Bunları nasıl köşe yazarı yapıyorsunuz?
Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Myanmar'a yaptığı ziyareti eleştirenlere tepki gösterdi.
Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın WOW Otel'de düzenlediği iftarda yaptığı konuşmada, Londra 2012 Olimpiyat Oyunları Kadınlar 1.500 metre finalinde altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin, gümüş madalya kazanan Gamze Bulut, tekvandoda gümüş madalya kazanan Nur Tatar'ı kutlayarak, önceki gün tekvando erkekler 68 kilo finalinde şampiyon olarak Türkiye'ye altın madalya kazandıran Servet Tazegül ile, ondan önce güreşte bronz madalya kazanan Rıza Kayaalp'e başarılarının devamını diledi.
Yazıklar olsun
Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu'nun Myanmar'a gidişinin bazı köşe yazarlarınca eleştirildiğini
belirterek, ''Ben buradan o medya patronuna 'yazıklar olsun' diyorum.
Bu adamları köşe yazarı olarak nasıl tutuyorsunuz. Bu tür hedefi
olmayan, bu tür aşkı, heyecanı olmayan insanların eline kalem vermişsin,
köşe teslim etmişsin'' dedi.
Myanmar'ın çok anlamlı bir yer olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şehitlerimizin
gittiği, şehitlerimizin defnedildiği bir yer Myanmar. Biz, oralara
gitmekle mükellefiz, biz buna zorunluyuz, bundan sorumluyuz. Birinci
Dünya Savaşı'nın ardından, bizim yüzlerce, binlerce kardeşimiz esir
olarak Myanmar'a götürüldü ve birçoğu orada şehit olarak Myanmar
topraklarına defnedildi. Şu anda bizim orada bir şehitliğimiz var ve
inşallah TİKA eliyle bu şehitliğimizi de ihya ediyoruz, edeceğiz.
Çok bayat bir senaryo
Terörün,
hükümetleri yıpratmak için bir araç olarak kullanıldığını ve
kullanılmaya devam ettiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bugün
de terörü bu şekilde, siyaseti dizayn etmek, hükümeti yıpratmak için
bir araç olarak kullanmak isteyenler var. Ne yazık ki, geçmişte
muhalefet partileri bu tuzağa nasıl düştülerse, bugün de aynı şekilde
düşüyorlar. İspanya'ya bakıyorsunuz, İngiltere'ye bakıyorsunuz, orada
muhalefet partilerinin terör örgütlerine karşı iktidarla birlikte
hareket ettiklerine şahit oluyorsunuz. Biz de ise tam aksine. Biz de
muhalefet, 'terör örgütüne nasıl destek olurum?' gayreti içerisinde. Ana
muhalefet partisi CHP'nin, 14 Ağustos'ta Meclis'i olağanüstü toplama
girişimi tam bir basiretsizlik örneği olduğu kadar, aynı zamanda teröre
de teslimiyettir. Hiçbir konuda hiçbir politikası olmayan CHP, böyle
anlık tepkiler vererek terörün ekmeğine yağ sürmektedir.''
CHP, Baas'ın zulmüne bulaşmış durumda
Erdoğan,
Suriye'deki duruma da değinerek, ''Akan masum kanlar üzerinden mezhep
tartışması yapmak insanlığı da vicdanı da ayaklar altına alıp
çiğnemektir. Bakın şu anda CHP, en başta Genel Başkanı olmak üzere
Suriye meselesine maalesef böyle bir nazarla bakıyor. CHP, boğazına
kadar Baas rejiminin kirine, pasına, zulmüne bulaşmış durumdadır'' dedi.
Erdoğan'dan çağrı
Erdoğan,
mübarek ramazan ayında Suriye'de akan kanın, artan olayların
kendilerini üzüntü ve endişeye sevk ettiğini vurgulayarak, şunları dile
getirdi:
''Buradan tüm İslam
dünyasına, tüm İslam alemine, dünyaya çağrıda bulunmak istiyorum.
İslam'ın, Hristiyanlığın, tüm diğer inançların tüm kutsal mabetlerine,
camilere, kiliselere, havralara yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz.
Mabetler, her dinin ortak kutsal değeridir ve hangi dine, mezhebe ait
olursa olsun herkesi bu manevi makamlara saygı göstermeye davet
ediyorum. Ama şunu da açık söylüyorum. İnsana saygı göstermeyenin mabede
saygısı olmaz. İnsanı, bu savunmasız insanları öldürmek, o mabetleri
yıkmaktan herhalde çok daha kötü. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Toplarla, tanklarla, uçaklarla artık hiçbir ayrım yapmaksızın insanlar
öldürülüyor Suriye'de.''
AA