Anayasa degisikliginin esas denetimini ancak millet yapar

Anayasa Mahkemesi (AYM) Baskani Hasim Kilic, halkin oyuna sunulan bir anayasa degisikliginin esas denetimini ancak milletin yapacagini soyledi.

CHP tarafindan "7.5.2010 gunlu, 5982 sayili Turkiye Cumhuriyeti Anayasasinin Bazi Maddelerinde Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun"un iptali icin yapilan basvuruya iliskin Anayasa Mahkemesi'nin verdigi gerekceli karari, bugunku Resmi Gazete'nin mukerrer sayisinda yayinlandi. Yuksek mahkeme, degisiklik teklifinin Bakanlar Kurulu tasarisi gibi verildigi iddiasini yetkisizlik nedeniyle reddetti. TBMM ic tuzugune gore yapilan incelemede, son anayasa degisikliginin ic tuzuge uygun gerceklestigi belirtildi. Bu karar, Anayasa Mahkemesi Baskanvekili Osman Alifeyyaz Paksut, Mehmet Erten ve Sevket Apalak'in karsi oylariyla, oy cokluguyla alindi. Karsi oy gerekcesinde Anayasa Mahkemesi Baskani Hasim Kilic, "Halkin oyuna sunulan bir anayasa degisikliginin esas denetimini ancak millet yapar." dedi. Kilic, anayasa degisikliklerinin hangi yontemle olursa olsun esastan denetim sonucunu doguracak bir incelemeye tabi tutulmasinin mumkun olmadigini belirtti. Sekil denetiminin ise "teklif cogunlugu" ve "oylama cogunlugu"nun bulunup bulunmadigi "ivedilikle gorusulemeyecegi" sartina uyulup uyulmadigiyla sinirli olarak yapilan bir denetim olduguna dikkat ceken Kilic, esas yonunden denetime imkan taninmadigi gibi 148. maddede tuketici bicimde sayilan kosullarin disinda sekil yonunden denetim yapilmasinin imkansiz oldugunu ifade etti. "Mahkememiz 148. maddeye ek yaparak yasak bir teklifin olup olmadigi yonunden yeni bir sekil sarti ongormus ve buradan actigi yolla anayasa degisikliklerini esastan incelemistir." diyen Kilic, "Anayasa'nin cizdigi sinirlar icinde yetki kullanmasi, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarinin da hukuksal acidan gecerli olmasinin onkosuludur. Anayasa koyucunun ongordugu hukuk devleti ilkesi, yalnizca hukuk kurali koyan iktidarlarin degil, bu kurallari uygulayan ve yorumlayan kurumlarin da anayasal cerceve icinde kalmalari gerektigini gostermektedir. Bir denetim organi olan Anayasa Mahkemesi'nin, hukuk disina ciktigi iddia edilen otoriteleri denetlerken, bu denetim yetkisinin hukuka uygunlugu konusunda tum kuskulardan arinma zorunlulugu vardir. Anayasal sinirlari asarak denetime basladigi yerde, denetlenen otoritelerden herhangi bir farki kalmaz. Hukuk duzeni disina cikan otoriteyle ayni kaderi paylasmaktan kurtulamaz. Denetimin mesruiyeti denetleyen organin hukuksal mesruiyet sinirlari icinde hareket etmesine baglidir. Anayasa'ya uygun olarak kullanilacak bu yetkinin, Anayasa'nin ilk uc maddesi disindaki her maddede degisiklik yapma olanagi verdigi aciktir. Kurucu iktidar yetkisini daraltacak olan, ancak ve ancak yine bir kurucu iktidar olabilir. Anayasa Mahkemesi'nin ise kurucu iktidarin cizdigi hukuksal sinirlar disina cikmasi durumunda kurucu iktidar yerine gececegi kacinilmazdir. Demokratik bir ulkede, hukuksal degerlendirmelerin dayanagi varsayimlar veya oznel kabuller degil, demokratik sureclerin urunu olan hukuk kurallaridir. 1982 Anayasasi'nin onceki tecrubeler nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin esas denetim yetkisini yasaklayip, sekl