Davutoglu: Irkciliktan kaygi duyuyoruz

Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, Avrupa'da yukselmekte olan irkciliktan ciddi bir sekilde kaygi duyduklarini soyledi.

Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, Hollanda Disisleri Bakani Uri Rosenthal ile, Turkiye-Hollanda Konferansi dorduncu toplantisi kapsaminda Disisleri Bakanligi'nda ortak basin toplantisi duzenledi. Davutoglu, konusmasina, goreve gelmesinin ardindan AB ulkeleri disindaki ilk ziyaretini Turkiye'ye gerceklestiren Hollanda Disisleri Bakani Rosenthal'i Turkiye'de agirlamaktan duydugu memnuniyeti dile getirerek basladi. Turkiye ile Hollanda arasindaki iliskileri "cok ozel" olarak nitelendiren Davutoglu, bu nedenle, 2008 yilinda Hollanda ile konferanslar seklinde toplantilara basladiklarini ve bugun dorduncu calisma grubu toplantisinin gerceklestirildigini dile getirdi. Calisma gruplarinin kultur, goc ve entegrasyon, enerji ve cevre ile terorle mucadele konularinda bir araya geldiklerini kaydeden Davutoglu, gelecek yil Turkiye ile Hollanda arasindaki diplomatik iliskilerin baslamasinin 400. yilini kutlayacaklarini soyledi. 1612 yilindan beri Turkiye ile Hollanda arasinda yogun kulturel ve kapsamli stratejik isbirligi oldugunu ifade eden Davutoglu, o donmede Hollanda'nin bagimsizlik mucadelesine Turkiye'nin destek verdigini vurguladi. Kultur calisma grubunun iki ulke arasindaki kulturel iliskileri gelistirecek kampanya calismasi icinde oldugunu dile getiren Davutoglu, Hollanda'da 400 bin Turk vatandasi oldugunu ve bu sayinin 300 bininin Hollanda vatandasi olmasinin sevindirici oldugunu soyledi. Hollanda parlamentosunda 5 Turk kokenli milletvekili oldugunu kaydeden Davutoglu, "Ancak, Avrupa'da yukselen irkciliktan ciddi sekilde kaygi duyuyoruz. Birlikte goc ve entegrasyon meselelerini ele almak ve Avrupa'da yabanci dusmanliginin artmasiyla Avrupa degerlerine zarar vermesinin onune gecmesini engellemeliyiz. Oradaki vatandaslarimizin Turkceyi ogrenme haklari, kulturel haklarini surdurebilme yonunde yapilabilecek calismalar konusunu kendisiyle son derece samimi bir sekilde ele aldik" dedi. Turkiye ile Hollanda arasinda enerji konusunda buyuk bir potansiyel oldugunu da vurgulayan Davutoglu, terorle mucadele konusunda da hem Turkiye'nin karsi karsiya oldugu teror sorunu hem de kuresel teror konusunda birlikte tavir alma kararina vardiklarini dile getirdi. Iki ulke arasindaki ekonomik iliskilerin "mukemmel" seyrettigini belirten Davutoglu, Hollanda'nin Turkiye'deki en buyuk dis yatirimci ulke oldugunu ve 1894 Hollanda firmasinin Turkiye'de faaliyet gosterdigini ifade etti. Gorusmede, konsolosluk ve vize konularini da ele aldiklarini ifade eden Davutoglu, AB ile yurutulen vize muafiyeti konusunda Hollandali mevkidasini bilgilendirdigini ve destek talep ettigini kaydederek, Hollanda'nin AB konusunda verdigi destege mutesekkir olduklarini kaydetti. -HOLLANDA DISISLERI BAKANI ROSENTHAL- Konuk Bakan Uri Rosenthal da konusmasina, Turkiye'nin misafirperverligini overek basladi. Turkiye'nin meshur misafirperverligi konusundaki duyduklarinin dogru oldugunu gordugunu ifade eden Rosenthal, Turkiye'nin komsu ulkelerle "sifri problem" politikasini da memnuniyetle karsiladigini dile getirdi. Hollanda-Turkiye iliskileri hakkinda