ABD-Cin bulusmasini nasil okuyalim?
Dunya ekonomisinin iki devi, ABD ile Cin liderlerinin bulusmasini, bircok siyaset bilimci son 30 yilin en onemli gorusmesi olarak yorumladi.
Dunya ekonomisinin iki devi, ABD ve Cin?in liderleri gectigimiz hafta Washington?da bir araya geldiler. ABD baskani Obama ile Cin devlet Baskani Hu?nun bulusmasini degerlendiren uluslararasi duzeydeki bircok analiz, soz konusu bulusmayi son otuz yilin en onemli bulusmasi olarak degerlendirdi. Cin-ABD iliskilerini sadece kur savaslari uzerinden okumak oldukca yuzeysel kalmaktadir. ABD, Cin?i, uzun zamandir ihrac mallarinin satisina fayda saglamak adina Yuanin degerini dusuk tutmakla sucluyordu. ABD?li senatorlerden bazilari gerek bu ziyaret oncesinde, gerekse gectigimiz donemde Cin?e karsi, ?kur manipulasyonu? yaptigi gerekcesiyle sert onlemler alinmasi yonunde Obama yonetimine baski yapmaktalar. Cin 2010?da parasi Yuanin degerinin dolara karsi yuzde 3.6 degerlenmesine izin verdi. Ancak ABD?li baski cevreleri Yuandaki artisin en az yuzde 20 olmasi gerektigini savunmaktalar. Cunku zayif Yuan sayesinde Cin, basta ABD ekonomisi olmak uzere dunyada ihracat ustunlugunu pekistiriyor. Cin?in kur politikasi ve kur savaslari suphesiz son derece onemli. Ancak ABD-Cin iliskilerini kur duzleminde degerlendirmek, bu zirveyi son otuz yilin en onemli bulusmasi yapmaz. Kur savaslari, sonucun sadece bir parcasi, detayidir. Soz konusu zirveyi onemli kilan her iki ulkenin kuresel anlamda oynadiklari ?atbasi rollerdeki? faktorlerdir? Neden son 30 yilin en onemli bulusmasi Bizce de bu bulusmayi son otuz yilin en onemli bulusmasi yapan faktorler oldukca gucludur. ABD?nin uluslararasi arenadaki siyasal ve ekonomik hegemonyasi malum? Soguk savasin ardindan dunyada tek kutuplu guc haline donusen ABD?nin, dunyayi sekillendirme noktasinda onundeki engellerden biri hatta en onemlisi su anda Cin?dir. Cunku SSCB?nin dagilmasinin ve sekil degistirmesinin ardindan (en basta ekonomik alanda) toparlanmaya calisan Rusya, ABD?nin sekil verme stratejilerinde cok fazla etkili olamamaktadir. Soz konusu ?etki boslugunu? cilginca buyuyen ekonomisi ve 1.3 milyarlik nufusuyla Cin doldurmaktadir. Cin ekonomisi 2006?dan bu yana yillik ortalama yuzde 10.2 buyumektedir. Dunya ticaretinde agirligi her gecen gun artan Cin, tek basina dunya ekonomisinin yuzde 9.3?unu olusturmaktadir. 2009 ve 2010 yillarinda Cin, kalkinmakta olan ulke hukumetleri ve sirketlerine 110 milyar dolarlik kredi taahhudunde bulunmustur. Bu rakam Dunya Bankasi taahhutlerinden yuzde 10 daha fazladir. Cin 900 milyar dolarla AB?nin en buyuk kreditoru durumundadir. Son donemde borc krizine dusen AB?ye Cin?in tahvilleri alma konusunda destek vermesi, ABD?yi korkutmaktadir. Cin?in kuresel oyun alanini genisletmesi ve siyasi bir krizde destek vererek aldigi AB tahvillerini kullanma olasiligi ABD?yi endiselendiriyor. Kabul etmek gerekir ki, Cin dunya ekonomisine sekil verirken, kuresel ekonomideki iliskileri ve kurallari yeni bastan yaziyor. Ustelik bu sekil verme isleminin merkezinde de ABD yer aliyor. Cin surekli elestirdigi dolarizasyona ragmen ABD?yi her gecen gun biraz daha finanse ediyor. Cin halen dolarin rezerv para olma durumundan rahatsiz ve ABD dolarinin egemen oldugu uluslararasi para sistemini gecmisin urunu olarak degerlendiriyor. Cin?in gucu arttikca ABD ile cikar catismalarinda karsi karsiya gelmesi kacinilmazdir. Cin?de