Efendimiz'in Bir Gunu

Peygamber Efendimiz'i cok seviyoruz. O'nun hayatini ornek aliyor ve O'nun gibi yasamaya calisiyoruz

    Normal bir omur yasamis her hangi bir insanin hayatindan yirmi dort saatlik kisa bir dilimi, yani 'bir gun'u anlatmak, o kisiyi tanitma adina ciddi yetersizlikler tasir. Zira yasanan gunlerin hemen hic biri digeriyle ayni degildir. Hele o kisi Efendimiz (sav) gibi, mustesna bir zat ise is daha da zorlasacaktir. Bu zorluga ragmen gunu belli dilimlere ayirarak, ayni gunde olmazsa bile, o zaman diliminde genellikle islenen fiilleri, sahih kaynaklar isiginda ele almaya gayret ettik. Asr-i Saadet ve sonraki donemlerde gunler daha cok cami etrafinda ve namaz merkezli gectiginden, gunu namaz vakitlerinin sayisinca bese bolduk. Efendimiz (sav) ve o cizgide gidenlerin hayatinda gecenin ayri bir onemi oldugundan onu da ayri bir dilim olarak ekledik.

Sabah

Yeryuzunde gunluk hayat sabah gun dogmadan baslar. Sebnemlerin olusmasindan, tomurcuklarin acilmasina; kuslarin otusunden, nesimin esmesine varincaya kadar hemen butun varlik kendilerine mahsus dilleriyle gun dogmadan toplu bir zikir halkasina otururlar. Insan da bu zikir halkasina, suurlu bir sekilde istirak eder ve basta namaz olmak uzere degisik zikir ve aktivitelerle gune baslar. Efendimiz (sav) de gune sabah namazi ile baslardi.