Akif'ten baska sair bilmez !
AKP'den ayrilarak Turkiye Partisini kuran Sener'den basbakan Erdogan'i cok kizdiracak sozler.
Sener gundemi ve ulkenin gelecegini belirleyen dinamik yapinin devletin disinda oldugunu soyluyor. Hukumetin Kurt sorununu cozmek icin bir plani olmadigini soyleyen Sener, ?Once ?Kurt?, sonra ?demokratik acilim? dediler. Iktidar bunu ozgun irade-siyle degil, dis guclerin telkiniyle gundeme getirdi? dedi. ANKARA - Turkiye Partisi Genel Baskani Abdullatif Sener, eski yol arkadaslarina yuklenmeye devam ediyor. Sener, VATAN?in gundekeki konulara iliskin sorularini soyle yanitladi: Yilin son gunlerine MGK aciklamasi damga vurdu. Bildiriyi nasil degerlendiriyorsunuz? Geleneksel, resmi uslubumuzu koruyan bir bildiri. Bir anlamda da gorev savmak gibi dusunuyorum. Ulkenin guvenligi, ana gundem maddesi haline gelmis. Kurul toplanmisken olay gormezlikten gelinemezdi. Bazi adimlarin atilmasi lazim. Ama bu zor isleri yapacak kurumlar arasi bir isbirligi ortami olmadigi icin, gorev savma niteliginde bir aciklama. Sureci belirleyen artik bu ulkenin kurumlari degildir. Geldigimiz noktanin ozeti budur. Kim belirliyor? Burada ?Daha dinamik olan nedir? ona bakmak lazim. Devlet butun kurumlariyla statukoyu temsil ediyor. Siyasetin, guvenligin, diplomasinin, istihbaratin bir araya geldigi MGK, rutin bir aciklama yapiyor ve baska bir sey yapmiyor. Dinamik bir karar almiyor. Ama devlet disinda her yerde dinamik bir hareketlilik goruyorsunuz. Bugunu belirleyen, gundem olusturan, gelecegi cizmeye calisan dinamik yapi, devletin ve kurumlarinin disinda yuruyor. O zaman da ister istemez ?bu ulkenin gelecegini kimler cizecek?? diye kaygilaniyorum. Isin icinde dis dinamikler var, devletin yapisi disinda dinamikler var. Ic dinamikleri sayar misiniz? Turkiye?de ister istemez sivil orgutlenmeler var. Guneydogu?da bu yapiyi iyi goruyorsunuz. Devleti bir kenara koyarsak, en dinamik aydinlari midir, degil. Ulkenin en basarili, dinamik orgutleri sermaye veya geleneksel sol cevreler midir, hayir. Uc dinamik var: Dis dinamikler isliyor ve icerde en dinamik kesimler; Kurtler ve bazi cemaatlerdir. Kurtler dediniz ama devlet de ornegin Ocalan ile goruserek bunu yapmiyor mu? Zaman zaman gorusmeler de gorev savmak, durumu gecistirmek icin yapilir. Mesela siyasi partiler arasindaki gorusmeler de oyledir. Imrali ile kimler gorustu hala bilen yok. Bu konuda devletin dinamik bir unsur oldugunu gostermiyor. Devlet butun kurumlariyla statukuyo temsil ediyor. Hem de tum tarihi gelenegimizden farkli olarak. Nasil bir fark? Tanzimattan bugune kadar degisimin butun onculugunu devlet yapmistir. Devlet degistirmistir. Mesrutiyete gecis oyledir. Demokrasiye geciste de devleti temsil edenler degisim karari almislardir. Ama bugun devlet bu oncu ve hakim niteligini kaybetti. Dis dinamikler ve ademi merkezi sivil gucler bugunun gundemini belirlemekte ve gelecegi sekillendirmeye yonelmektedir. Devletin ?Kurt acilimiyla? ilgili bir senaryosu, kurgusu yok mu yani? Benim gordugum bir plani yok. 1983?ten beri ne soyluyorsa ayni noktada. Ama gittikce isler zorlasiyor. Iktidar, devletin geleneksel soylemeni bozmak istedi. Once ?Kurt?, sonra ?demokratik acilim? dedi. Ama ne icindeki belli oldu, ne de hala anlasilabildi. Iktidarin ve devletin planlamasinin disinda gelismeler oldu. Iktidar bunu ozgun iradesiyle degil, dis gucle