Erdoğan: Yaşlıların huzurevi yerine çocuklarıyla hayat sürmeleri daha insani
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, yaşlıların huzurevleri yerine mümkünse çocuklarının yanında en azından kendi evlerinde hayatlarını sürdürmelerinin daha insani olduğunu söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, yaşlıların
huzurevleri yerine mümkünse çocuklarının yanında en azından kendi
evlerinde hayatlarını sürdürmelerinin daha insani olduğunu söyledi.
Yaşlıların
bakımı konusunda kamuya ait huzurevi sayısının 109, burada hizmet alan
sayısı 11 bine ulaştığını belirten Erdoğan, "Yaşlıların huzurevleri
yerine mümkünse çocuklarının yanında en azından kendi evlerinde
hayatlarını sürdürmelerinin daha insani olduğun düşünüyorum. Bu bakımdan
evde bakım desteğinin yaygınlaştırılmasının faydalı olduğunu
düşünüyorum. Evde bakım konusunda yetişmiş personel ihtiyacının
karşılanabilmesi için bu alanlardaki eğitim ağırlık verilmeli, yaşam
evleri ihtisaslaşmış bakım merkezleri gibi uygulamalarda bu alandaki
diğer kayda değer çalışmalardır.” Diye konuştu.
Ankara
Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi
tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu, Medikal Turizm
Derneği’nin katkıları ile ‘Küresel Yaşlı Bakımı ve Yaşlı Turizmi
Buluşması’ başlıklı uluslararası toplantının açılışı gerçekleştirildi.
30 Eylül-1 Ekim 2013 tarihlerinde Ankara Rixos Otel’de
gerçekleştirilecek toplantının açılışına Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma
Şahin, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı
Agah Kafkas ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş’in yanı
sıra birçok davetli katıldı. Ev sahipliğini Ankara Üniversitesi
Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Prof.
Dr. Emine Özmete’nin yaptığı açılış istiklal karşı ve saygı duruşunun
ardından Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik dinleti ile
başladı.
"YAŞAMDA KALMA BEKLENTİMİZ SON 10 YILDA 5 YIL ARTTI"
Sağlık
Bakanlığı Bakan Yardımcısı Agah Kafkas, dünyada nüfusunun yüzde
15’inden fazlası yaşlı olan ülkelerde yaşlılık sorunu olduğun söyledi.
Türkiye’de65 yaş üstü oran kıyaslandığında bu oranın yüzde 7,5 civarında
olduğunu kaydeden Kafkas, "Henüz yüzde 15İ yakalamış değiliz. 10 yıldır
Türkiye’de sürdürülen ekonomik sosyal ve sağlık alanında yapılan
çalışmalar sonucu hayatta kalma beklenti süremiz kadınlarda 79
erkeklerde 74,7’ye yükseldi. Yaşamada kalma beklentimiz 10 yılda 5 yıl
arttı. Yaşamda kalma süremiz uzadıkça bundan sonra yaşlılıkla mücadele
katsayımız her gün artıyor.” dedi.
İçişleri Bakanı Muammer
Güler, Türkiye’nin tarihi boyunca çocuk ve yaşlıların korunmasına çok
önem verdiğini belirtti. Türkiye'nin kültüründe kökleşmiş olan sevgi ve
merhamet duygularının çocuk ve yaşlı haklarının aile davranışının odak
noktasın haline getirdiğini belirten Güler, "Bu nedenle ataya dedeye
saygı duyulmuş ve yaşlılar hep korunmuştur. Yaşlı ve güçsüzlere yardım
etmek inancımızın bir gereğidir. Kızılay ve Darülaceze gibi birçok kurum
kurulmuştur. Dünyada genç nüfus azalıyor ve yaşlı nüfus artıyor.
Övündüğümüz genç nüfustan giderek uzaklaşıyoruz hayatın bir gereği
olarak. ” şeklinde konuştu.
140 BİN YAŞLIMIZA EVDE BAKIM HİZMETİ VERİYORUZ
Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ailenin yanında çocuk, yaşlı
ve engelli politikasını önemsediklerini söyledi. Ailelerin ekonomik
olarak sorunu nedeni ile yaşlısına ve çocuğuna bakamadığı zaman bakanlık
olarak destek verdiklerini belirten Şahin, "Bu şekilde çocuk
politikamızda artık koğuş sisteminde tamamen çıktığımız yeni bir
Türkiye’de yaşıyoruz. Yaşlı politikamızda da koğuş sisteminden çıkarak
yeni eylem planı oluşturuyoruz. Oralarda ölümü bekleyen yaşlılar
istemiyoruz. O beyaz saçın getirdiği tecrübeyi yaşamla paylaşmayı
istiyoruz. O yüzden koğuş sisteminden ev sistemine geçiyoruz. 400 bin
kişiye evde bakım veriyoruz bunun 140 bini yaşlılarımıza. Önemli bir
ekonomik destek. Koğuş sisteminden ev sistemine geçtiğimiz çocuk evleri
varsa yaşlılarımız için de artık apartman dairelerinde koğuş sisteminden
çıkarılarak ev tipi yaşam alanlarına alınıyor. Mümkünse ailesinin
yanında ailesinin yanında mümkün olmuyorsa yaşamın içinde yaşayacağı
yalıtılmış kendi içinde sürekli birbirine hastalığını anlatan mutsuz
yaşlılardan çıkıp huzurlu mutlu yaşamın son nefesine kadar huzurlu
olacağı bir yer hazırlıyoruz.”
