Arinc: Yasasin zalimler icin cehennem
Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, Suriye'deki olaylarla ilgili olarak, ''Bediuzzaman Hazretleri oyle diyor; 'Yasasin zalimler icin cehennem. ' Hicbir zaman zalimlerle birlikte olmayacagiz
Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, Suriye'deki olaylarla ilgili olarak, ''Bediuzzaman Hazretleri oyle diyor; 'Yasasin zalimler icin cehennem.' Hicbir zaman zalimlerle birlikte olmayacagiz. Biz zalimlerden yana degiliz, mazlumlardan yanayiz. Her zaman zulme ugramis insanlar hangi ulkede hangi cografyada yasiyorsa yasasin Turk milleti hep mazlumun yanindadir. Hicbir zaman zalimin emrinde olmamistir'' dedi. Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, hukumet olarak Suriye'de yasanan bu olaylara seyirci kalmayacaklarini, mevcut yonetimin halka baski uygulamasini ve oldurme olaylarinin bir an evvel son bulmasi gerektigini her defasinda israrla soylediklerini belirterek, ''Ne yazik ki ana muhalefet partisi de muhalefet partisi de Suriye'nin ic islerine karismamak gerektigini, Turkiye'nin boyle bir meselesi bize soyluyordu. Son Kandil gecesinde yasanan vahseti gordukten sonra sayin Kilicdaroglu'nun da sayin Bahceli'nin de bu konuda neler soyleyecegini merak ediyorum'' dedi. Arinc, bir otelde is adamlariyla yaptigi toplantinin ardindan gazetecilerin gundeme iliskin sorularini yanitladi. Arinc, bir gazetecinin, ''Mevlit Kandili gecesi Suriye'deki saldirilarda 260 kisinin oldurulmesi vahset olarak degerlendiriliyor. Siz bu konuda ne dusunuyorsunuz?'' sorusuna Arinc, olu sayisinin 260 degil 500 kadar oldugunu bildirdi. Olayin uzuntu verici oldugunu, Suriye'de devam eden ve adeta katliam haline gelen bu oldurme olaylarinin uzun suredir Turkiye'nin gundeminde, en onemli yeri isgal ettigini belirten Arinc, sunlari soyledi: ''Hukumet olarak Suriye'deki yasanan bu olaylara seyirci kalmayacagimizi, mevcut yonetimin halka baski uygulamasini ve oldurme olaylarinin biran evvel son bulmasini her defasinda israrla soyluyorduk. Ne yazik ki ana muhalefet partisi de muhalefet partisi de Suriye'nin ic islerine karismamak gerektigini, Turkiye'nin boyle bir meselesi olmadigini bize soyluyordu. Son Kandil gecesi yasanan vahseti gordukten sonra Sayin Kilicdaroglu'nun da sayin Bahceli'nin de bu konuda neler soyleyecegini merak ediyorum.'' Arinc, bu tur olaylarin yasandigini ve daha da acilarin yasanacagini tahmin ettiklerini ve bu yuzden kaygi duyduklarini ifade ederek, konusmasini soyle surdurdu: ''Maalesef butun Muslumanlar icin kutsal sayilan bir gece olan Mevlit Kandili gecesi, Esad ve askerleri Hama'yi Humus'u kusattilar, bombaladilar. Sizin rakamlariniz cok eksik. 500'e yakin maalesef arkada ceset biraktilar. Bir Kandil gecesinde hangi dine mensup olursa olsun insanlara insanlara ilismemek, oldurmemek gerekir. Ama gozlerini kan burumus bu yonetim, emrindeki insanlari, adeta tek tek oldurmek uzere gorevlendirmis bulunuyor. Biz bundan buyuk izdirap duyuyoruz. Turkiye'nin Suriye'ye karsi yuruttugu diplomasinin de tutumun da ne kadar hakli oldugu bir kez daha ortaya cikiyor. Gectigimiz Mart ayindan bu yana Suriye'de yasanan olaylara, Turkiye en duyarli tepkiyi vermistir.'' -''Her ulkenin bu olay karsisinda kendisini test etmesi gerekir''- Arinc, ne yazik ki Turkiye'nin bu konuda hem iceride hem de disarida yalniz birakildigina isaret ederek, sunlari kaydetti: ''Cok utanc veren, insana izdirap veren husus da sudur; Birlesmis Millerler Konseyi'nde bu vahsetin durdurulmasi icin ulkeler karar tasarisi aliyorlar, Rusya ve