telkiniyle gundeme getirdi. Cumhurbaskani, MGK?dan hemen sonra Diyarbakir?a gitti. Zamanlamayi nasil buldunuz? Cumhurbaskani?nin insiyatifinde olan bir sey degil. Bolgeyi yonlendiren gucler bu gezinin nasil tamamlanmasini arzu ettiyse o sekilde tamamlanacak. Kurtce konusmasi bir mesaj midir? Artik aradan cok sular akti. Bundan sonra Cumhurbaskani, Basbakan, Bakanin Kurtce kelime soylemesinin hicbir degeri yok. 2004?te ilk defa orada ben Kurtce konustum. Bu safhadan sonra Turkce konusmak daha iyidir bence. Basbakan butcede BDP?yi hedef alan sert bir konusma yapti. Zirvede farkli bir fikir var mi? MGK?nin basinda da Sayin Cumhurbaskani var. Dolasiyla ikisinin uslubu da aynidir. Bir farklilik yok. ?Ben ayri devlet istiyorum?un onune gecilebilir mi peki? Dunyada 190 civarinda devlet var saniyorum. Ama yeryuzunde konusulan 4 bin dil var. Uluslasmak demek devletlesmek anlamina gelmeyebilir. Herhangi bir devleti ele aldiginizda farkli uluslardan meydana geldigini goruyorsunuz. En tipik ornegi ABD?dir. 72 millet var orada. Cok homojen gordugumuz Avrupa devletleri de oyle. Burada en kotusu ve en tehlikelisi, ne yaptigini bilmemektir. Biz biliyor muyuz? Su an devlet cephesinde, hem siyasi partiler itibariyle, hem de diger unsurlar itiriyle ne yaptigini, sinirlarinin ne olmasi gerektigini bilen ve belirlemis kimse yok. Peki boyle yapi sorunu nasil cozecek? Bu hicbir parti ve kurumun tek basina yurutecegi is degil. Turkiye?de kurumlar var, siyaset bunlardan biri. Yargi, diplomasi, guvenlik birimleri, universiteler. Biraraya gelmeleri lazim. Turkiye?nin Kurt sorunun cozememesindeki en buyuk eksikligi kurumlar arasindaki guven bunalimidir. Boyle bir ortamda isbirligiyle devlet politikasi uretmek zorlasir. Bu konuyu gorusmek icin masanin etrafinda toplanan kurumlar, ictenlikle bilgi paylasmak, guvenmek yerine, birbirlerine bakarken ?Birinin ayagi kaysa da ben avantaj saglasam? diye dusunuyor. Soylediklerime karsi cikanlar olsa da, beni sustursalar da gercek budur. . Ulkenin ?dinamik olmayanlari? olarak ortaya koyduklariniz bunu yapamazlar mi? Su andaki halleri modasi gecmis, eskide kalmis bir kesim goruntusu veriyor. Degillerse olmadiklarini gostermeleri lazim. Ben ortada dinamik baska bir kesim gormuyorum. Hatta aydin olmak demek bile bu dinamik sureclere teslim olmak anlamina geliyor Turkiye?deki pek cok aydin sanilan kisi icin. Mesela sendikalar. Eskiden hak taleplerinde, elestirel bakisin topluma yayilmasinda onculuk yaparlardi. Bugun sendikacilik yok olmustur. Tekel iscilerine sahip cikamamis bir sendikacilik vardir. BENCE?HALK?ERDOGAN?I CUMHURBASKANI?SECMEZ Bir bolumde de ?Sesini cikarana Ergenekoncu yaftasi yapistiriliyor? endisesi var? Var ama yaptiginiz isin dogru olduguna inaniyorsaniz, tehditlerden, santajlardan yilmayacaksiniz. Ama aydinlarimiz, STK?larimiz bu yuzden konusmuyor diyorsaniz bu tasfir ettigim manzaradan daha vahimdir. Konusamayanlara hic mi hak vermiyorsunuz? Soyle bir durum var; Turkiye?de oyle bir yapi, hukuki duzen kurulmus ki, gucluler istediklerini sucluyor. Sistem istediginin yakasina ?vergi kacakcisi diye yapisiyor, istedigine ?imar kacakli binada oturuyorsun? diye yapisiyor, ?trafik sucu isledin? diye yapisiyor. Hicbir kabahati olmayani da ?Boyle olma ihtimalin var. Sen Ergenekoncusun? diye iceri atiyor. Ama yilmamak lazim. Turkiye?de algilamalarda bir sorun var her