Başbakan Erdoğan'dan kentsel dönüşüm mesajı
Erdoğan, Esenler Havaalanı Mahallesi'nde düzenlenen ''Kentsel Dönüşüm Başlıyor'' programında yaptığı konuşmada, programın Bingöl, Gaziantep, Kahramanmaraş, Samsun ve İzmir'de de canlı bağlantıyla izlendiğini belirtti.
Erdoğan, Esenler Havaalanı Mahallesi'nde düzenlenen
''Kentsel Dönüşüm Başlıyor'' programında yaptığı konuşmada, programın
Bingöl, Gaziantep, Kahramanmaraş, Samsun ve İzmir'de de canlı
bağlantıyla izlendiğini belirtti.
Antalya'da şehit edilen 3
polis memuru için başsağlığı dileyen Erdoğan, ''Akçakale'de Suriye
tarafından atılan top mermileriyle önceki gün hunharca şehit edilen iki
anne ve üç yavrusuna Cenab-ı Allah'tan bir kez daha rahmet diliyorum.
Ailelerine sabırlar diliyorum, milletimizin başı sağ olsun.
Yaralılarımıza şifa temenni ediyorum. Bütün Akçakaleli kardeşlerimize
'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum'' ifadelerini kullandı.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kayıplarımızın acısı yüreğimizi yaktı ama ülkemize yapılan bu
saldırıyı cevapsız bırakmadık. Saldırıya derhal misliyle karşılık
verdik. Birleşmiş Milletler ve NATO başta olmak üzere, ilgili
uluslararası mekanizmaları süratle harekete geçirerek, haklılığımızı
bütün dünyaya anlattık ve tescil ettirdik. Uçağımızın düşürülmesi
sonrasında, Suriye'ye gerekli uyarıları açıkça yapmış, benzer olayların
tekerrürü halinde vereceğimiz tepkileri ilan etmiştik. Burada da bir kez
böyle bir top mermisi atışı olmuştu, araziye düşmüştü, sessiz kaldık.
Uyarı yapmıştık. 'Angajman kurallarının gereğini yerine getireceğiz'
dedik. İki oldu, üç oldu, 'nota' verdik. Dört, beş, altı, yedi oldu...
Boş arazilere düştüğü için sadece 'notayla' işi bıraktık. Ama bu defa 5
vatandaşımızın şehit olması, artık burası notayla geçiştirilecek
değildi. Onun için öncekilerde de misliyle cevap vermiştik, bu defa
onların canlarını yakacak şekilde misliyle cevap verdik. Buna rağmen
Suriye'nin Türkiye'ye yönelik mütecaviz tutumunu sürdürmesi, hele hele
topraklarımıza atılan bombalar sebebiyle vatandaşlarımızın zarar
görmesi, bizi karşılık vermeye mecbur bırakmıştır. Ülkemizin
saygınlığına, itibarına halel getirecek hiçbir girişimi karşılıksız
bırakmadık, bırakmıyoruz.''
-''Asla savaş meraklısı değiliz'' -
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Şunu, bir kez daha ve samimiyetle ifade etmek istiyorum. Biz asla
savaş meraklısı değiliz. Ancak savaştan da uzak değiliz. Bu millet yeri
gelmiş, kıtalar arası savaşları görerek, savaşarak, bugünlere gelmiştir.
Birileri bize 'Yurtta sulh, cihanda sulh' diyor. 'Yurtta sulh, cihanda
sulh', sulhun egemen olduğu yerde olur. Bizim can damarımıza bastıkları
zaman, orada biz de sulhu konuşamayız. Gayet güzel ifadeyle 'Hazır ol
cenge sulhu salah istiyorsan' denirken, yeri gelir o zaman da cenk,
barışın anahtarı olur.''
CHP'nin bu konudaki tutumunu eleştiren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Tabi ana muhalefet partisi bunun üzerinden de konuşacak. Zira o
Baasçı, zira o şu anda Beşşar'ın yanında kampını kurmuş vaziyette. Dün
getirdiğimiz tezkereyle, bu tezkereye karşı olan bu zihniyet tarihe
bunun hesabını veremeyecektir. Benim vatandaşım şehit edilecek. Eee, biz
hala barış diyeceğiz. Ne barışı- Utanmadan, sıkılmadan, 'Bakanların
hangisinin çocuğu oraya gidiyor-' Bunu söyleyenlere şu cevabı veriyorum:
Biz şu anda arazideyiz. Nereye gitmemiz gerekiyorsa, oraya kadar da
gideriz. Basit, avami ifadelerle AK Parti iktidarını test etmeye ana
muhalefetin gücü yetmez.''
Türkiye'nin asla savaş peşinde koşan
bir ülke olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Tam tersine biz, bölgemizde ve
dünyada barışın, huzurun, esenliğin hakim olmasını temel politika olarak
kabul eden bir hükümetiz. Biz Suriye'de tek bir kardeşimizin dahi kanı
akmasın, tek bir kardeşimiz dahi zulme uğramasın istiyoruz'' dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Esed yönetimi, gözünü kan bürümüş şekilde, bırakın kendi
vatandaşlarını, bizim vatandaşlarımızın dahi canlarına kasteden
saldırılardan kaçınmıyor. Kendilerine nerelerden yardım geliyor, biz
bunu da biliyoruz. Bunlar da bizim tüm istihbarat kaynaklarımızla
elimizde. Biz Suriye halkının canını, namusunu, varlığını koruma
mücadelesini çok önemli görüyoruz. Onun için de o muhalif güçlerin
yanında yer aldık, yer alıyoruz. Esed rejiminin zulmü karşısında Suriye
halkının yanında olmayı ahlaki, vicdani ve tarihi sorumluluğumuz olarak
kabul ediyoruz. Türkiye, son olayda, nasıl gereken tepkisini
kararlılıkla ortaya koymaktan çekinmediyse, Esed yönetiminin kendi
halkına yönelik katliamlarına karşı da siyasi ve diplomatik tepkisini
ortaya koymaktan çekinmiyor.''
-''Devlet terörü''-
Kendi halkına, kendi şehirlerine, kendi kültürel mirasına değer
vermeyen, kendi yerleşim yerlerini bombalayan bir anlayışın tek bir
tanımı olabileceğini, onun da ''devlet terörü'' olduğunu kaydeden
Erdoğan, ''Şu anda Suriye'de devlet terörü estirilmektedir'' dedi.
Uluslararası kurumların ve uluslararası toplumun, son olaydan sonra
Suriye'nin ''gözü dönmüşlüğünü'' daha iyi anladığını ve daha sert tepki
verdiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Böyle
zalim ve insafsız bir yönetim çoktan meşruiyetini yitirmiştir ve artık
ayakta kalma şansını tamamen tüketmiştir. Bu yönetime farklı
gerekçelerle destek verenler, her geçen gün tarihi bir yanılgı içinde
olduklarını daha iyi anlıyorlar, her geçen gün daha zor, daha sıkıntılı
bir konuma düşüyorlar. Türkiye'nin caydırıcılığını, kararlılığını,
kapasitesini test etmeye kalkmak ölümcül bir hatadır. Biz blöf
yapmıyoruz, boş atıp dolu tutmak gibi bir kolaycılık peşinde de değiliz.
Biz bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız. İnşallah, Suriye
halkı en yakın zamanda bu zulümden kurtulur, tüm kesimlerin haklarını
garanti altına alacak demokratik bir yönetime kavuşur.''
AA