<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Öne Çıkanlar</title>
         <link>https://www.dunyatimes.com/onecikanlar/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Kazablanka'da Uygun Fiyatlı Araç Kiralama: Banyolti Hizmet Ağını Genişletiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Fas'ın kalbi Kazablanka’yı keşfetmek artık hiç olmadığı kadar kolay ve ekonomik. Yerel uzmanlığıyla fark yaratan Banyolti Car, seyahat tutkunlarına sadece bir araç değil; konfor, güven ve tam bağımsızlık vaat ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[https://www.banyolti.com/en

Fas'ın kalbi Kazablanka’yı keşfetmek artık hiç olmadığı kadar kolay ve ekonomik. Yerel uzmanlığıyla fark yaratan Banyolti Car, seyahat tutkunlarına sadece bir araç değil; konfor, güven ve tam bağımsızlık vaat ediyor.

Havalimanında Sizi Karşılayan Ayrıcalık

Kazablanka Muhammed V Havalimanı’na indiğiniz anda tatiliniz başlıyor! Banyolti Car, kiralama süresine bağlı olarak sunduğu ücretsiz havalimanı teslimatı ile sizi karmaşık transfer süreçlerinden kurtarıyor. Üstelik 7 gün kesintisiz müşteri desteğiyle, yolculuğun her anında yanınızda hissedeceğiniz bir dost eli uzatıyor.

Depozito Çilesine Son: Esnek ve Güvenli Kiralama

Pek çok gezginin korkulu rüyası olan "kredi kartı bloke" ve "yüksek depozito" devri geride kalıyor. Kazablanka’nın dinamik acentesi, seçili araç modellerinde depozito veya teminat gerektirmeden kiralama imkânı sunarak sektöre yeni bir soluk getiriyor. Fiyatlar esnekliğini korurken, sunduğu ekonomik çözümlerle bütçe dostu seyahatin önünü açıyor.

Her İhtiyaca Uygun Geniş Araç Filosu

İster şehir içindeki dar sokaklarda kıvrak bir ekonomi sınıfı, ister ailenizle çıkacağınız uzun yollar için geniş bir SUV veya aile aracı... Banyolti Car’ın zengin filosunda otomatik vites seçeneklerinden lüks segmentlere kadar her zevke uygun bir seçenek mevcut. Üstelik tüm araçlar, sürpriz maliyetleri ortadan kaldıran tam sigorta güvencesiyle teslim ediliyor.

Neden Yerel Bir Acente Seçmelisiniz?

Küresel devlerin aksine, yerel acenteler çok daha uygun fiyatlar ve esnek hizmet politikaları sunar. Kazablanka’da özgürce ve rahatça seyahat etmek için tek yapmanız gereken; geçerli bir sürücü belgesi ve kimliğinizle önceden rezervasyonunuzu yaptırmak. Rezervasyon şartlarına bağlı ücretsiz iptal seçeneği ise planlarınız değişse bile sizi yarı yolda bırakmıyor.

Kazablanka'nın büyüleyici atmosferini, Fas’ın yerel gücü Banyolti Car ile keşfedin. Unutmayın; en iyi yolculuk, direksiyonun sizin elinizde olduğu yolculuktur!




]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/kazablanka-da-uygun-fiyatli-arac-kiralama-banyolti-hizmet-agini-genisletiyor-2848.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/kazablanka-da-uygun-fiyatli-arac-kiralama-banyolti-hizmet-agini-genisletiyor-2848.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/kazablanka-da-uygun-fiyatli-arac-kiralama-banyolti-hizmet-agini-genisletiyor-2848-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/kazablanka-da-uygun-fiyatli-arac-kiralama-banyolti-hizmet-agini-genisletiyor-2848.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/kazablanka-da-uygun-fiyatli-arac-kiralama-banyolti-hizmet-agini-genisletiyor/120088/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 18:22:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye ve Fas Arasında Güçlü Köprü: Rabat Tercüme ile İki Ülkede Kesintisiz Hizmet!]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye ve Fas Krallığı arasındaki ticari, hukuki ve sosyal ilişkiler her geçen gün derinleşirken; Rabat Tercüme ve Danışmanlık, iki ülke vatandaşlarının resmi işlemlerini kolaylaştıran stratejik bir merkez haline geldi. Yetkili isim Refik Mızrak önderliğinde sunulan hizmetler, Fas ve Türk vatandaşlarının her iki devlet makamındaki işlemlerini "sıfır hata" prensibiyle hızlandırıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye ve Fas Krallığı arasındaki ticari, hukuki ve sosyal ilişkiler her geçen gün derinleşirken; Rabat Tercüme ve Danışmanlık, iki ülke vatandaşlarının resmi işlemlerini kolaylaştıran stratejik bir merkez haline geldi. Yetkili isim Refik Mızrak önderliğinde sunulan hizmetler, Fas ve Türk vatandaşlarının her iki devlet makamındaki işlemlerini "sıfır hata" prensibiyle hızlandırıyor.
İki Devlet, Tek Uzmanlık: Fas ve Türkiye’de Resmi Belge Geçerliliği
Türkiye’de yaşayan Fas vatandaşları veya Fas’ta yerleşik Türk vatandaşları için bürokratik süreçler artık engel olmaktan çıkıyor. Rabat Tercüme; pasaport, kimlik, doğum belgesi ve adli sicil kaydı gibi kritik evrakları, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Fas Krallığı resmi makamlarının kabul edeceği yasal formatlarda hazırlıyor.
Mağrip ve Anadolu Arasında Hukuki ve Ticari Güvence
İki ülke arasındaki dış ticaret hacminin artmasıyla birlikte, şirket evrakları ve iş sözleşmelerinin doğruluğu hayati önem kazandı. Rabat Tercüme; vekaletnameler, dava dilekçeleri ve gayrimenkul alım-satım belgeleri gibi yüksek hassasiyet gerektiren dosyaları, her iki ülkenin hukuk sistemine (Terminolojisine) uygun şekilde tercüme ederek hak kayıplarının önüne geçiyor.
Fas ve Türk Vatandaşlarına Özel Danışmanlık: Evlilik ve Şirket Kurulumu
Rabat Tercüme, tercüme hizmetinin ötesine geçerek iki ülke arasında köprü kuran kapsamlı danışmanlık hizmetleri sunuyor:
Uluslararası Evlilik Süreçleri: Fas’ta evlenmek isteyen Türk vatandaşları veya Türkiye’de evlenecek Faslı çiftler için; evlenme ehliyet belgesi, bekarlık belgesi ve diğer idari prosedürler titizlikle yönetiliyor. Karşılaşılabilecek hukuki engeller Refik Mızrak’ın tecrübesiyle aşılıyor.
Karşılıklı Yatırım ve Firma Kurulumu: Fas’ta iş kurmak isteyen Türk girişimciler veya Türkiye pazarına girmek isteyen Faslı yatırımcılar için; şirket kurulumu, dosya hazırlığı ve resmi kurum takipleri profesyonel bir rehberlikle yürütülüyor.
Eğitim ve Sağlıkta Küresel Standartlar
Her iki ülkede eğitim görmek isteyen öğrenciler için diploma ve transkript tercümeleri, sağlık hizmetlerinden yararlanacak bireyler içinse sağlık raporu çevirileri, uluslararası geçerlilik standartlarında hazırlanarak süreçlerin aksamadan ilerlemesi sağlanıyor.
Rabat Tercüme ve Danışmanlık, Türkiye ve Fas Krallığı sınırları içerisindeki tüm resmi, hukuki ve ticari yolculuğunuzda Refik Mızrak tecrübesiyle her iki milletin de en güvenilir çözüm ortağı!




 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ve-fas-arasinda-guclu-kopru-rabat-tercume-ile-iki-ulkede-kesintisiz-hizmet-4962.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ve-fas-arasinda-guclu-kopru-rabat-tercume-ile-iki-ulkede-kesintisiz-hizmet-4962.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ve-fas-arasinda-guclu-kopru-rabat-tercume-ile-iki-ulkede-kesintisiz-hizmet-4962-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-ve-fas-arasinda-guclu-kopru-rabat-tercume-ile-iki-ulkede-kesintisiz-hizmet-4962.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/turkiye-ve-fas-arasinda-guclu-kopru-rabat-tercume-ile-iki-ulkede-kesintisiz-hizmet/120059/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 03:11:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cuma gecesi Mekke'deki Büyük Cami'nin Mataf ve Sa'i bölümlerinde aşırı kalabalık yaşandı]]></title>
			<description><![CDATA[Perşembe gecesi, Büyük Cami'ye çok sayıda hacı ve ibadet eden insan akın etti; Kabe'nin etrafındaki tavaf alanında aşırı kalabalık gözlemlenirken, Safa ile Merve arasındaki Sa'i bölgesinin zemin katında da belirgin bir kalabalık vardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Perşembe gecesi, Büyük Cami'ye çok sayıda hacı ve ibadet eden insan akın etti; Kabe'nin etrafındaki tavaf alanında aşırı kalabalık gözlemlenirken, Safa ile Merve arasındaki Sa'i bölgesinin zemin katında da belirgin bir kalabalık vardı.


Çok sayıda ziyaretçi, eşsiz bir manevi atmosferde tavaf, sa'i ve dua etmek için Mekke'deki Büyük Cami'ye akın etti; özellikle Ramazan'ın son on gününde, hacıların bu mübarek gecelerin faziletinden faydalanmak ve dua ile ibadetlerini artırmak istemeleri nedeniyle ziyaretçi sayısı daha da arttı.

İlgili makamlar, dünyanın farklı ülkelerinden gelen hacıların yoğun akını göz önüne alındığında, tavaf ve sa'i yapanların hareketlerini düzenlemek ve Haram bölgesindeki hareketlerini kolaylaştırmak için çalışmaktadır.


Yarın (Cuma) özellikle Müslümanların Kadir Gecesi'nin faziletini idrak etme çabaları nedeniyle ibadet edenlerin ve hacıların sayısının daha da artması bekleniyor; bu durum önümüzdeki birkaç gün içinde Mekke'deki Büyük Cami'nin içindeki yoğunluğu artırabilir.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/cuma-gecesi-mekke-deki-buyuk-cami-nin-mataf-ve-sa-i-bolumlerinde-asiri-kalabalik-yasandi-2998.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/cuma-gecesi-mekke-deki-buyuk-cami-nin-mataf-ve-sa-i-bolumlerinde-asiri-kalabalik-yasandi-2998.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/cuma-gecesi-mekke-deki-buyuk-cami-nin-mataf-ve-sa-i-bolumlerinde-asiri-kalabalik-yasandi-2998-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/cuma-gecesi-mekke-deki-buyuk-cami-nin-mataf-ve-sa-i-bolumlerinde-asiri-kalabalik-yasandi-2998.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/cuma-gecesi-mekke-deki-buyuk-cami-nin-mataf-ve-sa-i-bolumlerinde-asiri-kalabalik-yasandi/120052/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 05:06:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yılın En Renkli Sahnesi: Colors of Marketing, 9-10 Aralık'ta İstanbul'da Gerçekleşecek]]></title>
			<description><![CDATA[Fikirlerin renklerle, yeniliğin cesaretle, yaratıcılığın özgürlükle buluştuğu Colors of Marketing, pazarlama alanına yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla 9–10 Aralık’ta Maslak 42 Venue’de gerçekleşecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fikirlerin renklerle, yeniliğin cesaretle, yaratıcılığın özgürlükle buluştuğu Colors of Marketing, pazarlama alanına yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla 9–10 Aralık’ta Maslak 42 Venue’de gerçekleşecek.


Bu yıl Colors of Marketing sahnesi; sanatın estetiğini, yaratıcılığın enerjisini ve hikâyenin gücünü bir araya getirerek katılımcılara çok katmanlı bir deneyim sunacak. Yeni fikirlerin doğduğu, ezberlerin bozulduğu; yalnızca trendleri takip etmek yerine, trendleri yaratanların buluştuğu bir atmosfer katılımcıları bekliyor.

Pazarlamanın geleceğini şekillendirmek isteyenler için bir ilham merkezi olarak tasarlanan etkinlik, yaratıcılığın sınır tanımadığı yeni bir oyun alanı olarak konumlanıyor.  Bu yıl etkinliğin sunuculuğunu oyuncu ve tiyatro sanatçısı Hakan Bilgin üstlenecek. Sinan Canan, Melis İşiten, Somer Sivrioğlu, Arda Öztaşkın, Sinan Özkök, Emrah Ablak ve Yağız Sabuncuoğlu gibi farklı disiplinlerden birçok değerli isim de sahnede olacak. Toplamda 35’ten fazla konuşmacının yer alacağı ve Public Etkinlik tarafından düzenlenen etkinliğin ana sponsorları ise Citroën ve MARS.




Organizasyonun küratörü Hüseyin Sayın: “Colors of Marketing’i; duyguların, verinin ve yaratıcılığın kesiştiği, sadece bağlantıların değil, bağların da kurulacağı bir ekosistem olarak tasarladık. Amacımız yalnızca trendleri izleyen bir yapı kurmak değil; pazarlama alanında yeni düşünce yolları açmak.

Bu platformda sınırları aşmak, normları sorgulamak ve farklı disiplinleri ortak bir ilham ruhunda buluşturmak için bir aradayız. Tutkuyla kurguladığımız yılın en renkli sahnesi; ilhamın, enerjinin ve yeni fikirlerin buluşma alanı olacak. İlk yılımızın teması “Yeni Yollar Aç”, bu vizyonun da bir yansıması olarak doğdu. Cesur, çizgi dışı bir ruhla Türkiye’de pazarlama ve iletişim dünyasına yeni bir soluk getirmek istiyoruz” dedi. 


Colors of Marketing, pazarlamanın dönüşen dünyasında fikirlerin, duyguların ve teknolojinin kesişim noktasında yeni ve renkli bir alan açıyor. Bu platform, markaları, yaratıcı zihinleri ve vizyoner liderleri aynı çatı altında buluşturarak sektörün geleceğine anlamlı katkılar sağlamayı hedefliyor.


Etkinliğin detaylarına www.colorsofmarketing.org adresinden ulaşabilirsiniz.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/yilin-en-renkli-sahnesi-colors-of-marketing-9-10-aralik-ta-istanbul-da-gerceklesecek-3159.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/yilin-en-renkli-sahnesi-colors-of-marketing-9-10-aralik-ta-istanbul-da-gerceklesecek-3159.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/yilin-en-renkli-sahnesi-colors-of-marketing-9-10-aralik-ta-istanbul-da-gerceklesecek-3159-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/yilin-en-renkli-sahnesi-colors-of-marketing-9-10-aralik-ta-istanbul-da-gerceklesecek-3159.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/yilin-en-renkli-sahnesi-colors-of-marketing-9-10-aralik-ta-istanbul-da-gerceklesecek/119886/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 23:29:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Suriye’de Toplu Mezar: Esad Döneminde Katledilen Binlerce Sivilin Kayıp Cesetleri Bulundu]]></title>
			<description><![CDATA[Suriye’deki toplu mezarlar, eski rejim lideri Beşar Esad’ın iktidarı döneminde işlenen insanlık suçlarının boyutunu gözler önüne seriyor. Ülkedeki yeni incelemeler, binlerce kişinin gözaltı ve işkence sonucu hayatını kaybettiğini ve çoğunun hala kayıp olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Suriye’deki toplu mezarlar, eski rejim lideri Beşar Esad’ın iktidarı döneminde işlenen insanlık suçlarının boyutunu gözler önüne seriyor. Ülkedeki yeni incelemeler, binlerce kişinin gözaltı ve işkence sonucu hayatını kaybettiğini ve çoğunun hala kayıp olduğunu ortaya koyuyor.

ABD merkezli Suriye Acil Durum Görev Gücü (SETF) yetkilisi Mouaz Moustafa, Şam’ın doğusundaki Qutayfah bölgesinde yüzbinlerce cesedin gömülü olabileceğini belirtiyor. Moustafa, bölgede yaptığı incelemelerde 6-7 metre derinliğinde ve 3-4 metre genişliğinde hendekler bulunduğunu, bu alanlara haftalık olarak çok sayıda cesedin taşındığını aktardı.

Toplu mezarlarda işkence izleri taşıyan cesetler, çoğunlukla yalnızca göğüs veya alınlarına kazınan numaralarla tanımlanabiliyor. SETF, Suriye’de en az sekiz toplu mezar alanının tespit edildiğini ve uluslararası uzmanların yardımıyla bu cesetlerin çıkarılması ve kimliklerinin belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

BM ve ABD yetkilileri, toplu mezarların belgelenmesi ve kayıp kişilerin ailelerine hesap verebilirlik sağlanması için çalışmalara devam ettiklerini açıkladı. BM Suriye Özel Temsilciliği, ailelerin adalet arayışını destekleyecek şekilde gözaltı ve mezar alanlarının kayıt altına alınmasının önemini belirtti.

Kayıp yakınları, Esad rejimi döneminde çocuklarının ve sevdiklerinin akıbetini hâlâ bilmiyor. İdlib’den İsveç’e göç eden Hazem Dakel, amcası ve kardeşinin gözaltına alındıktan sonra kaybolduğunu ve resmi makamlarca ölümlerinin kabul edilmediğini aktardı.

Ülkede rejim değişikliğinin ardından bir nebze rahatlama olsa da, kayıp ailelerinin acısı hâlâ taze. Dakel, “Rejim düştü ama çocuklarımız nerede sorusu hâlâ cevapsız” diyerek duygularını paylaştı.

Bu yeni bulgular, Suriye’deki savaşın sadece fiziksel yıkım değil, aynı zamanda derin toplumsal travmalar bıraktığını gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/10/suriye-de-toplu-mezar-esad-doneminde-katledilen-binlerce-sivilin-kayip-cesetleri-bulundu-6026.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/10/suriye-de-toplu-mezar-esad-doneminde-katledilen-binlerce-sivilin-kayip-cesetleri-bulundu-6026.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/10/suriye-de-toplu-mezar-esad-doneminde-katledilen-binlerce-sivilin-kayip-cesetleri-bulundu-6026-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/10/suriye-de-toplu-mezar-esad-doneminde-katledilen-binlerce-sivilin-kayip-cesetleri-bulundu-6026.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/suriye-de-toplu-mezar-esad-doneminde-katledilen-binlerce-sivilin-kayip-cesetleri-bulundu/119833/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 15:16:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Leonardo DiCaprio, Tel Aviv yakınlarındaki lüks tatil köyüne yaptığı yatırım nedeniyle eleştiriliyor]]></title>
			<description><![CDATA[Ünlü Amerikalı oyuncu ve Birleşmiş Milletler Barış Elçisi Leonardo DiCaprio, Tel Aviv yakınlarında lüks bir tatil köyüne yatırım yaptığına dair haberlerin ardından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde yoğun eleştirilere maruz kaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ünlü Amerikalı oyuncu ve Birleşmiş Milletler Barış Elçisi Leonardo DiCaprio, Tel Aviv yakınlarında lüks bir tatil köyüne yatırım yaptığına dair haberlerin ardından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde yoğun eleştirilere maruz kaldı.

Haberlere göre, proje 51 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor ve Herzliya Marina’da, 14 katlı ve 365 odalı bir oteli içeriyor.

DiCaprio, “Hajaj Grubu” ve Cohen kardeşlerle ortak olduğu projede %10’luk bir hisseye sahip.

Bu yatırım, sosyal medyada öfke dalgasına ve eleştirilere yol açtı. Oyuncu, Gazze Şeridi’nde devam eden soykırım sırasında İsrail’e ekonomik destek sağlamakla suçlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/leonardo-dicaprio-tel-aviv-yakinlarindaki-luks-tatil-koyune-yaptigi-yatirim-nedeniyle-elestiriliyor-1810.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/leonardo-dicaprio-tel-aviv-yakinlarindaki-luks-tatil-koyune-yaptigi-yatirim-nedeniyle-elestiriliyor-1810.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/leonardo-dicaprio-tel-aviv-yakinlarindaki-luks-tatil-koyune-yaptigi-yatirim-nedeniyle-elestiriliyor-1810-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/leonardo-dicaprio-tel-aviv-yakinlarindaki-luks-tatil-koyune-yaptigi-yatirim-nedeniyle-elestiriliyor-1810.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/leonardo-dicaprio-tel-aviv-yakinlarindaki-luks-tatil-koyune-yaptigi-yatirim-nedeniyle-elestiriliyor/119687/</link>
			<pubDate>Sat, 02 Aug 2025 23:59:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uluslararası Kriz Grubu: Gazze'de Kıtlık Kaçınılmaz, Kitlesel Açlık Felaketi Derinleşiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Uluslararası Kriz Grubu, İsrail'in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukanın yol açtığı insani felakete dikkat çekerek, bölgede tam teşekküllü bir kıtlığın eşiğinde olunduğu uyarısında bulundu. Grup tarafından yayınlanan son raporda, Gazze’de kıtlık ilanı için gerekli olan üç temel BM göstergesinden ikisinin aşıldığı ve felaketin artık bir ihtimal değil, hızlıca kötüleşen bir gerçeklik olduğu vurgulandı.Uluslararası Kriz Grubu, İsrail'in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukanın yol açtığı insani felakete]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[New York – Filistin Bilgi Merkezi:
Uluslararası Kriz Grubu, İsrail'in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukanın yol açtığı insani felakete dikkat çekerek, bölgede tam teşekküllü bir kıtlığın eşiğinde olunduğu uyarısında bulundu. Grup tarafından yayınlanan son raporda, Gazze’de kıtlık ilanı için gerekli olan üç temel BM göstergesinden ikisinin aşıldığı ve felaketin artık bir ihtimal değil, hızlıca kötüleşen bir gerçeklik olduğu vurgulandı.

Kriz Grubu uzmanları Robert Blecher ve Chris Newton, Birleşmiş Milletler'in mevcut raporlarına dayanarak, acil ve kapsamlı bir insani müdahale olmazsa kıtlığın neredeyse kaçınılmaz hale geleceğini belirtti. Gazze'de kitlesel açlık tehdidinin arttığı ve İsrail'in uyguladığı erzak kısıtlama politikalarının, sivillerin hayatını tehdit eden bir krize dönüştüğü kaydedildi.



BM Kriterleri Aşıldı, Çocuklarda Açlık Alarm Veriyor

Grubun raporunda, BM Entegre Gıda Güvenliği Faz Sınıflandırması (IPC) verilerine göre, Gazze’deki hanelerin dörtte birinin ciddi gıda tüketim açığı yaşadığı, çocuklarda akut yetersiz beslenme oranının yüzde 16,5’e ulaştığı belirtildi. Bu oran, uluslararası kıtlık eşiğini aşmış durumda. Ölüm oranlarına ilişkin veri toplamada yaşanan zorluklara rağmen, yerel hastaneler onlarca kişinin açlık, susuzluk ve ishal nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildiriyor.



Gazze İnsani Yardım Vakfı: Çözüm Mü, Krizi Derinleştiren Bir Araç Mı?

ABD-İsrail koordinasyonunda kurulan ve merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Gazze İnsani Yardım Vakfı’nın, yardım dağıtım süreçlerinde başarısız olduğu ve hatta kriz koşullarını ağırlaştırdığı ifade ediliyor. Analistler, yardım noktalarının İsrail güçlerinin gözetiminde kaos, şiddet ve ölümlere sahne olduğunu, özellikle Gazze'nin kuzeyinde insani durumun tam bir çöküşe doğru gittiğini vurguladı.

