BM, NATO ve AB suc isliyor

Hasan El Benna?nin torunu Prof. Dr

?Kim ne derse desin su bir gercek; Israil bildik oyunlarini surduruyor. Ortada islenen bir suc var. Siddet kullanilmis ve 9 insanin hayatina kiyilmis. Korsanlari aratmayacak bir eylemle uluslararasi sularda uluslararasi hukuk hice sayilmistir. Maalesef kural koyucular ve uluslararasi hukukun savunuculari simdilerde derin bir sessizlige burunmus. Bu yanlislarla dunya barisi saglanamaz ve mazlumlar zalimlerin elinden kurtarilamaz. Bu anlayis ve bu yanlis tutum mutlaka duzeltilmeli ve uluslararasi hukuk herkes icin ayni sekilde uygulanmali. Bu kural ve kararlari hice sayanlar ise mutlaka cezalandirilmali. Aksi halde caglar oncesindeki barbarliga geri donulmus olunur. O, yeni kusak Musluman entelektuellerin onculerindendir. Bati ile dogu arasinda inanc ve kultur farkliliklarina ragmen insani degerler cercevesinde, asimilasyon yerine karsilikli olarak birbirinin inanc ve kultur degerlerine saygili kalarak guven ve huzur icinde bir arada yasamanin mumkun oldugunu en cok savunan bir akademisyen. Bati dunyasindaki yanlis ve eksik Islam bilgilerinden kaynaklanan Islamofobi?nin Muslumanlar ile Avrupa halklarina verdigi zararlari en cok dile getiren ve bu konuda bikmadan aciklamalar yapan, konferanslar veren bir dusunur. ?Islamiyet?ten etkilenerek Dogu?da kurulan cesitli isimler altindaki medeniyetler, insan ve inanc merkezli kurulmus medeniyetlerdir. Islam?i kotu gosteren veya teror tandansli birtakim yapilanmalar Islam?a ve Muslumanlara buyuk zararlar vermekte ve Islamofobi?nin yayginlasmasina sebep olmaktadir. Bu yanlislardan Muslumanlar kurtarilmalidir? gorusleriyle Islam dunyasinin yeni bir vizyonla yeni bir yapilanmaya ihtiyaci olduguna isaret etmektedir. Islam dunyasinda yasanan sikintilarin asilmasinda ulemanin yetersiz kaldigini hatirlatarak degismez Islam prensiplerine bagli kalarak yeni bir vizyonun gelistirilmesi gerektigi uzerinde israrla durmaktadir. Muslumanlari gereksiz cikislar ve Islami olmayan yanlis ve hurafelerle dolu anlayislardan uzak durmalari konusunda uyarirken Bati dunyasinin da somuru, kolelik ve kendini ustun kultur ve medeniyet merkezli gormesinin yanlislarindan vazgecmesi gerektigini savunmaktadir. O, Misir?da baslayip butun Islam cografyasina yayilan ?yeni bir Islam medeniyeti projesi?nin oncu kurulusu olarak bilinen Musluman Kardesler Teskilati (Ihvani Muslimin)?nin kurucusu Hasan el Benna?nin torunudur, ABD eski Baskani Bill Clinton?in Islam konusunda danismanidir. Ayrica AB hukumetlerinin Islami konularda goruslerine basvurdugu bir Islam bilginidir. Halen Oxford Universitesi ogretim uyelerindendir. Kimileri onu ?Islam?in Martin Luther?i olarak tanimliyor. Ancak kendisine sordugumda ?Islam davasini yasama ve yasatma gayreti icinde olan ve butun insanlari Allah?in yarattigi birer mukaddes emanet olarak goren ve onlara hizmet etmek suretiyle Allah?in rizasini kazanmaya calisan bir Musluman?im. Cunku Allah inandiklarini yasama konusunda samimi olanlara soyle seslenmektedir. ?En hayirliniz insanliga hizmet edeninizdir? buyurmaktadir. Ben de bunu yerine getirmeye calisiyorum? diye cevap veriyor. Ona gore dunyanin savasmaya degil barismaya ihtiyaci var. Baris, guven ve huzuru bulmak icin hangi inanc ve etnik kokene sahip olunursa olunsun tum insanligin baslatacagi ortak bir mucadeleye girisilmelidir ve bu mumkundur. Bu mucadelenin temelinde, farkliliklara sahip taraflarin birbirlerine karsi hosgoru ve saygiya dayali bir ortak gorus