'Ankara Ortadogu'nun degistigini biliyor'
"Turkiye kendi mucadelelerini surduruyor -ve cogunlukla kazaniyor. Turkiye'deki demokrasi hic bugunku kadar saglikli ve anlamli olmamisti
Suudi Arabistan'da Ingilizce yayimlanan Arab News gazetesinin 15 Haziran 2010 tarihli internet sayfasinda, Ramzy Baroud imzasiyla "Ankara Ortadogu'nun degistigini biliyor" basligiyla yayimlanan makalede sunlara yer verildi; "Despotlarin, Gangsterlerin ve Korsanlarin Bile Belli Hassasiyetleri Vardir ve Belli Ahlak Kurallarina Uyarlar" Soz konusu aciklama Turkiye Basbakani Recep Tayyip Erdogan tarafindan, 31 Mayis'ta Gazze'ye giden bir insani yardim filosuna duzenlenen olumcul komando saldirisinin ardindan yapildi. Erdogan'a gore Israil en adi suclularin bile uydugu kurallara uymuyor. Tek basina bu aciklama bile, su anda Orta Dogu'da yasanan onemli siyasi kaymaya isaret ediyor. Bu kayma tamamen yeni olmasa da kalici olabilecegi ileri surulebilir. Erdogan'in dedigi gibi Israil'in baskininin siyasi etkilerinin verdigi hasar "onarilamaz". Israil'in Turk gemisi Mavi Marmara'ya saldirisinin ardindan sayisiz analiz yapildi. Ancak cogu uzmanin kacirdigi nokta, sadece Israil ve Turkiye ile degil tum bolge ve ABD de dahil tum oyunculariyla ilgili daha kapsamli siyasi ve tarihi baglamdi. Ancak bu baglam Israil'in gorunuste sapkin gorunen davranisinin ardinda yatan mantigi anlamamiza yardimci olabilir. 1996'da Israilli liderler kendilerine cok guveniyor gorunuyorlardi. Bir grup neo-muhafazakar Amerikali politikaci Orta Dogu'da tam bir tahakkumu temin etmek uzere Israil icin bir yol haritasi ortaya koydu. Bu "A Clean Break: A New Strategy for Securing the Realm" (2000'lere Dogru Israil icin Yeni bir Strateji) adli belgede, Turkiye'nin adi dort kez geciyordu. Tum atiflarda ulke, Israil'e yonelik "en tehlikeli tehditlerin bazilarini dizginlemek, istikrarsizlastirmak ve etkisiz hale getirmek icin" bir arac olarak olarak tahayyul ediliyor. Aslinda tam da bu "vizyon" Orta Dogu'daki pervasiz askeri seruvenleri sirasinda ABD tarafindan kullanilan daha kapsamli stratejinin belkemigi olma islevi gordu. Amerika'nin bolgeyi yeniden sekillendirememesine ve Israil'in tehdit olarak algiladigi herseyi sorgusuz sualsiz yok edememesine ofkelenen Israil dizginleri kendi eline aldi. Ancak 2006'da ve 2008-2009 arasinda buyuk surprizler yasandi. Ustun ates gucu askeri zaferin garantisi degil. Dahasi, Israil halklara ve altyapiya muazzam bir hasar verme kapasitesini bir kez daha gosterirken Israil silahi artik stratejik olarak etkili degildi. Bir baska deyisle, Israil'in askeri ustunlugu artik siyasi kazanimlara donusemiyordu ve iste tam da bu noktada oyunun kurallari degisti. Israilli liderlerin son yillarda cebellesmesi gereken pek cok mevzu var. Israil'in en sadik destekcisi ABD su anda Irak ve Afganistan'da siyasi, askeri ve ekonomik tum cephelerde mucadele ediyor ve kriz yonetimi modunda. Bu geri cekilme, umaci Amerika'dan artik gozu korkmayan Israil'in dusmanlarini daha da cesaretlendirdi. Israil'in buyuk hedeflerine ulasmak icin caresizce kendi ordusunu kullanma girisimleri de basarisiz oldu. Secenekler giderek azalirken Israil simdi Gazze'nin elindeki son kart oldugunu anliyor; kusatmaya veya oldurmeye son vermek siyasi zayifligin bir baska gostergesi olarak anlasilabilir ve Israil bu riski almaya hazir degil. Ote yandan Turkiye kendi mucadelelerini surduruyor -ve cogunlukla kazaniyor. Turkiye'deki demokrasi hic bugunku kadar saglikli ve anlamli olmamisti. Turkiye ayrica, ozellikle Turkiye'yi guvenmek icin fazla buyuk ve fazla Musluman goren bazi AB uyelerinin kibirli tutumu karsisinda, meshur asili duran havucu, AB uyeligini, kovalamayi da yavaslatti. Turkiye'nin yeni platformalara, yeni seceneklere ve daha cok yonlu bir stratejiye ihtiyaci vardi. Ama pek cok uzman bu noktada yanildi. Turkiye'nin populer hukumeti Orta Dogu siyasi arenasina kavga cikarmak icin girmedi. Tam tersine Turk hukumeti yillardir cesitli taraflar arasinda bir uzlastirici, bir arabulucu olarak dahil olmaya calisiyor. Dolayisiyla evet, Turkiye'nin siyasi kaymasi buyuk olcude stratejikti ama kotu niyetli degildi. Ancak Turkiye'nin davetsiz mudahilligi Israil icin son derece rahatsiz edici oldu. Turkiye'nin yeni rolune yaklasimi Suriye-Israil arasindaki dolayli gorusmelere ev sahipligi yapmanin otesine gectiginde ise bu Israil'i daha da ofkelendirdi. Turkiye giderek daha saglam ve kararli siyasi duruslar sergiledi ve Davos hadisesi yasandi. Ablukayi delmek amaciyla Gazze Ozgurluk Filosuna boylesine yuksek kapasiteyle katilarak Turkiye katilimini Israil'in rahatlik bolgesinin otesine tasidi. Bu nedenle Israil'in Turkiye'ye -ve curet edebilecek digerlerine- kabul edilebilir olanla olmayan arasindaki siniri asmak konusunda mesaj gonderecek net bir tepki gostermesi gerekiyordu. Strateji belgesinde Israil'in, Turkiye'nin yardimiyla, komsularinin siyasi ve cografi sinirlarini ihlal etmesi tahayyul edilirken, 14 yil sonra 32 ulkenin temsilcileriyle Israil'in kendi siyasi alani olarak gordugunu kirmak icin bariscil bir filoyla gelenin Turkiye olmasi ironik. Israil'in kanli tepkisi ancak bu genis baglamda anlasilabilir. Erdogan'in aciklamalari ve hukumetinin sahip oldugu halk destegi Turkiye'nin Israil'in duello davetini kabul etmeye karar verdigini gosteriyor. ABD yonetimi ise, lobi yuzunden, bolgede etkisiz ve basarisiz Israil gundemine tutsak gorundu. Ironik bir sekilde tam da gelecek vizyonuyla Israil'in gonulden muttefiki olmasini umduklari ulkeye, Turkiye'ye yonelik suclamalara onculuk edenler ise simdi neo-muhafazakarlar. Timeturk