Sistematik Abluka ve Süregelen Kriz Döngüsü

Rapora göre, mevcut insani krizin kökeni, Ekim 2023’ten bu yana uygulanan sistematik ve çok katmanlı abluka politikalarına dayanıyor. İsrail'in üç dalga halinde yürüttüğü bu abluka, 2,1 milyonluk Gazze nüfusunu kalıcı bir açlık tehdidiyle karşı karşıya bıraktı. Yardımların kısıtlı olarak artırılması ise sadece uluslararası baskıların geçici bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 27 Temmuz’da bazı yardım kısıtlamalarını hafifleteceğini açıklaması da, Kriz Grubu'na göre daha önce defalarca tekrarlanmış “yalancı bahar” senaryolarının bir yenisi olarak görülüyor. Sınırlı açılımlar kısa sürede etkisizleşiyor ve temel yardım akışında kalıcı bir iyileşme sağlanamıyor.



Uluslararası Müdahale Çağrısı: Zaman Daralıyor

Uluslararası Kriz Grubu’nun raporu, Gazze'deki açlık felaketinin her geçen gün daha vahim bir hal aldığını ve uluslararası müdahalenin hâlâ yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Raporda, bu gidişatın devam etmesi durumunda önümüzdeki haftalarda ölüm sayısında dramatik bir artış yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.

Gözlemciler, Gazze’nin tam anlamıyla çöküşün eşiğinde olduğunu ve bu felaketi durdurmanın tek yolunun, derhal ve kapsamlı bir insani müdahale ile birlikte çatışmaların sonlandırılması olduğunu ifade ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/uluslararasi-kriz-grubu-gazze-de-kitlik-kacinilmaz-kitlesel-aclik-felaketi-derinlesiyor-2619.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/uluslararasi-kriz-grubu-gazze-de-kitlik-kacinilmaz-kitlesel-aclik-felaketi-derinlesiyor-2619.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/uluslararasi-kriz-grubu-gazze-de-kitlik-kacinilmaz-kitlesel-aclik-felaketi-derinlesiyor-2619-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/08/uluslararasi-kriz-grubu-gazze-de-kitlik-kacinilmaz-kitlesel-aclik-felaketi-derinlesiyor-2619.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/uluslararasi-kriz-grubu-gazze-de-kitlik-kacinilmaz-kitlesel-aclik-felaketi-derinlesiyor/119674/</link>
			<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 01:27:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Apple, Yapay Zeka Teknolojisini Geliştiricilere Sunuyor ve Yeni İşletim Sistemi Güncellemeleri Duyuruyor]]></title>
			<description><![CDATA[Apple, Pazartesi günü yaptığı açıklamayla, şirketin yapay zeka teknolojisini geliştiricilere açacağını ve işletim sistemlerinde önemli bir yenileme yapacağını duyurdu. Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda (WWDC) yapılan sunumda, Apple’ın rakiplerinden farklı olarak, yapay zeka alanındaki yeniliklerin daha çok günlük yaşamı iyileştirmeye yönelik kademeli gelişmeler üzerine odaklanacağı vurgulandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Apple, Pazartesi günü yaptığı açıklamayla, şirketin yapay zeka teknolojisini geliştiricilere açacağını ve işletim sistemlerinde önemli bir yenileme yapacağını duyurdu. Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda (WWDC) yapılan sunumda, Apple’ın rakiplerinden farklı olarak, yapay zeka alanındaki yeniliklerin daha çok günlük yaşamı iyileştirmeye yönelik kademeli gelişmeler üzerine odaklanacağı vurgulandı.

Apple’ın Yazılım Şefi Craig Federighi, şirketin Siri gibi özelliklerde kullandığı yapay zeka modelini üçüncü taraf geliştiricilere sunduklarını açıkladı. Federighi, bu tür yeniliklerin zaman alabileceğini belirterek, "Siri’deki iyileştirmelerin kaliteli bir seviyeye ulaşması için daha fazla zamana ihtiyacı vardı" dedi. Apple, geliştiricilerin uygulamaları nasıl geliştirebileceğine dair bir örnek olarak, Image Playground uygulamasına OpenAI’nin ChatGPT’sinden görüntü oluşturma özelliğini eklediğini açıkladı. Ayrıca, kullanıcı verilerinin OpenAI ile paylaşılmadığının altı çizildi.

Konferansta dikkat çeken diğer bir gelişme ise Apple’ın işletim sistemlerinde yapacağı tasarım değişiklikleriydi. Federighi, tüm Apple işletim sistemlerinde "sıvı cam" adı verilen, şeffaf ikonlar ve menüler içeren bir tasarımın uygulanacağını duyurdu. Bu değişikliğin, Apple cihazlarının daha güçlü çiplere sahip olması sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Apple, aynı zamanda işletim sistemi isimlendirme sistemini de değiştireceğini açıkladı. Artık her işletim sistemi versiyonuna ardışık numaralar yerine yıl ismi verilecek. Bu adım, Apple’ın farklı cihazlar için farklı zamanlarda başlatılan işletim sistemlerinin isimlendirilmesindeki kafa karışıklığını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Diğer yeni özellikler arasında, iPhone’ların bilinmeyen numaralardan gelen aramaları otomatik olarak yanıtlayarak arayan kişiye amacını sorma fonksiyonu yer alıyor. "Çağrı Tarama" özelliği, arayan kişinin amacını belirttikten sonra iPhone, aramanın amacını döküm halinde göstererek kullanıcıya bildirecek.

Apple ayrıca telefon görüşmelerine canlı çeviri ekleyeceğini ve geliştiricilerin bu özelliği kendi uygulamalarına entegre edebilmelerini sağlayacaklarını açıkladı. Önemli bir not ise, canlı çevirinin çalışabilmesi için her iki tarafın da iPhone’a sahip olmasına gerek olmayacağıydı.

Son olarak, Apple’ın Görsel Zeka uygulaması, kullanıcıların telefon kameralarını belirli nesnelere doğrultarak benzer ürünleri bulmalarına yardımcı olacak. Örneğin, internet üzerinden bir ceket gören bir kullanıcı, bu özelliği kullanarak iPhone'u aracılığıyla benzer ceketleri satışı yapılan mağazalarda bulabilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/06/apple-yapay-zeka-teknolojisini-gelistiricilere-sunuyor-ve-yeni-isletim-sistemi-guncellemeleri-duyuruyor-64.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/06/apple-yapay-zeka-teknolojisini-gelistiricilere-sunuyor-ve-yeni-isletim-sistemi-guncellemeleri-duyuruyor-64.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/06/apple-yapay-zeka-teknolojisini-gelistiricilere-sunuyor-ve-yeni-isletim-sistemi-guncellemeleri-duyuruyor-64-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/06/apple-yapay-zeka-teknolojisini-gelistiricilere-sunuyor-ve-yeni-isletim-sistemi-guncellemeleri-duyuruyor-64.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/apple-yapay-zeka-teknolojisini-gelistiricilere-sunuyor-ve-yeni-isletim-sistemi-guncellemeleri-duyuruyor/119657/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 22:43:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Üst düzey ABD ve Çin yetkilileri ticaret konusunu görüşmek üzere İsviçre'de bir araya gelecek, diyor Washington]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'in bu hafta sonu İsviçre'de Çin'in en üst düzey ekonomi yetkilisiyle bir araya geleceği bildirildi. Her iki yetkilinin bakanlıkları da Salı günü yaptığı açıklamada, bu görüşmenin ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin başta olmak üzere diğer büyük ticaret ortaklarına yönelttiği gümrük vergisi saldırısıyla ilgili müzakerelerin başlangıç ​​noktası olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer'in bu hafta sonu İsviçre'de Çin'in en üst düzey ekonomi yetkilisiyle bir araya geleceği bildirildi. Her iki yetkilinin bakanlıkları da Salı günü yaptığı açıklamada, bu görüşmenin ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin başta olmak üzere diğer büyük ticaret ortaklarına yönelttiği gümrük vergisi saldırısıyla ilgili müzakerelerin başlangıç ​​noktası olduğunu belirtti.
ABD Ticaret Temsilciliği ve Hazine Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Greer ve Bessent'in Perşembe günü Cenevre'ye birlikte seyahat edeceği ve ayrıca karşılıklı ticaret konusunda müzakereleri görüşmek üzere İsviçre Cumhurbaşkanı Karin Ketter-Sutter ile bir araya geleceği belirtildi.

Açıklamada, toplantıya Pekin'den katılacak Çinli yetkililerin isimleri yer almazken, heyette ülkenin baş ticaret müzakerecisi olarak görev yapan Başbakan Yardımcısı He Lifeng'in de yer alması bekleniyor.

Greer'in ofisi, "[ABD Başkanı Donald] Trump'ın talimatıyla, karşılıklılık sağlamak, yeni pazarlar açmak ve Amerika'nın ekonomik ve ulusal güvenliğini korumak için ticaret ilişkilerimizi yeniden dengelemek üzere ülkelerle müzakere ediyorum" dedi. "Bazı meslektaşlarımla üretken toplantılar yapmayı ve çok taraflı konularda ABD çıkarlarını ilerletmek için gayretle çalışan Cenevre'deki ekibimi ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/ust-duzey-abd-ve-cin-yetkilileri-ticaret-konusunu-gorusmek-uzere-isvicre-de-bir-araya-gelecek-diyor-washington-1652.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/ust-duzey-abd-ve-cin-yetkilileri-ticaret-konusunu-gorusmek-uzere-isvicre-de-bir-araya-gelecek-diyor-washington-1652.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/ust-duzey-abd-ve-cin-yetkilileri-ticaret-konusunu-gorusmek-uzere-isvicre-de-bir-araya-gelecek-diyor-washington-1652-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/ust-duzey-abd-ve-cin-yetkilileri-ticaret-konusunu-gorusmek-uzere-isvicre-de-bir-araya-gelecek-diyor-washington-1652.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/ust-duzey-abd-ve-cin-yetkilileri-ticaret-konusunu-gorusmek-uzere-isvicre-de-bir-araya-gelecek-diyor-washington/119647/</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2025 02:23:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hindistan'ın saldırganlığı bölgesel barışı tehlikeye attı]]></title>
			<description><![CDATA[İSLAMABAD : Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, Hindistan'ın Pakistan topraklarına düzenlediği füze saldırılarını sert bir dille kınayarak, bu eylemin bölgesel barışı tehlikeye attığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İSLAMABAD : Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, Hindistan'ın Pakistan topraklarına düzenlediği füze saldırılarını sert bir dille kınayarak, bu eylemin bölgesel barışı tehlikeye attığını söyledi.
"Pakistan, Pakistan'ın egemenliğini, BM Şartı'nı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal eden Hindistan'ın saldırganlığını şiddetle kınıyor," dedi Salı günü geç saatlerde sosyal medya platformu X'te.
Başbakan Yardımcısı, Hindistan'ın saldırganlığının "bölgesel barışı tehlikeye attığını" söyledi.
Pakistan'ın BM Şartı'nın 51. Maddesi uyarınca yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu ve savunma amaçlı önlemler alacağına söz verdiğini söyledi.
"Egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü her şekilde koruyacağız," dedi.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/hindistan-in-saldirganligi-bolgesel-barisi-tehlikeye-atti-445.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/hindistan-in-saldirganligi-bolgesel-barisi-tehlikeye-atti-445.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/hindistan-in-saldirganligi-bolgesel-barisi-tehlikeye-atti-445-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/05/hindistan-in-saldirganligi-bolgesel-barisi-tehlikeye-atti-445.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/hindistan-in-saldirganligi-bolgesel-barisi-tehlikeye-atti/119645/</link>
			<pubDate>Wed, 07 May 2025 02:07:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Özgürlük Yolunda Ölmek: Kuzeye Dönüş Büyük Yürüyüşünden Sahneler]]></title>
			<description><![CDATA[Yaşlı bir Filistinli adam eve dönüş yolculuğunda öldü, bir diğeri ise sevinçten çığlıklar atıp alkışladı ve şarkı söyledi. Genç bir çocuk, Nakba'yı tersine çevirmek için ilk adımları atarken büyük büyükbabasının elini nazikçe tuttu. Küçük bir kız şiir okudu. Bugün Gazze böyleydi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yaşlı bir Filistinli adam eve dönüş yolculuğunda öldü, bir diğeri ise sevinçten çığlıklar atıp alkışladı ve şarkı söyledi. Genç bir çocuk, Nakba'yı tersine çevirmek için ilk adımları atarken büyük büyükbabasının elini nazikçe tuttu. Küçük bir kız şiir okudu. Bugün Gazze böyleydi.

Filistinliler, tarihi Filistin'deki evlerinden etnik olarak temizlendiğinde, pek çoğu görünüşte bitmeyen yolculukları sırasında hayatını kaybetti.

Bazıları yol boyunca konuşlanmış Siyonist keskin nişancılar tarafından öldürülürken, diğerleri bitkinlik, açlık ve susuzluğa yenik düştü. Bir grup, birçok kurtulanın Nakba mültecileriyle yıllarca röportaj yaparken anlattığı bir şeyden öldü: "kırık kalpler" olarak bilinen bir durum. O dönemde birçok mülteci tarafından görülen bu "rahatsızlık", genellikle ölümcüldü ve büyük kayıplar yaşayanları etkiliyordu.

'Kırık kalp' hastalığı, atalarının köylerinden ve kasabalarından kaçtıktan kısa bir süre sonra ölen birçok Nakba kurtulanına eşlik etti. Gazze, Batı Şeria ve Orta Doğu'da mülteci olarak yaşamaya zorlanan bu kişilerin ruhu, yerinden edilmenin travmasıyla ezildi.

Filistin sürgününün tarihinde ilk kez, bir milyon Filistinli -27 Ocak 2025'ten başlayarak- 'geri döndü.' Ancak, tarihi Filistin'deki (bugünkü İsrail) orijinal köylerine ve kasabalarına geri dönmediler. Bunun yerine, savaşın ilk günlerinde başlayan devam eden İsrail soykırımı ortasında kaçmak zorunda kaldıkları Kuzey Gazze'ye geri döndüler.

Dışarıdan yardım gelmeden ve Arap orduları kurtarmaya gelmeden -Nakba neslinin bir zamanlar umduğu gibi- bu mülteciler kendi dayanıklılıkları ve direnişleri sayesinde geri döndüler. Bu gün Filistin tarihinde Filistinli mülteciler için Geri Dönüş Hakkı'nın gerçekleştirilmesine doğru atılan ilk adım olarak hatırlanacak. Bu dünyayı sarsan bir an.

Ancak yaşlı bir Filistinli adam yolculuğu tamamlayamadı. Zayıf bedeninin izin verdiği kadar yürüdü, eski bastonu pek destek sağlamadı. Bir noktada kalbi onu yarı yolda bıraktı ve yere yığıldı. Ailesi onun etrafında toplandı, elini nazikçe okşadı, belki de toplu sevgi ve dualarının onu hayata döndüreceğini umuyorlardı.

Bu yaşlı Filistinli mültecinin dokunaklı hikayesinde, sürgünün orada sona ermesi gerekiyordu. O, sürgünün korkunç yolunda güneye doğru yolculuk ederken değil, kuzeyde, Filistin'deki orijinal köyünün yakınında öldü.
-------------------------------


He died of exhaustion on his way to his destroyed home in Gaza. Allah called him to his eternal home instead. He looks so much like the soul of our soul Khaled Nabhan ????. pic.twitter.com/AoUYRGrp57
— Dr. Omar Suleiman (@omarsuleiman) January 27, 2025


-------------------------------
Küçük bir arabaya bindirilen başka bir yaşlı Filistinli kadın yolculuktan sağ kurtuldu. Sesindeki neşe, bitmeyen alkışlar ve ulumalar onu saran kaotik mutluluğu yansıtıyordu. Mesaj alındı ​​ve 1948'de Filistin'den kovulduğunda henüz çocuk olan bir kadının bu nadir anını belgeleyen bir video, onun gibi milyonlarca mülteci için olası bir mutlu son öneriyordu.
-------------------------- 


An elderly woman is overjoyed and filled with happiness as displaced Palestinians return to northern Gaza after 15 months of displacement, singing traditional Palestinian folk songs. pic.twitter.com/KB4JxMOCh8
— Quds News Network (@QudsNen) January 27, 2025


---------------------------
Sonra büyük büyükbaba ve onun büyük torunu vardı. Yaşlı adam, yaşla öyle eğilmişti ki Gazze'nin toprağını öpmeye hazır gibi görünüyordu, hala ayak uyduruyordu. Güçlü ve hayat dolu genç oğlan, adamın ellerini tutuyordu, aileleri Gazze'nin kuzeyindeki yıkılmış kasabalarına geri dönerken kurtardıkları birkaç parça giysiyi taşıyordu.

 

Hiçbir sanatsal temsil o görüntünün gücünü yakalayamazdı. Hiçbir kelime yeterli olamazdı. Üzerinde düşünmeye değer hiçbir nesil farkı yoktu. Adam Nakba sırasında bir çocuktu ve çocuk Filistinlilerin eve dönüş yolculuğuna öncülük edecek adam olacak—zaten başlamış olan bir yolculuk.
----------------------------


A little child holds the hand of his grandfather whilst returning to the north of Gaza. pic.twitter.com/ZhwNpjP6LR
— Eye on Palestine (@EyeonPalestine) January 27, 2025


-----------------------------
Sonunda Gazzeli genç bir kız bir şiir yazdı ve bunu onlarca kişiyle birlikte bu tarihi anı belgeleyen bir gazeteciye hevesle okudu. Küçük kız dizelerini paylaşırken bir grup kadın ve çocuk gururla gülümseyerek arkasında durdu. İşte sözlerinden bazıları:

 

Ben Filistinli bir kızım ve bundan gurur duyuyorum.

Ben Filistinli bir kızım ve bundan gurur duyuyorum.

Ben güçlü, dirençli Filistinli kızım

Kahramanların kızı, Gazze'nin kızı,

Özgürlükler ülkesi.

Utançtan ziyade ölümü tercih eden bizler,

Sebze yemeyen Gazze halkı,

Çünkü aldatıcı Siyonistler

Bizi evlerimizden kovdular,

Ve kalplerimizde bir devrimi ateşledi,

Fırtına gibi, yanardağ gibi.

Ve bugün zafer günüdür,

Eve döndüğümüz gün.

Evlerimizi yeniden inşa etmek için Gazze'ye geri dönüyoruz

Ve zincirlerimizi kır.

Ben Filistinli bir kızım ve bundan gurur duyuyorum.
------------------------------


“I am Palestinian and proud” …a Palestinian girl from Gaza delivers a poem she wrote herself, expressing her joy at returning to the north. pic.twitter.com/PHsNp0GRoQ
— Eye on Palestine (@EyeonPalestine) January 27, 2025


----------------------------
(Filistin Günlüğü)
palestinechronicle
 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/ozgurluk-yolunda-olmek-kuzeye-donus-buyuk-yuruyusunden-sahneler-4565.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/ozgurluk-yolunda-olmek-kuzeye-donus-buyuk-yuruyusunden-sahneler-4565.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/ozgurluk-yolunda-olmek-kuzeye-donus-buyuk-yuruyusunden-sahneler-4565-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/ozgurluk-yolunda-olmek-kuzeye-donus-buyuk-yuruyusunden-sahneler-4565.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/ozgurluk-yolunda-olmek-kuzeye-donus-buyuk-yuruyusunden-sahneler/119639/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Jan 2025 02:00:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İsrail Yayın Kurumu: Hamas, Serbest Bırakılan İsrailli Kadın Mahkumlara Hatıra Hediyeleri Verdi]]></title>
			<description><![CDATA[İsrail’in resmi yayın kurumu, Hamas’ın Pazar günü serbest bıraktığı üç İsrailli kadın mahkuma, ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında hatıra hediyeleri verdiğini bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İsrail’in resmi yayın kurumu, Hamas’ın Pazar günü serbest bıraktığı üç İsrailli kadın mahkuma, ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında hatıra hediyeleri verdiğini bildirdi.

Kurum, “Üç İsrailli kadın mahkum, Hamas tarafından kendilerine verilen hatıra hediyeleriyle İsrail’e ulaştı” dedi.

Hediyelerin, Gazze Şeridi’nin bir haritasını, esaret dönemlerine ait fotoğrafları ve bir takdir belgesini içerdiği belirtildi.

Pazar günü erken saatlerde, İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Hamas’ın Gazze Şeridi’nden serbest bıraktığı üç kadın mahkumu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ekiplerinden teslim aldığını duyurdu.

Teslim sırasında, serbest bırakılan İsrailli kadın mahkumların iyi durumda oldukları görüldü. Bu durum, İsrail’in daha önce serbest bıraktığı Filistinli mahkumların aksine dikkat çekti. Filistinli mahkumların birçoğu, işkence, kötü muamele ve açlık belirtileri taşırken, bazıları psikolojik olarak yıpranmış bir halde serbest bırakılmıştı.

Bu, Hamas’ın İsrailli mahkumlara iyi muamele ettiğini ilk kez göstermedi. Kasım 2023’te de Hamas, bir haftalık bir ateşkes kapsamında bir grup İsrailli mahkumu serbest bırakmıştı. Bu davranış, o dönemde mahkumlara gösterilen iyi muamele nedeniyle büyük ilgi çekmişti.

O dönem serbest bırakılan bazı İsrailli mahkumların ifadelerine ve medya raporlarına göre, Hamas, mahkumların temel ihtiyaçlarını karşılamaya özen göstermiş, yemek, sağlık hizmeti ve iyi muamele sağlamıştı.

Pazar sabahı itibarıyla Hamas ve İsrail arasında 42 gün sürecek bir ateşkes anlaşmasının ilk aşaması yürürlüğe girdi. Bu aşamada, ikinci ve üçüncü aşamalara geçiş için müzakereler yapılacak.

Pazar günü Hamas’ın üç İsrailli kadın mahkumu serbest bırakmasının ardından İsrail’in, 21’i çocuk olmak üzere toplam 90 Filistinli mahkumu serbest bırakması planlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/israil-yayin-kurumu-hamas-serbest-birakilan-israilli-kadin-mahkumlara-hatira-hediyeleri-verdi-1022.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/israil-yayin-kurumu-hamas-serbest-birakilan-israilli-kadin-mahkumlara-hatira-hediyeleri-verdi-1022.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/israil-yayin-kurumu-hamas-serbest-birakilan-israilli-kadin-mahkumlara-hatira-hediyeleri-verdi-1022-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/01/israil-yayin-kurumu-hamas-serbest-birakilan-israilli-kadin-mahkumlara-hatira-hediyeleri-verdi-1022.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/israil-yayin-kurumu-hamas-serbest-birakilan-israilli-kadin-mahkumlara-hatira-hediyeleri-verdi/119622/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 02:18:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı, Hamas ve Hizbullah Liderleriyle Görüştü: İsrail'i Uyardı]]></title>
			<description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, Tahran'da düzenlenen yemin töreni vesilesiyle, Hizbullah, Hamas, İslami Cihat ve Husi hareketlerinin önde gelen liderleriyle bir araya geldi. Lübnan'daki Hizbullah'ın Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, Hamas'ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye, İslami Cihad'ın Genel Sekreteri Ziad en-Nakhalah ve Husi hareketinin sözcüsü Muhammed Abdulselam, diğer yabancı heyetlerle birlikte Salı akşamı Pezeshkian’ın yemin törenine katıldılar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, Tahran'da düzenlenen yemin töreni vesilesiyle, Hizbullah, Hamas, İslami Cihat ve Husi hareketlerinin önde gelen liderleriyle bir araya geldi. Lübnan'daki Hizbullah'ın Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, Hamas'ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye, İslami Cihad'ın Genel Sekreteri Ziad en-Nakhalah ve Husi hareketinin sözcüsü Muhammed Abdulselam, diğer yabancı heyetlerle birlikte Salı akşamı Pezeshkian’ın yemin törenine katıldılar.