olmali. Goruslerini naklederek tanimlamaya ve tanitmaya calistigim kisi bircoklarinin yazi ve kitaplarindan tanidigi Prof. Dr. Tarik Ramazan?dir. Kisa bir zaman once Istanbul?a gelen Prof. Dr. Tarik Ramazan ile bir araya gelerek goruslerine basvurduk. Turkiye-AB iliskileri, Turkiye?nin yeni dis politika hamleleri ile son gunlerin en cok tartisilan konularini iceren sorularin yaninda Avrupa?da Muslumanlara yonelik haksizliklarin sebepleri ile ?Islam dunyasi ve Muslumanlarin yeni vizyonu ne olmali?? sorularina cevap aradik. Gazetemize ozel aciklamalarda bulunan Prof. Dr. Tarik Ramazan ozetle su goruslere yer verdi. - Okurlarimizin sizi daha yakindan tanimalari icin oncelikle kendinizden bahseder misiniz? Tarik Ramazan kimdir? - 1962?de Cenevre?de dogdum. Cenevre Universitesi?nde felsefe, edebiyat ve sosyal bilimler okudum. Ayrica Fribourg Universitesi?nde Arapca ve Islami Bilimler uzerine doktora yaptim. Isvicreli Muslumanlarin inanclari dogrultusunda daha mutlu ve huzurlu bir yasam surebilmeleri ve haklarinin devlet guvencesi altina alinmasi icin Isvicreli Muslumanlar Toplulugu adi altinda bir olusum baslatilmasina destek oldum. Ingiltere basta olmak uzere AB hukumetlerine Islami konularda danismanlik yaptim ve halen yapmaktayim. ABD eski Baskani Bill Clinton ile yakin bir dostlugum var ve ona Islami konularda danismanlik yapiyorum. Halen Oxford Universitesi?nde ogretim uyeligimi surduruyorum. Konferans ve yazilarim ile yayinlanan kitaplarim cesitli ulkelerde ve cesitli dillere tercume edilmistir. Konferans ve yazilarimi surdururken bir yandan da Avrupali Musluman akademisyenlerden olusan ?Avrupa Musluman Agi? adli kurulusun baskanligini yurutmekteyim. Evli ve uc cocuk babasiyim. ISRAIL, DUNYA ILE DALGA GECMEYE DEVAM EDIYOR - Aktuel konulara yani gunumuze donecek olursak; yardim filosuna Israil saldirisi ve sonrasinda yasanan olaylari siz de takip ediyorsunuz. Israil ne yapmak istiyor? Uluslararasi toplumu hice sayan Israil?in suclulugu ortada iken neden uluslararasi hukuk isletilmiyor? - Bu kanli ve ahlak disi saldiri sonucu butun dunya bir kere daha Israil?i tanima ve gorme firsati buldu. Uluslararasi sularin hukuki durumu beynelmilel hukuka gore kabul edilmistir. Bu hukuki durum birilerine gore farkli olamaz. Bu hukuka birileri ?ben uymam, ben istedigimi yaparim? deme sansina sahip degil. Ayrica kendi karasularinda bile olsa kesin tehdit olusturmadikca silahli bir operasyon yapilamazken Israil?in uluslararasi sularda uluslararasi hukuku cigneyerek kanli bir saldiri duzenlemis olmasi dunya barisi icin son derece tehlikelidir. BM, NATO ve AB?nin yanli tavri ise bir suctur. Bir ornek vermemiz gerekirse bu gunlerde Dunya Kupasi oynanmaktadir. FIFA yetkilileri kurallari belirler ve hakemler bu kurallari sahada uygularlar. Kurallara karsi yanlis hareket edenler belirlenen suclarla hakemler tarafindan cezalandirilirlar. Yanlis uygulama yapan hakemler hakkinda ise cezalar uygulanir. ?Bu kurallar ve cezalar bazi ulkelerin takimlari icin veya bazi hakemler icin uygulanamaz? diye bir kaide yoktur. Ulkenin ekonomik ve askeri gucu ne olursa olsun her ulkenin takimi icin kurallar aynen uygulaniyorken, uluslararasi hukuk neden Israil ve emperyalist gucler soz konusu olunca farklilasiyor? Bunu yapanlarin veya buna musamaha gosterenlerin baristan soz etmeye hakki var mi? Kim ne derse desin su bir gercek; Israil bildik oyunlarini surduruyor. Ortada islenen bir suc var. Siddet kullanilmis ve 9 insanin hayatina kiyilmis. Korsanlari