Beyaz Saray'in imdadina Hollywood yetisti
Yonetmen Barry Levinson'in Turkiye'de 'Baskan'in Adamlari' ismiyle gosterilen Wag the Dog (1997) filminde, Beyaz Saray danismanlarindan Robert De Niro, Baskan'in adinin karistigi skandali, secimlere kisa bir sure kala medyanin ve Amerikan halkinin gundeminden cikarmak icin ilginc bir yonteme basvurur. Hollywood yapimcisi rolundeki Dustin Hoffman ile bir araya gelerek, dikkatleri hayali bir savas senaryosuna yonlendiren De Niro, tum dunyayi ilgilendiren krizi yonetmek icin bir beyin takimi kurar ve kitleleri mesgul etmeyi basarir
Yonetmen Barry Levinson'in Turkiye'de 'Baskan'in Adamlari' ismiyle gosterilen Wag the Dog (1997) filminde, Beyaz Saray danismanlarindan Robert De Niro, Baskan'in adinin karistigi skandali, secimlere kisa bir sure kala medyanin ve Amerikan halkinin gundeminden cikarmak icin ilginc bir yonteme basvurur. Hollywood yapimcisi rolundeki Dustin Hoffman ile bir araya gelerek, dikkatleri hayali bir savas senaryosuna yonlendiren De Niro, tum dunyayi ilgilendiren krizi yonetmek icin bir beyin takimi kurar ve kitleleri mesgul etmeyi basarir. Levinson'in Amerikan siyaseti ve medya ahlaki uzerine ince elestiriler yonelten filmi, Beyaz Saray ile Hollywood arasinda uzun bir gecmise dayanan koalisyonun sifrelerini ilk kez gun yuzune cikariyordu. Beyaz Saray'in, sikintili gunlerde ulke icinde moral yukseltmek icin film endustrisiyle isbirligine ihtiyac duydugu goruluyor. ABD baskanlari icin sinema, politik kararlarina halki hazirlamak ve uluslararasi kamuoyunda Amerikan sempatizanligi olusturmak icin ikna gucu yuksek bir propaganda araci oldu. Mesajlar, kimi zaman politik kimi zaman da komedi ve aksiyon turunde yapimlarla verildi. 'BU FILM, SAVASI KAZANMAMIZA YARDIMCI OLACAK MI?' 1930'lu yillar boyunca tum dunyayi etkileyen ekonomik buhranda umutlari yikilan kitlelerin trajediden kacis olarak sinemalara akin etmesi Baskan Franklin D. Roosevelt'in dikkatinden kacmadi. Roosevelt, beyazperdenin, topluma yon verebilecek etkili bir politik arac olabilecegini o sirada kesfetti. Roosevelt, 1933'te hukumetin film yapimina dogrudan mudahalesini yasalastirdi ve bunun karsiliginda studyo sahiplerine sinirsiz yetkiler verdi. Baskan Roosevelt, Amerika Birlesik Devletleri'nin 1. Dunya Savasi sonrasinda dunyada aktif bir rol oynamasi konusunda kararliydi. Ama kendisi gibi dusunmeyen Amerikan kamuoyunu buna hazirlamak icin buyuk caba sarf ediyordu. Cogu Amerikali, Avrupa'da devam eden 2. Dunya Savasi'na tamamen ilgisiz kalmayi tercih ediyordu. Pearl Harbor saldirisi, bolunmus Amerikalilari birlestirmisti; ancak savasa karsi olan azimsanmayacak bir kesim vardi. Hollywood studyolarinin kapilarini calan Roosevelt'in imdadina Humphrey Bogart ve Ingrid Bergman'i bir araya getiren 1942 yapimi Kazablanka (Casablanca) filmi yetisti. Gise rekoru kiran filmde, Alman toplama kamplarindan kacarak Kazablanka'ya gelen direniscilerin Lizbon uzerinden ABD'ye iltica etmeleri, romantik bir ask hik