Pezeshkian, Pazartesi günü Hizbullah ile bir görüşme gerçekleştirerek, hareketin İsrail saldırılarına karşı yürüttüğü "direnişi" övdü. İran Cumhurbaşkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan açıklamada, Pezeshkian’ın "Direnişin zaferini desteklemek ve onun için mücadele etmek, İran İslam Cumhuriyeti'nin ilkeli ve kararlı politikalarından biridir" şeklindeki ifadelerine yer verildi.

Pezeshkian, İsrail'in Batı Şeria'yı işgali ve Gazze'ye yönelik saldırılarına karşı İslam ülkeleri arasında birlik çağrısında bulunarak, bu ülkelerin ortak hareket etmeleri halinde Siyonist oluşum ve destekçilerinin Filistin halkına karşı suç işlemeye cesaret edemeyeceğini belirtti. Ayrıca, İsrail'in Gazze'de işlediği suçların "insan hakları savunucularının sicilinde bir leke" olduğunu vurguladı.

İsrail, Gazze'ye yönelik saldırılarında ABD ve diğer Batılı ülkelerden askeri ve diplomatik destek almıştı. Pezeshkian, Pazartesi akşamı İslami Cihad Genel Sekreteri Ziad en-Nakhalah ile görüşerek, İran'ın Filistin davasına olan desteğinin yeni hükümetle birlikte değişmeyeceğini teyit etti. Salı sabahı Hamas lideri İsmail Haniye ile de bir görüşme gerçekleştiren Pezeshkian'ın, bu görüşmenin detayları kamuoyuna açıklanmadı.

İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı Kemal Harazi, İsrail’in geçen cumartesi Majdel Şems’e düzenlediği saldırıda Hizbullah'ı suçlayarak bölgedeki savaşı genişletme amacını güttüğünü belirtti. İsrail'in bu iddialarını "komplo" olarak nitelendiren eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in bu tür bir hamle yapması durumunda ağır sonuçlarla karşılaşacağını ifade etti ve Netanyahu’nun Gazze’ye yönelik saldırıyı sona erdirmesi gerektiğini vurguladı.

İsrail, Dürzi kasabasında futbol oynayan 12 çocuk ve gencin hayatını kaybettiği ölümcül saldırının arkasında Hizbullah'ın olduğunu öne sürdü. İsrail’in Mecdel Şems saldırısına misilleme yapma tehditlerine karşılık, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kanani, bu tür eylemlerin bölgede kaos ve savaşın genişlemesine yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/iran-cumhurbaskani-hamas-ve-hizbullah-liderleriyle-gorustu-israil-i-uyardi-6441.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/iran-cumhurbaskani-hamas-ve-hizbullah-liderleriyle-gorustu-israil-i-uyardi-6441.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/iran-cumhurbaskani-hamas-ve-hizbullah-liderleriyle-gorustu-israil-i-uyardi-6441-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/iran-cumhurbaskani-hamas-ve-hizbullah-liderleriyle-gorustu-israil-i-uyardi-6441.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/iran-cumhurbaskani-hamas-ve-hizbullah-liderleriyle-gorustu-israil-i-uyardi/119596/</link>
			<pubDate>Wed, 31 Jul 2024 00:06:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ Forbes'tan Bayraktar TB2'ye Büyük Takdir: Türk Savunma Teknolojisi Öne Çıkıyor]]></title>
			<description><![CDATA[ABD merkezli prestijli dergi Forbes, Türk savunma sanayisinin başarılı temsilcisi Bayraktar TB2'yi övgüyle andı. Forbes, Bayraktar TB2'nin "dünyanın en ikonik sistemlerinden biri" olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
ABD merkezli prestijli dergi Forbes, Türk savunma sanayisinin başarılı temsilcisi Bayraktar TB2'yi övgüyle andı. Forbes, Bayraktar TB2'nin "dünyanın en ikonik sistemlerinden biri" olduğunu belirtti.

Forbes makalesinde, küresel savunma harcamalarının 1.7 trilyon dolara ulaştığına ve NATO ülkelerinin silah sistemlerine 360 milyar dolar harcadığına dikkat çekildi. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın imzasını taşıyan makalede, Bayraktar TB2'nin 30'dan fazla ülkeye ihraç edildiği ve bu dronun Ukrayna ve diğer savaş alanlarındaki etkisi vurgulandı.

Türk Atlantik Konseyi Başkanı Mustafa Veysel Güldoğan, küresel savunma harcamalarının sadece Ukrayna savaşından kaynaklanmadığını belirterek, kasım ayında Türkiye'de büyük bir zirve düzenleme planlarını açıkladı.

Özyurt Silah Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Özyurt ise Türkiye'nin yerli mühendisler tarafından geliştirilen silah ve mühimmatın 100'den fazla ülkeye ihraç edildiğini belirterek, savunma sektöründe yapay zekanın etkisinin yakında daha belirgin olacağını ifade etti.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/forbes-tan-bayraktar-tb2-ye-buyuk-takdir-turk-savunma-teknolojisi-one-cikiyor-8148.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/forbes-tan-bayraktar-tb2-ye-buyuk-takdir-turk-savunma-teknolojisi-one-cikiyor-8148.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/forbes-tan-bayraktar-tb2-ye-buyuk-takdir-turk-savunma-teknolojisi-one-cikiyor-8148-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/forbes-tan-bayraktar-tb2-ye-buyuk-takdir-turk-savunma-teknolojisi-one-cikiyor-8148.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/forbes-tan-bayraktar-tb2-ye-buyuk-takdir-turk-savunma-teknolojisi-one-cikiyor/119583/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Jul 2024 01:06:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Nicola Coughlan'ın Filistin'e Verdiği Destek, Bridgerton'ı İzlemek İçin Daha Fazla Neden Sunuyor]]></title>
			<description><![CDATA[Netflix'in hit dizisi Bridgerton'da Penelope Featherington karakterini canlandıran İrlandalı aktör Nicola Coughlan, Filistin'e olan sarsılmaz desteğini dile getirerek bir kez daha kalbimizi kazandı. Üçüncü sezonun yıldızı, sosyal medyada ve basın turlarında Gazze konusunda sürekli olarak sesini yükseltiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Netflix'in hit dizisi Bridgerton'da Penelope Featherington karakterini canlandıran İrlandalı aktör Nicola Coughlan, Filistin'e olan sarsılmaz desteğini dile getirerek bir kez daha kalbimizi kazandı. Üçüncü sezonun yıldızı, sosyal medyada ve basın turlarında Gazze konusunda sürekli olarak sesini yükseltiyor.

USA Today'e verdiği röportajda Artists for Ceasefire rozetini takan Coughlan, "Benim için çok önemli çünkü kendimi çok ayrıcalıklı bir insan gibi hissediyorum. Hayalimdeki işi yapıyorum ve dünyayı dolaşıyorum ama şu anda Rafah'ta neler olup bittiğinin fazlasıyla farkındayım" dedi.

Artists for Ceasefire, eğlence sektöründen insanların bir araya geldiği ve ABD Başkanı Joe Biden'ın "başka bir can kaybı yaşanmadan Gazze ve İsrail'de derhal gerginliğin azaltılması ve ateşkes çağrısı yapmasını" talep eden bir kolektif.

Oyuncu, babasının barışı koruma gücü olan İrlanda ordusunun bir parçası olduğunu, Birleşmiş Milletler üyesi olduğunu ve ailesinin 70'lerin sonlarında Kudüs'te yaşadığını açıkladı. Babasının ayrıca Orta Doğu'da barışı sağlamak için çalışan Birleşmiş Milletler Ateşkes Denetim Örgütü'nün bir parçası olduğunu da sözlerine ekledi.

"Bunun hakkında çok tutkuluyum. Ben de İrlandalıyım, bu yüzden bir bakıma farklı bir bakış açısı," diye ekledi Coughlan, İrlanda halkının İngiliz sömürge yönetimine ve baskısına karşı uzun mücadelesine atıfta bulunarak. "Ve ben sadece, eğer şu anda sahip olduğum gibi küresel bir platformum varsa, umarım yardım kuruluşları için para toplayabilirim diye düşünüyorum. Şu anda Instagram'da Filistin İçin Tıbbi Yardım için bir bağış toplama etkinliğim var ve eğer insanlar buna bağış yapmak veya paylaşmak isterlerse bunun harika bir şey olacağını düşünüyorum."

Coughlan, Filistin'e olan desteğini istikrarlı bir şekilde sürdürdü ve Bridgerton'ın üçüncü sezon prömiyerleri, promosyonları ve Late Night with Seth Meyers ve Good Morning America gibi televizyon programlarına katılımları boyunca kırmızı Artists for Ceasefire rozetini taktı. Nisan ayında Teen Vogue'a konuşan aktör, topluma geri verme konusunda ahlaki bir sorumluluk hissettiğini söyledi.

"Ben her zaman davalara ve toplumsal adalete önem verdim. Bana göre, her zaman tüm masum insanları desteklemekle ilgili oluyor, bu aşırı basitleştirilmiş gibi geliyor, ancak bence durumlara bakmalı ve sadece düşünmelisiniz, Nereden olduklarına, kim olduklarına bakmaksızın masum insanları destekliyor muyuz? Benim motivasyonum bu."

Coughlan, "İrlanda ile Filistin arasında belki de pek çok kişinin farkında olmadığı büyük bir bağ ve ortak bir tarih var" dedi.

Yayına göre, Hollywood'un Gazze hakkında konuşan aktörlere nasıl tepki verdiğini de fark etti. "Size 'İş bulamayacaksın', 'Bunu yapmayacaksın' deniyor. Ama aynı zamanda, derinlerde, 'Hiçbir masum insanın acı çekmesini istemiyorum' düşüncesinden geldiğinizi biliyorsanız, o zaman insanların tepkileri konusunda endişelenmiyorum."

Derry Girls oyuncusu ayrıca dört milyon takipçisine Instagram'da Filistin yanlısı içerikler paylaşıyor. Mayıs ayının başlarında, İsrail ordusunun Rafah'ı işgali hakkında farkındalık yaratmıştı.

"Rafah'ın işgaline izin verilmemeli. İsrail, Gazze'deki bir milyondan fazla Filistinliyi güneydeki küçük bir şehir olan Rafah'a kaçmaya zorladı ve burayı 'güvenli bölge' olarak iddia etti. Aylardır İsrail ordusu oradaki Filistinlileri bombalıyor. Şimdi karadan bir işgal planlıyorlar," diye yazdı ve insanları Rafah'taki Filistinlileri korumak için harekete geçmeye çağırdı. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını artırdığı 7 Ekim 2023'ten bir ay sonra Coughlan, İsrail saldırganlığından etkilenen bir Filistinli çocuğun videosunu yayınlayarak "Hiçbir çocuğun, Filistinli, İsrailli veya başka bir yerden olsun, bunu yaşamaması gerektiğini" vurguladı.

"Çocukların öldürülmesini durdurmak için ateşkes çağrısı yapmanın tartışmalı bir pozisyon olduğuna kimsenin sizi inandırmasına izin vermeyin, değil, tek insani pozisyon bu. Lütfen yardım kuruluşlarına bağış yapmaya devam edin ve seçilmiş yetkililerinizden ateşkes çağrısında bulunun." Filistin'e verdiği destek, Bridgerton'ın üçüncü sezonunu izlememizin en büyük nedenlerinden biri! Hollywood'daki (ve diğer eğlence sektörlerindeki) birçok kişi Filistin'in durumu hakkında sessiz kalırken, konuşanların seslerini desteklemek ve yükseltmek önemlidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/nicola-coughlan-in-filistin-e-verdigi-destek-bridgerton-i-izlemek-icin-daha-fazla-neden-sunuyor-8447.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/nicola-coughlan-in-filistin-e-verdigi-destek-bridgerton-i-izlemek-icin-daha-fazla-neden-sunuyor-8447.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/nicola-coughlan-in-filistin-e-verdigi-destek-bridgerton-i-izlemek-icin-daha-fazla-neden-sunuyor-8447-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/nicola-coughlan-in-filistin-e-verdigi-destek-bridgerton-i-izlemek-icin-daha-fazla-neden-sunuyor-8447.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/nicola-coughlan-in-filistin-e-verdigi-destek-bridgerton-i-izlemek-icin-daha-fazla-neden-sunuyor/119559/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 01:13:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çin'in Ay'da Su Bulması: Uzay Araştırmalarında Çığır Açan Keşif]]></title>
			<description><![CDATA[Sınırsız tutkusu ve etkileyici teknolojik ilerlemeleriyle Çin, uzayın fethinde iz bırakmaya devam ediyor. Orta Krallık'ın en dikkate değer başarılarından biri, 2020 yılında Ay toprağı örneklerini geri getiren Chang'e-5 uzay misyonudur. Yakın zamanda bu örneklerde su izleri ortaya çıktı; bu, Nature Astronomy bilimsel dergisinde yayınlanan önemli bir keşiftir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sınırsız tutkusu ve etkileyici teknolojik ilerlemeleriyle Çin, uzayın fethinde iz bırakmaya devam ediyor. Orta Krallık'ın en dikkate değer başarılarından biri, 2020 yılında Ay toprağı örneklerini geri getiren Chang'e-5 uzay misyonudur. Yakın zamanda bu örneklerde su izleri ortaya çıktı; bu, Nature Astronomy bilimsel dergisinde yayınlanan önemli bir keşiftir.

Ay'da Su İzleri: Chang'e-5 Misyonunun Başarısı
Çinli araştırmacılar, Chang'e-5'in getirdiği Ay toprağı örneklerini analiz ederek su izleri buldu. Bu numunelerdeki su moleküllerinin, hidratlanmış tuzlar formunda olduğu tespit edildi. Bu bulgu, suyun Ay'ın güneşli bölgelerinde bile varlığını sürdürebildiğini gösteriyor. Bu keşif, onlarca yıl sonra bir ilk olup, misyonun uzay araştırmaları alanındaki önemini bir kez daha vurguluyor.

Chang'e-5 misyonu, birkaç on yıl içinde Ay örneklerini başarıyla Dünya'ya geri getiren ilk görevdir. Bu başarı, Çin'in yalnızca teknolojik yeteneğini değil, aynı zamanda bilimsel araştırma ve uzay keşiflerine olan bağlılığını da göstermektedir. Örneklerin analizi, Ay yüzeyinin kimyasal bileşimi hakkında daha fazla bilgi sağlayarak yeni keşiflerin önünü açtı.

Çin'in İddialı Uzay Programı ve Gelecekteki Hedefler
Bu keşif, Çin'in 2030 yılına kadar Ay'a insanlı bir görev gönderme hedefine olan bilimsel ilgisini de yansıtıyor. İkinci dünya gücü, bir Ay araştırma üssü kurmayı ve gelecekte kullanmak üzere Ay kaynaklarını keşfetmeyi planlıyor. Bu iddialı program, Ay'daki insan varlığını yeniden tanımlayabilir ve uzay araştırmaları için yeni fırsatlar yaratabilir.

Çin'in uzay programı Ay'la sınırlı değil. Çin, Mars'a örnek iade misyonu ve asteroit keşfi planlarıyla Mars'a çeşitli misyonlar da başlattı. Bu girişimler, Çin'in uzay araştırmalarında dünya lideri olma kararlılığını gösteriyor.

Ay'da Su: Gelecekteki İnsanlı Görevler İçin Önemli Bir Kaynak
Ay'da suyun keşfi, gelecekteki insanlı görevler için özellikle önemlidir. Su, insanın hayatta kalması için önemli bir kaynaktır ve uzay görevleri için oksijen ve yakıt üretmek amacıyla kullanılabilir. Ay örneklerinde hidratlanmış tuzlar formundaki su moleküllerinin varlığı, kalıcı Ay üslerinin kurulması için yeni olasılıklar açıyor.

Bu keşif, uzay araştırmaları ve keşifleri için yeni bir dönemin habercisi olabilir. Çin'in uzaydaki ilerlemeleri, küresel uzay yarışında yeni bir dönemi başlatabilir ve insanlığın uzaydaki geleceği için umut verici bir yol açabilir.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/cin-in-ay-da-su-bulmasi-uzay-arastirmalarinda-cigir-acan-kesif-8058.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/cin-in-ay-da-su-bulmasi-uzay-arastirmalarinda-cigir-acan-kesif-8058.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/cin-in-ay-da-su-bulmasi-uzay-arastirmalarinda-cigir-acan-kesif-8058-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/07/cin-in-ay-da-su-bulmasi-uzay-arastirmalarinda-cigir-acan-kesif-8058.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/cin-in-ay-da-su-bulmasi-uzay-arastirmalarinda-cigir-acan-kesif/119550/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 22:41:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalbin dört zehiri]]></title>
			<description><![CDATA[Kalbinin sıhhati ve hayatıyla ilgilenen kimsenin, onu bu tür zehirlerin etkilerinden arındırması, sonra da yenilerinden sakınarak onu koruması gerekir. Yanlışlıkla bir şey alırsa, hem tevbe ederek, Allah'tan bağışlanma dileyerek, hem de hatalarını silecek salih amellerde bulunarak, bunların etkisini ortadan kaldırmak için acele etmelidir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Her türlü isyan, kalbe zehir olur, onun hastalığına ve harabiyetine sebep olur. Bunlar onun iradesinin Allah'ın iradesine aykırı olmasına neden olur ve böylece hastalığı iltihaplanır ve artar. İbnü'l-Mübarek şöyle dedi:
"Kalpleri öldüren yanlış eylemler gördüm
ve bunların bozulması, onlara bağımlı hale gelmelerine yol açabilir.
Yanlış davranışlardan uzaklaşmak kalplere hayat verir,
kendine karşı çıkmak ise bunun için en hayırlısıdır.”
Kalbinin sıhhati ve hayatıyla ilgilenen kimsenin, onu bu tür zehirlerin etkilerinden arındırması, sonra da yenilerinden sakınarak onu koruması gerekir. Yanlışlıkla bir şey alırsa, hem tevbe ederek, Allah'tan bağışlanma dileyerek, hem de hatalarını silecek salih amellerde bulunarak, bunların etkisini ortadan kaldırmak için acele etmelidir.
Dört zehirle, gereksiz konuşmayı, kontrolsüz bakışları, çok fazla yemeği ve kötü arkadaşlık kurmayı kastediyoruz. Tüm zehirler arasında bunlar en yaygın olanıdır ve kalbin sağlığı üzerinde en büyük etkiye sahiptir.

Gereksiz Konuşmalar
Müsned'de, Enes'ten rivayetle, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kulun kalbi düzelinceye kadar imanı düzelmez ve kalbi de düzelmez. Dili düzelinceye kadar düzeltin.” Bu da göstermektedir ki, Peygamber Efendimiz, iman temizliğini kalbin temizliğine, kalbin temizliğini ise dilin temizliğine bağlamıştır.
Tirmizî, İbn Ömer'den rivayet edilen bir hadiste şöyle diyor: "Allah'ı anmadan aşırı konuşmayın, çünkü Allah'ı anmadan yapılan aşırı konuşma, kalbin katılaşmasına neden olur ve Allah'tan en uzak olan kişi, ahlâk sahibi olan kişidir." katı kalpli."
Ömer İbnü'l-Hattab (Allah ondan razı olsun) şöyle dedi: “Çok konuşan kişi, sık sık hata yapan kişidir ve sık sık hata yapan kişi, çoğu zaman yanlış davranışlarda bulunur. Ateş, bu kadar sık ​​günah işleyen bir kimseye göre önceliklidir.”
Muaz'dan rivayet edilen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Bütün bunları nasıl kontrol edeceğini sana anlatayım mı?" Ben de "Evet yap ey Allah'ın Resulü" dedim. Bunun üzerine dilini parmaklarının arasına aldı ve sonra şöyle dedi: "Buna hakim olun." "Ey Allah'ın Resulü, biz söylediklerimizden sorumlu muyuz?" dedim. “Annen senin kaybından mahrum kalsın! İnsanları yüzüstü (ya da "burnu üstüne" dedi) ateşe sokan dillerin hasadından daha fazlası var mıdır?"
Burada “dillerin hasadı” ile kastedilen, haram söylemenin cezasıdır. İnsan, davranışları ve sözleriyle iyiliğin de kötülüğün de tohumlarını eker. Kıyamet günü onların meyvelerini toplar. Güzel söz ve amel tohumlarını ekenler, şeref ve bereketi hasat ederler; Kötü söz ve amel tohumları ekenler ancak pişmanlık ve pişmanlık biçerler.
Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, "İnsanların ateşe gönderilmesine en çok sebep olan şey, iki açıklıktır: ağız ve avret yerleri."
Ebu Hureyre de Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kul, sonucunu bilmediği sözler söyler ve bu yüzden doğu ile batı arasındaki mesafeden daha uzak olan ateşin derinliklerine indirilir. ”
Aynı hadis-i şerif, Tirmizî tarafından bazı değişikliklerle nakledilmiştir: (Kul, zararsız olduğunu düşündüğü bir şey söylüyor ve bu söz nedeniyle kendisini yetmiş sonbahara kadar ateşin derinliklerine daldıracak).
Ukbe ibn Amir şöyle dedi: "Ben dedim ki: 'Ey Allah'ın Resulü, hayatta kalmanın en iyi yolu nedir?" Allah ona bereket ve huzur versin, şu cevabı verdi: "Dilini koru, evini mahremiyetini korumak için yeterli kıl ve yanlış işlerine ağla."
Sehl ibn Sa'd'dan rivayet edilmiştir: Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Kim çenesi ile iki bacağı arasında olanı garanti edebilirse, ben de ona cenneti garanti ederim."
Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'dan Peygamber Efendimiz'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Allah'a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun."
(Hadisin tamamı şöyledir: "Allah'a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun; Allah'a ve ahiret gününe inanan, komşusuna cömert davransın; Allah'a ve ahiret gününe inanan, hayırlı olsun. Misafirine cömert davranırsın.”)
Yani konuşmak ya güzel olur ki bu övgüye değer olur, ya da kötü olur ki haram olur.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve Allah Azze ve Celle'yi anmak dışında, Âdemoğullarının söyledikleri her şey onların aleyhinedir." Bunu Tirmizî ve İbn Mâce, Ümmü Habibe (Allah ondan razı olsun)'dan rivayet etmiştir.
Abdullah ibn Mesud şöyle dedi: "Kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a yemin ederim ki, dilimden daha uzun bir hapis cezasını hak eden hiçbir şey yoktur." Ayrıca şöyle derdi: “Ey dil, hayır söyle, fayda görürsün; kötü şeyler söylemekten vazgeç, güvende olursun; Aksi takdirde yalnızca pişmanlıkla karşılaşırsınız.”
Ebu Hureyre, İbnü'l-Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Kişi, kıyamet gününde, dilini sadece iyiliği söylemek veya emretmek için kullanmadığı sürece, vücudunun herhangi bir yerine, diline duyduğu öfkeden daha fazla öfke duymayacaktır. .”
Hasan şöyle demiştir: "Dilini tutmayan, dinini anlayamaz."
Dilin ayıplarından en az zararlı olanı, kendisini ilgilendirmeyen şeylerden söz etmesidir. Peygamber Efendimiz'in şu hadisi bu kusurun zararını göstermek için yeterlidir: "Kişinin İslam'ının faziletlerinden biri, kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesidir."
Ebu Ubeyde, Hasan'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Allah'ın bir kulu terk etmesinin alametlerinden biri de, onu kendisini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul etmesidir."
Sehl şöyle dedi: "Kendisini ilgilendirmeyen şeyleri söyleyen, doğruluktan mahrumdur."
Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu, dilin kusurlarından en az zararlı olanıdır. Gıybet, dedikodu, müstehcen ve yanıltıcı konuşma, ikiyüzlü ve ikiyüzlü konuşma, gösteriş, çekişme, çekişme, şarkı söyleme, yalan söyleme, alay etme, alay etme ve yalan söyleme gibi çok daha kötü şeyler vardır; Kulun diline dokunacak, kalbini bozacak, hem bu dünyadaki mutluluk ve zevkini, hem de ahiretteki başarısını ve kazancını kaybetmesine sebep olacak daha birçok kusur vardır. Yardım dilediğimiz Allah'tır.