aratmayacak bir eylemle uluslararasi sularda uluslararasi hukuk hice sayilmistir. Maalesef kural koyucular ve uluslararasi hukukun savunuculari simdilerde derin bir sessizlige burunmus. Bu yanlislarla dunya barisi saglanamaz ve mazlumlar zalimlerin elinden kurtarilamaz. Bu anlayis ve bu yanlis tutum mutlaka duzeltilmeli ve uluslararasi hukuk herkes icin ayni sekilde uygulanmali. Bu kural ve kararlari hice sayanlar ise mutlaka cezalandirilmali. Aksi halde caglar oncesindeki barbarliga geri donulmus olunur. ISRAIL, LAHEY ADALET DIVANI?NDA YARGILANMALI Simdi bu yasadisi kanli eylemin failinin, BM Guvenlik Konseyi tarafindan olusturulacak bir arastirma komisyonu tarafindan hazirlanan rapor cercevesinde kurulacak bir mahkemede ve Lahey Adalet Divani?nda yargilanmasi gerekmektedir. Bunun isleyisi normal sartlarda bu sekilde olur. Yani Israil degil de bir baska ulke olsa bu boyle olurdu. Bunu ben degil, hukuk bilenler soyluyor. Ancak Israil isin icinde olunca hukuk islemez oluyor ve suclu masum olarak goruluyor. Israil, Birlesmis Milletler?in ?ululuslararsi arastirma komisyonu? kurulmasina karsi cikarak kendisi ve kendine yakin iki isimden olusan bir komisyon kurdurmus. Yani suclu, kendini ne kadar suclu olup olmadigi konusunda arastiracakmis. Dunyada esi ve benzeri olmayan bir olaya maalesef Amerika ve Batili ulkeler taraf oluyor. Bunun tek bir anlami var; ?ikiyuzluluk?. Cunku Israil katliam yapmistir. Baris ve yardim filosuna saldirmis ve de silahsiz aktivistlere karsi guc kullanmistir. ?Ben insanim? diyen ve uluslararasi hukukun varligina inanan hic kimse bu saldiriyi tasvip etmeyecegi gibi cezasiz birakilmasina asla razi gelmez. Eger Israil cezasiz birakilacak olursa dunyada adaletten ve hukuktan soz edilemeyecektir. O zaman hak haklinin degil, guclunun veya guclunun golgesinde yatanin olacak. O zaman kimse kimseyi teror yapmakla suclayamayacak. Amerika ve Batili ulkeler Israil?in kesin suclu oldugunu ve cezalandirilmasi gerektigini bilmektedirler. Ancak olen Musluman olunca ve olduren Israil olunca durum farklilasiyor. Cesitli bahaneler ve muglak kelimelerle is gecistirilmeye calisiliyor. ?Bu kanli saldiriyi Israil degil de bir Islam ulkesi yapmis olsaydi ne olurdu?? sorusuna cevap aranirsa ve bugun yapilanlar nazar-i dikkate alinirsa bircok gercek ortaya cikmis olur. Sozun kisasi su; Israil bildigini okumaya devam ediyor. Bu igrenc ve vahsi saldirilarina, kendisine verilen destek surdukce o da devam edecektir. BM, Nato ve diger kuruluslarin beyanlari Israil icin gecerli degildir. Cunku Israil?in suc isleme ozgurlugu var... Israil?in bu saldirisi hicbir sekilde kabul edilemez. Lanetliyor ve kiniyorum. Sehitlerimizi rahmetle aniyorum. Onlar sanli ve insani bir hizmeti yerine getirmek uzere yola cikmislardi. Kendileri ulasamadi ancak tertemiz kanlari Gazze?ye ulasti. Bu insani mucadeleye kanlariyla ve canlariyla katki sagladilar. Rafah kapisi acildi ve dunyanin en onemli teskilatlari Turkiye?nin cagrisi uzerine toplandi. Turkiye ve dunya bu haksiz kusatmayi ve bu ugurda verilen kanlari ve canlari tartisti. Dunya kamuoyu bu sayede bilgilendi ve Israil?in sistematik bir sekilde Musluman Filistin halkini yok etme projelerine dikkat cekildi. Bu, Israil?in sucsuz ve savunmasiz insanlara ilk saldirisi degil. Bu ve benzeri saldirilar Filistin halkina her gun yapiliyor. Bu gercegi tum dunya biliyor ancak harekete gecen olmuyor. Bunu yapanlar daha sonra baristan, insanliktan ve dunya duzeninden soz ediyorlar... Timeturk