"Türkiye'de medyanın ve demokrasinin sorunları yerelden başlanarak çözülür"

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)'nin Konrad Adenauer Vakfı ile ortaklaşa düzenlediği "Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim" semineri Adana Sürmeli Oteli'nde başladı. Organizasyonu protesto eden Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), programa katılmadı. Etkinliğin açılışında konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, ilk meslek içi eğitim seminerinin 15 yıl

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)'nin Konrad Adenauer Vakfı ile ortaklaşa düzenlediği "Yerel Gazetecilikte Meslek İçi Eğitim" semineri Adana Sürmeli Oteli'nde başladı.

Organizasyonu protesto eden Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), programa katılmadı. Etkinliğin açılışında konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, ilk meslek içi eğitim seminerinin 15 yıl önce de Adana'da düzenlendiğini söyledi. Aktiviteyi gerçekleştirdikleri yerin meslek örgütleri ile üniversitelerin iletişim fakülteleriyle işbirliği yapmayı tercih ettiklerini hatırlatan Erinç, "İzmir, Van ve Konya'da böyle oldu. Bu seminer için de aynı girişimleri yaptık. Ama anlaşılıyor ki becerememişiz. Bundan bir eksiğimiz var mı diye düşündüğümüzde, olmadığını görüyoruz." dedi.

Medyanın içinden geçtiği süreç ve 93 meslek örgütünün 'Gazetecilere özgürlük platformu" adı altında bir araya geldiğini vurgulayan Erinç, böyle bir dönemde kişisel sorunların gündeme getirilmesini meslek adına yadırgadıklarını açıkladı. Türkiye'de medyanın ve demokrasinin sorunlarının yerelden başlayarak çözüleceğine inanan bir meslek örgütü olduklarını anlatan Orhan Erinç," Bu nedenle medyanın yereldeki sorunları çözülmedikçe genel problemlerin düzelmeyeceğini ve yerelde demokrasi gerçekleşmediği sürece de Türkiye'nin demokratikleşmesinin imkansız olduğunu savunuyorum. Zaman bizi haklı çıkarmaya devam ediyor."diye konuştu.

Yerel medya seminerlerinin diyalog şeklinde yapıldığına dikkat çeken Erinç, konularında uzman meslektaşların sunumundan sonra katılımcı gazetecilerin soru ve önerileriyle sürecin devam ettirildiğini ifade etti.

Erinç, şöyle devam etti: "Bu açıdan meslektaşlarımızın seminerde görüşlerini açıklamaları, yapacağımız çalışmalarda ileriye dönük ışık olmayı sürdürüyor. Bu çalışmalar devam ettikçe hem mesleki dayanışmayı geliştirmiş oluyoruz, hem de İstanbul'dan gelenler olarak adlarını haberlerindeki imzalardan ya da gazetelerdeki künyelerden tanıdığımız meslektaşlarımızla bir araya gelip konuşma imkanı buluyoruz. Bu tür seminerler bizim için de bir zenginlik kaynağı olmayı sürdürüyor."

Erinç'in konuşmasından sonra Niğde Gazeteciler Birliği Başkanı Hayrettin Yenel'in başkanlığındaki ilk oturuma geçildi. TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş ''Gazetecilerin Örgütlenmesi'' başlıklı sunumunda, Türkiye'deki basının 'sendika, cemiyet ve dernekler' şeklinde yapılandığını kaydetti. TGC'nin 3 bin 500'ü aşkın üyesinin bulunduğuna işaret eden Güneş, "Basının sendikalaşmasında Türkiye çok kan kaybetti. Kadrolu olmayan gazetecilerin sendikalı olma hakkı yok. Değişik istatistikleri bakıldığında ülkede 50 bini aşkın gazeteci var. Ama Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre sürekli basın kartı sahipleriyle 15 bin civarında gazeteci olduğu varsayılıyor. Sendikalaşma oranı ise yüzde 5'in altında. Bu konuda önemli bir adım atılmış değil. Türkiye'de Basın İş Hukuku'na uygun ve bu yasa dışında çalışan gazeteciler mevcut. Bu noktada ciddi sıkıntılar söz konusu."şeklinde konuştu.

Oturumda Milliyet Gazetesi Yazarı Nail Güreli ''Siyasal ve Toplumsal Dönüşümde Medya'', TGC Hukuk Müşaviri Gökhan Küçük de ''Medya, Haber ve Kişilik Hakları'' konulu konuşma yaptı. Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Niğde'den gazeteciler ile ÇÜ İletişim Fakültesi öğrencilerinin hazır bulunduğu seminer iki gün sürecek.
CİHAN