sarmislar. Erdogan ve ekibi cok buyuk cesaretle uzerlerine gitti de, halk biraz gormeye basladi. Daha halkin bilmedigi cok sey var. Oyle seyler var ki, halk duydugu zaman kendini korku filminde sanir. Allah'tan basbakanimiz cok usta halkin psikolojisi bozulmayacak sekilde bazi konulari yavas yavas ortaya cikariyor. Birden ortaya cikarsa "Aman Ya Rabbim biz nasil bu kadar uyuduk" diyecekler. Siz nasil biliyorsunuz bunlari? Bunlari yasadim ben. Oyle seyden hapis cezasi aldim ki, akliniz hayaliniz durur. Televizyona cikma isini ben kendim planladim ama beni sanki karanlik islerin oyununa gelmisim gibi lanse ettiler. Halbuki ben televizyona Musluman kadinin cikmasi gerektigini dusunuyordum. Bir televizyon muhabirine "Neden hic Islami kesimden kapali kadin cikarmiyorsunuz" dedim. "Cikaralim, var mi?" dedi. Hemen arkadaslari aradim. "Televizyona cikmamiz lazim" diye. Kimse cikmayinca ben ciktim. Benim stratejimdi o. Uslup hatasi yaptim ama kimsenin oyununu oynamadim ben. BAZI SEYLERI KOLAY ZANNETMISIM Keske TV'lere cikmasaydim diyor musunuz? Keske daha dikkatli bir uslupla konussaydim diyorum. Keske cikmasaydim dedigim var ama 15 programa ciktiysam boylesi ancak 2 tanedir. Uslup bakimindan ise keskelerim cok. Benim televizyon kurdu olmamam, psikolojik savas kurallarini yeterince bilmemem, televizyonda muthis bir goruntu yanlisi yapmama sebep oldu. O donem rahatsizliklarim da vardi. Cok buyuk sancilar icindeyken ben televizyonda konusma yapiyordum. Provoke edildiginizi mi dusunuyorsunuz? Hayir ben istedigimi konustum ama kestiler. Kadir Celik'e hakkimi asla helal etmezdim ama canli yayinda benden ozur diledi. Kadir Celik de farkina varamadi. Cunku orada da vardi karanlik kimseler. Bant cektik. Ben konferans icin Fransa'ya gittim. Bir baktim televizyonda program canli diye veriliyor. Kesmisler, kesmisler. Toktamis Ates'in karsisina yuz bir delille gittigim halde sanki hic delil sunamamisim, hicbir sey goturememisim. O kadar kurnaz konusuyordu ki Toktamis Ates de. "Emine Hanim hic delil getiremediniz" diye. Tamamen makaslanmis. Ben ondan sonra emin olmadigim kisilerle bant yayina katilmiyorum. Hayatinizda gorememisim dediginiz ne var? Cocuklarimdan cok sik uzak kaldim. Bazi seyleri cok kolay zannettim. Ben devrim yapacagima inaniyordum. Bu inanilacak bir sey mi? Ben kim oluyordum da devrim yapacaktim. Ama ben cok guclu iman ettigimi ve bu imanin sayesinde devrim yapacagimi dusunuyordum. Simdi geriye baktigimda goruyorum ki boyle bir imkanim yokmus. Yuzbinlerin gonlunde devrim yaptim cok sukur ama hayalim cok daha buyuktu. Buyuk hayalle kosarken bir saat dinlenmezdim. Ailemle 3 gece ust uste iftar yapmadim. Hatami enteresan bir sekilde anladim. Nasil anladiniz? Deprem gecesi ev sallaniyor catirdiyor. Allah indinde makbul ne yaptigimi dusundum. Keske Kilavuz kitabini bitirebilseydim dedim. Sonra "Oh be dunya nihayet senden kurtuluyorum" dedim. Aradan 15 gun gecti. Farkina vardim ki deprem gecesi bilincaltim sergilenmis. Kendime nasil zulmettim ki oluyorum diye sevindim. Dernek baskanligi vardi uzerimde, cok Kur'an kurslarim vardi. Alim kisilere sordum; "Ya yazarligi birakacagim ya kurslari, ya dernegi ya dergiyi. Hangisini birakayim?" Yazarlikta binlerce kisiye ulasirsin, kursu ve dernegi kapat dediler. Derhal kapattim. Konferanslarimi haftada 2'ye indirdim. Yangini tek basima sonduremeyecegimi anladim. Allah'in bana vermedigini ben kendime vermisim gorev olarak. Tuncay Guney'in MIT'ci olduguna yeni yeni inaniyorum Fadime Sahin'le tanisikliginiz bazi insanlarin kafasini karistirdi? Fadime Sahin hicbir zaman bu medyanin tanittigi gibi bir insan degil. Ben Fadime Sahin'i ilk kez televizyonda gordum. Misir'daydim. Bu kiz masuma benziyor, birileri kullanmis olabilir diye atladim geldim. Kizi Ergenekoncular kullandi tamam ama kizin haberi yok. Tuncay Guney'i icin soyledikleriniz de soru isaretleri