Milli ilaçta ilk çalışma kanser için olacak
Türkiye, 'milli ilaç' yolunda ciddi adımları devreye sokuyor. Dünyada ilaç araştırmalarının başlangıcı sayılan ve hayvan ile insan hücre kültürü deneylerin yapıldığı 'Faz Öncesi
Türkiye, ‘milli ilaç' yolunda ciddi adımları devreye sokuyor. Dünyada
ilaç araştırmalarının başlangıcı sayılan ve hayvan ile insan hücre
kültürü deneylerin yapıldığı 'Faz Öncesi Araştırmalar Birimi',
Türkiye'de ilk kez Ege Üniversitesi (EÜ) bünyesinde kuruluyor. Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı'ndan açılış izni alan merkeze, Kalkınma Bakanlığı
10 milyon liralık kaynak ayırdı. Önümüzdeki günlerde faaliyet izniyle
birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılacak merkezin ilk
orijinal ilaç çalışması kanser alanında olacak.
Hayvan deneyleri
ve insandan biyopsi ile alınan hücre kültürleriyle yapılacak araştırma
başarılı olursa klinik deneylere geçilecek. Faz öncesi çalışmalarda
hücre kültürleri kullanılacak kişilerden yazılı izin alınacak. Ayrıca
etik kurulu ve Sağlık Bakanlığı'nın bu süreci onaylaması gerekecek.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de son 5 yılda insanların dahil
olduğu toplam bin 303 klinik araştırma yapıldı. Bu rakamın yetersiz
olduğu ifade ediliyor. Dünya ilaç araştırmalarına 120 milyar dolar
ayırırken, Türkiye bunun sadece 50 milyon dolarını alabiliyor. Diğer
yandan Sağlık Bakanlığı önümüzdeki günlerde klinik araştırmalarla ilgili
yeni bir çalışmayı hayata geçirecek.
EÜ İlaç
Geliştirme - Farmakokinetik Araştırma ve Uygulama Merkezi (Argefar)
Danışmanı Prof. Dr. Işık Tuğlular, 'Faz Öncesi Araştırmalar Birimi'nin
önemli bir boşluğu dolduracağına dikkat çekiyor. Bu zamana kadar
Türkiye'de yapılan araştırmaların yurt dışında faz öncesi incelemeleri
biten çalışmalar olduğunu anlatan Tuğlular, "Bu çalışmalar ne yazık ki
bizim olmuyordu. Sadece biz de diğer ülkelerde yapılan çalışmalar
gerçekleşiyordu. İlacın orijinal patenti çalışmaların ilk başladığı
ülkeye ait oluyordu. Bu merkezle yeni ilaç ilk aşamadan itibaren bizim
milli ilacımız olacak. Özellikle yerli ilaç sanayimiz de bu alanlarda
yatırım yapabilecek düzeye gelmesiyle önemli bir mesafe alacağız.”
şeklinde konuştu. Klinik öncesi faz çalışmalarının amacının yeni ilaç
adayının etkinlik ve güvenilirliğinin insanlarda denenmeden önce
değerlendirilmesi olarak tanımlayan Tuğlular, Türkiye'de klinik
çalışmaların bu birimle birlikte artarak devam edeceğini vurguluyor.
Bununla birlikte merkezin ilk çalışması orijinal kanser ilacı alanında
olacağı öğrenildi. Finans konusu da büyük ölçüde çözüldüğü çalışma,
gerekli izinler alındıktan sonra hayvan ve insan hücresi
araştırmalarıyla başlayacak.
İLAÇ ALANINDA 5 YILDA BİN 303 KLİNİK ÇALIŞMA YAPILDI
Sağlık
Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de son 5 yılda insanların dahil
olduğu toplam bin 303 klinik araştırma yapıldı. En çok klinik çalışma
646 ile Faz 4 aşamasında yapılırken bunu 523 çalışma ile Faz 3
çalışması izledi. En az ise Faz 1'de yapılan 16 çalışma oldu. Süreçte
kendi isteği ile çalışmalara giren herkes sigortalanıyor. Ayrıca etik
kurullarında ve Sağlık Bakanlığı'nda izin alınıyor.
Faz 1
çalışmasına 20-80 kişi katılıyor. Bu çalışmalar ortalama 1-1.5 yıl
sürüyor. Bu fazın amacı ilacın güvenirliğini test etme. Türkiye'de bu
alanda çok çalışma yapılmıyor. 2011'de sadece 4, 2012'de hiç çalışma
yapılmadı.
Faz 2 çalışmasına ise 100-300 hastayla yapılıyor. Amaç ilacın etkinliği ve güvenirliğinin sağlanması.
Faz
3 çalışmasına 1000-3000 bin gönüllü katılıyor Klinik çalışmaların bu
fazının tamamlanması 3-4 yıl sürebiliyor. Bu fazın amacı "etkinliğin
kanıtlanması ve yan etkilerin izlenmesi.
Faz 4 çalışması ise
ürün ilaç olarak kullanılmaya başlandıktan sonra yapılan klinik
çalışmaları ifade ediyor. Bu çalışmaların ana amacı ilacın uzun süreli
güvenilirlik verilerinin toplanması.
MİMARLIK ALANINDA İLAÇTA DAHA ÇOK AR-GE YAPILIYOR
Dünya
ilaç araştırmalarına 120 milyar ayırıyor, Türkiye bunun sadece 60
milyon dolarını alabiliyor. Pazar değeri açısında dünyanın en büyük 16.
ilaç pazarı olarak görülen Türkiye, klinik araştırma sayısı açısından
ise ancak 36. sırada. Türkiye'de temel eczacılık ürünleri adı altında
yapılan Ar-Ge harcaması, 2010 yılı itibariyle bilgisayar programlama,
motorlu taşıt imalatı ve mimarlık gibi sektörlerin arkasında kalarak en
çok Ar-Ge harcaması yapılan on birinci sektör olabildi.