Atina'da Ramazan, sorunlara rağmen sevinç ve dayanışmayla yaşanıyor
Yunanistan'ın başkenti Atina'da yaşayan farklı ülkelerden Müslümanlar, üç yıldır devam eden ağır ekonomik kriz, işsizlik ve kendi memleketlerindeki ciddi sıkıntılara rağmen Ramazan ayına
Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaşayan farklı ülkelerden Müslümanlar,
üç yıldır devam eden ağır ekonomik kriz, işsizlik ve kendi
memleketlerindeki ciddi sıkıntılara rağmen Ramazan ayına ulaşmanın
sevincini yaşıyor. Toplu iftarlar ve teravih namazları ile dayanışma ve
yardımlaşma mesajları veren Müslümanlar, 11 ayın sultanı Ramazan ayını
yarınlara daha güçlü hazırlanmak için bir şarj dönemi olarak görüyor.
Başta
Arap ülkeleri olmak üzere Balkanlar, Afrika ve Orta Doğu coğrafyasından
gelerek Atina'da ikamet eden on binlerce Müslüman, Ramazan ayının ilk
günlerinden itibaren toplu iftar sofraları ve akabinde kılınan teravih
namazları ile yardımlaşma ve kardeşlik duygularının daha yoğun yaşandığı
faaliyetlere ağırlık veriyor. Kriz sebebiyle Atina’daki sayıları azalan
Müslümanlar, Ramazan ayının ortalarına doğru toplu iftarlara olan
rağbetin artacağını düşünüyor.
Yunanistan'ı etkisi altına alan
ekonomik sıkıntıları iliklerine kadar hisseden müminler, 40 dereceye
varan sıcaklara rağmen, bodrum, garaj ve dairelerden dönüştürülmüş
yeraltı mescitlerinde ibadet ediyor. Çoğu penceresiz, havalandırma
sistemi ile klima kullanılması mümkün olmayan bodrum katlardaki yeraltı
mescitleri, kriz gerekçesiyle ülkeden ayrılanlar sebebiyle fark edilir
şekilde boşalmış. Müslümanlar, kullanılan vantilatörlerle serinlemeye
çalışıyor.
ATİNA’DA İFTAR VAKTİ
Orta Doğulu Müslümanlar
tarafından 2005 yılında kurulan ‘Çocuğa Yardım ve Destek için Yunan
Komitesi’, Atina merkezindeki 3 katlı binasının lokalinde toplu iftarlar
veriyor. Hazırlıklar, gün içerisinde kadınların evlerinde
hazırladıkları yemeklerin iftara kısa bir süre önce derneğe getirilmesi
ile tamamlanıyor. Daha sonra sofra kurmanın telaşına her yaştan Müslüman
itina ile yardımcı oluyor. Masalar kuruluyor. Servis tabakları
hazırlanıyor.
Orucunu açacaklar için hurma tabakları, su ve
içecek bardakları dolduruluyor. Bazı Müslümanlar Kâbe’den canlı
yayınları izlerken, bir kısmı ise dernekteki mescitte Kur'an-ı Kerim
okuyarak iftar vaktini bekliyor.
Ganalı bir Müslüman tarafından
okunan ezanın ilk cümlelerinin duyulmasıyla birlikte oruçlar hurma ve su
ile açılıyor. Dualar okunuyor. Daha sonra hep birlikte akşam namazı eda
ediliyor. Namazın ardından gençlerin de aralarında bulunduğu Filistin,
Mısır, Suriye, Lübnan ve Gana gibi farklı ülkelerden Müslümanlar, Arap
ve Orta Doğu mutfağından hazırlanan yemekleri servis tabaklarına alıyor.
Ardından iftara ulaşmanın sevinciyle renklenen sohbetler eşliğinde
yemeklerini afiyetle yiyor. Atina’daki Yargıtay’a yaklaşık 100 metre
uzaklıkta bulunan Gizi semtindeki ‘Çocuğa Yardım ve Destek için Yunan
Komitesi’nde verilen iftara 15 kadar kişi iştirak ediyor.