olusturdu. Araba calmis dediler, calmaz. Cunku insanin bir feraset gozu var. Anliyor insan. Tuncay Guney Ergenekoncu degil ki. Ama son zamanlarda sinirlenmeye de basladim ic dunyamda. Neden MIT'te calisiyorsa, ki saniyorum calisiyor, soylemedi bana. Son zamanlarda aklim basima gelmeye basladi. Cok kirildim. Madem ki gorundugu kadar dosttu, neden soylemedi MIT'te calistigini. Soyleyebilirdi. Bir takim konular soyluyordu ama daha cok yardimci olabilirdi. Maktule katil olmama serefi yeter. O kotu bir gorevdeyse bana o gorevde olmamak yeter. Aldanmis olabilirim. Hapse girince asilan masumlari anlatamadim Bize Nasil Kiydiniz kitabiniz film yapildi. Film kitabi yansitiyor muydu? Aslina sadik kalinmak uzere musaade ettim fakat baska oykulerimden parcalar alip karistirarak yaptilar filmi. Romanin orijinal hali degistirilmis oldu. Tam iki ay hasta yattim uzuntumden. Cunku bir insanin hayalleri vardir, sadik kalinmadi. Guvenmistim, anlasma falan yapmadik. O gunden sonra babamin ogluyla anlasma yapmadan is yapmam. Cok sarsildim ama dostlarimdi. "Dosttan gelen hostur" deyip mahkemeye vermedim. Bize Nasil Kiydiniz aslinda sizin hikayenizmis? Benim hikayemden kesitler var icinde ama basli basina benim hikayem degil. Yasayan bir kardesimizin hikayesi. Bize Nasil Kiydiniz'i bitirmeden hapse atildim. Oyle olmasaydi ya 2. cildi cikacakti ya da 500- 600 sayfa kadar olacakti. O masumane, tertemiz insanlarin Istiklal Mahkemeleri'nde asilma hikayeleri olacakti. O yuzden adi Bize Nasil Kiydiniz'di. Ben hapse girince cok kisa kesmek zorunda kaldim. 2. cildini yazmam icin cok israr var. Belki yazarim. Nasil yazmaya karar verdiniz bu insanlarin hikayesini? 1979'da Rize'de Ortacami'de vaazim vardi. Kalabalik bir grup olarak yuruyerek gidiyoruz. Bir yere gelince hanimlardan biri durdu yanda bir agaca bakarak aglamaya basladi. Hickira hickira agliyor. Sonra hikayesini anlatti. Babasi imammis. O cocukken jandarmalar gelip almislar babasini. Ikindiden sonra gelmeyince annesi "Git bir bak babana" diye onu gondermis. Buraya gelince gozu agaca takilmis. Bir de bakmis babasi agacta asili. Orada ben o kadar kotu oldum ki, kendi babam gibi dusundum. Bir evladin acisi, bu aci nasil tarif edilebilir. Fakat cezaevine girdigim icin Bize Nasil Kiydiniz boyle bitti. Hapse girmeniz daha ilk kitabiniz nedeniyle oldu degil mi? Ilk kitabim "Gencligin Imanini Sorularla Caldilar" birden bire cok tutulunca biri beni ihbar etmis. Bu ihbari degerlendiren Ergenekon zihniyetli kisiler hic bos durmadilar. 15 yildan dava actirdilar. Ne varsa o kitapta? Sonra mahkemede iyi halden dustuler, sekiz bucuk yil hapis cezasi verdiler. Devam eden davalariniz var mi? Su an yok. Fasizmin koydugu bazi maddeler kaldirildi. Darisi diger fasist maddelerin uzerine olsun. 30 - 40 yil ceza alacaktim. Abdurrahman Dilipak 300 yil ceza aldi. Yasar Kaplan gibi Selahattin Es gibi yurt disina hicret eden yazarlarimiz oldu. Cezaevlerinde hala ceza alan insanlar var. Mesela Salih Mirzabeyoglu'nun cezasi nasil verildi. Kamuoyu bu konuda hic bilgilendirildi mi? AIHM nedense Mirzabeyoglu'nu gormedi. Su anda cezaevinde haksiz yere, fasizmin diktatorluk etkisiyle yatan bircok masum insan var. Orta ve liseyi disaridan bitirdiniz. Neden? Arastirmalarim var, bazi seyler buldum. Fakat dunyaya kabul ettirmem cok zor. Ben profesor olursam bunlari kabul ettirebilirim dedim. Fakat profesorlugun farkli bir proseduru varmis. Benim icin hayat sadece cihatti. O kadar ileri gitmisim ki gormem gereken pek cok konuyu gormeden kosmusum. Saldiran taksiciyi karate ile arabasina yapistirdim Cevrenizde nasil taniniyorsunuz? Kendime yalniz yazar diye isim koydum. O kadar sene yurt disindaydim, bir kisi arayip sormadi "neden gittin, bir sorunun mu var" diye. Nasil goruyorlarsa beni, karsilastigimizda ilk tepki "Aa sen ne kadar mutevaziymissin. Seni biz boyle bilmiyorduk" oluyor. Sen