Sınırsız Bakışlar
Sınırsız bakış, bakanın gördüklerine kapılmasına ve gördüklerinin bir görüntüsünün kalbine yerleşmesine neden olur. Bu durum kulun kalbinde çeşitli bozulmalara neden olabilir. Bunlardan birkaçı şöyledir:
Peygamber Efendimiz'in bir defasında şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Bakış, şeytanın zehirli okudur. Kim gözlerini Allah'a çevirirse, Allah ona, Kendisiyle karşılaşacağı gün kalbinde bulacağı ferahlatıcı bir tatlılık verir."
Şeytan bakışla içeri girer, çünkü o, boş bir yerden esen rüzgardan daha hızlı bir şekilde onunla yolculuk eder. Görüneni olduğundan daha güzel gösterir, onu kalbin tapınacağı bir put haline getirir. Sonra ona sahte ödüller vaat eder, içindeki arzu ateşini yakar ve onu, bu çarpık görüntü olmasaydı kulun yapmayacağı haram fiillerin odunuyla körükler.
Bu, kalbin dikkatini dağıtır ve ona daha önemli meseleleri unutturur. Kendisiyle onlar arasında duruyor; Böylece kalp doğru yolunu kaybeder, arzu ve cehalet çukuruna düşer. Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurmaktadır:
"Bizi anmayı kalbine unutturduğumuz, kendi arzularına uyan ve işi haddini aşan kimseye itaat etme." (18:28)
Kontrolsüz bakış her üç belaya da sebep olur.
Göz ile kalp arasında doğrudan bir bağlantı olduğu söylenmiştir; gözler bozulursa, kalp de onu takip eder. Bütün pisliklerin, pisliklerin, kokuşmuşlukların toplandığı bir çöplük gibi olur, böylece Allah sevgisine, her işi O'na bağlamaya, O'nun huzurunda olmanın bilincine, O'nun yakınında olmanın sevincine yer kalmaz - tam tersi. böyle bir kalpte bunlardan herhangi biri barınabilir. Gözlerini kırpmadan bakmak, bakmak Allah'a isyandır:
“Mümin erkeklere söyle, bakışlarını sakınsınlar ve namuslarını korusunlar; bu onlar için daha arındırıcıdır. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarından haberdardır.” (24:30)
Bu dünyada ancak Allah'ın emirlerine uyan mutlu olur, ahirette de ancak Allah'a itaat eden kul hayatta kalır.
Ayrıca bakışı serbest bırakmak, kalbi karanlıkla kaplar, tıpkı bakışı Allah'a indirgemek onu nurla giydirdiği gibi. Yukarıdaki ayetten sonra Aziz ve Celil olan Allah, aynı Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Allah, göklerin ve yerin nurudur; O'nun nurunun misali, sanki bir oyuğun içindedir. niş bir kandildir ve kandilde bir cam vardır ve cam, mübarek bir ağaçtan, ne doğuya ne de batıya ait olmayan, yağı neredeyse aydınlık olmasına rağmen, mübarek bir ağaçtan aydınlatılmış gibi parlak bir yıldızdır. ateş ona pek dokunmadı. Işık üstüne ışık. Allah dilediğini kendi nuruna iletir. Allah insana benzetmeler yapar; Allah her şeyi bilir.” (24:35)
Kalp bir nur olunca, ona her yönden sayısız hayır gelir. Karanlıksa, her taraftan kötülük ve bela bulutları gelip onu örter.
Bakışı serbest bırakmak aynı zamanda kalbi hak ile batılı, sünnet ile bid'atı ayırt etmekte körleştirir; Onu, Aziz ve Celil olan Allah için indirirken, ona nüfuz edici, doğru ve ayırt edici bir anlayış verir.
Salih bir adam şöyle buyurmuştur: "Kim sünnete uymakla zahiri davranışını zenginleştirir, tefekkürle bâtın ruhunu zenginleştirir, gözlerini haramlardan uzaklaştırır, şüpheli olan her şeyden kaçınır ve sadece onunla beslenir. Helal olan ne ise onun iç görüşü asla sarsılmaz.”
Eylemlerin ödülleri aynen gelir. Kim gözlerini Allah'ın haram kıldığından çevirirse, Allah da onun iç görüşüne bol bir nur verir.

Çok Yemek

Az miktarda yemek, kalbin yumuşaklığını, aklın sağlamlığını, nefsin tevazusunu, arzuların zayıflığını ve mizacın yumuşaklığını garanti eder. Aşırı yemek ise bu övgüye değer niteliklerin tam tersini doğurur.
El-Mikdam ibn Ma'd Yakrib şöyle dedi: "Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu işittim: "Ademoğlu, Allah katında midesinden daha hoş olmayan bir kap doldurmaz. Gücünü koruması için birkaç lokma yeterli olacaktır. Doldurması gerekiyorsa üçte birini yemeğine, üçte birini içeceğine, üçte birini de rahat nefes alması için boş bırakmalıdır.”
Aşırı yemek pek çok zarara neden olur. Bedeni Allah'a isyan etmeye meylettirir, ibadet ve itaati meşakkatli gösterir ki, bu tür kötülükler başlı başına kötüdür. Doymak ve aşırı yemek, pek çok yanlış davranışa sebep olmuş, pek çok ibadete engel olmuştur. Kim midesini aşırı doldurmanın kötülüklerinden sakınırsa, büyük bir kötülükten sakınmış olur. Midesini yiyecek ve içecekle dolduran kişiyi şeytanın kontrolü daha kolaydır. Bu nedenle, "Oruç tutarak şeytanın yollarını daraltın." denilmiştir.
Rivayete göre İsrail kabilesinden bir grup genç ibadet ederken oruç açma vakti geldiğinde bir adam ayağa kalkarak şöyle dedi: "Fazla yemeyin, yoksa çok içersiniz." , sonra çok fazla uyuyacaksın ve sonra çok fazla şey kaybedeceksin.
Peygamberimiz ve ashabı -Allah onlardan razı olsun- sık sık aç kalırlardı. Her ne kadar bu durum çoğunlukla yiyecek kıtlığından kaynaklanıyor olsa da, Allah, Resulü (s.a.v.) için en iyi ve en elverişli koşulları takdir etmiştir. İşte bu nedenle İbn Ömer ve ondan önceki babası, ellerindeki yiyeceklerin bolluğuna rağmen, beslenme alışkanlıklarını Peygamber'inkilere göre modellemişlerdi. Aişe'nin (Allah ondan razı olsun) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Medine'ye varışlarından vefatına kadar Muhammed'in ailesi, art arda üç gece buğdaydan yapılan ekmeği asla yemediler. ”
İbrahim bin Edham şöyle dedi: "Midesine hakim olan dinine hakim olur, açlığını kontrol eden ise güzel ahlâkına hakim olur. Allah'a isyan tok karnına en yakın, aç olana ise en uzaktır."

Kötü Arkadaşlık Yapmak
Gereksiz arkadaşlık, çok fazla zarara neden olan kronik bir hastalıktır. Yanlış arkadaşlık ve birbirine karışma, insanları Allah'ın cömertliğinden mahrum bırakmış, kalplerinde zamanın -dağları aşındıracak kadar uzun olsa bile- gidermeye yetmediği nifak tohumları ekmiştir. Böyle bir arkadaşlığı sürdürerek kişi hem bu hayatta hem de sonraki hayatta kaybın kökenlerini bulabilir.
Hizmetçi, arkadaşlıktan faydalanmalıdır. Bunun için de insanları dört sınıfa ayırmalı, birbirine karıştırmamaya dikkat etmelidir. Çünkü biri diğerine karışırsa kötülük ona da ulaşır:
İlk kategori, arkadaşlığı yemeğe benzeyen insanlardır: gece ya da gündüz vazgeçilmezdir. Kul, ihtiyacını ondan aldıktan sonra, tekrar isteyene kadar onu kendi haline bırakır ve bu böyle devam eder. Bunlar, Allah'ı, emirlerini, düşmanlarının tuzaklarını, kalp hastalıklarını ve çarelerini bilen, Allah'a, Peygamberine ve kullarına iyilik dileyen kimselerdir. Bu tür bir insanla ilişki kurmak başlı başına bir başarıdır.
İkinci kategori ise şirketi ilaç gibi olan kişilerdir. Bunlara ancak hastalık baş gösterdiğinde ihtiyaç duyulur. Sağlıklı olduğunuzda bunlara ihtiyacınız olmaz. Ancak bazen geçiminiz, işiniz, danışmanlığınız ve benzeri şeyler için onlarla karışmak gerekli olabilir. Onlardan istenilenler yerine getirildikten sonra onlarla karışmaktan kaçınılmalıdır.
Üçüncü kategori ise şirketi zararlı olan kişilerdir. Bu tür bir insanla karışmak, tüm çeşitliliği ve dereceleri, güçlü ve zayıf yönleriyle bir hastalık gibidir. Bunlardan birine veya birkaçına bağlanmak, tedavisi mümkün olmayan kronik bir hastalık gibidir. Onlar yanınızda olursa, ne bu dünyada ne de ahirette hiçbir kazanç elde edemezsiniz ve bunların yüzünden mutlaka dininizden birini veya ikisini birden ve rızkınızı kaybedersiniz. Eğer onların dostluğu sizi ele geçirmiş ve yerleşmişse, o zaman bu ölümcül, korkunç bir hastalık haline gelir.
Bu insanlardan öyleleri vardır ki, sana fayda verecek hiçbir hayır konuşmazlar, senden faydalanmak için seni dinlemezler. Ruhlarını tanımazlar ve dolayısıyla kendilerini hak ettikleri yere koyarlar. Konuşsalar, sözleri dinleyicilerin yüreğine bir bastonun kırbaçları gibi düşerken, kendi sözlerinden de hayranlık ve keyifle dolarlar.
Kendilerinin toplantının hoş kokusu olduğuna inanarak, yanındakilere sıkıntı verirler. Eğer sessizlerse devasa bir değirmen taşından daha ağırdırlar; taşınamayacak kadar, hatta yerde sürüklenemeyecek kadar ağırdırlar.
Sonuçta nefse zararlı olan bir kimseyle bir araya gelmek kaçınılmaz olsa bile uzun sürmeyecektir. Bir kulun hayatının en ıstıraplı yönlerinden biri, ilişki kurması gereken bir kişi tarafından rahatsız edilmesi olabilir. Böyle bir ilişkide kulun, Allah ona bu beladan bir çıkış yolu ve bu durumdan kurtuluş yolunu sunana kadar, güzel davranışlara bağlı kalması, sadece dış görünüşünü sunması, içini ise gizlemesi gerekir.
Dördüncü kategori, şirketi başlı başına felaket olan insanlardır. Bu zehir almak gibidir: Kurban ya panzehir bulur ya da ölür. Birçok kişi bu kategoriye aittir. Bunlar, bid'at ve dalalet ehli, Resûlullah'ın sünnetini terk edip başka inançları savunan kimselerdir. Sünnete bid'at, sünnete de bid'at diyorlar. Aklı olan bir adam onların meclislerinde oturmamalı, onlara karışmamalı. Bunu yapmanın sonucu ya kalbinin ölümü ya da en iyi ihtimalle ciddi şekilde hastalanması olacaktır.

Kalbe Hayat ve Rızık Neler Verir
Bilmelisiniz ki, yeme ve içmenin vücut sağlığı için olduğu gibi, itaat de kulun kalbinin sağlığı için şarttır. Bütün yanlış davranışlar zehirli yiyecekler gibidir ve kalbe zarar vermesi kaçınılmazdır.
Kul, Rabbine ibadet etme ihtiyacı duyar, Aziz ve Celil olan O'dur, çünkü doğal olarak O'nun yardım ve yardımına sürekli muhtaçtır.
Hizmetçi, vücudunun sağlığını korumak için sıkı bir diyet uygular. Alışkanlık olarak ve sürekli olarak düzenli aralıklarla iyi yiyecekler yer ve yanlışlıkla kötü yiyecekler yerse midesini zararlı unsurlardan hızla arındırır.
Ancak kulun kalbinin sıhhati, bedeninin sıhhatinden çok daha önemlidir. Çünkü bedeninin sıhhati, onun dünyada hastalıklardan uzak bir hayat sürmesini sağlarken, kalp sıhhati de onun huzurunu sağlar. hem bu dünyada mutlu bir hayat, hem de ahirette sonsuz saadet.
Aynı şekilde bedenin ölümü kulu bu dünyadan kopardığı gibi, kalbin ölümü de sonsuz bir azapla sonuçlanır. Dürüst bir adam bir keresinde şöyle demişti: "Bazı insanların bedeni ölen biri için yas tutması ama kalbi ölen için yas tutmaması ne kadar tuhaf, buna rağmen kalbin ölümü çok daha ciddi!"
Bu nedenle itaat eylemleri kalbin sağlığı için vazgeçilmezdir. Kulun kalbi için çok lüzumlu ve elzem olan şu ibadetleri burada zikretmekte fayda vardır: Allah'ı zikretmek, Kur'an-ı Kerim okumak, Allah'tan bağışlanma dilemek, dua etmek, Allah'ın bereketini dilemek. Peygamber'e salat ve selam olsun, Allah ona salat ve selam versin ve gece namazı kılsın. - İbnü'l-Kayyim
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/01/kalbin-dort-zehiri-9693.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/01/kalbin-dort-zehiri-9693.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/01/kalbin-dort-zehiri-9693-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2024/01/kalbin-dort-zehiri-9693.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/kalbin-dort-zehiri/119525/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jan 2024 00:55:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[FASTİAD Başkanın'dan Fas'a taziye mesajı]]></title>
			<description><![CDATA[Fas'ta meydana gelen depremin yol açtığı yıkım ve kayıplar karşısında içimiz derin bir üzüntüyle dolmuştur. Bu zor zamanlarda Fas'lı karadeşlerimizin yanındayız ve acılarını paylaşıyoruz.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fas'ta meydana gelen depremin yol açtığı yıkım ve kayıplar karşısında içimiz derin bir üzüntüyle dolmuştur. Bu zor zamanlarda Fas'lı karadeşlerimizin yanındayız ve acılarını paylaşıyoruz.

Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Aynı zamanda depremin etkilediği insanlara ve ailelerine sabır ve dayanma gücü temenni ediyoruz. Bu zorlu süreçte Fas halkına destek olmak ve yeniden inşa sürecine katkıda bulunmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız.

Bu tür felaketlerin insanları bir araya getirmesi ve dayanışmayı güçlendirmesi dileğiyle, Fas halkına selam ve desteklerimizi iletiyoruz. Sizlerin yanındayız.
 

Dr. Faruk Çetin
Fastiad Yönetim Kurulu Başkanı
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/09/fastiad-baskanin-dan-fas-a-taziye-mesaji-8691.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/09/fastiad-baskanin-dan-fas-a-taziye-mesaji-8691.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/09/fastiad-baskanin-dan-fas-a-taziye-mesaji-8691-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/09/fastiad-baskanin-dan-fas-a-taziye-mesaji-8691.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/fastiad-baskanin-dan-fas-a-taziye-mesaji/119499/</link>
			<pubDate>Sat, 09 Sep 2023 12:40:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meksika, ABD GDO'lu Mısırı Yasakladı]]></title>
			<description><![CDATA[Üç yıl önce bir Meksika başkanlık kararnamesi, genetiği değiştirilmiş (GM) mısırın ve herbisit glifosatın 31 Ocak 2024'e kadar yasaklanacağını ilan etti. Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel López Obrador, “Meksika'nın biyolojik ve kültürel çeşitliliğini koruyacağız. Çevreye zarar vermeden verimliliği artıran agroekolojik uygulamaları destekleyeceğiz. Genetiği değiştirilmiş tohumların tanıtımına ve kullanımına izin vermeyeceğiz.”]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üç yıl önce bir Meksika başkanlık kararnamesi, genetiği değiştirilmiş (GM) mısırın ve herbisit glifosatın 31 Ocak 2024'e kadar yasaklanacağını ilan etti. Meksika Devlet Başkanı Andres Manuel López Obrador, “Meksika'nın biyolojik ve kültürel çeşitliliğini koruyacağız. Çevreye zarar vermeden verimliliği artıran agroekolojik uygulamaları destekleyeceğiz. Genetiği değiştirilmiş tohumların tanıtımına ve kullanımına izin vermeyeceğiz.”

Meksika ve Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya ve Türkiye gibi diğer ülkelerin yasaklamış oldukları GDO'lu mısırla ilgili sorunları, iddiaya göre GDO'lu bitkilerin yakındaki ürünlerle çapraz tozlaşarak organik tarımı zorlaştırmasıdır. Çapraz tozlaşma mısırın yadigarı çeşitlerinin büyük bir kısmını ortadan kaldırdı ve yabani bitkileri de kirletebilir. Yerleşik böcek ilacı içeren mahsuller, yakındaki akarsuların kirlenmesi yoluyla su bitkilerini ve vahşi yaşamı da etkileyebilir.

Bununla birlikte Çin, ABD'den 8 milyar dolarlık GDO'lu mısır ithal ederken, Meksika 5.12 milyar dolarla ikinci sırada yer alıyor. Japonya ve Mısır 4,7 milyar dolar ve 2,4 milyar dolar ile üçüncü ve dördüncü sırada yer alıyor. ABD çoğunlukla sarı mısır üretirken, Meksika mısırının neredeyse %90'ı beyazdır.

Meksika şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nden yılda yaklaşık 17 milyon ton genetiği değiştirilmiş mısır ithal ediyor, bunların çoğu hayvan yemlerinde kullanılan sarı mısır. Genetiği değiştirilmiş mısırın ticari amaçlarla yetiştirilmesi Meksika'da halihazırda yasaklanmıştır. Bu, pazarda satmak amacıyla GDO mısır yetiştirmenin yasa dışı olduğu anlamına gelir.

Geçen ay ABD Başkanı Joe Biden'ın yönetimi, Meksika'nın ABD'den genetiği değiştirilmiş mısır sevkiyatına koyduğu yasağa, Amerikalı çiftçileri üzen ve karlı ihracatlarını tehdit eden kısıtlamalara itiraz etmek için ilk adımları atacağını söyledi.

Mısır, hem Meksika mutfağının ve yerli kültürlerin bir sembolü hem de Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük nakit mahsulüdür.

López Obrador, GDO'lu mısırı yasaklama planını savunan bir konuşmasında, "Mısır menşei Meksika'dır," dedi. 60, 80 yerli mısır çeşidimiz olması ve genetiği değiştirilmiş mısırın insan tüketimi için kullanılmasına izin vermemiz mümkün değil” dedi.

Başkanın planını destekleyen Mısır Olmadan Ülke Yok Ulusal Kampanyasının (Campaña Nacional Sin Maiz No Hay País) bir üyesi olan Aguilar için GDO'lu mısırla mücadele, ailesinin yemek ve kültürel geleneğinin merkezinde yer alan içeriğin bütünlüğünü korumakla ilgili. .

“Diyetimiz yukarıdan aşağıya değişiyor” dedi. "Yukarı çıkmamız ve yukarıdan aşağıya değişiklik talep etmemiz gerektiğini anlıyoruz ve anlıyorum."

México İcra Direktörü Sofia Ramírez, "Bu ideolojik, çünkü Meksika hükümetinin ve özellikle de bu Meksika başkanının siyasi söyleminde, yönetimin başından beri biyoçeşitliliği korumak, mısır tüketiminin yerli kaynaklarına geri dönmekle ilgiliydi" dedi. Nasılsın? (nasıl gidiyoruz?) İspanyolca dedi. "Benim açımdan bu hiç mantıklı değil, çünkü artık hiçbir şey genetik olarak 'saf' değil." Kararnamenin ABD ile Meksika arasındaki ekonomik bağları bozma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Ramírez, "Meksika ekonomisi Amerikan ekonomisiyle yakından bağlantılıdır" dedi.

Meksika'nın en büyük ve en eski devlet üniversitesi olan Universidad Nacional Autónoma de México'daki (UNAM) araştırmacılar tarafından 2017'de yapılan bir araştırma, ülkedeki ekmeğin büyük çoğunluğunun genetiği değiştirilmiş mısır izleri içerdiğini ortaya koydu. GDO'lu mısır ekimi Meksika'da sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. Genetiği değiştirilmiş mısır çeşitleri yetiştirmek isteyen tüm üreticilerin devletten izin alması gerekiyor ve başvurular “vaka bazında” değerlendiriliyor.

ABD'li milletvekilleri ve NCGA, kararnamenin bilim karşıtı olduğunu öne sürerek Amerikan hükümetini ABD-Meksika-Kanada Anlaşması uyarınca Meksika'ya karşı resmi işlemler başlatmaya zorladı. ABD Çevre Koruma Ajansı, Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Derneği ve diğer düzenleyici ve araştırma kuruluşlarına göre genetiği değiştirilmiş mısır tüketmek güvenlidir.

Glifosatın çevre, tüketiciler ve herbisit ile temas eden işçiler için güvenliği daha karmaşıktır. EPA ürünün güvenliğini desteklerken, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı kimyasalın insanlar için "muhtemelen kanserojen" olduğunu bulmuştur. Glifosat, Roundup'ın aktif maddesidir ve birçok ülkede yasaklanmıştır.

Arkeologlar, Mısır tanrılarının tasvirlerinin izini Mezoamerika'nın Olmekler, Mayalar ve Zapotekler de dahil olmak üzere erken dönem uygarlıklarının çoğuna kadar sürdüler. Mısırı ve mısırın insan hayatını desteklemedeki rolünü kutlamaya yönelik yerli dini gelenek, bugün Latin Amerika ve ABD'nin birçok yerinde hala mevcuttur.

Meksika Devlet Başkanı, "Bu bizim için çok önemli bir konu. “Halkımızın sağlığıdır. Kuzey Amerika Adil Ticaret Anlaşması'na atıfta bulunarak, dünyadaki hiçbir anlaşma insanların sağlığa zarar veren malları satmasına izin vermez.

