Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Omer Muhtar'in sehadetinin 80. yil donumunde Libya'nin baskenti Trablus'a geldi
Basbakan Erdogan'i Islam tarihinin ve ozelliklede Libya tarihinin en aci gunlerinden biri olan Omer Muhtar'in sehadetinin 80. yil donumunde Libya'ya geldi.
Basbakan Erdogan, Metiga Askeri Havaalani'nda Ulusal Gecis Konseyi (UGK) Baskani Mustafa Abdulcelil, Baskan Yardimcisi Mahmut Cibril, Turkiye'nin Trablus Buyukelcisi Ali Kemal Aydin, Turk is adamlari ve Libya'da yasayan bazi Turk vatandaslari karsiladi.
ISTE OMER MUHTAR'IN DESTANSI MUCADELESI VE SEHADETI
Alim ve Savasci: Col Aslani Omer Muhtar
Genel Kurul'u sizler icin takip eden ekibimiz gunluk olarak gelismeleri sizlere aktarirken, konferanslar disindaki zamanlarda Trablusgarp'in tarihi oneme haiz yerlerini sizler icin goruntuluyor? Bunlardan en onemlisi ise Libya'yi fetheden Osmanli Deniz Kuvvetleri Komutani Kaptan-i Derya TURGUT REIS'in mezari. Unlu komutanimiz hakkinda ki dosyayi sizlere onumuzdeki gunlerde hazirlayarak sunacagiz.
Ancak, simdilik ve oncelikle halki ve kendisi sicak ulkede bulundugunuz da akliniza ilk gelen seylerden biri, her birimizin genc yaslarda hayatini film olarak izledigi ve Libya lideri Muammer KADDAFI tarafindan finanse edilen Libya Direnisinin sembolu buyuk komutan, Libya'lilarin; " torunuyuz" diyerek gurur duydugu OMER MUHTAR?
Su ana kadar dunya uzerinde yapilan sicaklik olcumlerinde, golgede en yuksek derece sicakligin olculdugu Libya'da klimalar olmadan bizler nefes alamiyoruz ama, o kahraman insanlar isgale karsi nasil direnmis hayret etmemek mumkun degil...
OMER MUHTAR DOGUMU VE COCUKLUGU ( 1858-1931)
Omer Muhtar 1862 yilinda, Libya?da Defne bolgesinin Batnan kasabasinda dunyaya geldi.Mensubu oldugu Munifiye kabilesi izzet ve serefiyle meshur bir topluluktu. Babasi Muhtar, mertligi,cesareti ve guclulugu ile taninmis kahraman bir sahsiyetti. Annesinin ismi Aise binti Muharib?tir. Kucuk Omer ilk egitimini muhterem pederi Muhtar?dan aldi. Babasi, 1878 yilinda hac vazifesini ifa icin Hicaz?a giderken Omer ve kardesi Muhammed?i yakin arkadasi Seyyid El Giryani?ye emanet etti. Muhtar?in Hac sirasinda vefati uzerine onun ve kardesi Muhammed?in yetismesini baba dostu Seyyid el Giryani uhdesine aldi.Iki kardes Cagbub?taki Islami Bilimler Akademisine kaydoldular. Omer Muhtar burada 8 yillik koklu bir dini egitim aldi.Ilmi tahsilinin yaninda cesitli sanat dallarinda da kendisini yetistirdi.Marangozluk,demircilik,ziraatcilik, duvar ustaligi gibi el becerilerini elde etti. Ayni zamanda usta bir binici olarak un saldi.Cagbub?taki okul arkadaslari onu son derece ciddi, uzerine dusen yukumlulukleri zamaninda yerine getiren,istikrarli bir yasam suren bir sahsiyet olarak anlatmaktaydi.
Kisa zamanda arkadaslari arasinda liderlik vasiflariyla temayuz etti. Gur sesi, ustun zekasi, guzel konusmasi surekli ilgi odagi olmasina, etrafindaki kisilerin sozlerine kulak vermelerine yol acti. Mutevazi yasantisi, servet pesinde kosmamasi, onu saygin bir sahsiyet haline getirdi.Bundan dolayi ?Sidi Omer? diye anilir oldu.(saygideger kisilere denilen bu hurmet ifadesi,sark vilayetlerimizdeki ?Seyda? tabirini hatirlatiyor.)
USTLENDIGI GOREVLER
Omer Muhtar?in agirbasligi ve saygin kisiligi kendisine onemli gorevler verilmesini sagladi. Cagbub universitesinin temsilcisi olarak Misir ve Sudan?a gonderildi.Cesitli heyetlere baskanlik yapti.Kabileler arasinda anlasmazliklarin cozumunde arabulucu olarak gorev aldi. Boylece kabilelere ve yasam tarzlarina iyice muttali oldu.Cagbub universitesinde ihtisasini tamamladiktan sonra Kasur zaviyesinin basina getirildi.Daha sonra guneydeki Ayn Kalak zaviyesi seyhligine atandi.Gayret ve cabalari ile bu bolgeye Fransiz isgal guclerinin girmelerini engelledi.Daha sonra tekrar Kasur zaviyesi imamligina getirildi.Bu vazifesini Italyan?in Libya?ya saldirdigi 1911 yilina kadar surdurdu.
