Bu gidişle en kötü senaryo yaşanır
Cumhurbaşkanı Gül, Suriye meselesinin, halkın meselesi olduğunu belirtti, ''Bu gidişin sonu yok. Biz en kötü senaryoyu görmek istemeyiz ama bu gidişle en kötü senaryo yaşanır'' dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İİT 4. Olağanüstü Zirvesi'nin ardından
gazetecilerle sohbet toplantısı düzenleyerek, zirve ile ilgili
değerlendirmelerde bulundu.
Gül, konferansın amacına ulaştığını dile
getirerek, ''Bütün liderler Suriye'de olan bitenlerin durdurulması,
kanın ve yıkımın sona ermesi ve Suriye'de geçiş döneminin başlaması
konusunda fikir birliği etmişcesine görüşlerini açıkladı'' diye konuştu.
Toplantıda
Myanmar'ın konuşulduğunu ve bir temas grubunun kurulması kararının
alındığını belirten Gül, Türkiye'nin gösterdiği ilgi ve çalışmaların
takdir edildiğini söyledi.
Bu gidişin sonu yok
Suriye
meselesinin ciddi bir mesele olduğunu ve herkesin yaşananları üzüntüyle
izlediğini belirten Gül, şu değerlendirmede bulundu:
''Herkes bunu
görmüş vaziyette. Bu gidişin sonu yok. Hemen sınırımızda komşumuzda hiç
görmek istemediğimiz bu olaylar maalesef en kötü senaryo haline dönüşmüş
vaziyette. Biz en kötü senaryoyu görmek istemeyiz ama bu gidişle en
kötü senaryo yaşanır. 'Bu gidişe dur' deyin. Artık rejimin meşruiyeti
kalmamış durumda. Bu durum daha fazla sürerse her halükarda rejim
gidecektir ama daha sonra kaos olacaktır.''
Esed sonrası rejim
Gül, İran Cumhurbaşkanıyla ve
diğer yetkililerle yaptığı ikili görüşmelerde Esed sonrası kurulacak
yönetim ile görüşlerini aktardığını belirterek şunları söyledi:
''Bazılarının
kaygıları var. Burada bir ideolojik grup veya herhangi bir grup
muhalefet yapmıyor. Bazı ülkelerde öyle olur ki bir ideolojik grup yola
çıkar mücadele başlatır. Burada öyle değil. Burada neredeyse Suriye
halkının çok büyük kısmı mevcut düzene hayır diyor. Mısır'dan, Tunus'tan
cesaret alarak nasıl insanlar adalet, hak, hukuk ve özgürlük istedi,
başarılı oldular. Burada da otoriter rejim olduğu için insanlar aynı
duygularla yola çıkıyor. Bu insanlara silah kullanılmasaydı, Mısır'da,
Tunus'ta olduğu gibi belki o zaman kendileri de buna göre tedbir
alabilir ve işler tersi istikamete giderdi. Bunu silahla bastırma tercih
edilince kendi halkına karşı savaş açmış duruma geldi. Dolayısıyla
topyekün bir halkın muhalefeti var. Bir ülkenin başbakanı o ülkeyi
terkettiyse ve o başbakan rejim tarafından sen başbakansın diye ilan
edimiş ve ona güven gösterilmiş ve bir ay içinde o başbakan ülkesinden
kaçıp, ben de mücadele edeceğim dediyse bu bir ideolojik grubun değil,
halkın meselesidir. Bu mücadeleyi başlatanlar, Suriye ordusunun
generalleri ve mensupları. Bu noktayı görmek çok önemli.''
Irak'taki gibi hata yapılmamalı
Suriye'de yeni
düzene geçilince bunların kontrollerinin sağlanacağına inandığını ifade
eden Gül, ''Onun için konuştuğumuz ülkelere Irak'taki gibi bir hata
yapılmaması gerektiğini anlattım. İşgalden sonra ABD'liler Türkiye'nin
bütün uyarısına rağmen orduyu ve kurumları dağıttı ve büyük bir kaos
oluşturdu. Suriye'de kurumların dağıtılmaması ve ordunun çatısının
korunması önemli. Böyle olursa o geçiş Baas sonrası dönem daha az
sancılı olur'' diye konuştu.
Kürt nüfus ile terör ve PKK'yı ayırmak lazım
Cumhurbaşkanı
Gül, Türkiye içinde ve dışında Kürt nüfus ile terör ve PKK'yı ayırmak
gerektiğini ifade ederek, Kürt alerjisi olan bir millet gibi görülmeyi
arzu etmediklerini söyledi. Türkler ve Kürtlerin tarih boyunca
nasılsalar bugün de öyle olduklarını dile getiren Gül, Kürtler ve
Türklerin kardeş olduğunu kaydetti.
Gül, Suriye'deki PKK
uzantılarının tehdit haline gelmesi durumunda ne gerekiyorsa herşeyin
yapılacağını da bildirdi, Suriye'nin PKK'ya silah desteği sağladığı
yönündeki iddialar için Gül, Suriye rejiminin bunu yapmasının mümkün
olduğunu belirtti.
AA