Davutoglu'nun belirttigi noktalara katildigini anlatan Rosenthal, "Gectigimiz 10 yil icinde Turkiye ile ekonomik iliskilerimizin cok daha guclendigini dusunuyorum. Ve bunun gelecekte de artarak devam eden bir surec olacagina inaniyorum" dedi. Buyuk sirketlerin oldugu kadar orta olcekteki sirketlerin de yatirimlarinin oldugunu kaydeden Rosenthal, Turk-Hollanda ortakli orta olcekli sirketlere yatirim olanagi saglanacagini soyledi. AB'ye tam uyelik konusunda Hollanda olarak butun aday uyeler icin "kati ve adil" bir politikayi benimsediklerini dile getiren Rosenthal, "Biz butun aday ulkelerin ayni kriterler cercevesinde degerlendirilmesi gerektigini basindan beri savunuyoruz. Yani kati ve adil bir degerlendirme yapilmali ve vize konulari bu cercevede degerlendirilmeli" diye konustu. -HOLLANDALI GAZETECININ SORUSU- Konusmalarin ardindan iki bakan gazetecilerin sorularini yanitladi. Hollandali bir gazetecinin "Sayin Davutoglu, aslinda Hollanda'da koalisyonun azinlik partisinden gelen bir kisiyi agirliyorsunuz. Siz totaliter bir partiden gelen birisi olarak bunu nasil karsiliyorsunuz?" seklinde bir soru yoneltmesi uzerine Davutoglu, milliyeti ve ideolojisi ne olursa olsun birisinin Turkiye'ye totaliter bir ulke demesi durumunda, mantiksiz oldugu gerekcesiyle onun sorusuna cevap vermek istemedigini soyledi. Davutoglu, "Cunku totaliter ne demek, terminoloji olarak. Bunu kullandiginiz zaman ya Turkiye hakkinda hicbir sey bilmiyorsunuz demektir ya da Turkiye'nin politik yapisi hakkinda hicbir sey bilmiyorsunuz demektir. Dolayisiyla bu soruya cevap vermek istemiyorum. Cevap verme geregi duymuyorum. Avrupa entegrasyonu surecinde ben baska bir siyasi grup veya parti hakkinda yorum yapmak istemem" dedi. Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu Misir halkinin daha cok ozgurluk ve demokrasi istedigini belirterek, ''Bu taleplerin karsilanacagi net mesajlar da verilmesi gerektigini dusunuyoruz'' dedi. Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, Hollanda Disisleri Bakani Uri Rosenthal ile Turkiye-Hollanda Konferansi dorduncu toplantisi kapsaminda Disisleri Bakanligi'nda duzenlenen ortak basin toplantisinda sorulari yanitladi. Misir Devlet Baskani Husnu Mubarek'in Eylulde gorevi birakacagina yonelik aciklamalari sorulan Davutoglu, kendilerinin de gece boyunca gelismeleri yakindan takip ettiklerini soyledi. Tahrir Meydaninda toplanan Misir halkinin saatlerce ortak taleplerini ve ortak hissiyatini ortaya koydugunu ifade eden Davutoglu, ''Sayin Basbakanimiz da dun Meclis grubunda acikladi. Kendisi bugun de bir aciklama yapti. Bizim icin onemli olan Misir halkinin esenligi ve gelecegi konusunda kendi taleplerini gundeme getirebilmesi ve bu taleplerin yerine getirilmesi. Bizim ne istedigimizden daha cok Misir halkinin ne istedigi onemli. Misir halki ne istedigini gunlerdir acik bir sekilde ifade ediyor. Daha cok demokrasi, daha cok ozgurluk istiyor. Ve ulkede bu anlamda katilimci bir siyaset istiyor'' dedi. Misir halkinin bu taleplerini her zaman dile getirdigini dile getiren Davutoglu, ancak bunun kamuoyunda yeterince algilanmadigini gormekten uzuntu duydugunu belirtti. Davutoglu soyle konustu: ''Biz bunu bastan itibaren soyledik. Bu bir ilkesel pozisyondur, Turkiye icin. Sayin Basbakanimiz daha