Bozdağ'dan ''sağduyu'' çağrısı
Bozdağ, Sinop'taki olaylarla ilgili, "Orada CHP'nin, MHP'nin taraftarlarının olduğuna dair değerlendirmeler var. O yüzden onlar da sağduyu çağrısı yaparlarsa isabetli olur" dedi.
Bekir Bozdağ, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü'nde düzenlenen
''Hükümet Sistemi Arayışları ve Başkanlık Sistemi'' konulu panelin
ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Sinop'ta yaşanan olayları nasıl değerlendirdiğine yönelik bir soru üzerine Bozdağ, şunları söyledi:
''Sinop'ta
yapılan olaylar çirkin olaylar. Sonuçta Sinop'a gidenler, TBMM'nin
milletvekilleri. Onlar, orada, Çorum'da olduğu gibi gitmiş olsalar,
konuşmuş olsalardı, kimse ondan bir zarar görmeyecekti. Çorum'a
gittiler, orada konuştular, fikirlerini söylediler. İnsanlar beğendi
veya beğenmedi. Beğenmeyenler eleştirisi varsa, eleştirisini
söyleyebilir ama insanlar görüşlerini açıklamak üzere bir yere gittiği
zaman onların karşısına taşla sopayla şiddetle çıkmak fevkalade
yanlıştır.''
Bozdağ, olaya karışanların bütün Sinop'u temsil
etmediğini bildiklerini ifade ederek, ''Çünkü Sinop halkının eminim ki
yüzde 95'i, belki yüzde 99'u bu yaşanan olaydan üzüntü duymuştur. Ama
maalesef her yerde böyle yapabilen, çirkin olaylar olmasına sebep olan
yapılar olabiliyor. Bundan fevkalade üzüldük. Umarız ilgili partiler de
bu noktada tabanlarına, seçmenlerine gerekli uyarıyı yaparlar. Çünkü
orada CHP'nin, MHP'nin bazı taraftarlarının olduğuna dair de
değerlendirmeler yapılıyor. O yüzden onlar da sağduyu çağrısı yaparlarsa
isabetli olur. Çünkü Türkiye'de görüşleri söylemekten, görüşlerin
söylenmesinden hiç kimsenin korkmaması lazım'' diye konuştu.
Başbakan
Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye'de her milletvekilinin, Türkiye'nin
her iline gidebilmesi ve her ilinde kendi inandığı düşünce neyse onun
müdafaa edebilmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
''Falanlar
şuraya gidemez, filanlar şuraya gelemez' şeklinde yaklaşım zihinlerde
hala demokrasiyi, ifade hürriyetini içselleştiremediğimiz anlamına
gelir. Bizim düşüncelerimizi herkes kabul ediyor mu? Etmiyor. Biz nasıl
söylüyorsak, başkaları da söylesin. Onların karşında düşüncesi güçlü
olanlar da çıkarlar, derler ki, bunlar yanlış söylüyorlar. Fikri güçlü
olanlar eline sopa almazlar, eline taş almazlar, şiddete başvurmazlar.
Şiddete başvuranlar fikir sahibi olmayanlar. Fikir sahibi olmadıkları
için ancak taşla kendilerini ifade ediyorlar. Herkes kendisini ifade
edebilmeli. Türkiye, herkesin her yerde kendisini ifade edebildiği
demokratik bir ülkedir, öyle olmaya da devam edecektir.''
aa