ABD'den yeni bahaneler !
Amerikanin, Turkiye, Brezilya ve Iran arasindaki uranyum takasi anlasmasina hazimsizligi suruyor. Iste yeni bahaneler
Amerikali ust duzey yetkililer, Turkiye, Brezilya ve Iran arasindaki uranyum takasi anlasmasiyla ilgili olarak, "Eger bize gelip ellerinde bir taslak anlasma oldugunu soyleseler ve buna dair dusuncemizi sorsalardi, gorusumuzu iletirdik. Ancak bunu yapmadilar. Tahran'a gittiler ve anlasmayi duyurdular. Anlasmada neler oldugunu, bu duyurudan once bilmiyorduk, dolayisiyla o zamandan once, (anlasmanin) eksikliklerinin neler olduguna dair yorum yapma firsatimiz olmadi" dedi. Amerikali ust duzey yetkililer, gazetecilere yaptiklari aciklamada, ABD Baskani Barack Obama'nin Brezilya Devlet Baskani Luiz Inacio Lula da Silva'ya gonderdigi mektubun, uranyum takasina dair bir anlasmada ABD'nin kabul edebilecegi kosullarin neler olduguna dair unsurlarin siralanmasi niyetiyle kaleme alinmadigini soyledi. Yetkililer, "Turkiye ve Brezilya'dan, bizim adimiza muzakere etmelerini istemiyorduk. Eger bunu yapiyor olsaydik, olasi bir anlasmayi bizim icin kabul edilebilir kilacak unsurlari belirtirdik. Onlarin bizim onumuze koydugu bazi fikirlere ve Iran'in ekim ayindan bu yana benimsedigi bazi pozisyonlara dair dusuncelerimizi ortaya koyuyorduk" ifadesini kullandi. Ancak her iki ulkeden yetkililerle olan gorusmelerinde, "hicbir hakli gerekcesi olmayan" uranyum zenginlestirme faaliyetine dair kaygili olduklarini ve bunun BM Guvenlik Konseyi kararlarini ihlal ettigini acikca ortaya koyduklarini, Kum kenti yakinlarindaki nukleer tesis konusunu da dile getirdiklerini belirten yetkililer, "Mektupta tekrar tum bunlarin uzerinden gecmenin geregi yoktu, cunku zaten bu konulari hem Brezilya hem de Turk hukumetleriyle konusmustuk" dedi. Yetkililer, "Dolayisiyla bir anlasmayi bizim acimizdan kabul edilebilir kilacak kapsamli bir kosul listesi sunma ihtiyacini hissetmedik ve mektupta da bunu yapmadik... Eger bize gelip ellerinde bir taslak anlasma oldugunu soyleseler ve buna dair dusuncemizi sorsalardi, gorusumuzu iletirdik. Ancak bunu yapmadilar. Tahran'a gittiler ve anlasmayi duyurdular. Anlasmada neler oldugunu, bu duyurudan once bilmiyorduk, dolayisiyla o zamandan once, (anlasmanin) eksikliklerinin neler olduguna dair yorum yapma firsatimiz olmadi" diye konustu. Yetkililer, Iran Disisleri Bakani Manucehr Mutteki'nin 7 Mayista BM Guvenlik Konseyi uyelerinin temsilcilerine verdigi yemek sirasinda Brezilyali buyukelcinin Iranli bakana, bir takas anlasmasina varildigi takdirde uranyumun yuzde 20 duzeyinde zenginlestirilmesi faaliyetinin akibetinin ne olacagini sordugunu aktararak, bunun, konunun oneminin o tarihte Brezilya tarafindan da bilindigini cok iyi yansittigini soyledi. -"IRAN'IN CIDDI ANLAMDA MUZAKEREYE BASLADIGINA INANMIYORUZ"- Yetkililer, Washington'da Turk tarafiyla yaptiklari bir gorusme sirasinda da "zaman gectikce ve Iran'in elindeki dusuk olcekte zenginlestirilmis uranyumun miktari arttikca, Iran'dan 1200 kilogram uranyumun disariya cikarilmasinin guven insasi bakimindan tasidigi degerin buyuk olcude dustugu" fikrini dile getirdiklerini belirtti. Turkiye ve Brezilya'nin arabuluculugunda Tahran'da imzalanan ortak bildiride kabul edilemeyecek ve net olmayan unsurlar oldugunu savunan yetkililer, anlasmada Iran'in uranyumu yuzde 20 duzeyinde zenginlestirme kararini ele alan bir unsurun bulunmadigini, ayrica Iran'in, kendileriyle nukleer program konusunu gorusmeye hazir olmadigini one surdu. Yetkililer, Tahran'daki arastirma reaktoruyle ilgili anlasmayi, sadece bir guven insasi tedbiri olarak nitelerken, anlasmanin, gecen ekimde Iran'a sunulan teklifin amaclarinin gerisinde kaldigini iddia ettiler. Yetkililer, anlasmanin, Iran'in, uranyum zenginlestirmeyi durdurmasi talebi konusunda BM Guvenlik Konseyi'ne meydan okumasiyla alakali ana konulari ele almadigi, konuyu