Menüde
farklı pirinç ve bulgur pilavı, etli ve sebzeli yemekler, kıymalı
makarna, tatlı ve meşrubat gibi zengin denebilecek yemek çeşitleri ikram
ediliyor. Yemek duasının ardından ise masalar toplanıyor. Ardından
ikram edilen çaylar eşliğinde sohbet faslına geçiliyor. Gece yatsı ve
teravih namazının kılınması ve dini sohbetler ile sona eriyor. Teravih
namazlarına, çocukların da iştirak etmesi çoğu bodrum katlarında bulunan
Atina’daki mescit ve derneklerindeki ibadet mekânlarına ayrı bir
güzellik katıyor.
BİNLERCE MÜSLÜMAN ÜLKEDEN AYRILDI
Atina’da
ikamet eden Lübnanlı gazeteci ve islam.gr sitesinin kurucularından
Shadi E. Ayoubi, Yunanistan’daki ekonomik kriz sebebiyle iş bulamayan
binlerce Müslüman’ın ülkeyi terk ettiğini söylüyor. Atina’da Ramazan’a
dair bilgi veren Ayoubi, şunları söyledi: "Ailelerden azı kaldı. Aileler
birbirini iftara davet ederek bir araya geliyor. İftardan sonra da hep
birlikte teravih namazına gidiliyor. Eğer burada yalnız isen iftar daha
da önemli hale geliyor. Bu akşam gördüğünüz gibi toplu iftarlar,
insanları bir araya getiriyor. Özellikle yemek yapmasını bilmeyenler ve
ihtiyaç sahipleri için çok büyük bir iş ifa ediyor. İftarını yapanlar
akşam ve teravih namazlarını kılarak yeni bir güne hazırlanmak için
evlerinin yolunu tutuyor. Atina’da klasik bir Ramazan böyle geçiyor.”
ATİNA’DA İSLAM GÖRÜNÜRDE YOK
Müslümanların
Atina’daki genel sorunlarının başında İslam’ın toplum ve kamu hayatında
görünmemesi olduğunun altını çizen gazeteci Shadi, "Atina’da caminin
olmaması bir sorun ancak ondan yüz defa daha önemli mesele bir
mezarlığın olmaması. Ölülerimizi gömecek bir yerimiz yok. Oysa ibadet
yapmak için Atina genelinde bulunan mescitlere giderek ya da evinde
görevini ifa edebilirsin. Ancak vefat eden bir yakının olduğunda onu
bırakamazsın.” ifadelerini kullanıyor.
Devletin cami yapması
durumunda belli bazı kriterlere uymayanların kapanabileceğine ilişkin
basına yansıyan haberlerin tedirginliğe sebep olup olmadığı şeklindeki
soru üzerine ise Shadi Ayoubi, bu konudaki kriterleri bilmediklerini
ancak daha çok ibadet için toplananların güvenliğine yönelik fiziki
şartların söz konusu olabileceğini söylüyor. "50 kişilik bir yere 100
kişinin toplanmaması gibi kriter bence de mantıklı” diyen Ayoubi, bu
konu gündeme geldiğinde belli bir geçiş süreci için zamana ihtiyaç
duyulacağını vurguluyor. Maddi anlamda zor durumdaki Müslümanların bu
mekânları istenen hale dönüştürmesinin zor olacağına dikkati çeken
Ayoubi, "Zira mevcut mescitleri ayakta tutabilmek için bile sıkıntı
yaşanıyor. İşsiz olan insanların her ay kira, elektrik ve su için 500
Euro toplaması bile çok zor. Ülkedeki kriz sebebiyle hem Yunanlar hem de
yabancılar sorun yaşıyor.” şeklinde konuşuyor.