Anadolu Üniversitesi ile
yürüttüğümüz çalışma ile yaşlı bakımında neye ihtiyacımız var o yaşlının
durumu nedir, durumuna göre evinde yaşlı ailesine bakan insanlarımıza
eğitim vereceğiz." diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türkiye’nin kültür ve inanç değerlerine
olan bağlılığının yanı sıra sosyal devlet ilkesini güçlü olarak
yaşatması sebebiyle yaşlıları toplumda el üstünde tuttuğunu ifade etti.
Yaşlıların ailenin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydeden Erdoğan
şunları söyledi; "Ancak şehirleşmenin artması ile birlikte çekirdek aile
modelinin ön plana çıkması, hayat süresinin uzaması, sağlık
hizmetlerinin gelişmesi gibi pek çok sebeple bu durumun değişmeye
başladığını kabul etmeliyiz. Özellikle çalışan ebeveynlerin kendi
çocuklarının bakımları bile güçlükle yürüttükleri bir dönemde yaşlı anne
babalarının bakımını üstlenmeleri zorlaşmaktadır. Bu durum yaşlı
bakımının hızla ülkemizin gündemine girmesine neden oluyor. Eskiden
oldukça istisna olan yaşlıların bakıcı veya bakım evlerinde hayatlarını
sürdürmesi her geçen yıl yaygınlaşıyoruz. Buna paralel olarak devlette
yaşlıları koruyacak ve bakımlarını üstlenecek onları tekrar sosyal
hayata katacak toplum ile kaynaştıracak politikalar ve araştırmalar
geliştiriyor. Sürekli hastalığı olan bakımları zorlaşan yaşlılar için
evde bakın desteği uygulaması başarı sonuçlar verdi. Bu uygulanmadan 90
bin kişi faydalanıyor. Yaşlıların bakımı konusunda önemli müesseseler
olan kamuya ait huzurevi sayısı 109’a burada hizmet alan sayısı 11 bine
ulaştı. Yaşlıların huzurevleri yerine mümkünse çocuklarının yanında en
azından kendi evlerinde hayatlarını sürdürmelerinin daha insani olduğun
düşünüyorum. Bu bakımdan evde bakım desteğinin yaygınlaştırılmasının
faydalı olduğunu düşünüyorum. Evde bakım konusunda yetişmiş personel
ihtiyacının karşılanabilmesi için bu alanlardaki eğitim ağırlık
verilmeli, yaşam evleri ihtisaslaşmış bakım merkezleri gibi
uygulamalarda bu alandaki diğer kayda değer çalışmalardır.”
"YAŞLI BAKIMI VE TURİZMİ İLE İLGİLİ ÜLKEMİZİN PAZAR PAYI İMKANLARI ELE ALINACAK"
Farklı
ülkelerden ve ülkemizde çok sayıda bilim insanı, sivil toplum örgütü,
kurum ve kuruluş temsilcileri katılacağı toplantı kapsamında ülkemizde
ve dünyada bakım ve turizm odaklı olarak yaşlı refahı, yaşlı bakımı ve
turizmi ile ilgili olarak ülkelerin fırsat ve zorluklar ile ülkemizin bu
konudaki Pazar payı imkanları ele alınacak. ‘Yıllara Yaşam Katalım’
sloganıyla düzenlenen toplantıda ‘Yaşlılığa Genel Bakış’, ‘Yaşlı Bakımı
ve Turizmi’, ‘Yaşlı Bakımı ve Yaşlı Turizminde Uluslararası
Stratejiler’, ‘Yaşlı Bakımı ve Yaşlı Turizminde İşgücü ve İstihdam’,
‘Yaşlı Bakımı ve Yaşlı Turizminde Türkiye Dünya Yaşlılarına Ev Sahipliği
Yapabilir mi?’, ‘Yaşlılığın Geleceği’, ‘Yaşlı Turizminde Yeni
Yaklaşımlar’ ve ‘Yaşlı Bakımı ve Yaşlı Turizmine Sektörel Bakış’
başlıklarında konferanslar gerçekleştirilecek.
Konferanslarla iki gün boyunca sürecek olan toplantı Sonuç Bildirgesinin kamuoyuna açıklanması ile sona erecek.