seyden once. Surekli kasetler servis yapiliyor. Ve herkes icerikten soz ediyor? Aynen oyle. Bu icerik tartismasi degildir. Kim servis ediyor bunlari? Boyle hukuk devleti olamaz. Kim bunlari cekiyor bunu konusmaliyiz. Bugun AB ilerleme raporuna bile haksiz vergi cezalari uyarilari giriyor, Economist Dergisi hibrit ulke benzetmesi yapiyor? Gelir idaresi Kanunu cikarken ben israrla vergi inceleme memurlarina sorumluluk getirilmesini savundum. Maalesef Turkiye sorumsuz yetkililer ulkesi haline gelmistir. O kadar cok yetki sorumsuzca birilerine verilemez. Memur rastgele rapor yazacak, hicbir sorumlulugu olmayacak. Ama sen onu duzeltmek icin omrunu vereceksin. Boyle hukuk duzeni olmaz. Curuk rapor yazan inceleme elemanlari icin yaptirimlar olmasini onerdim. Bizim Kemal Unakitan?la tartismalarimizdan biri buydu. ?Hayir olmaz? dedi. 2011 secimleri geliyor arkasindan Cumhurbaskanligi meselesini tartisacagiz? Basbakan aday olmak isterse aday olur. Halk secer mi secmez mi ayri bir konu. Bence secmez. Basbakan aday oldugu taktirde de Cumhurbaskani aday olamaz. Matematik formuller boyledir. Nasil bir formul? Anayasaya gore 20 milletvekilinin aday gostermesi gerekir. Basbakan?in ?adayim? demesi, butun milletvekilerinin imzasini almasi durumunda Sayin Cumhurbaskani?ni teklif edecek milletvekili bulamazsiniz. Su tablo muhalefetin Sayin Gul?u aday gosterecegi sinyalini vermiyor. Dolasiyla Sayin Basbakan ?adayim? derse karsisinda cumhurbaskani olmayacaktir. Neden secilemez diyorsunuz. AKP oyu Basbakan?in karizmasiyla almiyor mu? Kavramlar uzerinden surekli ayristirirak siyaset, surekli kavga yapti, otekilestirdi. Kendi secmenini pekistirdi, kitlesini kendisini destekler hale getirdi. Ama bu yuzde 50?yi asmaya yetebilecek nitelige sahip degil bence. Anayasa oylamasini parti, genel baskan oylamasi olarak degerlendirmiyorum. Diger tum secim sonuclarina baktigimizda da Basbakan?in yuzde 50?lik potansiyele sahip olmadigini goruyoruz. Karsisindaki adaya da bagli olarak Basbakan?in secilme ihtimalini zayif goruyorum. Baskanlik sistemi olur mu? Baskanlik sisteminden degil, sistemin yanlis kurgulanmasindan endise ediyorum. Gercekten yurutme ile yasama, yargi arasindaki dengelerin iyi kurgulandigi, iyi kurumsallastirildigi bir baskanlik sisteminde vatandaslar kendilerini ozgur hissederler. ?Mehmet Akif?ten baska sair bilmiyor? Ankara?daki restoran olayina ilk karsi cikan isimlerden birisiniz? Polisin ailelerin yanindaki cocuklari alma gibi bir yetikisi yok. Ilgili madde ?pavyon? diyor. O uygulamalarda ilgililer kanuni yetkilerini asmislardir. Polis mudahale edecek de o cocugun psikolojisini nasil etkileyecek peki? Sarabin tadini hala bilmiyorsunuz galiba? Bilmiyorum. Hala ogrenemedim (guluyor) Sayin Basbakan, Mehmet Akif?ten siirler okuyarak birlik mesajlari veriyor? Basbakani boyle tanimlamiyorum. Bildigi basta siir olmadignidan Mehmet Akif?i okumustur. Onu da mutlaka kiyisindan kosesinden yanlis okumustur. ?Ama konusmalarinda cok degisik sairlere ait bilmedigimiz siirleri okuyor? diyeceksiniz... O metinleri kendisi hazirlamiyor. Danismanlar hazirlayip, oradan buradan cok eksantrik seyler bulup getirip onune koyuyor, camlara yerlestiriyorlar, onlari okuyor. Ama boyle bir sey soyleme ihtiyaci duydugunda onunde, camda metin olmadiginda okuyabilecegi baska bir sey yok. Strateji oldugunu hic dusunmuyorum. Habervakti