 

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/meksika-abd-gdo-lu-misiri-yasakladi-5371.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/meksika-abd-gdo-lu-misiri-yasakladi-5371.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/meksika-abd-gdo-lu-misiri-yasakladi-5371-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/meksika-abd-gdo-lu-misiri-yasakladi-5371.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/meksika-abd-gdo-lu-misiri-yasakladi/119454/</link>
			<pubDate>Sat, 13 May 2023 20:04:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Haiti: Artan Çete Şiddetini Durdurmak İçin Şimdi Uluslararası Destek Gerekiyor]]></title>
			<description><![CDATA[BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk Salı günü yaptığı açıklamada, Haiti'nin insanları rastgele vuran ve diri diri yakan şiddet yanlısı çetelerin elindeki insanların çektiği acıyı durdurmak için uluslararası toplumdan "acil" desteğe ihtiyacı olduğu konusunda uyardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk Salı günü yaptığı açıklamada, Haiti'nin insanları rastgele vuran ve diri diri yakan şiddet yanlısı çetelerin elindeki insanların çektiği acıyı durdurmak için uluslararası toplumdan "acil" desteğe ihtiyacı olduğu konusunda uyardı.

Haiti'deki BM Entegre Ofisi (BINUH) tarafından toplanan bilgilere göre, yalnızca Nisan ayında ülkenin başkentindeki şiddet olaylarında 600'den fazla kişi öldü. Bu, 2023'ün ilk üç ayında en az 846 kişinin öldürülmesinin ardından geldi.

BINUH, genel olarak öldürme, yaralama ve adam kaçırma kurbanlarının sayısının yılın ilk çeyreğinde yüzde 28 arttığını ve toplam 1.634 vakanın bildirildiğini söyledi.

Tetikçilikte Yükseliş
BM insan hakları ofisi (OHCHR), "kanunsuzlar kanunu kendi ellerine aldıkları" için çete üyeleri olduğu iddia edilen çete cinayetleri ve linç olaylarının da arttığını söyledi. Nisan ayında bu tür en az 164 cinayet belgelendi.

OHCHR ve BINUH'un son raporu, "bazı siyasi şahsiyetler ve gazetecilerin vatandaşlara çete şiddetiyle mücadele için öz savunma örgütleri kurma çağrılarının ardından" kanun dışı grupların ortaya çıktığına işaret ediyor.

Bulguları yorumlayan BM insan hakları şefi, uyanıklığın yalnızca “şiddet sarmalını körükleyeceğini” vurguladı.

Aşırı Şiddet
Rapor, çetelerin "günlük faaliyetlerini yürüten insanları ayrım gözetmeksizin vurmak" için çatılarda keskin nişancılar kullandığına dikkat çekiyor. Bazı durumlarda, çete üyeleri bir cinayet serisiyle mahallelere baskın düzenledi, "insanları toplu taşıma araçlarında diri diri yaktı" ve "çete karşıtı olduğu düşünülen herkesi" idam etti.

Rapor aynı zamanda, toplu tecavüz de dahil olmak üzere, rakip çetelerin kontrolü altındaki topluluklara “korkutmak ve acı çektirmek için” cinsel şiddet kullanıldığını belgeliyor.

Raporda alıntılanan yerel bir insan hakları örgütüne göre, en az 652 kadın ve kız çocuğu "geçen yıl içinde çete kontrolündeki bölgelerde bireysel ve toplu tecavüze uğradı".

Bir "İnsan Hakları Acil Durumunun" Temel Nedenleri
BM insan hakları şefi, yoksulluk ve temel hizmetlerin eksikliğinin, çetelerin ülke üzerindeki hakimiyetinin temel nedenleri arasında olduğunun altını çizdi.

Bu yılın başlarında, BM Dünya Gıda Programı (WFP), Haiti nüfusunun yarısının veya yaklaşık 4,9 milyon insanın gıdaya erişim mücadelesi verdiği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Türk, "Hükümet, uluslararası toplumun da desteğiyle, insanlara temiz su, gıda, sağlık ve barınma imkanlarına düzenli ve engelsiz erişim sağlama yükümlülüğünü yerine getirmek için elinden geleni yapmalıdır."

"İnsan hakları acil durumu" olarak faturalandırdığı duruma "sağlam bir yanıt" gerektiğini söyledi.

"Koordineli Uluslararası Eylem" Gerekli
Sayın Türk, uluslararası topluma “Haiti'nin kurumlarına yardımcı olmak için kapsamlı bir eylem planıyla birlikte, zamana bağlı, uzman ve insan haklarıyla uyumlu bir destek gücü görevlendirmesi” çağrısını yineledi.

Geçen ay ülke, Haiti konusunda bağımsız bir insan hakları uzmanı atanması çağrısında bulunan bir kararı kabul eden İnsan Hakları Konseyi'nin gündemindeydi.

Haiti'nin sponsorluğunu üstlendiği karar, "eşgüdümlü ve hedefli uluslararası eylem" çağrısında bulundu.

Karara uygun olarak, Haiti'deki yeni bağımsız insan hakları uzmanı William O'Neill'in görevleri arasında çocukların ve insan kaçakçılığının durumuna odaklanmak ve Haiti Hükümeti ile ulusal insan hakları kurumlarına tavsiye ve teknik yardım sağlamak yer alıyor. ve insan haklarının geliştirilmesine ve korunmasına yardımcı olmak için sivil toplum kuruluşları.

İnsan Hakları Konseyi kararları uyarınca Birleşmiş Milletler insan hakları şefi tarafından atanan bağımsız hak uzmanları, BM personeli değildir ve çalışmaları karşılığında ücret almazlar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/haiti-artan-cete-siddetini-durdurmak-icin-simdi-uluslararasi-destek-gerekiyor-7148.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/haiti-artan-cete-siddetini-durdurmak-icin-simdi-uluslararasi-destek-gerekiyor-7148.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/haiti-artan-cete-siddetini-durdurmak-icin-simdi-uluslararasi-destek-gerekiyor-7148-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2023/05/haiti-artan-cete-siddetini-durdurmak-icin-simdi-uluslararasi-destek-gerekiyor-7148.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/haiti-artan-cete-siddetini-durdurmak-icin-simdi-uluslararasi-destek-gerekiyor/119453/</link>
			<pubDate>Sat, 13 May 2023 19:11:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’nin hava ambulansı: Gökbey]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, TUSAŞ tarafından geliştirilen Gökbey helikopterini yakın zamanda ‘hava ambulansı’ olarak hizmete alacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, faaliyetlerini hizmet alımı şeklinde yürüten ambulans helikopterler için harekete geçti. Bakanlık, bu hizmetin tamamen yerli ve milli imkanlarla verilmesi amacıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) ile görüşmelere başladı. Anlaşma sonucunda, TUSAŞ tarafından geliştirilen Gökbey helikopterinin hava ambulans filosuna dahil edilmesi planlanıyor.

TIBBİ EKİP EĞİTİMİ

Gökbey helikopterinin tıbbi ekibi de Sağlık Bakanlığı personelinden oluşturulacak.Bunun için kapsamlı bir eğitim modülü hazırlayan Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, personele eğitim verilmesine yönelik planlamalara başlayacak. Hava ambulanslarıyla bugüne kadar elde edilen tecrübelerin aktarılacağı eğitimlerde, sağlık personeline, en çok taşınan yetişkin, yenidoğan ve pediatrik yaş gruplarının durumları ve sevk süreçleri hakkında bilgi verilmesi öngörülüyor.

38 BİN HASTA TAŞINDI

Sağlık Bakanlığı, 2008’de hizmete alınan helikopter ambulanslar aracılığıyla bugüne kadar 38 bin 387 hastayı taşıdı. Ayrıca 1.041 organ nakli de helikopter ambulanslar aracılığıyla gerçekleştirildi.

Şu an 12 kentte konuşlu helikopter ambulanslar, uçabilecekleri mesafedeki tüm iller arasında hastaların en uygun sağlık merkezine naklini sağlayarak 81 ilin ihtiyacını karşılıyor.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN

Öte yandan, 2010’da devreye alınan uçak ambulanslar, yurt içinde 14 bin 870, yurt dışında ise 1.137 olmak üzere toplam 16 bin 7 hastaya hizmet verdi, 813 organın da nakil bekleyen hastalara yetiştirilmesini sağladı.

Türk vatandaşı hastaların yurt dışından uçak ambulansla en fazla getirildiği ülkeler, sırasıyla Suudi Arabistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Fransa, Kosova ve Irak oldu.(ito Haber)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2022/05/turkiye-nin-hava-ambulansi-gokbey-5669.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2022/05/turkiye-nin-hava-ambulansi-gokbey-5669.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2022/05/turkiye-nin-hava-ambulansi-gokbey-5669-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2022/05/turkiye-nin-hava-ambulansi-gokbey-5669.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/turkiye-nin-hava-ambulansi-gokbey/119415/</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2022 01:46:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kapalıçarşıda Fatih Kurtulmuş yeniden başkan seçildi]]></title>
			<description><![CDATA[Kapalı çarşıda genel kurul yapıldı. Kapalıçarşı kat malikleri 4. genel kurulu, kalpakçılar Caddesinde gerçekleştirildi.

Tek listeyle girilen seçimde mevcut Başkan Fatih Kurtulmuş ve yönetim kurulu listesi, iki yıl boyunca tarihi çarşı'nın yönetimini üstlenecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kapalı çarşıda genel kurul yapıldı. Kapalıçarşı kat malikleri 4. genel kurulu, kalpakçılar Caddesinde gerçekleştirildi.

	
Tek listeyle girilen seçimde mevcut Başkan Fatih Kurtulmuş ve yönetim kurulu listesi, iki yıl boyunca tarihi çarşı’nın yönetimini üstlenecek.

	
İstanbul Kuyumcular Odası Başkan Yardımcısı İlhami Yazıcı, yeniden denetim kurulu başkanı seçilirken, Ahmet Mirat Kökler (Başkan vekili), Cem Özboyacı (Başkan yardımcısı), Mehmet Hanifi Cümbüş, Mete Boybeyi, Faik Özbey, Hüseyin Kantemur, Rezal Koç ve Haşim Güreli yönetimde yer alan isimler oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_4DE65C-B3F5B2-8592FB-29561E-72A396-A807B0.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_4DE65C-B3F5B2-8592FB-29561E-72A396-A807B0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_4DE65C-B3F5B2-8592FB-29561E-72A396-A807B0.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_4DE65C-B3F5B2-8592FB-29561E-72A396-A807B0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/kapalicarsida-fatih-kurtulmus-yeniden-baskan-secildi/119406/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 03:30:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[En büyük sorunlar dışa bağımlılık ve pahalılık]]></title>
			<description><![CDATA[Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD) tarafından gerçekleştirilen, "Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması"nın sonuçları açıklandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

	
		
	Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD) tarafından gerçekleştirilen, "Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları açıklandı.
	
		
	Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gerçekleştirdiği "Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, 9 Şubat 2017 Perşembe günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde düzenlenen, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Volkan Ediger, Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meltem Ucal ve Kadir Has Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Gökhan Kirkil’in katıldığı bir basın toplantısıyla paylaşıldı.
	
		
	"Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”, 12-27 Kasım 2016 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 16 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin 204 kişi ile yüz yüze olarak enerji tüketimine ilişkin soruları içeren anket ile gerçekleştirildi.
	
		
	Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD), farklı bilimlerden uzmanların yerel, bölgesel ve küresel çapta enerji alanında çalışmalar yaparak disiplinlerarası eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütmek ve bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgileri kamuoyuyla paylaşarak toplumun gelişimine katkıda bulunmak amacıyla geçtiğimiz yıl Kadir Has Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Merkezin gerçekleştirdiği ilk araştırma Türkiye’nin enerji tüketimine ilişkin birçok veriyi ortaya koydu.
	Enerji bağımlılığı ve pahalılığı en büyük sorunlar, ancak enerji politikaları oy verme eğilimlerini etkilemiyor
	
		
	‘Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?’ sorusuna ankete katılanların yüzde 38,6’sı ‘ithal enerjiye bağımlılık’ yanıtını verdi. Enerjinin pahalı olması ise yüzde 30,8’lik oranla Türkiye enerji sisteminin ikinci en önemli sorunu oldu. Enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu ise yüzde 41’lik oranla hava kirliliği oldu. İnsan sağlığı yüzde 20 ile ikinci olurken, iklim değişikliği yüzde 17 ile enerjiden kaynaklanan en önemli üçüncü çevre sorunu olarak gözlemlendi. Öte yandan, "Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?” sorusuna ise yüzde 78 oranında ‘Evet’ cevabı verildi.
	
		
	Anketin siyasete yönelik en önemli sonucu ise, seçimlerde oy verdikleri partilerin enerji politikaları hakkında genellikle "hiç bilgisi olmadığını” belirten anket katılımcılarının, seçimlerde oy verirken de partilerinin enerji politikalarını dikkate almadıklarını ifade etmesi. Ankete katılanların hükümetin enerji politikalarında en başarılı buldukları alanlar ‘petrol ve doğalgaz boru hatları’, ‘doğalgaz temini’ ve ‘elektrik üretimi-iletimi-dağıtımı’ olurken; ‘enerji fiyatları’ açık ara başarısız bulunanların başında yer alıyor.
	%50 en çok elektrik enerjisi kullanıyor
	
		
	Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. Ankete katılanların yüzde 50’si parasal olarak en çok elektrik, yüzde 39’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtti. Belirtilen enerji türlerine yüzde 30 aylık 100-150 TL arası harcama yaptığını söylerken, yüzde 29 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetti. Ankete katılanların yarısının aylık enerji faturası da 50 ila 100 TL arasında seyrediyor.
	
		
	Halk en çok ısınma ihtiyacı için enerjiye para harcıyor. Enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, aydınlatma yüzde 22 ile ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sıra ise yüzde 5’lik oranla ulaşım olarak belirlendi. Arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; yüzde 41 oranında dizel, yüzde 30 oranında otogaz ve yüzde 29 oranında benzin oldu. Arabası olan katılımcıların yüzde 25’i her ay 100 ila 200 TL arasında yakıt masrafı yapıyor.
	
		
	Ankete katılanların yüzde 54’ü doğalgaz, yüzde 25’i kömür, yüzde 12’si ise odun ile ısınma ihtiyacını karşılıyor. Evlerde kullanılan sıcak su yine en çok doğalgaz ile sağlanıyor. Sıcak su sağlamada doğalgaz yüzde 52 ile birinci, elektrik yüzde 26 ile ikinci sırada yer alıyor. Yüzde 11’lik bir kesim ise sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyor.
	
		
	Katılımcıların elektrik fiyatlarını nasıl bulduğu sorgulandığında yüzde 85 ‘yüksek ve çok yüksek’ cevaplarını verirken, yüzde 13 elektrik fiyatlarını normal bulduğunu aktarıyor. Aynı şekilde doğalgaz fiyatları hakkında yöneltilen soruya ise yüzde 65 ‘yüksek ve çok yüksek’ diyor. Yüzde 14’lük bir kesim ise doğalgaz fiyatlarını makul buluyor. Ankete katılanların yüzde 98’i tüketilen enerjinin ucuz olmasının önemli olduğunu düşünüyor.
	Evlerin %65’inde ısı yalıtımı yok
	
		
	Araştırma kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de ısı yalıtımıyla ilgili. Ankete katılım sağlayanların yüzde 65’i evlerinde ısı yalıtımı olmadığını belirtti. Soruları cevaplayanlardan yüzde 34’lük bir kesimin ise evlerinde ısı yalıtımı bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında gerçekleştirilen ankette ısı yalıtımı bulunan evlerin oranı yüzde 17,3 olarak gözlemlenmişti. Bu sonuca göre 7 yılda evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının yaklaşık 2 katına çıktığını söylemek mümkün.
	
		
	Anketin bu konuya ilişkin en önemli sonuçlarından biri, evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının gelir ve eğitim düzeyiyle bağlantılı olması.
	
		
	Türk Akımı Projesi bilinmiyor, enerji ithalatında Azerbaycan ve Rusya destekleniyor
	Rusya’dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye’ye aktarılması planlanan doğalgaz boru hattı projesi ‘Türk Akımı’ nın bilinirliğinin de sorgulandığı araştırma sonucunda yüzde 86’lık bir kesimin proje hakkında hiç bilgisi olmadığı gözlemlendi. Ankete katılan bin 204 kişiden bu soruyla ilgili tam 110 farklı açıklama geldi.
	Katılımcılara Türkiye’nin enerjiyi en fazla hangi ülkeden almasını tercih ettikleri sorulduğunda yüzde 42 ile Azerbaycan birinci, yüzde 20 ile Rusya ikinci sırada yer alıyor. ‘1 Kasım Genel Seçimleri’nde MHP ve Ak Parti’ye oy vermiş kişiler daha çok Azerbaycan’ı, CHP ve HDP’ye oy vermiş olanlar ise daha çok Rusya’yı tercih ediyor.
	Geleceğin enerji kaynakları: ‘Güneş ve Doğalgaz’
	
		
	Ankete katılanların yüzde 40’ı "Güneş”i geleceğin enerji kaynağı olarak nitelendirirken, yüzde 22’si doğalgazı geleceğin enerji kaynağı olarak gösterdi. Öte yandan, "Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı hangisini evdeki enerji ihtiyacınızı karşılamak için kullanmayı tercih ederdiniz?” sorusuna ise yüzde 63 oranında doğalgaz, yüzde 21 oranında güneş cevabı verildi. Güneş ve rüzgar enerji santralleri en çok desteklenen teknolojiler olurken, nükleer ve kömür santralleri ise en az desteklenenler oldu.
	
		
	Nükleer santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve riskler içerip içermediğine ilişkin soruya yüzde 65 oranında olumlu yanıt verildi. "Yaşadığınız ilde nükleer santral kurulmasına ne derece destek verirsiniz?” sorusuna olumsuz yanıt veren illerin başında Adana, İzmir ve Ankara gelirken; Tekirdağ, Bursa ve Konya gibi illerdeki olumsuz yanıtlar en düşük düzeyde oldu. Kendi illerinde nükleer santral yapılmasını desteklemeyenler, büyük oranda bu tür santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve risk içerdiğine inanıyor.
	
		
	 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_926466-181D07-CE1A27-A53BB3-6EDA4E-A31926.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_926466-181D07-CE1A27-A53BB3-6EDA4E-A31926.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_926466-181D07-CE1A27-A53BB3-6EDA4E-A31926.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_926466-181D07-CE1A27-A53BB3-6EDA4E-A31926.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/en-buyuk-sorunlar-disa-bagimlilik-ve-pahalilik/119354/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Feb 2017 00:03:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Moro barış sürecinde yeni yol haritası]]></title>
			<description><![CDATA[Moro barış sürecinde yeni yol haritası

Moro'da barışı tesis etmek için yapılan görüşmelerde yeni bir yol haritası belirlendi.



Temel Yasa'yı hazırlayacak olan Bangsamoro Geçiş Komitesi Şubat ayı içerisinde göreve başlayacak.

2018 Mayıs ayı sonunda tamamlanması planan Temel Yasa, 3 Ocak 2018'de meclisten geçecek.

2018 yılının Nisan ayında gerçekleştirilmesi düşünülen referandumla yönetim, Moro İslami Kurtuluş Cephe'sine verilecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	

	
			
	Moro barış sürecinde yeni yol haritası
	
			
	Moro’da barışı tesis etmek için yapılan görüşmelerde yeni bir yol haritası belirlendi.
	
			
	
			
	
			
	Temel Yasa'yı hazırlayacak olan Bangsamoro Geçiş Komitesi Şubat ayı içerisinde göreve başlayacak.
	
			
	2018 Mayıs ayı sonunda tamamlanması planan Temel Yasa, 3 Ocak 2018'de meclisten geçecek.
	
			
	2018 yılının Nisan ayında gerçekleştirilmesi düşünülen referandumla yönetim, Moro İslami Kurtuluş Cephe'sine verilecek.
	
			
	BANGSAMORO GEÇİŞ KOMİTESİ
	
			
	Bangsamoro Geçiş Komitesi 17 Aralık 2013 yılında Filipinler Devlet Başkanı III. Benigno Aquino tarafından imzalanan karar ile kuruldu.
	
			
	15 kişiden oluşan Komite'de başkan da dahil olmak üzere Moro İslami Kurtuluş Cephesi'nden 8 temsilci ve hükümet tarafından seçilen 7 temsilci yer alıyor.
	
			
	"2019'DA HÜKÜMET KURULMUŞ OLACAK”
	
			
	Moro İslami Kurtuluş Cephesi lideri Hacı Murad İbrahim, 26 Aralık 2016'da Türkiye'de gerçekleştirilen Güneş'in Doğduğu Yer: Moro Bir Direniş Hikayesi" konulu konferansta süreç hakkında açıklamalarda bulunmuştu.
	
			
	Hacı Murad İbrahim, "Biz şimdi bu sürecin en zor kısmı olan uygulama alanına geldik. İki kısımdan oluşan uygulama alanın birincisini siyasi kısım oluşturuyor ki bu da anlaşmanın meclisten geçişini içeriyor. İkinci kısmı da ülkemizin kalkınmasına yönelik eğitim, sağlık ve tarım alanlarındaki çalışmalar oluşturuyor." bilgisini aktarmıştı.
	
			
	İbrahim, "İnşallah her şey planladığımız gibi yolunda giderse 2019'da Bangsamoro hükümeti kurulmuş olacak” demişti.
	
			
	"TÜRKİYE BU ÜMMETİN TEK UMUDU”
	
			
	Bangsamoro'da yeni bir özerk yönetimin kurulmasıyla uygulama aşamasında bundanTürkiye ile daha fazla iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirten İbrahim, şunları kaydetti:
	
			
	"Biz bütün dünyadaki ümmetin şu an içinde bulunduğu durumun farkındayız. Ve şunun da farkındayız ki Türkiye bu ümmetin tek umudu. Her duamızda siz varsınız. Biz daima 'Allah Türkiye'yi ve liderlerini korusun' diye dua ediyoruz. Bugün görüyoruz ki Türkiye'de çok zor bir zamandan geçiriyor. Türkiye'nin bu zorlukları aşacağına inanıyoruz. Türkiye daha önce nasıl bu zorlukların üstesinden geldiyse bugün de aynı şekilde üstesinden gelecektir, buna inanıyoruz."
	
			
	BU SONUCA NASIL VARILDI?
	
			
	Filipinler'de 40 yıl süren çatışmaların ardından Filipinler Hükümeti ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında ateşkes ve barış görüşmeleri 1997 yılının Ocak ayında başladı.
	
			
	Uzun yıllar süren görüşmeler ve Türkiye'nin de önemli bir rol üstlendiği barış müzakereleri neticesinde 27 Mart 2014'te hükümet ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında ‘Bangsamoro Barış Anlaşması” imzalandı.
	
		
	Haber:&nbsp;Melahat KEMAL
	Timeturk
	]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9152C5-F897E6-54ADD6-2BA3F5-35AC36-B6DDD8.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9152C5-F897E6-54ADD6-2BA3F5-35AC36-B6DDD8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9152C5-F897E6-54ADD6-2BA3F5-35AC36-B6DDD8.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9152C5-F897E6-54ADD6-2BA3F5-35AC36-B6DDD8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/moro-baris-surecinde-yeni-yol-haritasi/119347/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 00:21:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Rusya hiçbir ABD&#039;li diplomatı sınır dışı etmeyecek]]></title>
			<description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Rusya'da görevli hiçbir ABD'li diplomatın sınır dışı edilmeyeceğini" söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin Rusya'da görev yapan diplomatlarını sınır dışı etmeyeceklerini açıkladı.