DEVLET İSLAM’A DAİR OLUMLU YAKLAŞIM SERGİLEMELİ
Atina’daki
Müslümanların Yunan devleti ile ilişkileri üzerine değerlendirmelerde
bulunan Gazeteci Ayoubi, şunları söyledi: "Devlet ve özelde Din İşleri
Genel Sekreteri Yorgos Kalantzis ile oldukça iyi ilişkilerimiz var.
Sorunların çözümü için çaba gösteriyor. Makaleler kaleme alıyor. Mesele,
Yunanistan’da bu kadar yıl İslam’a dair olumsuz ve kayıtsız kalınan
sayfayı bir kişinin çevirip çeviremeyeceği. İnsanlarla diyalog kuruyor
ve gerçekten bu konularda çaba gösteriyor. İyi şeyler yaptı. Daha
fazlasını yapmak için arzusu var. Dediğim gibi bir kişi bütün bunları
yapabilir mi? Bir kişinin anlayışı yerine bütün bir devletin anlayışı
böyle olmalı.”
BAŞÖRTÜLÜ BAYANLARA AYRIMCILIK YAPILIYOR
Ülke
genelindeki ırkçı grupların saldırılarından bütün göçmenler gibi
Müslümanların da zarar gördiğini belirten Lübnanlı gazeteci Shadi
Ayoubi, yaşanan sorunları şöyle sıraladı: "Özellikle başörtülü bayanlar
çok ciddi saldırılara maruz kaldı. Bayanlara vuranlar ve küfür edenler
oldu. Hatta otobüslerden atıldılar. Eğer durakta bekleyen tek bir
başörtülü ya da siyahi bir kadın varsa otobüsler durmuyor bile. Bunlar
ciddi meseleler. Devlet bunları göz önünde bulundurmalı ve tedbir
almalı. Ayrımcılığa sıfır tolerans gösterilmeli.”
"ATİNA’DA TOPLU İFTARLAR SEVİNÇ ANIMIZ”
Yunanistan’da
23 yıldır ikamet eden Mısır kökenli Hüseyin Bey, Mısır’daki iftarlara
özlem duysa da Atina’da verilen toplu iftarlar ve çeşitli programlarla
günlerini değerlendirdiklerini söylüyor: "Atina’da Ramazan ayı, ülkem
Mısır’daki gibi değil ama bu mekân gibi yerlerde verilen toplu iftara
katılıyoruz. Zaman zaman ailelerimizi de getirerek birlikte iftar
yapıyoruz. Kaynaşıyoruz.”
"Ramazan birlikte olma ve sohbet etme
fırsatı da demek. İftar buna en güzel örnek” ifadelerini kullanan
Hüseyin Bey, "Atina’da Ramazan’ın en güzel anı şimdiki gibi iftar ile
teravih namazı kıldığımız zaman dilimidir. Allah’a bu mübarek ay
sebebiyle dua ediyoruz” diyerek Ramazan’ı değerlendirmeye çalıştıklarını
belirtiyor.
Ekonomik krizin önümüzdeki yıllarda da devam
edeceğine dair tahminler ve işsizlik sebebiyle bozulan morallerin
Ramazan ayının yardımlaşma ve sevgi boyutu ile telâfi edilmeye
çalışıldığına dikkati çeken Hüseyin, şöyle devam ediyor: "Ülkelerimizden
uzaktayız. Bu ayda yardımlaşarak birbirimize destek oluyoruz. Mescit,
dernek gibi çeşitli mekânlarda verilen iftarlarda toplanıyoruz.
Ülkemizdeki güzel anılarımızı yad ediyoruz. Ramazan, bizi bütün yıla
daha güçlü hazırlanmak için şarj ediyor.”
Hüseyin, Mısır’daki
son gelişmelerin ülkenin hayrına ve daha fazla can kaybına sebebiyet
vermeden sonuçlanması için dua ettiklerini sözlerine ilave etti.