Anayasa süreci merak ediliyor
Başbakan Yardımcısı Babacan, New York'ta uluslararası finans çevreleri ile görüşmelerde bulunmasının ardından sermaye çevresinin Türkiye'nin reform programını merak ettiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, New York'taki The St.Regis Hotel'de
yaptığı basın toplantısında, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yapılan
saldırıya değinerek, intihar saldırısında hayatını kaybeden güvenlik
görevlisi Mustafa Akarsu'nun ailesine baş sağlığı diledi, yaralı
gazeteci Didem Tuncay'a acil şifa dileklerini iletti.
Başbakan
Yardımcısı Ali Babacan, finans çevreleri ile yaptığı görüşmelerin ana
merkezini, Türkiye'nin yapacağı reformlar ve anayasa sürecine ilişkin
gelişmelerin oluşturduğu belirterek, şöyle konuştu:
''Önümüzdeki
dönemde yapacağımız bazı reformlar çok kritik. Özellikle yargı ve eğitim
sektörü ile ilgili reformlar çok önemli. Türkiye'nin gerçek anlamda bir
hukuk devleti oluşu bizim reform gündemimizde ekonomi açısından da,
demokrasi açısından da çok çok önemli konular. Görüşmelerde özellikle
Türkiye'nin reform programı ve anayasa süreci merak ediliyor. Yargı
sürelerinin kısa olması, yargı sonuçlarının güvenilir olması gibi
konular, bizim buluşmamızda aktardığımız konuların başında geliyor.
Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olması ve bu genç nüfusun aynı zamanda
çok eğitimli, yüksek katma değer üreten bir nüfus olması konuları,
ekonominin dışında gibi görünse de ekonomimizi en çok etkileyecek iki
önemli reform alanı.''
Biz Türkiye olarak yürüyoruz. Onlar da bizi geriden takip etmeye çalışıyorlar
Uluslararası
kredi değerlendirme kuruluşları ile çalışmanın bir zorunluluk olduğunu
dile getiren Başbakan Yardımcısı Babacan, ''Şimdiye kadar Moody's ve
Standart and Poors (S&P) ile devam ediyorduk. 2013'ten itibaren
Moody's ve Fitch ile devam edeceğiz'' dedi.
''Biz Türkiye olarak yürüyoruz. Onlar da bizi geriden takip etmeye çalışıyorlar'' diyen Babacan, şöyle konuştu:
''Türkiye
Cumhuriyeti hazinesi 30 yıllık borçlanmada Amerikan hazinesine göre
sadece yüzde 1,6 fazla faiz ödeyerek borçlandı. Bu tarihteki en düşük
seviyelerdir. Amerika sıkıştığında, merkez bankası parayı basıp
hazinesine verebiliyor. Buna rağmen aradaki fark yüzde 1,6 seviyesine
inmiş durumda. İç piyasaya çıkardığımız tahvillerin bile 4'te biri
yabancıların elinde. Gerçek yatırımcılar, Türkiye'yi kredi
derecelendirme kuruluşlarından çok daha detaylı inceliyor. Bugünkü
toplantımızda bize bir tane kuruluş bile kredi notumuzu sormadı. Çok da
önemsememek lazım.''
aa