niye beni televizyondan olcuyorsun. Beyime de "Senlikoglu seni hic dinlemiyordur degil mi? Kim bilir ne cekiyorsun sen ondan" diyorlarmis. Beyim de "Yo o benden izinsiz bir sey yapmaz" deyince "Olur mu? Insan dinler mi o hic" diyorlarmis. Bizim bazi kriterlerimiz var. Ustelik Allah'tan gelen kriterler bunlar. Sinan Cetin'den yonetmenlik dersleri aliyordunuz. Onunla ilgili bir sey yaptiniz mi? Yapmadim ama yapabilirsem bir sit- com, bir dizi film, bir de film dusunuyorum. Ben romanlarimi gercek hayattan alip yaziyordum. Birileri "Demek ki edebiyattan anlamiyor hep yasanmis hayattan yaziyor" diye. Onlara kapak olsun diye hayali bir roman yazdim. O da cok guzel oldu. Onu film yapmayi dusunuyorum. Cunku hep 3 boyutlu film yapacagim diye yazdim, sahnelerini bile ona gore ayarladim. Goruntu yonetmeni olmak istiyorum. Tabii ders almakla olacak bir sey degil. Bir yonetmenin yaninda bir muddet ciraklik yapmak istiyorum. Avciliga da merakiniz varmis. Firsat bulabiliyor musunuz? Evet. Avciliga merakim vardi ama artik ava gitmiyorum, ac kalirsam giderim. Onun disinda pek gitmem. Avcilik caiz ancak zevk icin oldururseniz haram. Etini yiyorsaniz avcilik yapilir. Ben sunu dusunerek vazgectim. Attigim kusun, tavsanin cogunu vuruyorum ama her attigimi vuruyorum diyemem. Belki yarali kacan oluyorsa aci cekiyordur diye vazgectim. Silah merakiniz nereden geliyor? Ben sekiz yasindayken babam bana silah kullanmayi ogretti. Babam cok usta silah kullanan biriydi. Orf anane dininden, vahiy dinine gectikten uc sene sonra birakmistim silahi. Fakat bir gun bir taksi soforu benim Senlikoglu oldugumu anlayinca dovmeye kalkti. Gencligimde biraz karate dersi almistim. Benzettim, yapistirdim arabasina. Yoksa adam beni feci dovecekti. O zaman karar verdim silahsiz gezmemeye. Simdi de kullanmak zorundayim. Ne olur ne olmaz, yanimizda dursun. Hikaye ile romanin farkini 20 kitap yazdiktan sonra ogrendim Nasil bir ailede buyudunuz. Kesinlikle hak ve batili yasanti olarak secemeyen bir annenin kiziyim. Babam kim Islam'a karsidir cok iyi bilirdi ama yasamazdi. Kafanizda ilk sorular nasil olustu? Orf anane dininden vahiy dinine gecisim Islami ilimlerden sonra oldu. 18 yaslarindaydim. Yehova Sahitleri bana kitap getirip, sorular sordular. Cevap veremedim. Beynimde sorular dans etmeye basladi. Orf anane olan Islam'i sevemedim, isinamadim ben. Muslumandik, bazi konularda hassasiyetimiz vardi, bazi konularda yoktu. Karmasa icinde buyudum. Neler yaptiniz Islam'i ogrenmek icin? Patronum Ismail Kale ve kardesleri hep dinden bahsetti bana. Son damla olarak is yerinde ilahiyat mezunu biri calismaya baslamisti. O kisiye sorular sormaya basladim. Bir taraftan da tefsir ile Sebil, Sura gibi dergiler okuyordum. Necip Fazil'in hayrani oldum. Isten ayrilip Kur'an Kursu'na gittim. Fatiha'yi bile tam bilmiyordum. Sonra hatibe oldum, konferanslar verdim. Yazmaya baslamaniz nasil oldu? Baktim ki her tarafta ayni sorular soruluyor. Bu sorulari topladim. Yazdiracaktim, kimseyi bulamayinca kendim yazdim. Kucuklugumden beri siir yazardim ama Turkcem guzel degildi yine de "Sorulara cevap vereyim de varsin Turkce'si eksik olsun" demistim. Yangin var diye yangina kosmaktan detaylari goremedim. Simdi de cok ahim sahim degil ama 20 kitaptan sonra Turkce dersi aldim. Biraz komik bir sey. Hikayeyle roman arasindaki farki bile bilmiyordum. Simdi butun kitaplarimi gozden gecirip duzelttim. Tepki aldiniz mi bu konuda? Almadim. Ben kitaplarimi once cok guvendigim bir yazara okutuyordum. Yanlislarimi fark edince "Ben sana okutmustum bu kitaplari, nicin hatalarimi soylemedin" diye sordum. "Ben senin bu kadar elestiriye acik bir insan oldugunu bilmiyordum. Boyle mutevazi oldugunu bilseydim soylerdim" dedi. Kirginlik yasadim. Sana okutuyorsam bana hatalarimi soyle diye okutuyorum. Hatalarin soylenmesi bir nimettir. Simdi daha fazla kisiye okutuyorum. timeturk