SENUSI HAREKETI
Omer Muhtar bircok Kuzey Afrikali Musluman gibi Senusi tarikatina mensuptu.19.yy?da Kuzey Afrika?da tesekkul eden bu tasavvuf ekolu kisa zamanda cok hizli bir inkisaf gostermis,icinde barindirdigi dinamizm ile Somurgeci guclere karsi Afrika Muslumanlarin solugunu daima diri ve taze tutmustur.
Bir tasavvuf ekolunden ziyade bir islahat hareketi olarak gorulebilecek Senusi hareketi,tarikat ve tasavvufu asli guzelligine dondurmeyi,onu bir miskinler ocagi olmaktan cikarip,hayatin her yonunu kucaklayan bir hizmet kurumuna donusturmeyi hedef almisti. Merhum allame Ustad Ebul hasen en Nedvi ?Hakiki tasavvuf? adli eserinde Senusiligin tasavvufla cihadi,mucahedeyle mucadeleyi birlestirmenin en parlak ornegi oldugunu dile getirmekdir.Islami dirilis hareketleri adli eserinde Mustafa Islamoglu'nun tespiti de ayni istikamettedir: "Mucadele ve mucahede alanlarinin hepsinde birden seferberlik ilan edip iki kanatla birlikte ucabilme iftihari son iki yuzyillik Islami dirilis tarihinde sadece Senusilere aittir.?
ITALYA?NIN LIBYA?YA SALDIRMASI
Batili devletlerinin somurge kurma yarisinda cok gec kalan Italya uzun zamandir Libya topraklarina goz dikmis, fakat Asrin en siyasi padisahi Abdulhamid-i Sani hanin dirayetli idaresi sayesinde buna firsat bulamamisti.Abdulhamid?in bir avuc sergerdan tarafindan alasagi edilmesi ve yeni gelen idarenin beceriksiz ve acemi davranislari Italya?ya bekledigi firsati verdi.
Misir?in Ingiliz isgalinde olmasi,Osmanli devletinin deniz gucunun neredeyse olmamasi vs gibi sebeblerden dolayi Libya?yi kolay bir lokma gibi goren Italyanlar 27 Eylul 1911?de Osmanli hukumetine verdikleri ultimatomla Trablusgarb?a cikartma yaptilar.
Italya askeri yetkililerinin hesabi isgalin 15 gunde tamamlanacagi yonundeydi.Fakat bir avuc Osmanli kuvveti ile dayanisma icindeki Libya halki buyuk bir direnis sergiledi. Italyan askerleri kiyidaki sahil kentlerinin cevresinde sikisip kaldi. Savas cikmaza girdi.
Balkan harbinin baslamasi ile Italya ile uzlasma yoluna giden Osmanli devleti?nin zaten az sayida olan kuvvetlerinin cekilmesi ile Libya halki zalim Italyan gucleri ile basbasa kaldi.Bu sirada umum Senusi mucahidinin basi Seyyid Ahmed es Serif es Senusi idi.
Senusi kamplarina gelen Osmanli subaylari Seyyid Ahmed?i iknada cok zorlandilar. Almanya?nin gucunu, Misir?in Osmanli idaresine gecmesi ile mucahidlerin Libya?da rahat bir nefes alacagini izah etmeye calistilar. Fransiz ve Italyanlar?la birlikte bir ucuncu cephe acmak istemeyen seyh, sonunda gittikce artan israrlar karsisinda kerhen de olsa, Senusi mucahidlerine Ingiliz hududuna saldiri emrini verdi.
Ingiliz guclerinin saskinligi sebebiyle hizli bir ilerleme gosteren Senusi kuvvetleri, Ingilizlerin karsi hucuma gecmesi ile agir kayiplara ugrayip, Trablus?un ic kesimlerine cekilmek zorunda kaldilar.Ote yandan, Suveys kanali civarinda Cemal pasa emrindeki Osmanli birliklerinin basarisiz harekatlari butun planlari suya dusurdu.Ve bu anlamsiz hucum Senusilerin Misir erzak yolunu tehlikeye dusurmekten baska hicbir ise yaramadi.
Senusi seyhi bu agir yenilgiden sonra bir kere daha Osmanli devlet adamlarinin iknasina boyun egdi ve halifenin cagrisi uzerine mucadeleyi yarida birakarak bir denizalti ile payitahta geldi ve 1933?te vefatina kadar bir daha Libya?yi goremedi.Istanbul?da buyuk s