Bakan Dinçer: ODTÜ olaylarını YÖK'ün
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'nun, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsünde geçen hafta, Göktürk-2 uydusunun fırlatılması nedeniyle düzenlenen törene katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto eden grupların çıkardığı olayların incelemesinin doğru bir tavır olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’nun, Orta
Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsünde geçen hafta, Göktürk-2
uydusunun fırlatılması nedeniyle düzenlenen törene katılan Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto eden grupların çıkardığı olayların
incelemesinin doğru bir tavır olduğunu söyledi.
ODTÜ üniversite
yönetiminin, olayların ardından özerk bir yönetim anlaşıyı içerisinde
kendi soruşturmasını yapması gerektiğini anlatan Dinçer, "Keşke
üniversite kendisi bunları soruştursaydı. YÖK’e gerek kalmasaydı. Ama
YÖK’ün bir üniversite üst kurumu olarak böyle bir tavır içerisinde
olmasını doğrusu olumlu buluyorum.” dedi.
Milli Eğitim Bakanı
Ömer Dinçer, Otelcilik ve Turizm İşletmelerinde Uygulamalı Eğitim
Projesi kapanış törenine katıldı. Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen
törenin ardından Dinçer, törenin ardından basın mensuplarının sorularını
cevapladı. Bir basın mensubunun, "ODTÜ’de geçtiğimiz hafta Göktürk-2
uydusunun fırlatılması sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
ODTÜ’de olmasını protesto eden öğrencilere YÖK inceleme başlattı. Neler
düşünüyorsunuz bu konuda?” şeklindeki soruya Dinçer, şu cevabı verdi:
"ODTÜ’deki
hadiseleri, sadece öğrenci hadisesi olarak görmek bence eksikliktir.
Dolayısıyla orada olup bitenlerin aslında demokratik bir tepki
göstermenin çok dışına taştığını hemen tespit etmek lazım. Orada olup
biten hadiseler, gösteriyi yapan arkadaşların ortaya koyduğu tavır ve
davranışlar, doğrusu demokratik bir tavır ve tepki değil. Gönlümüz
isterdi ki üniversite yönetimi kendi dirayetini ve inisiyatifini ortaya
koysun ve gerekli güvenlik tedbirlerini alsın ve orada çok önemli bir
faaliyet yapılırken herhangi bir tatsızlık ve usulsüzlük olmadan
problemler çözülsün. Ama gördüğüm kadarıyla üniversite yönetimi o konuda
inisiyatifini kullanmadı ve dirayet göstermedi. Yine gönül ister ki bu
hadiselerin olup biteceğini tahmin edemeyebilir bir yönetim olup
bittikten sonra kendisi gereğini yapsın ve özerk bir yönetim anlaşıyı
içerisinde kendi soruşturmalarını kendisi yapsın. Keşke üniversite
kendisi bunları soruştursaydı. YÖK’e gerek kalmasaydı. Ama YÖK’ün bir
üniversite üst kurumu olarak böyle bir tavır içerisinde olmasını doğrusu
olumlu buluyorum.”
Öğrencilerin, her zaman
herhangi bir olayı protesto etme hakkı olduğunu anlatan Dinçer,
"Demokratik bir şekilde katılmadıkları herhangi bir görüşe tavırlarını
ortaya koyabilirler. Bunu üniversite içinde yapabilecekleri gibi
üniversite dışında da yapabilirler. Ama bu yapılan hadise herhangi bir
demokratik tepki hadisesi değildi. Açık bir şekilde orada yapılan
protestolar şiddeti içerin protestolardı. Şiddetin ulusal düzeyde
kınanmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Hep birlikte şiddete karşı
çıkmalı ama demokratik tavırlara da destek vermeliyiz.” diye konuştu.
"CAĞALOĞLU’NDAKİ BİNA EN KISA SÜREDE YENİLENECEK, ARŞİV BİNAMIZ BAŞKA BİR YERDEYDİ"
Ayrıca, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün
Cağaloğlu'ndaki binasında çıkan yangınla ilgili değerlendirmelerde
bulunan Bakan Dinçer, yangının üzüntü verici olduğunu ve yaklaşık 150
yıllık tarihi bir binanın yandığını söyledi. Cağaloğlu’ndaki tarihi
binanın çok güzel ve latif bir bina olduğunu kaydeden Dinçer, şöyle
devam etti: "En kısa zamanda o binamızı eğitim hizmeti için gözden
geçirerek hizmete alacağız. Bunu telafi etmeye çalışacağız. Yanan hizmet
binamızda kaybolan herhangi bir kıymetli evrak veya dosyamız yok. Bizim
arşivimiz o binada değil. Arşiv başka bir bina ve yerde. Bakanlığımız,
elektronik imzalaya geçtiği için son zamanlarda verdiği bütün kararlar
elektronik ortamda muhafaza ediliyor. Yedekleme yapılmakta. Bu açıdan
süreçlerimizi etkileyecek bir durumla karşı karşıya değiliz. Arşivimiz
başka yerde olduğu için geçmişe dair bir problem yaşamayacağız.”