ABD: PKK bizim de sorunumuz
ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, ''PKK sorunu sadece Türkiye için değil, bizim için de bir sorun. PKK'yı, mücadele edilmesi gereken bir terör örgütü olarak görüyoruz ve PKK tehdidine karşı Türkiye'ye destek vermede, Türkiye ile çok yakın çalışıyoruz'' dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya
İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon, ''PKK sorunu sadece
Türkiye için değil, bizim için de bir sorun. PKK'yı, mücadele edilmesi
gereken bir terör örgütü olarak görüyoruz ve PKK tehdidine karşı
Türkiye'ye destek vermede, Türkiye ile çok yakın çalışıyoruz'' dedi.
New York'taki Yabancı Basın Merkezi'nde gazetecilerin sorularını
yanıtlayan Gordon, ''Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ABD Dışişleri
Bakanı Hillary Clinton arasındaki görüşmede, ABD'nin, terör örgütü PKK
ile mücadelede Türkiye'ye askeri desteğini artırması, insansız hava
aracı satışı konusu ele alındı mı?'' şeklindeki soru üzerine, görüşmenin
nispeten kısa sürmesi nedeniyle iki ülkeyi ilgilendiren bazı konuların
ele alınamadığını belirtti.
Ancak, Clinton'ın Bakan Davutoğlu ile, ABD Başkanı Barack Obama'nın da
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile sıkça görüşme fırsatı bulduğuna, daha
10 gün önce Obama ile Erdoğan'ın görüştüğüne dikkati çeken Gordon,
konuşacak konular listesinin geri kalanını ele almada daha çok sayıda
fırsatın olacağını dile getirdi.
Gordon, Davutoğlu-Clinton görüşmesinde, askeri yardımlar ya da insansız
hava aracı konularının gündeme gelmediğini ifade ederek, ''Bildiğiniz
gibi, ABD, PKK sorununda Türkiye'nin güçlü bir şekilde yanında yer
almaktadır. PKK sorunu sadece Türkiye için değil, bizim için de bir
sorun. PKK'yı, mücadele edilmesi gereken bir terör örgütü olarak
görüyoruz ve PKK tehdidine karşı Türkiye'ye destek vermede, Türkiye ile
çok yakın çalışıyoruz'' diye konuştu.
Bir gazetecinin, ''ABD, İranlıları uluslararası yükümlülüklerini yerine
getirmeye zorlamada Türkiye için bir rol öngörüyor mu?'' sorusu üzerine
de Gordon, İran konusunun, coğrafi konumu gereği Türkiye'yi haliyle
yakından ilgilendirdiğine işaret ederek, ''Odak noktamız gayet net.
Diplomasimizin iki kulvarı var. 5 1, İran ile nükleer görüşmeler için
doğru çatı. İran'ın birleşik bir uluslararası sesi duymasının önemli
olduğunu düşünüyoruz ve BM Güvenlik Konseyi adına 5 1, İran'ın duyması
gereken doğru ses'' dedi.
''Kıbrıs'ta çözüm için elimizden geleni yapmaya hazırız''
Gordon, Kıbrıs Rum kesimi Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli ile
yaptığı görüşmenin içeriğine dair bir soru üzerine de görüşmede, Kıbrıs
müzakerelerinde şu ana kadar ilerleme sağlanamamasından duyduğu hayal
kırıklığını dile getirdiğini bildirdi.
Son birkaç yılda, özellikle de Kıbrıslı Türk ve Rum liderler arasında
doğrudan görüşme süreci başladığında, çözümün sağlanabileceğine dair bir
miktar umudun olduğunu ifade eden Gordon, şöyle devam etti:
''Dürüst olmak gerekirse, belki de Rum kesiminde yapılacak seçimler
nedeniyle, bu süreç durmuş durumda. Ancak (görüşmede), sürecin devam
ettirilmesi için ABD'nin elinden gelen yardımı yapmaya hazır olduğunun
bir kez daha altını çizdim. Umarım seçimlere kadar beklemek zorunda
kalmaz. Ama öyle olursa, o noktada, iki tarafın da çok net çıkarına
olacak çözümü desteklemek için tekrar hazır olacağız. Bunun iki taraf
için de ne kadar 'kazan-kazan' durumu yaratacağını söylememe herhalde
gerek yok''.
Gordon, bir soru üzerine, Türk tarafıyla Rumlar arasında enerji
konusundaki anlaşmazlığı da görüşmede ele aldıklarını belirterek, bu
alanın da iki taraf için ''kazan-kazan'' kategorisinde olduğunu söyledi.
ABD'nin, Rum kesiminin ''münhasır ekonomik bölge'' hakkını
desteklediğini yineleyen Gordon, bir Amerikan şirketinin adanın
açıklarında enerji kaynaklarını geliştirmek için Rumlarla çalıştığını
hatırlattı.
Gordon, bu kaynakların adadaki iki topluma da yarar sağlaması
gerektiğini ve bunu yapmanın en iyi yolunun kapsamlı bir çözümden
geçtiğini kaydetti.
Bu çözüm sağlandığı takdirde, iki tarafın da bundan yarar göreceğini
ifade eden Gordon, ''Eğer gerçekten gelecek için olumlu bir vizyon
istiyorsanız, bu kaynakların geliştirildiğini ve hatta bir boru hattıyla
Türkiye'ye ihraç edildiğini, böylece Türkiye'nin de bundan yarar
sağlayacağını hayal edebilirsiniz. Dolayısıyla ada için sahip olduğumuz
vizyon bu; herkesin yarar sağlayacağı kapsamlı bir çözüm'' diye konuştu.
AA