	
Putin, yaptığı yazılı açıklamada, "Karşılık verme hakkını saklı tutuyoruz. Ancak sorumsuz, 'mutfak diplomasisi' seviyesine inmeyeceğiz. Rus-Amerikan ilişkilerinin yeniden tesisine yönelik adımları ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın tutumuna göre belirleyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

	
Rus diplomatların ABD'den dönerek yeni yıl tatilini Rusya'da geçireceğini belirten Putin, "Amerikalı diplomatlar için problem oluşturmayacağız. Kimseyi göndermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

	
Putin, ABD'nin yeni yaptırımlarını ikili ilişkilere daha fazla zarar vermeye yönelik bir provokasyon olarak nitelendirerek, bu durumun Rus-Amerikan halklarının ve dünya istikrarının zararına olduğunu kaydetti.

	
ABD Başkanı Obama'nın görevini bu şekilde tamamlamasından üzüntü duyduğunu dile getiren Putin; Obama, Trump ve Amerikan halkının yeni yılını kutladı.

	
ABD, Rusya'nın başkanlık seçimlerine siber saldırı düzenlediği iddiaları nedeniyle dün Washington ve San Francisco'da görevli 35 Rus diplomatın 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemişti. Aynı çerçevede Maryland ve New York eyaletlerinde Rus hükümetine ait iki yerleşkenin boşaltılması talep edilmişti.

	
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, Putin'e, ABD'nin Rusya'da görevli 35 diplomatının sınır dışı edilmesini teklif etmişti.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A82B47-4D3474-3AC549-A35C79-54007D-2DA6BF.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A82B47-4D3474-3AC549-A35C79-54007D-2DA6BF.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A82B47-4D3474-3AC549-A35C79-54007D-2DA6BF.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A82B47-4D3474-3AC549-A35C79-54007D-2DA6BF.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-rusya-hicbir-abd-li-diplomati-sinir-disi-etmeyecek/119263/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 16:32:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Rusya ABD&#039;ye misillemeye hazırlanıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanlığı, Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, ABD'nin Rusya'da görevli 35 diplomatının sınır dışı edilmesini teklif etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, ABD'nin Rusya'da görevli 35 diplomatının sınır dışı edilmesini teklif ettiğini söyledi.

	
Rossiya-24 kanalına konuşan Lavrov, ABD’nin 35 Rus diplomatın 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemesini karşılıksız bırakmayacaklarını belirterek "Mütekabiliyet diplomasi ve uluslararası ilişkilerde kanundur" dedi.

	
Lavrov, "Dışişleri Bakanlığı olarak Devlet Başkanı Putin'e, ABD'nin Moskova Büyükelçiliğinden 31 ve St. Petersburg Başkonsolosluğundan 4 olmak üzere 35 Amerikalı diplomatın sınır dışı edilmesini önerdik. Ayrıca Moskova'daki 2 binanın ABD'li diplomatlar tarafından kullanılmasının yasaklanmasını teklif ettik" ifadelerini kullandı.

	
Lavrov, söz konusu iki yerin, ABD'li diplomatların dinlenmek için kullandığı Moskova yakınlarındaki "Serebryanıy Bor" tesisi ve bir depo olduğunu belirtti.

	
ABD, başkanlık seçimlerine siber saldırı düzenlediği iddiaları nedeniyle dün Washington ve San Francisco'da görevli 35 Rus diplomatın 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istemişti. Aynı çerçevede Maryland ve New York eyaletlerinde Rus hükümetine ait iki yerleşkenin boşaltılması talep edilmişti.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_947C85-419EA2-31158A-B5A70D-74B6DB-E585C5.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_947C85-419EA2-31158A-B5A70D-74B6DB-E585C5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_947C85-419EA2-31158A-B5A70D-74B6DB-E585C5.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_947C85-419EA2-31158A-B5A70D-74B6DB-E585C5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-rusya-abd-ye-misillemeye-hazirlaniyor/119262/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:48:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Terör örgütünün 5 üst düzey sorumlusu yakalandı]]></title>
			<description><![CDATA[Terör örgütü PKK/KCK faaliyetlerinin engellenmesine yönelik yürütülen çalışmalarda "KCK-Türkiye Meclisi" içerisinde üst düzey faaliyet gösterdiği tespit edilen 5 örgüt mensubu gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Terör örgütü PKK/KCK faaliyetlerinin engellenmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, "KCK-Türkiye Meclisi " içerisinde üst düzey faaliyet gösterdiği belirlenen 5 örgüt üyesi yakalandı.

	
&nbsp;terörle mücadele ekiplerinin Türkiye genelinde yürüttüğü operasyonlarda, KCK-Türkiye Meclisi içerisinde üst düzey faaliyet yürüttüğü tespit edilen H.A. (34), S.A. (35) ve M.Ö. (41) Diyarbakır, B.A. (42) Antalya, E.A (45) ise Şanlıurfa'da gözaltına alındı.

	
Teröristlerden H.A'nın KCK sözde Kürdistan sözcülerinden olduğu, daha önce Suriye/Kamışlı'da örgütün haber ajansı ANHA'da sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği, S.A'nın KCK sözde Kürdistan saha sözcüleri arasında yer aldığı, nisanda örgüt üst yöneticileriyle görüşmek üzere Kandil'e gittiği, Diyarbakır'dan 13 Kasım'da Erbil'e hava yoluyla geçtiği ve 18 Kasım'da Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptığı, E.A'nın ise KCK sözde Diyarbakır sorumlusu olduğu ve martta örgütsel temaslarda bulunmak üzere Kandil'e gittiği tespit edildi.

	
Ocak 2016'da örgütsel amaçla Irak/Erbil'e gittiği belirlenen B.A. ile M.A. ve diğer 3 teröristin aynı zamanda "silahlı terör örgütü kurma yönetme" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından dosyalarının bulunduğu da kaydedildi.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AFA770-75B419-C8D87F-FEDA6C-A7E8CB-D029F2.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AFA770-75B419-C8D87F-FEDA6C-A7E8CB-D029F2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AFA770-75B419-C8D87F-FEDA6C-A7E8CB-D029F2.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AFA770-75B419-C8D87F-FEDA6C-A7E8CB-D029F2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-teror-orgutunun-5-ust-duzey-sorumlusu-yakalandi/119261/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:47:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İhracat arttı, dış ticaret açığı azaldı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin ihracatı, kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 artarak 12 milyar 817 milyon dolar, dış ticaret açığı yüzde 4,1 azalarak 4 milyar 113 milyon dolar oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Türkiye'nin ihracatı, kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 artarak 12 milyar 817 milyon dolar, ithalatı yüzde 6 artarak 16 milyar 931 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kasımda dış ticaret açığı, yüzde 4,1 azalarak 4 milyar 113 milyon dolar oldu.

	
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan kasım ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistikleri açıklandı.

	
Buna göre, ihracat kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 artarak 12 milyar 817 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 6 artarak 16 milyar 931 milyon dolara çıktı. Bu dönemde, dış ticaret açığı ise 4 milyar 291 milyon dolardan yüzde 4,1 azalışla 4 milyar 113 milyon dolara geriledi.

	

	

	
İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen yılın kasım ayında yüzde 73,1 iken, bu yılın aynı ayında yüzde 75,7'ye yükseldi.

	
İhracat, bu yılın ocak-kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 azalarak 129 milyar 793 milyon dolara düştü. İthalat da geçen yılın ocak-kasım dönemine göre yüzde 4,8 gerileyerek 180 milyar 196 milyon dolar oldu. Bu dönemde, dış ticaret açığı ise yüzde 11,8 azalarak 50 milyar 403 milyon dolara geriledi.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_38C0C2-212B4C-23AC41-EA0AA7-DE7910-623157.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_38C0C2-212B4C-23AC41-EA0AA7-DE7910-623157.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_38C0C2-212B4C-23AC41-EA0AA7-DE7910-623157.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_38C0C2-212B4C-23AC41-EA0AA7-DE7910-623157.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/ihracat-artti-dis-ticaret-acigi-azaldi/119258/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:28:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DEAŞ&#039;ın sözde emiri hava harekatında öldürüldü]]></title>
			<description><![CDATA[Güvenlik kaynakları, terör örgütü DEAŞ'ın sözde emirlerinden Ebu Husen Tunusi ve korumalarının hava harekatıyla etkisiz hale getirildiğini bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Terör örgütü DEAŞ'ın sözde emirlerinden Ebu Husen Tunusi ve korumalarının hava harekatıyla etkisiz hale getirildiği bildirildi.

	
Bölgedeki güvenlik kaynakları, Suriye'nin kuzeyindeki El Bab'da dün gerçekleştirilen hava harekatında, araç içinde bulunan DEAŞ'ın sözde emirlerinden Ebu Husen Tunusi ve korumalarının etkisiz hale getirildiğini belirtti.

	
Kimlik tespit çalışmaları devam eden Tunusi'nin, Rakka'daki etkin terör örgütü elebaşlarından biri olduğu, El Bab bölgesine özellikle seçilip gönderildiğini aktaran güvenlik kaynakları, bu durumun terör örgütü DEAŞ'ın El Bab'a verdiği önemin en önemli göstergesi olarak değerlendirilebileceğini kaydetti.

	
Ayrıca dün saat 14.05'te Dabık'ın 5 kilometre kuzeybatısında ve Azez'e 14 kilometre uzaklıktaki Suran bölgesinde terör örgütü DEAŞ mensuplarınca sivil halkı hedef alan bombalı araç eyleminde 6 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı.

	AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_8DB78B-78B5BB-0B053D-67C2A5-BEAB1A-44167B.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_8DB78B-78B5BB-0B053D-67C2A5-BEAB1A-44167B.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_8DB78B-78B5BB-0B053D-67C2A5-BEAB1A-44167B.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_8DB78B-78B5BB-0B053D-67C2A5-BEAB1A-44167B.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/deas-in-sozde-emiri-hava-harekatinda-olduruldu/119257/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:27:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Darbe girişiminden iki ay önce &#039;dedikodusu&#039; başlamış]]></title>
			<description><![CDATA[Eskişehir'de FETÖ'nün Anadolu Üniversitesi yapılanmasına ilişkin kabul edilen iddianamede, şüphelilerin darbe girişiminden iki ay önce haberdar olduğu ortaya konuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Eskişehir'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Anadolu Üniversitesi (AÜ) yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 20'si tutuklu 24 zanlı hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamedeki tanık ifadeleri, şüphelilerin darbe girişiminden iki ay önce haberdar olduğunu ortaya koydu.

	
Cumhuriyet Savcısı Hasan Karagöz tarafından "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan tutuklu A.B.(42), A.A.(44), A.D.(46), D.T.(29), E.P.(31), H.G.(28), H.K.(48), H.N.(42), M.E. (51), M.B.(48), N.E.(30), N.M.T.(40), Ö.K.(40), S.B.(40), S.K.(52), S.Ç.(41), U.A.(26), Y.Ç.(41), Y.S.(48) ve Z.L. (30) ile tutuksuz M.B. (40), M.D. (33), M.A. (30) ve T.Ş. (45) hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı.

	
Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, örgütün üniversitedeki memurlardan sorumlu imamı olduğu öne sürülen H.N. ile soruşturma kapsamında memuriyetten el çektirilen ve örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı saptanan 23 şüphelinin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e ait kitaplar, CD'ler ile "dualı" olduğu belirtilen birer dolarlık banknotlar ve çeşitli dokümanlar ele geçirildiği bildirildi.

	
Tanıkların ifadelerinin de aktarıldığı iddianamede, AÜ'de görevli memur Ö.A.T'nin, aynı birimde görevli ve örgüt üyesi olarak değerlendirdiği M.E'nin iş yerinde darbe girişiminden yaklaşık iki ay kadar önce "İki aya kalmayacak, her şey çok farklı olacak ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesiyle ülkeden kaçacak." dediği yönündeki beyanı yer aldı.

	
Ö.A.T, iş arkadaşı R.Ç'nin de bulunduğu AÜ'deki odalarında şüpheli M.E'nin, "Aktif-Sen'in başkanıyım. Toplantılara katıldım. 40 yıldır Fetullah Gülen'ciyim, çocuklarımdan birinin adını Fetullah Gülen koydum. Küçük oğlumun da Fetullah Gülen'in okullarında okumasını sağladım." dediğini aktardı.

	
Tanıklar R.Ç. ve Z.B. de darbe girişiminden bir hafta sonra görevinden uzaklaştırılan M.E'nin, "İki aya kalmayacak, her şey çok farklı olacak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailesiyle ülkeden kaçacak." dediği yönünde ifade verdi.

	
"Çok insanın canı yanacak"
Tanık Z.B. ifadesinde ayrıca, "İş yerinde sürekli örgüt propagandası yapan ve iki ay kadar önce de benzer söylemlerde bulunduğunu duyduğum M.E, 14 Temmuz günü mesai bitiminde da bana 'Çok kötü şeyler olacak, çok insanın canı yanacak, Allah sonumuzu hayır etsin.' dedi. Ertesi gün darbe girişimi olunca bu sözlerin ne anlama geldiğini anladım." beyanında bulundu.

	AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BC812E-5ED1D2-26DF34-6249D0-EE02EF-81B747.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BC812E-5ED1D2-26DF34-6249D0-EE02EF-81B747.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BC812E-5ED1D2-26DF34-6249D0-EE02EF-81B747.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BC812E-5ED1D2-26DF34-6249D0-EE02EF-81B747.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/darbe-girisiminden-iki-ay-once-dedikodusu-baslamis/119256/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:26:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meclis Başkanı Kahraman ameliyatan çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın ameliyattan çıktığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın tedavi gördüğü Güven Hastanesine geldi.

	
Davutoğlu ve Yıldız, Kahraman'ın sağlık durumu hakkında hastane yetkililerinden bilgi aldı.

	
TBMM Başkanı Kahraman'a şifa dileyen eski Başbakan Davutoğlu, "Kendisi çok kadim dostumuzdur. Hepimizin ağabeyi konumundaydı. Sadece Meclis Başkanı olduktan sonra değil onun öncesinde, gençlik yıllarından beri beraberdik. Dünyanın en zarif, en nazik, en iyi kalpli insanlarından biriydi. Ülkemize geçmişte Kültür Bakanı, son bir iki yıldır da Meclis Başkanı olarak çok büyük hizmetler yaptı. Herkes onun ahlakını, meziyetlerini bilir." diye konuştu.

	
Kahraman'ın ailesi ve doktorlarıyla görüştüğünü ifade eden Davutoğlu, "Elhamdülillah ameliyattan salimen çıktı. Durumu da doktorlarımızın verdiği bilgiye göre gayet iyi. İnşallah her zaman o nezih ve güzel üslubunu Meclis Başkanlığı kürsüsünden duyabileceğiz. Allah ona, millete hizmet etme yolunda güç versin." şeklinde konuştu.

	
Ameliyat yaklaşık 5 saat sürdü
Taner Yıldız ise Kahraman'ın ameliyatının başarılı geçtiğini doktorlarından öğrendiklerini belirterek, ameliyatın yaklaşık 5 saat sürdüğünü söyledi.

	
Yıldız, Kahraman'ın şu anki sağlık durumunun iyi olduğu bilgisini aldıklarını kaydederek, "Tabii ki bir yoğun bakım dönemi geçireceğinden bahsedildi. Allah şifalar versin. Meclis Başkanımızın Türkiye siyasetinin istikrarına yapmış olduğu katkı ve politikalar Türkiye için önemli." dedi.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7479FD-A98B8C-2B0CE4-2B040A-68F59E-F5C7E6.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7479FD-A98B8C-2B0CE4-2B040A-68F59E-F5C7E6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7479FD-A98B8C-2B0CE4-2B040A-68F59E-F5C7E6.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7479FD-A98B8C-2B0CE4-2B040A-68F59E-F5C7E6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-meclis-baskani-kahraman-ameliyatan-cikti/119255/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:25:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[&#039;PKK kirli ideolojisini Sincar&#039;da açtığı okullarla aşılıyor&#039;]]></title>
			<description><![CDATA[Terör örgütü PKK, Musul'un Sincar ilçesinde farklı isimlerle varlık göstermeye devam ederken, Ezidi çocuklara kirli ideolojisini aşılamak amacıyla da okullar açmaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Terör örgütü PKK, Musul'un Sincar ilçesinde farklı isimlerle varlık göstermeye devam ederken, Ezidi çocuklara kirli ideolojisini aşılamak amacıyla da okullar açmaya başladı.

	
Terör örgütü DEAŞ'ın, 3 Ağustos 2014'te Sincar'a saldırmasıyla ortaya çıkan güvenlik zafiyetinden istifade eden PKK, Kandil ve Suriye'den gelen militanlar ve etkisi altına aldığı bazı Ezidilerin yardımıyla Irak'ın kuzeyindeki farklı bölgelerde askeri kamplar kurdu.

	
Kademeli bir şekilde ilk önce Sincar Dağı'nda yaşam mücadelesi veren ve çadırların altında yaşayan Ezidileri "DEAŞ'tan intikamınızı alacağız" propagandasıyla kandıran örgüt, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve merkezi hükümetten kaynaklı boşluğu kullanarak da onları silah altına aldı.

	
Bölgedeki ideolojik bağlarını güçlendirmek isteyen terör örgütü, kurduğu kampların yanı sıra Ezidi çocuklara kirli ideolojisini aşılamak amacıyla da okullar açmaya başladı.

	
Ezidilere, "sizin için kan döktük" propagandası
Sincar ilçesi ve çevre bölgelerinde tamamı PKK'ya bağlı olan, talimatlarını Kandil'den alan ancak kendilerini gizlemek için farklı isimler kullanan silahlı gruplar da varlık gösteriyor.

	
Bunun yanında Ezidilerle ideolojik bir bağ kurmaya çalışan PKK, DEAŞ ile mücadelede hayatını kaybeden tüm militanlarını Sincar Dağı'ndaki bir mezarlığa gömüyor. Terör örgütü bu sayede Ezidilere "sizin için kan döktük" propagandası yapıyor.

	
Bölgedeki Ezidiler ise terör örgütü DEAŞ'ın saldırılarından korunmak için çaresiz bir şekilde başka bir terör örgütü PKK'nın kucağına düştüklerini belirtiyor. Ezidiler, ilk etapta örgütün gerçek yüzünü göstermediğini, DEAŞ tehlikesinin ortadan kalkmasından sonra bölgedeki askeri kamplarını güçlendirip ideolojilerini yaymak için okullar açmalarıyla birlikte maskelerinin düştüğünü ifade ediyor.

	
Sincar Kaymakamı Mehma Halil, terör örgütünün açtığı okullara dikkat çekerek, "PKK'nın Şengal'deki (Sincar) okullarında normal bir müfredatla ders verilmiyor. Aksine örgüt kendisine eleman kazandırmak için çocuklara ideolojik dersler veriyor." dedi.

	
Sincar'daki aileleri, çocuklarını PKK'nın okullarına göndermemeleri konusunda uyardıklarını belirten Halil, "Şengal Dağı ve çevre bölgelerdeki ailelere durumu izah edip tehlike boyutunu açıkladık. Aileler, çocuklarının geleceğine sahip çıkmalıdır." diye konuştu.

	
İnsan Hakları Aktivisti Kava İdo Şengali ise PKK'nın, DEAŞ tarafından Ezidilere yönelik saldırılarını fırsat bilerek bölgeye yerleştiğini dile getirdi. Şengali, "PKK iki buçuk yıldan bu yana bölgede askeri üsler kurarak, varlığını güçlendirmeye çalışıyor." dedi.

	
Sincar'da PKK öncülüğünde ve kontrolünde şu ana kadar farklı silahlı grupların kurulduğunu aktaran Şengali, bu örgütleri YPG, YBŞ, YPJ ve YPE şeklinde sıralayarak, "Silahlı grupları kontrol edip yönlendiren üst düzey militanların hepsi Kandil ve Suriye'den geldi. Bunlar kendilerini gizleme ihtiyacı duymayarak, PKK'lı olduklarını söylüyorlar." diye konuştu.

	
YPG, Sincar'da kontrol noktaları kurdu
Terör örgütü PKK'nın bölgedeki yapılanması YPG'nin Sincar- Suriye sınır hattı üzerinde kontrol noktaları kurduğunu aktaran Şengali, "Sincar çevresinde yaklaşık 200 YPG'li militan var. Bu grubun amacı hem sınır hattını elde tutmak hem de Ezidi çocuklara kendileri tarafından açılan okullarda ideolojik dersler vermektir." şeklinde konuştu.

	
YBŞ'nin de 250 militanıyla bölgede varlık gösterdiğini ifade eden Şengali, bu grubun tamamen Ezidilerden meydana geldiğini ancak silahının PKK tarafından temin edildiğini söyledi.

	
Şengali sözlerine şöyle devam etti:

	
"Şengal'deki dördüncü silahlı grup, YPJ. YPJ tamamen Ezidi kadınlardan meydana geliyor. Sayıları yaklaşık 150 civarında. PKK ve YPG tarafından silahlandırılıp eğitildiler. Bu kadın militanlar eğitildikten sonra Türkiye veya Suriye'ye gönderiliyor. Eğitime tabi tutulduktan sonra ailelerini görmelerine izin verilmiyor."

	
Sincar'da talimatlarını PKK'dan, maaşlarını ise Şii milis gücü Haşdi Şabi'den alan Haydar Şeşo adlı militanın komuta ettiği YPE ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Şengali bu oluşumun militan sayısıyla Sincar'daki en büyük silahlı gruplardan olduğunu söyledi.

	
Aktivist Şengali, "Sayıları yaklaşık 4 bini buluyor ve bölgede PKK ile hareket ediyorlar. Aynı zamanda Şii milis gücü Haşdi Şabi tarafından bu militanlara aylık maaş veriliyor. Bu grup doğrudan Haşdi Şabi'ye bağlı ve silahlarını dahi onlardan alıyor. Elbette YPE'ye gönderilen para, PKK'nın etkisindeki diğer tüm militanlara da dağıtılıyor. Elimize geçen bilgilere göre her bir militan aylık ortalama 850 dolar alıyor ancak diğer militanlara da verildiğinden dolayı bu maaş yarı yarıya düşüyor." diye konuştu.

	
Sincar'daki PKK'lılara maaş Bağdat'tan iddiası
Irak meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Şahevan Abdullah, Bağdat'ın Şii milis gücü Haşdi Şabi vasıtasıyla Sincar'daki PKK militanlarına maaş ödediğini öne sürdü.

	
Abdullah, "Bağdat, Şengal'deki PKK'lılara doğrudan mali yardımda bulunmuyor ancak PKK, kendi etkisinde ve kontrolündeki Iraklı militanlarının vasıtasıyla ödenen paradan faydalanıyor. Bu militanlar resmiyette Haşdi Şabi'ye bağlı." ifadelerini kullandı.

