''Kelebeğin Rüyası'nın'' mükellefiyet dönemi
Yılmaz Erdoğan'ın filmi ''Kelebeğin Rüyası'', madenlerde mükellefiyet döneminde zorla kömür ocaklarına sokulan insanları da yansıtıyor.
Yazar-yönetmen Yılmaz Erdoğan'ın Zonguldak'ta, genç yaşta veremden ölen
şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun yaşamını konu alan ve
vizyona giren ''Kelebeğin Rüyası'' adlı fimde de geçen Zonguldak'taki
kömür ocaklarında mükellefiyet dönemi, maden ocaklarında çalışmaya
mecbur bırakılan insanların silah tehdidiyle çalıştığı yılları
hatırlatıyor.
Milli Koruma Kanunu'na dayanılarak 1940'ta
getirilen ikinci iş mükellefiyetiyle, İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı
ekonomik güçlüklerin aşılması noktasında Zonguldak havzasında
yaşayanlara kömür ocaklarına girme zorunluluğu getirilmesi, en az
madenlerde yaşanan ölümler kadar günümüze acı hatıralar taşıyor.
97 yaşındaki mükellefin anıları
Büyük
Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de vefatı ardından naaşını
İstanbul'dan İzmit'e taşıyan Yavuz Zırhlısı'nda askerlik yapan 97
yaşındaki Şaban Kalmaz, askerliğinin ardından Ereğli'de mükellefiyet
döneminde zorla maden ocaklarına sokulan işçiler arasında yer alıyor.
Hayattaki
son mükelleflerden biri olan Kalmaz, AA muhabirine, mükellefiyet
yıllarında başıboş gezmenin imkanı olmadığını, boşta gezenin jandarma
tarafından hemen maden ocağına sokulduğunu söyledi.
Ocaklarda kaç ay çalıştığının belli bile olmadığını ifade eden Kalmaz, şunları kaydetti:
''İki-üç
ay ocakta durmadan çalıştığımız oluyordu. Kolu, bacağı yok demeden, işe
yarasın yarmasın, herkesi zorla ocağa soktular. Askerlikten geldikten
sonra direkt ocağa aldılar beni. Madenler o zaman çok kalabalıktı,
insanlar karınca gibiydi. Jandarma, mükellef kaçaklarını yakaladığında
dövüyordu. Annen baban ölsün köyüne gelmenin imkanı yok,
yollamıyorlardı. İzin alman mümkün değil. Jandarmaya emir vermişler,
sopa dersen çok bol, kımıldatmıyorlar seni. Böyle günler geçirdik, şimdi
hükümet pamuk gibi o zamanların hükümeti böyle miydi? Süvariler at
üzerinde köylerde dolaşıyorlardı.''
aa