Baykal Bekliyor!

Baykal, Antalya mitingi icin Kilicdaroglu'nun davetini bekliyor: Henuz o telefon gelmedi.

CHP eski Genel Baskani Deniz Baykal, Antalya mitingi icin Genel Baskani Kemal Kilicdaroglu'ndan gelecek daveti bekliyor. Cukurova Genc Isadamlari Dernegi tarafindan duzenlenen "Referandum sureci ve 2020'ye dogru Turkiye" konulu toplantida sorulan bir soru uzerine Baykal, "Insallah? Niye insallah? Cunku Sayin Genel Baskan bir aciklama yapti. 'Baykal'in Antalya'daki mitingine katilmasini isterimsin?' diye soruldugunda, 'elbette isterim' dedi. Peki, cagiracak misiniz? diye sordular Kilicdaroglu, 'Tabii, telefon acip, cagiracagim.' dedi. Henuz o telefon gelmedi. O telefonu bekliyorum. Insallah en kisa zamanda o telefon gelir, ben de hic kusku yok buyuk bir mutlulukla mitinge katilirim." aciklamasini yapti. Salonda soruyu soran kisi "Antalya milletvekili degil misiniz ?" diye mudahale edince Baykal, "Elbette Antalya milletvekiliyim. Su anda buradaki calismayi Antalya milletvekili olarak yapmiyorum. Bu konuya inanan bir insan olarak yapiyorum. Beni cagirmis bir muhatabim var (Cukurova GIAD) Sayin Genel Baskan (Kemal Kilicdaroglu) 'Ben cagiracagim' deyince; bunu soyledikten sonra cagirmazsa, ona ragmen benim gitmem yakisiksiz olur. Yani 'cagiracagim' demis, o cagriyi bekliyorum. O cagri olmazsa herhalde bir anlami vardir. O anlami o zaman degerlendiririz. Ben bunlarin anlam tasimadigini, spekulasyonlardan ibaret oldugunu umut ediyorum. Insallah sayin genel baskan cagiracaktir. Ben de Antalya mitinginde buyuk bir memnuniyetle genel baskanla yan yana olacagim." cevabini verdi. AF KONUSUNDA KILICDAROGLU ILE TERS DUSTU CHP Genel Baskani Kilicdaroglu'nun Tunceli'de gundeme getirdigi 'genel af' konusuna Baykal karsi cikti Afin terorle mucadelede kullanilabilecek bir yontem ve politika olamayacagin vurgulayan Baykal, bu noktanin cok iyi anlasilmasi gerektiginin altini cizdi. Bazilarinin 'affi' teroru yenmek icin bir siyasi yontem olarak dusundugunu ifade eden Baykal, af yoluyla terorun yenilemeyecegini kaydetti. Baykal sunlari soyledi: "Terorle mucadele basariya ulasir. Artik toplumsal kavgayi devam ettirmekte hicbir milli yarar yoktur. Silahli catisma donemi kapanmistir. Silahlar terk edilmistir. Terore tekrar basvurulmayacagi konusunda butun millete bir guven ortaya cikmistir. Ancak o noktadan sonra ?genel af degil? toplumsal barisi amaclayan duzenlemeler yapilabilir. Bizde yanlis olan sey, sanki af teklif edilerek terorun sona erdirebilecegi anlayisidir. Ah keske dogru olsa. Keske bu kadar kolay olsa. Terorle mucadele niye yapiliyor. Bu mucadele verilirken af cikarsa, o zaman teror amacina ulasir. Terorun amacini icine sindiriyorsan mesele yok. Ama terorun amacini icine sindirmiyorsan o zaman durum farkli, tabii?" "TEROR SIYASI BIR PROJENIN ARACI OLARAK KULLANILIYOR" Terorun hedefi noktasinda yillarca pek cok kisinin kendisini avuttugunu savunan Deniz Baykal, terorun arkasinda bir siyasi projenin var oldugunu belirtti. Terorun kizginliktan, tepkiden, nefretten ve umutsuzluktan dolayi yapilan bir is olmadigini aktaran Baykal, terorun beli bir siyasi projenin gerceklesmesi icin kullanilan enstruman oldugunu soyledi. Baykal, "Teror korkutmaya, sindirmeye calisarak bir seyler elde etmeye calisiyor. 'Eee canim yapacak bir sey yok, veriverelim' diyorsaniz yapacak bir sey yok. Bunu demiyorsan; teror var diyorsan, mucadele edeceksin. Teroru besleyen kaynaklari ortadan kaldirmak icin ciddi calisacaksin." "TURKIYE'DE SIYASI SISTEMIN FRENI KALMAMISTIR" 12 Eylul'de halk oylamasi yapilacak Anayasa degisikliginde toplumsal bir mutabakat saglanamadigini iddia eden Baykal, degisikligin gizli bir sekilde yapildigini one surdu. Paketin icindeki 26 maddenin 24'unun parlamentodaki cogunlugun kabul edebilecegi nitelikteki degisiklikler oldugunu ifade eden Baykal, "24 madde icin Meclis'te bir ihtilaf yok. Kimsenin bir itirazi yok. 'Nitekim biz ayirin bu 24 maddeyi, hemen cikartalim, isi referanduma goturmeyelim.'dedik. Ama 'hayir' dediler. Cunku onlarin derdi bu 24 maddeyi cikarmak degil. Boyle samimiyetsiz anayasa olmaz. Gizli amaclari var." HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapisiyla ilgili duzenlemeleri elestiren Baykal, bu iki maddenin yargi sisteminin tumunu etkisi altina almaya yonelik tasarlandigini savundu. Yargi ulus devlet ve hakimligin guvencesi olarak tanimlayan Baykal soyle devam etti: "Turkiye'de yargi siyasi iktidarin denetlenmesinin guvencesidir. Hem bizim buyuk modernlesme projesinin temel ozelliklerinin temel savunucusu, hem de siyasi iktidarin frenlenmesi, denetlenmesi acisindan yarginin olagan ustu buyuk onemi vardir. Bu gorevler sadece yargiya ait degildir. Devletin baska merci ve makamlari da vardir. Bu makamlarin basinda da cumhurbaskani gelmektedir. Ama ne yazik ki son donemde ulkede yasananlar bizim siyasi sitemimizin cok ihtiyac duydugu bu siyasi fren mekanizmalarini ortadan kaldirmistir. Bir partinin en temel liderlerinden birinin cumhurbaskani secilmesi ile Turkiye bir siyasi parti devletine donusmesine neden olmustur. Cumhurbaskani, basbakan, meclis baskani, meclisin ezici cogunlugu AKP'lidir. Bu sistemin fereni nerede? Bizim frene ihtiyacimiz yok. Boyle bir sey olabilir mi? Frensiz, dengesiz; birbirine 'dur' diyebilenin olmadigi bir siyasi yapilanma olabilir mi? Turkiye'de siyasi sistemin freni kalmamistir. En cok da frene ihtiyac duyuldugu bir zamanda? Bu bir soru, Turkiye'de?" Genel baskan olma hazirliginin olmadigini dile getiren Baykal, Avrupa Birligi'nden bazi uyelerin Anayasa degisikligine olumlu yaklasmalarina karsi cikti. Habervakti