yasanan ekonomik buyume ve guc artisi devam ettigi surece bu iki ulkenin cikar catismalarina onumuzdeki donemde de girmeleri kacinilmazdir. Ancak dunyanin ikinci buyuk ekonomik gucu olan Cin, ABD?ye (ozellikle askeri alanda) meydan okumak niyetinde olmadigi gibi, onu ve borc batagina dusen Avrupa ulkelerini her gecen gun biraz daha finanse etmektedir. Askeri yerine ekonomik guc olma tercihi Cin, ABD?nin karsisinda askeri degil de, buyuk bir ekonomik guc olarak durmak istedigini her firsatta belli etmektedir. Cin, mevcut dunya ekonomik duzeninde ABD ile iliskilerini belli bir seviyede tutarak ortadaki pastayi ulesmekten yana durus sergilemektedir. Zaten, her iki devlet liderlerinin zaman zaman yaptiklari beyanatlarda da bu durusun yani ?catismaktansa ulesmenin? daha saglikli oldugu aciklanmaktadir. Ornegin son zirve oncesinde Cin Devlet Baskani Hu bu durusu net olarak ortaya koyan beyanatlar vermistir. Hu, ?Saglikli bir ABD-Cin iliskisinden her iki tarafta yarar saglar, catismadan ise her iki tarafta zarar gorur? demistir. Ancak bu durusun hangi vadede bozulacagini ve askeri gucun on plana cikarilacagini kestirmek simdilik guc? Cin her gecen gun biraz daha dunya ekonomisinin ve ABD ekonomisinin ?kilcal damarlarina? nufuz etmektedir. Belki, en azindan ekonomik ve sosyal alanda icsel donusumunu tamamlayip ve yeterli gordugu noktada askeri gucu on plana cikarmak isteyecektir. Kuresel anlamda ne kadar ABD hegemonyasi gecerli ise, o kadarda Cin?in ekonomik hegemonyasi gecerlidir? Neden ekonomik guc tercihi? Basta ABD olmak uzere, Cin her ne kadar kuresel ekonomik hegemonyasini tesis etmek istese de kendi icinde ciddi sosyo-ekonomik carpikliklari olan bir ulkedir. Cin?de basta buyuk sehirler olmak uzere kiyi kesimlerde gelirler arasindaki denge bozuk ve sosyal ucurumlar oldukca derindir. Cin Demokratik Birligi Sangay Komitesi tarafindan yapilan bir arastirmada; sehirlerde yuksek ucret veren sektorlerde calisanlarin, orta gelirli calisanlara gore 6.4 kat daha fazla maas aldigi tespit edilmistir. Bu carpik sosyo-ekonomik tablonun bir gostergesi de Cin?in her gecen gun biraz daha bozulan gelir dagilimi ucurumuna nazaran yukselen luks tuketim cilginligidir. Cin, luks tuketimde 2009 yilina oranla yuzde 23 buyuyerek, Japonya'dan sonra dunyanin en buyuk ikinci luks tuketim pazari olmustur. Iste bu nedenlerle, Cin kendi icindeki sosyo-ekonomik carpikliklari duzeltmeden ve sosyal alanda icsel donusumunu tamamlamadan, ya da ABD ekonomisi tam anlamiyla cokme noktasina gelmeden ABD?nin karsisinda askeri meydan okumalara gir/e/meyecektir. Bu bulusmayi salt olarak kur ve ekonomik duzlemde bogmamak gerekiyor. Cin artik kuresel bir guc, hatta ekonomik hegemonyasi olan bir guc olarak dunya sahnesinde daha fazla soz sahibi olmak istiyor. Bunun icinde ABD ile catismaktansa isbirligine gitme yolu, gerek ABD acisindan gerekse Cin acisindan daha cok kabul goruyor. Bu bulusmada bir noktada, kuresel rollerdeki etkinlik ve cikar catismalarinin ortak paydada bulusarak ?ortak ulesme? stratejisinin teyidi anlamini tasiyor. Her iki gucte bu ortakliktan birbirini kullanarak su an icin menfaat sagliyor? Aslinda bu bulusmanin sifreleri Cin Devlet Baskani Hu?nun bulusma oncesi yaptigi beyanatlarda net olarak veriliyor. Ne diyordu Hu? ?Saglikli bir ABD-Cin iliskisinden her iki tarafta yarar saglar, catismadan ise her iki tarafta zarar gorur? Dunyabulteni