Azerbaycan?da dindarlarin sorunu

Azerbaycan dindarlari son gunlerde yeni bir sorunla daha karsi karsiya kaldi; basortusunun yasaklanmasi .

Azerbaycan dindarlari son gunlerde yeni bir sorunla karsi karsiya kaldi. Ortaokul ve liselerde basortulu ogrencilerin derse alinmadigi haberi yayildi. Her ne kadar devlet yetkilileri sessiz kalmayi tercih etse de, okul mudurleri hemen ?faaliyet?e gecti. Onlar isimlerini aciklamak istemedikleri ust duzey devlet yetkililerinden talimat aldiklarini one surerek yasagi uygulamaya basladi. Dindarlar olaya karsi tepkili olsa da, henuz beklemeyi tercih etmekteler. Onlarin temel sorunu ise ortak hareket etmelerinin imkansiz olmasi. Bunun da cesitli nedenleri bulunmakta. Tarihi gelisim sureci SSCB sonrasinda bagimsizligini kazanan Azeri hukumeti dini gereklerin tekrar one cikacagini beyan etmis ve dindarlarin desteklenecegini aciklamisti. Nitekim bir yil gibi kisa bir sure devam eden Halk Cephesi lideri Elcibey?in baskanlik doneminde, dindarlarin serbest faaliyet gostermesi icin her turlu imkan saglandi. Kisa bir sure icerisinde Turkiye Diyanet Vakfi, Baku ve Nahcivan?da liselerin acilis torenlerini gerceklestirdi. Bunun yani sira Baku Devlet Universitesi icerisinde Ilahiyat Fakultesi kuruldu. Uzerinden 18 yil gecmesine ragmen ulke icerisinde hala devamli faaliyet gosteren ikinci bir Ilahiyat Fakultesi bulunmamakta. Diyanet Vakfi?nin yani sira Turkiye?den cesitli cemaatlerin temsilcilerinin de ulke icerisindeki faaliyetlerinde hicbir engel bulunmuyordu. Kisa bir sure icerisinde dunyevi egitimin yani sira dini egitim de veren bu kurumlar, ulkenin bircok bolgesinde faaliyete basladi. Cesitli bolgelerde medrese ve dini okullar acildi. Bunlarin icerisinde Seki ve Agdas medreseleri, Islam ozel universitesinin birimi Zagatala Ilahiyat Fakultesi basarili calismalari ile dikkat cekmekteydi. Ulke icerisinde Turkiye?nin yani sira Iran egitim kurumlari da faaliyete basladi. Ancak onlar dunyevi egitim degil sadece dini egitim veren merkezlerin acilisini yapti. Hayir kurumlari olarak da Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve diger Arap ulkelerinden bolgeye din adamlari gelmege basladi. Bu kurumlar ozellikle cocuk esirgeme yurtlarinda calismalar yapti. Bu arada ulkeye sadece Islam temsilcileri degil diger dinlerin de temsilcileri akin etmeye baslamisti. Onemli mali kaynaga sahip olan bu tur kurumlar cesitli bolgelere yayildi. Ancak misyonerlerin calismalari, genel itibariyle basarisizlikla sonuclandi. Dini kurumlarin faaliyetlerine temel engeller, Haydar Aliyev?in baskanligi doneminde ortaya cikti. Kisa bir sure icerisinde Iran kokenli medreseler kapatildi ve din adamlari ulkeden cikarildi. Su anda bolge temsilcisi gibi resmi gorevi bulunan din adami Ocag Necat disinda Iran kokenli meshur bir din adami ulkede bulunmamakta. Zamanla Arap kokenli kurumlarin da faaliyeti onunde engeller cikarilmaya baslandi ve onlarin ulke icerisindeki faaliyeti -resmi aciklanma yapilmasa da? yasaklandi. Doksanli yillarin sonuna dogru yasaklarin Muslumanlara yonelik olmadiginin gosterilmesi icin ulke genelinde her turlu dini kurumun misyonerlik faaliyeti yasaklandi. Ancak bu yasak kisa bir sure devam etti. Uluslararasi baskinin artmasi sonucunda genel yasak uygulanamadan kaldirildi. Yeni bir donem beklentisi Ilham Aliyev?in baskanligi basladigi ilk donemden sonra dindar halk arasindaki olumlu beklentiler de son buldu. Yeni baskanin ilk icraatlarindan biri, secim oncesinde muhalif partiyi destekleyecegini aciklayan Musluman bir dini grubun toplandigi camiyi kapatmak oldu. Zamanla cami tekrar ibadete acilsa da imam Ilgar Ibrahimoglu camiye alinmadi. Ozellikle de devlet erk