Cin veto ediyor. Zaten BM'nin bu yapisi artik siddetli bir sekilde sorgulanmalidir. Herkesin ittifak ettigi bir konuda veto hakki bulunan 5 ulkeden birisinin bu hakkini kullanmasi butun ulkelere karsi bir durustur. Savundugu ilke adina insanlarin oldurulmesine goz yuman bir ulke, dunyada her zaman kinanacaktir ve ayipla karsilanacaktir. Biz hukumet olarak bugune kadar yaptiklarimizi bundan sonra daha yuksek sesle, bir taraftan Arap Birligi bir taraftan BM, bir taraftan Turkiye'de tek basina, hak, hakikat ve Suriye halkinin yaninda butun adimlari atacak ve uzerine dusen insani gorevi kardeslik gorevini yerine getirecegiz. Suriye'de bir kandil gecesinde yasanan bu vahseti Iran nasil karsiliyor, duymak istiyorum. Lubnan nasil karsiliyor duymak istiyorum. Irak uzuntu duyuyor mu, duymak istiyorum. Eger onlardan bir ses seda cikmazsa ulkelerinin icindeki Islam kelimesini cikarmalari gerekir. Bizim bildigimiz Iran Islam Cumhuriyeti diye bir ulke var. Yoksa Iran filan mezhep grubu adina bir ulkenin ismi yok. Dolayisiyla bu dayanisma, Muslumanlarin goz gore gore olduruldugu bir gecede bir gunde gormezlikten gelinecek bir sey degildir. Her ulkenin bu olay karsisinda kendisini test etmesi gerekir. Dolayisiyla Suriye yalniz birakilmalidir, yonetim olarak. Halkini kucaklamaliyiz, masum insanlarla kardeslik hukuku icinde olmaliyiz ama ulkeyi yoneten yonetimlerine ve onlarin emrindeki silahli gucle karsi butun imkanlarimizi kullanmaliyiz. Yasanan bu vahset adeta devam edecek gibi gorunuyor. Herkes uzerine duseni mutlaka yapacaktir.'' *** Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc,''Biz gercek sanatciyi da sanati da onlardan daha iyi biliriz. Once kendilerine bir baksinlar, en azindan referandum oncesi 'evet' demeyi dusunen sanatcilara karsi kullandiklari o utanc verici kelimelere bir baksinlar'' dedi. Arinc, is adamlariyla yaptigi toplantinin ardindan gazetecilerin gundeme iliskin sorularini yanitladi.Arinc, bir gazetecinin, ''Sizin yazar Paul Auster'i Ataturk'e benzetmenizi, CHP Genel Baskani Kemal Kilicdaroglu, 'Bulent Arinc sanattan ve sanatcidan anlayan en son kisidir' ifadesini kullandi. Bu konuda neler diyeceksiniz?'' sorusu uzerine, kendisinin Ataturk ile Paul Auster arasinda muthis bir benzerligi ortaya koydugunu belirterek, ''Fotografa kim bakarsa baksin Bulent Arinc, ne kadar dikkatliymis diyecektir'' degerlendirmesinde bulundu. ''Biz gercek sanatciyi da sanati da onlardan daha iyi biliriz'' diyen Arinc, sozlerini soyle surdurdu: ''Once kendilerine bir baksinlar, en azindan referandum oncesi 'evet' demeyi dusunen sanatcilara karsi kullandiklari o utanc verici kelimelere bir baksinlar. Mesela sayin Kilicdaroglu, hemen sag tarafindaki Suheyl Batum'a donse, 'Aa sen Sezen Aksu'ya 'sazan' demistin degil mi?' diye hatirlayacaktir. Bir baskasina donup baksa, Orhan Pamuk'a nasil hakaret edildigini gorecektir. Bir baskasina donse Orhan Gencebay icin nasil cirkin kelimeler kullanildigin goreceklerdir. Onlarin sanat ve sanatci adina dusundukleri ve anladiklari sadece, kendileri gibi dusunen ve hareket eden kisiler olmali herhalde. Halbuki sanat evrenseldir, sanatci takdir edilecek insanlardir. Sanatin gercek sanat olarak her zaman basimizin ustunde yeri var. Ama referandum oncesinde en azindan en yakin planda onu hatirliyorum, 'Evet denmelidir bu Anayasa oylamasinda' diyenlere nasil hakaret ettikleri milletimizce cok iyi bilinmektedir. Benim icin degerlendirme yapacagina sagindaki solundakine baksin ona gore konussun. Buradan da selam olsun Kilicdaroglu'na.'' timeturk