Guvenlik Konseyi'ne getiren temel faktorlerden de ayri oldugu gorusunu dile getirdi. Uluslararasi Atom Enerjisi Kurumunun (UAEK) uranyum takasi konusunda gecen Ekim ayinda Iran'a teklif sundugu donemde bu ulkenin elinde 1200 kilogram uranyum bulundugunu, simdiyse bu miktarin 2400 kilogramin ustune ciktigini ileri suren yetkililer, bunun Iran'in 1200 kilogram uranyumunu yurt disina gonderse bile nukleer silah yapmak icin yeterli uranyuma sahip olacagi anlamina geldigini iddia etti. Yetkililer, bundan sonra ne olacagina dairse BM Guvenlik Konseyi'nde Iran'a yeni yaptirim kararinin alinmasi dogrultusunda ilerleme saglamayi umduklarini kaydetti. "Bunun, diplomasinin sonu olmadigini" ifade eden yetkililer, "Yeni tasarinin onaylanmasinin Iran'a ciddi bicimde muzakerelere baslama yonunde tesvik saglamasini umduklarini" soyledi. Yetkililer, "Iranlilarin ciddi anlamda muzakereye basladigina inanmiyoruz ve Tahran'daki ortak bildirinin, onlarin (Iran'in), uluslararasi toplumun nukleer program konusundaki endiseleri hakkinda ciddi muzakereler yurutmeye hazir olduklarinin isareti olduguna da inanmiyoruz" dedi. Yetkililer, BM Guvenlik Konseyi'nde Iran'a yeni yaptirim tasarisi uzerindeki calismalarin hizli bicimde devam ettigini belirterek, Turk ve Brezilyali heyetlerden tasarinin detaylari uzerindeki spesifik dusuncelerini henuz duymadiklarini soyledi. Tahran'daki arastirma reaktoru konusunun New York'ta yurutulen cabalarla paralel, ancak dogrudan baglantili olmadigini ifade eden yetkililer, arastirma reaktoru konusuyla ilgili acikliga kavusturulmasi gereken hususlar bir kulvarda ele alinirken, BM Guvenlik Konseyi'ndeki yaptirim cabalarinin da devam edecegini belirterek, Konsey'in harekete gecmeye hazir oldugunu hisseder hissetmez, tasariyi oya sunacaklarini kaydetti Mektubun bir kopyasinin "PoliticaExterna.com" adli internet sitesinde yayimlandiginin belirtildigi haberde, "mektubun Brezilya icin bir cesit tilsim oldugu ve bu ulkenin, mektubun Lula ve Erdogan tarafindan, 17 Mayista Tahran'da bir anlasma uzerinde muzakere ederken, rehber olarak kullanildigini soyledigi" kaydedildi. Brezilyali yetkililerin, ABD'nin, Iran'in uranyumu yuzde 20 duzeyinde zenginlestirme kararini sona erdirmedigi gercegi de dahil olmak uzere, Tahran'da varilan anlasmaya ve kosullarina itiraz etmesinden dolayi soka ugradiginin" ifade edildigi haberde, Brezilya Disisleri Bakani Amorim'in, "hukumetinin ekim ayindaki teklifleri herhangi bir sapma olmadan yerine getirme konusunda cesaretlendirildigini ve bunu yaptiklarini" soyledigi aktarildi. Habere gore, Amorim, uranyum zenginlestirmesi konusunda ise "Hic kimse bize, 'eger yuzde 20 duzeyine zenginlestirmeyi durdurmazsaniz, anlasmayi unutun' demedi" diye konustu. Haberde, "Amerikali yetkililerin ise ayni fikirde olmadigi, ust duzey bir Amerikali yetkilinin, mektubun belirli bir sorunu ele almak icin tasarlandigini soyledigi, o donemde Turkler ve Brezilyalilarin, Iran'in uranyumun tek sefer yerine, parca parca gonderilmesi teklifini kabul etmeye meyilli gibi gorundugu" belirtildi. Habere gore Amerikali yetkili, "Mektup, onlarin (Turkler ve Brezilyalilar) yaptigi bir seye cevap niteligindeydi, onlara, 'yapmakta oldugunuz sey, bizim onceden ugrasini verdigimizin cok gerisinde kaliyor' hususunu belirtiyorduk" derken, muzakerelere uzanan gunlerde, uranyum zenginlestirilmesine son verilmesi de dahil, neyin yapilmasina ihtiyac oldugu konusunda Amerikalilar ile Turk ve Brezilyali meslektaslari arasinda "coklu diyaloglar" oldugunu kaydetti. "Lula ve Erdogan'in Tahran'a, Beyaz Saray'in 'gunu gecmis' olarak gordugu bu mektupla gittiginin kaydedildigi habere gore, Amerikali yetkili, "Tahran arastirma reaktoru uzerine konsantre oldular. Lula oraya gitmek, bir cesit rol oynamak istedi" dedi. Gazetedeki haberde, "belki mektupta bir de ek not olmaliydi" ifadesine yer verildi Habervakti