kapsamli bir sekilde vurguladi. Bu taleplerin yerine getirilmesi onemli ve atilan adimlarin Misir halki tarafindan yeterli gorulmesi onemli. Dunku Mubarek'in aciklamalari sonrasinda, tabi nihai olarak Misir halkinin taleplerinin yerine getirilmesi noktasinda Misir halkinin kanaatleri onem tasiyor. Burada bu taleplerin karsilanacagi net mesajlar da verilmesi gerektigini dusunuyoruz. Misir'in, tarihine, geleneklerine layik bir sekilde bu krizden cikmasini umit ediyoruz. Burada siddete basvurmadan gunlerdir suren bu gosterilerde dile getirilen taleplerin yonetim tarafindan daha dikkatlice ele alinacagini umut ediyoruz. Turkiye olarak kardes ulke Misir ve kardes Misir halkinin yaninda oldugumuzu da bir kere daha vurgulamak istiyoruz.'' -HOLLANDA'DAKI TURKLERIN SORUNLARI- Davutoglu, Hollanda'daki Turklerin sorunlariyla ilgili soruya verdigi cevapta da, okullarda Turkcenin dil olarak ogretilmesinin bir insan hakki oldugunu soyledi. Davutoglu, ''Butun modern toplumlarda anadilin ogretilmesi ve konusulmasi bir insan hakki olarak gorulmektedir. Bunu meslektasimla karsilikli olarak gorustuk. Buna benzer konular da ortaya cikiyor. Toplumlarda yabanci karsiti hareketler gorulebiliyor. Belirli bir gruba yonelik fiziksel ve sozlu saldirilar her zaman olabiliyor. Hollanda toplumuna tam anlamiyla entegre olmus bir Turk nufusu olustururken insan haklarindan kaynaklanan bir takim haklarini koruyabilmelerini saglanmalidir. Bizim yaklasimimiz budur'' dedi. -HOLLANDA DISISLERI BAKANI URI ROSENTHAL- Hollanda Disisleri Bakani Uri Rosenthal, bir gazetecinin, Misir ve Tunus'taki halk gosterileri konusunda Hollanda ve AB'nin sessiz kaldigini belirterek, Israil'in AB ve Bati ulkelerinden bu konuda sessiz kalmalarini istedigine yonelik haberler oldugunu sormasi uzerine, Rosenthal, Hollanda Hukumeti ve AB ulkelerinin bu konuda sessiz kalmadiklarini soyledi. Hollanda hukumeti olarak gosterilerin basindan beri gostericilere yonelik gerceklesen siddeti kinadiklarini ifade eden Rosenthal, siddete basvuranlarin da tutuklanmasini istediklerini belirtti. AB olarak gecen ay Bruksel'de yapilan toplantida Misir'in gecis donemine ihtiyac duydugunu degerlendirdiklerini anlatan Rosenthal, bu gecisin de adil ve ozgur bir secime dayanarak gerceklestirilmesi ihtiyacini vurguladiklarini ifade etti. Misir'in sosyal ve ekonomik bir donusum gecirmesi gerektigine inandiklarini aktaran Rosenthal, Husnu Mubarek'in dun aksam yaptigi konusmayi bu yonde onemli bir adim olarak gorduklerini belirterek, bu adimin, diger adimlarin bir oncusu olmasini umduklarini ifade etti. Rosenthal, atilacak adimlarin yonune ise tamamen Misir halkinin karar vermesi gereginin altini cizdi. Rosenthal, yabanci dusmanligi ile ilgili bir soruya da, kendi ulkesinde belirli bir dine inanan insanlara karsi cezai sonuc doguracak herhangi bir ayrimci hareket goruldugunde bunun mahkemelere intikal ettirildigini soyledi. Hollanda'da iki partili bir koalisyon hukumeti oldugunu ve azinlik hukumeti oldugunu hatirlatan Rosenthal, Hollanda'da partiler arasinda da Islam dinine bakis konusunda ayriliklar oldugunu dile getirdi. Bakanlar, toplantinin sonunda, Turkiye ile Hollanda arasinda diplomatik iliski kurulmasinin 400. yil donumu kutlamalarina iliskin bir niyet beyani imzaladi. Timeturk