	
IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani, geçen hafta bir röportajında, Bağdat yönetiminin, PKK'nın Sincar'daki varlığının sona erdirilmesi adına şu ana kadar somut bir adım atılmadığını belirterek, "Bağdat'la sürekli temas halindeyiz. Şu ana kadar ciddi bir adım atmış değiller. Bize kestiklerini söylediler ancak YBŞ'ye ödenen maaşların kesildiğini ben şahsen teyit edemiyorum." demişti.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_5DA5F1-45AE69-40F526-398E45-1E8E56-BAE240.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_5DA5F1-45AE69-40F526-398E45-1E8E56-BAE240.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_5DA5F1-45AE69-40F526-398E45-1E8E56-BAE240.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_5DA5F1-45AE69-40F526-398E45-1E8E56-BAE240.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-pkk-kirli-ideolojisini-sincar-da-actigi-okullarla-asiliyor-/119254/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:24:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MEB yeni müfredatı kamuoyu ile paylaşacak]]></title>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca, tüm öğretim kademelerinde 50'nin üzerindeki zorunlu ders programı ocak itibarıyla Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, öğretmen ve yöneticiler için askıya çıkarılacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), uzun süredir hazırlıkları süren müfredat çalışmalarının çerçevesi belirlendi. Buna göre, tüm öğretim kademelerinde 50'nin üzerindeki zorunlu ders programı, ocak ayı itibarıyla Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşları, öğretmen ve yöneticiler için askıya çıkarılacak.

	
bakanlık, tüm eğitim kademelerinde müfredatın yenilenmesi çalışmalarını sürdürüyor. Bakanlığın temel hedefinde ise müfredatı basitleştirmek, hacmini daraltmak, öğrencilerin analiz, sentez, muhakeme yeteneklerini geliştirmek bulunuyor.

	
Bakanlığın müfredat çalışmalarında, haftalık ders saatlerine ilişkin yeni düzenlemeler, derslerin sayılarının azaltılması, ağır ders içeriklerinin sadeleştirilmesi konuları yer alıyor.

	
Uzun süredir çeşitli paydaşlarla her genel müdürlüğün sorumlu bulunduğu alanlarda yürüttüğü müfredat çalışmalarında, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı da bu alana katkı sağlayacak farklı planlamalarıyla dikkati çekiyor.

	
Öğretmenlerin mail ve cep telefonlarına bilgiler gidecek
Başkanlık, tüm öğretim kademelerindeki 50'nin üzerinde zorunlu ders programını, ocak 2017 itibarıyla Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşları, öğretmen ve yöneticiler için askıya çıkaracak. Türkiye genelinde faaliyet gösteren binin üzerindeki vakıf ve dernek ile diğer paydaşların görüşüne sunulacak müfredat için öğretmenlerin maillerine veya cep telefonlarına da bilgilendirme yapılacak.

	
Ayrıca okul müdürlerinden de zümre oluşturulması istenecek. Bu kapsamda, 81 ilden tüm derslerle ilgili değerlendirme raporlarının şubat itibarıyla bakanlığa ulaşması istenecek. Gelen bilgiler doğrultusunda yeniden gözden geçirilecek müfredatın son hali, öğretmen, yönetici, akademisyen ve diğer sivil toplum kuruluşlarının katılacağı canlı yayında tartışmaya açılacak.

	
Şubat ayında EBA üzerinden bin noktada interaktif olarak yapılması planlanan canlı yayında, öğretmenler sorularını yetkililere iletebilecek.

	
Sanat ve spor derslerinin haftalık ders saati artırılacak
Bakanlığın müfredat çalışmaları kapsamında, bazı kademelerdeki derslerin sayısında azalma ve sadeleşme yapılacak. Resim ve müzik gibi sanat, beden eğitimi gibi spor derslerinin ise haftalık ders saati 2'ye çıkarılacak.

	
Bazı derslerin birleştirilerek verilmesi sağlanacak. Seçmeli derslerin çeşitliliği çoğaltılacak ancak bazı seçmeli derslerin kazanımları zorunlu derslerin içerisine yerleştirilecek.

	
Dünya Sağlık Örgütünün yaklaşımı olan sağlıklı yaşama ve yaşlanma da müfredatın temel konseptinden biri olacak. Özellikle tam gün okullarda özel bir spor saati uygulaması getirilecek.

	
Beden eğitim derslerine öğrenci ve öğretmenler ile bütün okul personelinin de katılımı planlanıyor. Böylece spor etkinliklerinin bir yaşam tarzı haline getirilmesi hedefleniyor.

	
Tarihsel düşünce de tüm kademelerdeki müfredatta yer alacak bir diğer ana eksen olacak. Türk devletlerinden yakın tarihe kadar milli tarih, bölge tarihi ve dünya tarihi de müfredatta yer alacak.

	
Ana eksende 9 başlık

	
Müfredatta, "Tarih bilinci", "Sağlıklı yaşama ve yaşlanma"nın yanı sıra "15 Temmuz Demokrasi Zaferi", "21. yüzyıl becerileri", "Atatürkçülük", "Değerler eğitimi", "Milli Eğitim Kalite Belgesi", "Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi", "Yaşam becerileri" de ana eksenler olarak belirlendi.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_755319-AC1F2C-9E209B-84C8F3-0A4772-3431D8.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_755319-AC1F2C-9E209B-84C8F3-0A4772-3431D8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_755319-AC1F2C-9E209B-84C8F3-0A4772-3431D8.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_755319-AC1F2C-9E209B-84C8F3-0A4772-3431D8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-meb-yeni-mufredati-kamuoyu-ile-paylasacak/119253/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:21:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yılbaşında trafik denetimleri artırılacak]]></title>
			<description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğünce, yılbaşı tatili süresince alınacak trafik tedbirler kapsamında, alışveriş, eğlence ve turizm merkezlerinin bulunduğu güzergahlarda trafiği düzenleme ve denetim faaliyetleri arttırılacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Emniyet Genel Müdürlüğünce, yılbaşı tatili süresince alınacak trafik tedbirler kapsamında, alışveriş, eğlence ve turizm merkezlerinin bulunduğu güzergahlarda trafiği düzenleme ve denetim faaliyetleri arttırılacak.

	
Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yılbaşı nedeniyle şehirlerarası ve şehir içi yollarda trafik akımının diğer günlere oranla yoğunlaşacağı değerlendirilerek, vatandaşların yılbaşında güven içinde seyahat edebilmeleri için 30 Aralık 2016- 01 Ocak 2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere bazı trafik tedbirleri alındı.

	
Buna göre, alışveriş, eğlence ve turizm merkezlerinin bulunduğu güzergahlarda trafiği düzenleme ve denetim faaliyetleri yoğunlaştırılacak.

	
Kazaların yoğun olarak meydana geldiği yol kesimlerinde önlem almak amacı ile sabit veya seyir halinde ekipler görevlendirilecek.

	
Denetimler, karayolunda akan trafiği tehlikeye düşürmeden, aydınlatılmış ve sürücüler tarafından rahatlıkla görülebilecek alanlarda yapılacak.

	
Alınan tüm tedbirlere rağmen kaza meydana gelmesi halinde, ilgili yardım ekiplerinin kaza mahalline hızlı ulaşmalarını sağlamak amacıyla, sürücülerin güzergahları ve kavşakları tıkamaları, taşıt trafiğini bloke etmeleri önlenecek.

	
Buzlanma, yoğun kar yağışı veya tipi gibi trafiği tehlikeye düşürebilecek güzergahlardaki durumların tespiti yapılarak geciktirilmeksizin yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşlara bildirilecek.

	
Terminallerde ve güzergah üzerinde yapılan denetimlerde, araçların takograf, kış lastiği ve ışık gibi teknik donanımları denetlenecek, eksiği tespit edilen araçların eksiklikleri tamamlanıncaya kadar trafiğe çıkışlarına izin verilmeyecek.

	
Alkol denetimlerine ağırlık verilerek, yasal sınırların üzerinde alkol aldıkları tespit edilen sürücüler hakkında gerekli yasal işlemler yapılacak.

	AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_DE70C3-979F85-BE9B5B-5DB54B-0E50D7-3ED2F2.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_DE70C3-979F85-BE9B5B-5DB54B-0E50D7-3ED2F2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_DE70C3-979F85-BE9B5B-5DB54B-0E50D7-3ED2F2.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_DE70C3-979F85-BE9B5B-5DB54B-0E50D7-3ED2F2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/yilbasinda-trafik-denetimleri-artirilacak/119252/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:21:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Halepli ailenin duygulandıran kavuşması]]></title>
			<description><![CDATA[Kuşatma altındaki doğu Halep'te yaşanan bombardımanda bacaklarını kaybeden ve tedavisi Adana'da süren Mustafa Raşid'in, sınırın ötesinde kalan iki çocuğu yanına getirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Suriye'de Beşşar Esed rejimi ordusu ve rejim yanlısı yabancı terörist grupların kuşatmasındaki Halep'teki bombardımanda bacaklarını kaybeden Mustafa Raşid, sınırın ötesinde kalan ve hayatlarından endişe duyduğu iki çocuğuna Adana'da kavuştu.

	
Doğu Halep'ten ailesiyle tahliye edilen ve Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisi süren 31 yaşındaki Mustafa Raşid'in, Suriye'de kalan iki çocuğuna kavuşma hayali, Adana Valiliğinin devreye girmesiyle gerçeğe dönüştü.

	
Yapılan çalışma ile İdlib'teki kampta bulunan 5 yaşındaki Diya ve kardeşi 4 yaşındaki Melek, Suriye'den alınarak Türkiye'ye getirildi.

	
Çocukları, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda karşılayan anne Leyla Raşid, günler sonra gördüğü evlatlarıyla hasret giderdi. Daha sonra, çocuklar annelerinin eşliğinde babaları Raşid'in tedavisinin sürdüğü Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü.

	
Evlatlarını, hastane odasında karşısında gören babanın mutluluğu, AA kamerasına yansıdı.

	
Suriye'de rejim güçleri ve rejim yanlısı terörist grupların sivilleri hedef alan şiddetli hava saldırılarında canlarını hiçe sayarak hayat kurtarmaya çalışan "Beyaz Baretliler"in üyesi Raşid, çocuklarına kavuşmanın sevincini yaşadı.

	
Eşi ve bir çocuğu ile Türkiye'ye gelen Raşid, yaklaşık 20 gündür Suriye'de kalan iki çocuğunu göremediğini, onlara ne olduğunu bilmediğinden dolayı endişe içinde olduğunu söyledi.

	
Türkiye geldiği andan itibaren hastanede tedavisinin sürdüğünü anlatan Raşid, "Çocuklarımdan dolayı kalbim rahat değildi. Onlar için endişeleniyordum. Ameliyat olmama rağmen aklım kendimde değil, onlarda kalmıştı. Çok mutluyum, 2 evladıma kavuştum. Onları göremediğim 20 gün bana 20 yıl gibi geldi. Türk devletine çocuklarımı bugün getirdiği ve beni burada tedavi altına aldığı için teşekkür ederim." diye konuştu.

	
Raşid, Halep'in büyük bir yıkıma uğradığını aktararak " Enkaz altında kalan insanları çıkartmaya çalışırken rejim bombardımanı nedeniyle yaralanmam sonucu iki bacağım da kesildi. Bunun için ambulansla, eşim ve bir çocuğumla Türkiye'ye getirildim. İki çocuğum ise sınırın diğer tarafında yakınlarımın yanında kalmıştı. Onlara da kavuştum." ifadesini kullandı.

	
Raşid'in eşi Leyla Raşid de çocuklarına kavuştuğu için Türkiye'ye teşekkür ederek, "Aklım hep çocuklarımda günler geçirdim. Günler sonra onların hayatta oldukları görmek ve onlara kavuşmak çok güzel, Allah'a binlerce kez şükürler olsun." dedi.

	
Duygularını anlatacak cümle bulamadığını dile getiren anne Raşid, şunları kaydetti:

	
"Benim için şimdi ikinci hayat başladı. Eşimin acılarıyla yaralanan yüreğim evlatlarımın yokluğuyla dağlanmıştı. Başta Türkiye devletine ve çocuklarıma kavuşmamızda emeği alan herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Sizlere minnettarız. Halep için çok üzülüyorum, inşallah bir gün Halep eski günlerine kavuşur bizler de vatanımıza döneriz. Türkiye'de olduğumuz çok mutluyuz. Evlatlarıma kavuştum bundan sonra her şey daha güzel olacaktır. Dualarım Halep halkı için, Allah'ım savaşı bir an önce durdursun."

	
Çocuklardan Melek ve Diya da anne ve babalarını çok özlediklerini ifade etti.

	
Doğu Halep'te enkaz altındaki sivilleri kurtarmak isterken bombardımanda bacaklarını kaybeden ve Adana'da tedavi gören Mustafa Raşid'in sınırın ötesinde kalan iki çocuğuna kavuşma isteğini Anadolu Ajansı (AA) 22 Aralık'ta "Gönlünün ve 'bedeninin yarısı' Halep'te kaldı" başlıklı haberiyle duyurmuştu.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_C4851C-A28039-9EF114-FE1BDF-6A8C2A-0AD3B7.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_C4851C-A28039-9EF114-FE1BDF-6A8C2A-0AD3B7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_C4851C-A28039-9EF114-FE1BDF-6A8C2A-0AD3B7.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_C4851C-A28039-9EF114-FE1BDF-6A8C2A-0AD3B7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-halepli-ailenin-duygulandiran-kavusmasi/119251/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:13:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakanlık destekli filmler gişede üst sıralarda]]></title>
			<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen "Dağ 2", 2016'nın en çok izlenen filmi olurken, "İftarlık Gazoz", ve "Somuncu Baba" bu yıl vizyona giren birçok Hollywood yapımını geride bırakarak, en çok izlenen filmler arasında yer aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen "Dağ 2", 2016'nın en çok izlenen filmi olurken, "İftarlık Gazoz", ve "Somuncu Baba" bu yıl vizyona giren birçok Hollywood yapımını geride bırakarak, en çok izlenen filmler arasına girdi.

	
AA muhabirinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile "Box Office Türkiye"den derlediği bilgiye göre, Türk sinema sektörü Kültür ve Turizm Bakanlığının da desteğiyle başarılarını sürdürüyor.

	
Sinema sektörüne devlet desteği, 2005'te yürürlüğe giren 5224 sayılı "Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun" ile yeni bir boyuta kavuştu ve bugüne kadar sektöre 321 milyon TL destek sağlandı. Bu yıl, 28,5 milyon lira gibi rekor bir miktarda destek verilen sinema sektörüne, gelecek yıl için 40 milyon lira kaynak ayrıldı. Bakanlık tarafından desteklenen filmler uluslararası alanda başarılara imza atarken, gişede de üst sıralarda yer aldı.

	
Bu yıl vizyona giren 355 filmin, 134'ünü yerli yapımlar oluşturdu. Bu Türk filmlerinin 30'u da Bakanlıkça verilen sinema desteklerinden yararlandı.

	
Destek alan filmlerden, "Dağ 2", "İftarlık Gazoz" ve "Somuncu Baba", bu yıl vizyona giren birçok Hollywood yapımını geride bırakarak, en çok izlenen ilk 100 film arasına girdi.

	
Bakanlık destekli "Dağ 2", 2 milyon 794 bin 288 seyirciyle yılın en çok izlenen filmi olurken, dünya genelinde en fazla izlenen filmler arasında yer alan ve Türkiye'de 1 milyon 461 bin 576 seyirci tarafından izlenen "Batman ve Superman", 1 milyon 304 bin 999 kişi tarafından izlenen "Buz Devri", 1 milyon 165 bin 583 kişinin izlediği "Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı" gibi Hollywood yapımlarını geride bıraktı.

	
İftarlık Gazoz en çok izlenen 100 film arasında 1 milyon 30 bin 581 seyirci ile 16. sırada yer aldı. İftarlık Gazoz, IMDB'nin 2016'nın en popüler 10 film arasında gösterdiği ve 956 bin 223 seyirci tarafından izlenen "Suicide Squad: Gerçek Kötü" ile 599 bin 787 kişinin izlediği "Warcraft"tan daha fazla seyirciyle buluştu.

	
Yine Bakanlık tarafından desteklenen "Somuncu Baba: Aşkın Sırrı" 163 bin 88 ile en fazla izlenen 100 film arasında yer aldı.

	
Destek alan filmlerden uluslararası başarı
Bakanlık destekli filmler gişe başarılarının yanı sıra Cannes, Berlin, Venedik, Saraybosna, Montreal gibi uluslararası yarışmalardan da ödülle döndü.

	
Bu yıl Oscar ödüllerinde Türkiye adayı olan "Kalandar Soğuğu" Asya'nın Oscar'ı olarak kabul edilen "10. Asya Pasifik Film Ödülleri"nde "En İyi Film", "En İyi Görüntü Yönetmeni" ve "İlk APSA Yeni Sinema" ödülleri de dahil olmak üzere uluslararası film festivallerinde toplam 22 ödülün sahibi oldu.

	
Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle çekilen "Albüm" Cannes Film Festivali'nde "Yenilikçilik Ödülü"ne, Saraybosna Film Festivali’nde "En İyi Film Ödülü"ne; "Rüzgarda Salınan Nilüfer" filmi, Uluslararası Montreal Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" Ödülüne, "Koca Dünya" filmi, Venedik Film Festivali'nde "Jüri Özel Ödülü"ne, "Mavi Bisiklet" filmi, Uluslararası Antalya Film Festivali'nde "En İyi Film", "En İyi Senaryo", "En İyi Yönetmen" ödüllerine layık görüldü.

	
Diğer taraftan, Türkiye'nin en önemli festivalleri olan Antalya Uluslararası Film Festivali'nin ulusal yarışmasına seçilen 12 filmin 11'ini, Adana Uluslararası Film Festivali'nin ulusal yarışmasına seçilen 12 filmin 8'ini ve İstanbul Uluslararası Film Festivali'nin ulusal yarışmasına seçilen 11 filmin 9'unu Bakanlık destekli filmler oluşturdu.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F984A2-5C8C70-CA658B-40DA16-DB1FBA-924037.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F984A2-5C8C70-CA658B-40DA16-DB1FBA-924037.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F984A2-5C8C70-CA658B-40DA16-DB1FBA-924037.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F984A2-5C8C70-CA658B-40DA16-DB1FBA-924037.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-bakanlik-destekli-filmler-gisede-ust-siralarda/119250/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2016 14:10:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pamukkale&#039;de &#039;iki beyaz&#039; buluştu]]></title>
			<description><![CDATA[UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde yer alan beyaz travertenleriyle ünlü Pamukkale, bölgede etkili olan karla güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde yer alan beyaz travertenleriyle ünlü Pamukkale, bölgede etkili olan karla güzel görüntü oluşturdu.

	
Kentte dün başlayan kar, Pamukkale'yi beyaza bürüdü. Yağışı fırsat bilen turistler, travertenlerle karın beyazlığını bir arada görme imkanı buldu.

	
Travertenler üzerindeki beyazlıkla karı, fotoğraf makinesi ve kameralarıyla görüntüleyen ziyaretçiler, daha sonra yaklaşık 35 derecedeki termal suda yürüdü.

	
Sıcak suyun buharı travertenlerde güzel bir görüntü oluştururken, Hierapolis Antik Kenti, tiyatro ve antik havuzu gezen turistler, burada kar topu oynadılar.

	
Pamukkale'de esnaflık yapan Yücel Dağlı, beyaz travertenli Pamukkale'nin karla çok güzel göründüğünü belirterek, "Turistler her mevsim bölgeye geliyor çünkü buranın dünyada benzeri yok. Beyazın yanında ekstradan bir kar görmek çok farklı bir duygu." diye konuştu.

	
Rehber Aysun Canbal ise son dönemde Çin, Kore ve Endonezya'dan ziyaretçi geldiğini belirterek, "Misafirlerimiz için de sürpriz oldu. Travertenlerin beyazlıklarına kar da karışınca ilginç ve çok güzel doğa görüntüsü oluştu." dedi.

	
Malezya'dan gelen Rubi Myhab da Pamukkale'ye hayran kaldıklarını kaydetti.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BF653A-B252AE-944FE2-EE5946-2264B4-4E4F85.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BF653A-B252AE-944FE2-EE5946-2264B4-4E4F85.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BF653A-B252AE-944FE2-EE5946-2264B4-4E4F85.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BF653A-B252AE-944FE2-EE5946-2264B4-4E4F85.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-pamukkale-de-iki-beyaz-bulustu/119247/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Dec 2016 19:41:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yazar Mustafa Kutlu: Hak ve halk için yazdım]]></title>
			<description><![CDATA[Edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen yazar Kutlu, 48 yıldır Hak ve halk için yazdığını, milletin derdiyle dertlendiğini bildirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

	
Törende, edebiyat alanında ödül alan ve rahatsızlığı nedeniyle törene katılamayan yazar Mustafa Kutlu'nun yazdığı mektup, oğlu Murat Kutlu tarafından okundu.

	
"Hak ve halk için yazdım"
Mektubunda, kırk sekiz yıldır Hak ve halk için yazdığını, açık, anlaşılır, gürbüz bir dili tercih ettiğini belirten Mustafa Kutlu, karanlık, anlaşılmaz ifadelerin kendisine göre olmadığını, milletin derdiyle dertlendiğini, sevinciyle sevindiğini, bu anlamda toplumcu bir yazar olduğunu ifade etti.

	
Sanatı hakikate giden yolda bir durak olarak niteleyen Kutlu, bu yolun akıl ve fikirle başladığını, ardından felsefenin geldiğini, işin içine kalp ve ruh girince sanat dünyasına ulaşıldığını anlattı.

	
Sanatın hakikat için kalpleri açtığını, ruhu kanatlandırdığını aktaran Kutlu, "Son durak dindir. Dine varınca dalgalar diner, savaş yerini barışa bırakır." ifadelerini kullandı.

	
"Hürriyet ancak Cenab-ı Hakk'a kul olunca kazanılır"
Sanatçının hür olması gerektiğini vurgulayan Kutlu, "Burada hürriyetten ne anladığımızı açıkça söylemeliyiz. Hürriyet ancak Cenab-ı Hakk'a kul olunca kazanılır. Hakk'a kul olan fert başka hiçbir güce boyun eğmez. Din ile bir ahlak kazanırız. Dinsiz ahlak olmaz. Olursa ona 'menfaat ahlakı' denir. Cenab-ı Hakk'a inanmayan, ahirete inanmayan, Mahkeme-i Kübra'ya inanmayan için ne ahlak vardır ne de hukuk." değerlendirmesinde bulundu.

	
Kutlu, hukukun temelinin ahlak olduğunu, ahlaksız bir hukukun ancak gücün hukuku olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

	
"Ahlaksız bilim adamı, siyaset adamı, asker ve sanatçı on para etmez. İsterse ağzı ile kuş tutsun. Cemaat ile ferdin münasebeti yine ahlak ve adalet dairesinde olmalıdır. Fert cemaate hükmederse, bu istibdat olur. Cemaat ferdi ezerse bu kimlik kaybına yol açar. İkisi de birbirini beslemelidir. O zaman ortaya şahsiyet çıkar. İşte bizim için önemli olan da budur. Birey kavramı böyle oluşur. Aksi halde 'ben' diye ortalıkta dolaşmanın bir anlamı yoktur. Zaten bizde ben demek terk-i edeptir.

