Devrimin 1. yili: Misir-Turkiye iliskileri patlama yasiyor

25 Ocak; Kahire ve Misir'in diger sehirlerinin sokaklarina devrimi destekleyen, durumdan rahatsiz yuzlerce genc protestocunun "ekmek, degisim ve sosyal adalet" mottosuyla dokuldukleri gun olarak tarihe damgasini vuracaktir. 11 Subat itibariyla bir damla olan Misirli protestocular, onlenemeyen bir sele donusmustur

  11 Subat itibariyla bir damla olan Misirli protestocular, onlenemeyen bir sele donusmustur. Liderlik, milyonlarin cagrisina kulak vermek zorunda kalmisti. Baskan Husnu Mubarek istifa etti ve halk tarafindan desteklenen Silahli Kuvvetler Yuksek Komisyonu'na gorevini devretti. Sadece 18 gun suren, akillara durgunluk veren donemden sonra Arap dunyasinin en guclu ve kalabalik ulusu uzun sureden beri ayaginda olan prangalardan kurtulmustur. Hayatini kaybedenlerin de dahil oldugu cesur gencligi sayesinde Misir, gecen yuzyilin onemli bir bolumunde kacirdigi ozgurluk esintisinin tadini almaya baslamistir. Bariscil Misir devrimi, butun dunya tarafindan hayranlikla takip edildi. Tahrir Meydani, ozgurlugun evrensel bir simgesi haline geldi. Ankara, Turkiye'nin Misir halkinin devrimine destegini gostermek ve anmak icin, Cankaya'daki en guzel parklarindan birine "Tahrir Meydani" ismini vermeye karar verdi. Bir yildan az bir surede, Misirlilar ulkelerinde butuncul bir demokrasi olusturmak icin onemli adimlar attilar. Gectigimiz mart ayinda buyuk bir cogunluk, demokratik donusumun onunde engel olarak gorulen bir kisim anayasa maddesinin degisimi veya kaldirilmasi icin referandumda olumlu oy kullandi. Bu yeni gecici anayasa beyani, secimlerin yargi tarafindan denetlenmesinden cumhurbaskaninin yetkilerinin sinirlanmasi ve gorev suresine kadar olan genis yelpazedeki konulari kapsayan, genis kapsamli bir reform oldu. Soz konusu reform, ayrica, meclis tarafindan secilen 100 uyeli bir komisyonla yeni bir anayasa hazirlanmasini ongormektedir. Bu yilin temmuz ayinin 1'i itibariyla secilmis cumhurbaskani, gorevine baslayacaktir. Misir'in demokratik donusum surecinin ikinci kose tasi milletvekili secimleri oldu. Bu secimler, lokal ve uluslararasi gozlemciler tarafindan, Misir tarihinin en ozgur ve adil secimleri olarak adlandirildi ve cok az sayida duzensizlik bildirildi. Secimlere taniklik eden bircok uluslararasi sivil toplum orgutunden biri olan, baskanligini eski ABD Baskani Jimmy Carter'in yuruttugu Carter Center, raporunda "Secimlere coskulu bir katilim oldu ve buyuk olcude bariscil bir surecti. Bu durumdan Misir halki gurur duymali." demistir.   MISIR'DAKI DEVRIMCI DEGISIM Gecerli Misir secmeninin yuzde 60'tan fazlasi veya 30 milyonu askin secmenin oy kullanmasiyla benzeri gorulmemis bir katilim yasanmistir. Secmenlerin, ozgur ve adil secimlere katilimlari kendi basina bir dirilis olarak kabul edilebilir. Muslumanlar ve Hiristiyanlar, gencler ve yaslilar, erkekler ve kadinlar; hayatin her kesiminden insanlar oy kullanmak icin 8 saat gibi uzun suren kuyruklarda beklediler ve pek cogu hayatlarinda ilk kez oy kullandi. Gecis sureci calkantisiz olmadi. Secim kampanyalari sirasinda kutuplasma ve bazi siyasi partilerin uzlasmaciliktan uzak soylemleri oldu. Ancak tum kazanan partiler simdi catisma yerine uzlasmayi iceren konusmalar yapmakta; ilimlilik, isbirligi, konsensus ve kapsayiciliga vurgu yapmaktadir. Misir'daki devrimci degisim, butun muhalif fikirlerin onemseneceginin ve kulak tikanan hicbir ses olmayacaginin guclu bir teminatidir. Secimlerin iki kazanani Islami koalisyonlardir: Biri meclis sandalyelerinin yuzde 46'sini alan Ozgurluk ve Adalet Partisi (Musluman Kardesler) ve ikincisi sandalyelerin yuzde 25'ini alan "Al Noor" Salafi (radikal) Partisi'dir. Her ikisi de en oncelikli islerinin kisa zamanda is olanaklari yaratmak, egitimin ve diger kamu hizmetlerinin iyilestirilmesi oldugunu belirtiyorlar. Tum kazanan partiler arasinda, ayrica, halihazirda Misir'in taraf oldugu ikili ve cok tarafli anlasmalar uyarinca olusan taahhut ve yukumlulukleri devam ettirme konusunda konsensus var. Misir'in dogru yonde; siyasi istikrar, demokrasi ve hukukun ustunlugu yonunde daha mureffeh bir ekonomik ortama neden olacak sekilde hareket ettigine dair pek cok isaretler mevcuttur. Misir'in genis ic piyasasi ve cesitli kaynaklari da dunya sahnesinde onemli bir gelismekte olan ekonomi olma konumunu pekistirecektir. Hukumetin yolsuzlukla mucadele ve seffafligi tesvik konusundaki son girisimleri de ulkedeki yatirim ortamini gelistirecektir. Suphesiz, demokratik olarak secilmis hukumet, devrimin amaclarini gerceklestirebilmek icin "sosyal adalet"i saglamaya calisacak ve boylece surdurulebilir bir ekonomik plana katkida bulunacaktir. Yerel kurumlarin demokratik gozetimi, Misir piyasasinda da yatirim icin "guven" ve "kredibilite"yi cok daha yuksek seviyede saglayacaktir. Siyasi tarafta ise demokratik Misir, emirler veya kucuk gruplarin kaprisleri yerine ulusal mutabakata dayali dis politika hedefleri belirleyecek ve boylece daha surdurulebilir ve daha etkin politika yapabilecektir. Misir'daki demokratik hukumet; barisa katki, terorle mucadele, kitle imha silahlarinin yayginlasmasini engellemeye calisma, dinde ilimlilik ve hosgoru konularinda daha cesur ve aktif olacaktir. Arap ve Musluman dunyasindaki buyuk politik ve kulturel etkisi ve yumusak gucunun diger unsurlari birlesince, Misir, bolgesel ve kuresel baris ve guvenlige katkisindaki rolunu guclendirecektir. Devrim sonrasi Misir-Turkiye iliskileri patlama yasamistir. Cumhurbaskani Gul, 2011'in Mart ayinda Kahire'ye gelerek, devrim sonrasi Misir'a gelen ilk devlet baskani olmustur. Gul'un ziyaretinin esas amaci, kritik bir donusum surecinden gecen Misir'a destegini gostermekti. Gectigimiz eylul ayinda Basbakan Erdogan da Misir'a tarih