	
"Cumhurbaşkanımızın lütfen kıymetini bilelim"
Bu ödülü Sayın Cumhurbaşkanımızdan almak benim için bir onurdur. Çünkü O, milletin bağrından çıkmış bir kahramandır. O, mazlumların umududur. O, İslam aleminin parlayan yıldızıdır. Cumhurbaşkanımızın lütfen kıymetini bilelim. Son olarak bu ödülü vatan uğruna şehit düşen asker ve polislerimizin aziz ruhlarına armağan ediyorum."AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_938844-2A5F02-273F0E-A058BB-1A913F-9310BB.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_938844-2A5F02-273F0E-A058BB-1A913F-9310BB.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_938844-2A5F02-273F0E-A058BB-1A913F-9310BB.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_938844-2A5F02-273F0E-A058BB-1A913F-9310BB.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-yazar-mustafa-kutlu-hak-ve-halk-icin-yazdim/119246/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Dec 2016 16:19:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hizan Belediyesine görevlendirilen Hamitoğlu görevine başladı]]></title>
			<description><![CDATA[Bitlis'in Hizan Belediyesine Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilen Kaymakam Hamitoğlu, göreve başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Bitlis'te terör soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Hizan Belediye Başkanı İhsan Uğur'un yerine görevlendirilen Hizan Kaymakamı Bülent Hamitoğlu, işbaşı yaptı.

		
Belediyedeki makamına geçen Hamitoğlu, ilçedeki siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve vatandaşların tebriklerini kabul etti.

		
Hamitoğlu, burada yaptığı açıklamada, vatandaşlarla birlikte ilçeyi kalkındırarak sorunları çözüme kavuşturacaklarını ifade etti.

		
İlçenin bundan sonra terörle anılmayacağını vurgulayan Hamitoğlu, şöyle konuştu:

		
"İnanç turizmi konusunda ilçe büyük potansiyele sahip. Ne yazık ki yaşanan terör hadiselerinden sonra buralar terör bölgesi olarak anılmaya başlanmış. Biz yapacağımız proje ve güzel etkinliklerle ilçemizi eski dönemlerindeki huzuruna kavuşturacağız. Sizlerin de yardımı ile ilçedeki tüm sıkıntıların üstesinden hep birlikte geleceğiz."
AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7DF951-EEE4F5-929F6E-6349AE-72B821-0843A1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7DF951-EEE4F5-929F6E-6349AE-72B821-0843A1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7DF951-EEE4F5-929F6E-6349AE-72B821-0843A1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_7DF951-EEE4F5-929F6E-6349AE-72B821-0843A1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/hizan-belediyesine-gorevlendirilen-hamitoglu-gorevine-basladi/119238/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2016 18:29:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Lübnan&#039;da Hariri hükümeti güvenoyu aldı]]></title>
			<description><![CDATA[Lübnan'da Başbakan Saad Hariri tarafından kurulan ulusal uzlaşı hükümeti meclisten güvenoyu aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Lübnan'da Başbakan Saad Hariri tarafından kurulan ulusal uzlaşı hükümeti meclisten güvenoyu aldı.

		
Meclisteki güven oylamasında 87 milletvekilinin Hariri hükümeti lehine, 4 vekilin ise karşı oy kullandığı ifade edildi. Bir milletvekili ise çekimser kaldı.

		
Başbakan Hariri oylamadan sonra yaptığı konuşmada hükümetin "rekor sürede kurulduğunu" belirterek, "siyasi gruplar arasındaki işbirliğine yönelik inancın ve fikir birliğinin sağlanmasıyla bu adımın atıldığını" söyledi.

		
Lübnan'da iki buçuk yıllık krizden sonra 31 Ekim'de Cumhurbaşkanı seçilen Mişel Avn, ülkeyi Mayıs 2017'de yapılması planlanan genel seçimlere götürecek yeni hükümeti kurma görevini Müstakbel Hareketi lideri Saad Hariri'ye vermişti.

		
Hariri, siyasi gruplar arasında yaklaşık bir buçuk ay süren pazarlıklardan sonra 18 Aralık'ta ulusal uzlaşı hükümetini kurmuştu.

		
Hükümette kendi isteğiyle bulunmak istemeyen Ketaib Partisi dışında mecliste yer alan tüm gruplar temsil ediliyor.
AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_08FA2C-E54F43-F63680-425FE2-725C09-7A841E.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_08FA2C-E54F43-F63680-425FE2-725C09-7A841E.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_08FA2C-E54F43-F63680-425FE2-725C09-7A841E.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_08FA2C-E54F43-F63680-425FE2-725C09-7A841E.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-lubnan-da-hariri-hukumeti-guvenoyu-aldi/119235/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2016 18:10:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İran&#039;da kabristandaki yaşam tepki çekti]]></title>
			<description><![CDATA[Tahran'da aralarında kadın ve çocukların da olduğu onlarca kişinin soğuktan korunmak için mezarlıkta yaşamaları ülkede tartışmalara neden oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İran'ın başkenti Tahran'da aralarında kadın ve çocukların da olduğu onlarca kişinin soğuktan korunmak için bir mezarlığa sığındıklarının ortaya çıkması ülkede tartışmalara neden oldu.

		
İran'ın Şehrvend gazetesi tarafından gündeme getirilen, aralarında kadın ve çocukların da olduğu onlarca kişinin Tahran'daki Nasirabad mezarlığında yaşadıklarının anlatıldığı haber ülkede tartışma konusu oldu.

		
Haberin ardından ülkedeki yoksulluğun boyutuna ilişkin tepki gösterilirken, savcılık tarafından evsizlerin kamplara alınması talimatı verildi.

		
Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asgar Ferhadi, konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'ye bir mektup yazarak, ülkedeki yoksulluğun boyutuyla ilgili eleştiriler yöneltti.

		
Ferhadi, "sarsıcı" olarak nitelendirdiği haberi okuduktan sonra utanç duyduğunu belirterek, "Ülkede 30 küsür yıl sorumluluk sahibi olmuş ve benim gibi olan kişilerin de aynı utancı duyması maksadıyla bu mektubu yazdım." dedi.

		
Ferhadi mektubunda, Ruhani ve İranlı yetkililere, "Yoksulluğun sillesiyle yüzleri kızarmış onurlu insanların durumunu görmek için farkettirmeden halkın içerisine karışmaları" önerisinde bulundu.

		
Ruhani'den Ferhadi'nin mektubuna cevap
İran Öğrenci Haber Ajansı (ISNA), Cumhurbaşkanı Ruhani'nin, bir konuşmasında ünlü yönetmenin mektubuna cevap verdiğini duyurdu. Ruhani konuşmasında, Ferhadi'nin "acı verici" mektubunu okuduğunu belirterek, konuyla ilgili üzüntülerini dile getirdi.

		
Ruhani, "Bazı insanların yoksulluk nedeniyle karton kulübelerde ve köprü altlarında yaşadığını duymuştuk ancak kabirlerde yaşayanları pek duymamıştık. Bu meseleyi inceleyince utanç duydum ve boğazım düğümlendi." dedi.

		
Dövülerek çıkarıldılar iddiası
Öte yandan reformcu kanada yakın Kanun Gazetesi, haberin yayımlanmasından sonra evsizlerin mezarlıktan dövülerek çıkarıldığını iddia etti. İddiaya yönelik tepkiler üzerine açıklama yapan Tahran Valisi Hüseyin Haşimi, iddiaların doğru olmadığını savunarak, kabirlerde yaşayan kişilerin uyuşturucu bağımlıları olduklarını söyledi.

		
Haşimi, "Kabristan özel güvenlik tarafından kontrol ediliyor. Söz konusu kişiler oradan alınarak, Şehriyar Kampı'na intikal ettirildi ancak uyuşturucu bağımlılarının bir çoğu kamplarda kalmayı istemiyor." ifadesini kullandı.
AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AE3CD9-546C11-CA8A30-72519F-F82C08-B3D700.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AE3CD9-546C11-CA8A30-72519F-F82C08-B3D700.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AE3CD9-546C11-CA8A30-72519F-F82C08-B3D700.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_AE3CD9-546C11-CA8A30-72519F-F82C08-B3D700.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/iran-da-kabristandaki-yasam-tepki-cekti/119232/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2016 17:58:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner: PKK&#039;nın Sincar&#039;da herhangi bir rolü olmamalı]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner, "ABD'nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK'nın Sincar'da herhangi bir rolü olmamalı." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, terör örgütü PKK'nın Irak'ın Sincar bölgesindeki varlığına ilişkin, "ABD'nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK'nın Sincar'da herhangi bir rolü olmamalı. PKK'nın oradaki varlığını, uzlaşmanın önündeki ana engel olarak görüyoruz." dedi.

		
Toner, Dışişleri Bakanlığındaki günlük basın toplantısında, Irak ve Suriye'de yaşanan son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

		
PKK'nın varlığını Sincar'daki uzlaşma zemininin önündeki ana engel olarak gördüklerini vurgulayan Toner, "ABD'nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK'nın Sincar'da herhangi bir rolü olmamalı." diye konuştu.

		
Sincar'da aktif olan tüm grupların bölgenin yerel unsurlarının yerlerine dönebilmesi için gerekli siyasi uzlaşı sürecine saygı duyması gerektiğine işaret eden Toner, Bağdat ile Erbil yönetimlerini bu konuda yakın iş birliği ve koordinasyon için teşvik ettiklerini de belirtti.

		
Toner, "İnanıyorum ki hükümet (Bağdat hükümeti) de Sincar'da istikrarın sağlanması ve PKK'nın varlığının doğurduğu sorunlar konusunda endişelerimizi paylaşıyordur." ifadesini kullandı.

		
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, "PKK'nın Şengal'de işi yok." açıklamasını yapmıştı. IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani de geçen hafta yaptığı açıklamada, PKK'nın Sincar'dan çekilmemesi halinde "askeri güce" başvurabilecekleri uyarısında bulunmuştu.

		
Terör örgütü PKK, DEAŞ'ın 3 Ağustos 2014'te Sincar'a saldırmasını bahane ederek bölgeye yerleşmişti.

		
Özür açıklaması
Türkiye'nin DEAŞ'tan petrol satın aldığı yönündeki iddiaların ardından ABD'nin Ankara'dan özür dilemesiyle ilgili soru üzerine Toner, konuyla ilgili bir bilgiye sahip olmadığını dile getirdi.

		
Daha önce ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ise Türkiye'nin DEAŞ'tan petrol satın aldığı yönündeki iddialarının sonucunda, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) Türkiye'den özür dilemesine ilişkin, "İlk aşamadaki bazı değerlendirmelerimizin hedeften şaştığını fark ettik. Hata yaptığımızda bunu itiraf ediyoruz. Başka bazı hükümetlerin de böyle davranmasını umut ediyoruz." demişti.

		
BM'deki İsrail oylaması
Öte yandan Sözcü Toner, geçen cuma günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yapılan İsrail oylamasında ABD'nin tutumunu savundu. İsrail yönetiminin yeni yerleşim yerleri inşa etmesinin siyasi uzlaşmaya ve iki devletli çözüme hizmet etmediğini anlatan Toner, ABD yönetiminin İsrail'e karşı herhangi bir kasıt içerisinde olmasının söz konusu olamayacağını belirtti.
AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_69093F-C44545-FD9F28-616627-136089-27FEC4.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_69093F-C44545-FD9F28-616627-136089-27FEC4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_69093F-C44545-FD9F28-616627-136089-27FEC4.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_69093F-C44545-FD9F28-616627-136089-27FEC4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/abd-disisleri-bakanligi-sozcusu-toner-pkk-nin-sincar-da-herhangi-bir-rolu-olmamali/119220/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Dec 2016 10:46:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Teknoloji dünyasından 2016&#039;da sonu hüsranla biten yenilikler]]></title>
			<description><![CDATA[Teknoloji dünyası, 2016'da birçok yeniliğe imza atarken bunlardan bazıları, hayal kırıklıkları ve para kaybıyla sonuçlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Teknoloji dünyası, 2016'da birçok yeniliğe imza atarken bunlardan bazıları, hayal kırıklıkları ve para kaybıyla sonuçlandı.

	
ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), "MIT Technology Review" adlı dergisinde yılın en başarısız teknolojik gelişmelerini listeledi.

	
Otomotivden, bilişime birçok alanda büyük beklentilerle üretilen ancak sonu hüsranla biten yeniliklerin sıralandığı listede Volkswagen, Apple, Samsung ve Facebook gibi firmalar da yer alıyor.

	
Volkswagen'e pahalıya mal olan yazılım
Alman otomobil üreticisi Volkswagen'ın Amerikan egzoz emisyon ölçüm sistemlerini yanıltmak için geliştirdiği yazılım şirkete pahalıya mal oldu.

	
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), yazılımın yüklü olduğu Volkswagen marka dizel araçların çevreyi standartlardan 40 kat daha fazla kirlettiğini açıkladı.

	
Volkswagen, ABD'deki 475 bin otomobilin değiştirilmesi ve onarılması için 14,7 milyar dolar ödemek zorunda kaldı. Şirket, Avrupa Birliği'ne (AB) üye 28 ülkede de egzoz emisyon testi manipülasyonu yaptığı belirlenen toplam 8,5 milyon aracı geri çağıracağını açıkladı.

	
Samsung'un "patlayan" akıllı telefonu
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, Note serisi akıllı telefonunun son üyesi "Galaxy Note 7"deki batarya sorunu nedeniyle zor bir yıl geçirdi.

	
Bataryalarındaki aşırı ısınma nedeniyle şarj olurken akıllı telefonları alev alan tüketicilerin şikayetleri üzerine Samsung, Note 7 sahiplerine cihazlarını derhal kapatıp iade etme çağrısında bulundu.

	
Samsung, geri çağrılarak yenilenen cihazların da yangın riski taşıdığının belirlenmesi üzerine Note 7 üretimini tamamen durdurdu ve satılan 2,5 milyon cihazı geri çağırdı.

	
Akıllı saatler 2016'da bekleneni vermedi
Merkezi ABD'de bulunan market araştırmaları şirketi International Data Corporation, teknoloji şirketi Apple'ın akıllı saati Apple Watch'ın 2016 satışının beklenenin çok altında olduğunu açıkladı.

	
2016'da akıllı saat piyasasında hüsrana uğrayan tek marka Apple değildi. Motorola, Moto 360 akıllı saatlerinin dağıtımını talep olmadığı için askıya alırken Pebble da akıllı saatlerinin üretimini, tanıtımını ve satışını durdurdu.

	
Facebook'un başı yalan haberlerle belaya girdi
Dünya çapında 1,7 milyar kullanıcısı bulunan sosyal medya platformu Facebook'un içerik akışında hızla yayılan yalan haberler, şirketi zora soktu.

	
Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Federal Meclis Grubu Başkanı Thomas Oppermann, söz konusu yalan haberlerle ilgili, "Facebook, yalan olduğu kanıtlanmış haberleri hızlı bir şekilde silme veya düzeltme konusunda sorumlu tutulmalı." ifadelerini kullandı.

	
Üst yönetici Mark Zuckerberg ise Facebook'un bir basın kuruluşu olmadığını ve kullanıcıların paylaşımlarının devlet başkanlığı seçimi gibi önemli olayları etkilediği fikrinin son derece gülünç olduğunu belirterek şirketini savundu.

	
Microsoft'un robotu Tay kötü arkadaş kurbanı oldu
Microsoft, insanlarla ilişki kurmak üzere tasarlanan ve "Tay" adı verilen yapay zeka projesini mart ayında kamuoyuna tanıttı.

	
Şirket, genç bir kadından esinlenilerek tasarlanan Tay robotuna insanlarla iletişim kurması için Twitter'da hesap açtı.

	
Ancak işler şirketin istediği gibi gitmedi. 18-24 yaşlarındaki gençlerle sohbet etmesi ve onlardan yeni bilgiler edinmesi planlanan robotun insanlardan tek öğrendiği argo kelimeler oldu.

	
Microsoft, hesabında insanlardan öğrendiği argo kelimeler, cinsiyetçi söylemler ve ahlak dışı konularda paylaşımlar yapan Tay'a müdahale etti. Robotun Twitter hesabı 24 saat sonra kapatıldı.

	
Microsoft Research Başkanı Peter Lee, yaşadıkları düş kırıklığını "Tay'ın attığı aşağılayıcı ve kırıcı tweetlerden dolayı özür dileriz, Tay şu anda çevrimdışı." ifadeleriyle dile getirdi.

	
San Franciscolu firmanın zeka geliştirme oyunları hüsrana uğrattı
Merkezi San Francisco'da bulunan Lumos Labs firmasının "okulda başarı" ve "bunamaya çözüm" iddialarıyla piyasaya sürdüğü online zeka oyunları ve hafıza testleri, para cezasıyla sonuçlandı.

	
Piyasadaki zeka oyunlarını denetleyen uzmanlar, "Lumosity" adlı oyunun beyni geliştirmeye yönelik hiçbir etkisi olmadığını ortaya çıkardı.

	
Federal Ticaret Komisyonu, reklamlarıyla yaşlılığa bağlı bilişsel zayıflama yaşayan kişilerin duygularını sömürdüğüne hükmettiği şirkete 2 milyon dolar para cezası verdi.

	
Işık saçan bitki umutları söndü
ABD menşeli kar amacı gütmeyen bağış şirketi Kickstarter, başlattığı "ışık saçan bitki" projesi kısa sürede 500 bin dolar bağış topladı.

	
Ancak projenin hayata geçirilmesi neredeyse imkansızdı ve kısa sürede "tutulmamış sözlerin" bir simgesi haline geldi.

	
Tıp alanındaki düş kırıklıkları
İlk genetik tedavi ilacı olarak Avrupa'da kabul gören ve 1 milyon dolarlık fiyat etiketiyle satışa çıkan "Glybera" dünyanın en pahalı ilacı oldu. Ancak ilaç, hem fiyatı hem de etkisi hakkındaki endişeler nedeniyle alıcı bulamadı. DNA ikamesi alanında bir devrim olması beklenen ilaç, büyük hayal kırıklığına uğrattı.

	
Geçen yıl tıp alanında yaşanan bir diğer hayal kırıklığı da ABD'de yaygınlaşan kök hücre klinikleriydi. ABD'de faaliyet gösteren 351 klinik, insanlara spor yaralanmalarından alzaymıra kadar birçok hastalığı kök hücreyle tedavi etmeyi vadediyor. Ancak bu kliniklerin kar amaçlı insan deneyleri yaptığını dile getiren uzmanlar, hastalara FDA tarafından onaylanmayan hiçbir kliniğe gitmeme çağrısında bulunuyor.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_3E836E-B7120A-5C0D42-7D5FE4-18F507-799783.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_3E836E-B7120A-5C0D42-7D5FE4-18F507-799783.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_3E836E-B7120A-5C0D42-7D5FE4-18F507-799783.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_3E836E-B7120A-5C0D42-7D5FE4-18F507-799783.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/teknoloji-dunyasindan-2016-da-sonu-husranla-biten-yenilikler/119216/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:45:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İki saatte üç vakit namaz kılıyorlar]]></title>
			<description><![CDATA[İsveç'in Kiruna ve Norveç'in Trömse şehirlerinde yaşayan Müslümanlar yılın en uzun gecelerinin yaşandığı kış mevsiminde üç vakit namazı iki saat içinde kılıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İsveç'in başkenti Stockholm, Norveç'in başkenti Oslo ve Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de ise üç vakit namaz, üç saat içinde kılınıyor.

	
Stockholm'de bulunan Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Fittja Ulu Cami görevlisi Cihat Kullay AA muhabirine yaptığı açıklamada, Stockholm'de öğle, ikindi ve akşam namazının üç saat içinde kılındığını belirterek öğle namazı için camiye gelen cemaatin büyük çoğunluğunun dört vakit namazı kılarak evlerine döndüğünü söyledi.

	

	

	
Kullay, '&#039;Şu anda kış aylarının en kısa gündüzlerini yaşamaktayız. Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırladığı takvime göre, içerisinde bulunduğumuz Fittja Ulu Cami'de bugün öğle namazını 11:55'de, ikindi namazını 12.48'de, akşam namazını 14:54'de, yatsı namazını da 16.57'de kılıyoruz. Tabiri caizse bir abdestle dört vakit namazı arka arkaya eda edebiliyoruz. Burada güneşin doğuşu 08:45'te olduğu için güneşin doğuşundan yarım saat önce sabah namazını kılıyoruz." dedi.

	
Kiruna ve Trömse kentlerinde 2 saate 3 vakit namaz
İsveç'in kuzeyinde bulunan Kiruna kentinde ise Müslümanların üç vakit namazı iki saat içinde kıldığını kaydeden Kullay, 'Stockholm'ün yaklaşık bin kilometre kuzeyinde bulunan Kiruna'da, öğle namazı 11:46'da, 20 dakika sonra 12:06'da ikindi namazı, 13.50'de akşam namazı eda edilmektedir. Yatsı namazının vakit ise 15:52'dedir. İzlanda'nın başkenti Reykjavik ve Norveç'in Trömse şehirlerinde namaz vakitleri Kiruna kentindeki gibi. Müslümanlar iki saat içinde üç vakit namaz kılmış oluyor." dedi.

	
Özellikle uzun kış gecelerini ibadetle geçirmek isteyen Müslümanların sık sık oruç tuttuğunu ifade eden Kullay, "Yaz aylarında 21 ve 22 saati bulan oruç tutma süreleri kış aylarında 8-9 saate kadar düşüyor. Allah'ın bahşettiği bu kolaylığı sevaba çevirmek isteyen Müslümanlar, kefaret, kaza ve nafile oruçlarını bu aylarda tutuyor. Bizim de Müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz bu kısa günlerini değerlendirerek kaza ve kefaret oruçlarını tutmalarıdır.

	
'&#039;Dört vakit namazını kılıp eve döneceğim'&#039;
Yaklaşık 35 yıldır İsveç'te yaşayan, 56 yaşındaki otobüs şöförü Musa Karadağ, '&#039;Bugün izinli günüm saat 11.30'da camiye geldim. Daha saat 16.00'ya gelmedi üç vakit namazımızı kıldık. Bir saat sonrada yatsı namazını kılıp eve gideceğim." dedi.Namazlarını daima camide kılamaya özen gösterdiğini söyleyen 59 yaşındaki temizlik görevlisi Yusuf Tural ise kış aylarında zaman zaman çalışma saatlerinin yoğunluğundan bazı vakitleri kaçırdıklarını söyledi.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9BC97D-B32F7D-BD3C0C-34F810-E863F7-E3B72F.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9BC97D-B32F7D-BD3C0C-34F810-E863F7-E3B72F.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9BC97D-B32F7D-BD3C0C-34F810-E863F7-E3B72F.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_9BC97D-B32F7D-BD3C0C-34F810-E863F7-E3B72F.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/iki-saatte-uc-vakit-namaz-kiliyorlar/119215/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:44:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye bu yıl zirvelerde 80&#039;den fazla lideri ağırladı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye, bu yıl düzenlediği çok sayıda zirvede 80'den fazla ülke lideri ve uluslararası kuruluşun başkanını ağırlayarak dünya sorunlarına çözüm aradı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Aktif dış politikası sayesinde gün geçtikçe dünya sahnesinin başat aktörlerinden biri haline gelen Türkiye, bu yıl ev sahipliği yaptığı birçok zirvede 80'den fazla dünya liderini ağırladı.

	

	

	
İlk kez düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi'nde 55, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. Zirvesi'nde 27 ve dünyanın enerji devlerini bir araya getiren Dünya Enerji Kongresi'nde 3 ülke lider düzeyinde temsil edilirken, çok sayıda ülke de başbakan yardımcısı veya bakan düzeyinde katılım gösterdi. Zirveler ve toplantılar vesilesiyle birçok uluslararası örgütün lideri de Türkiye'ye geldi.

	

	

	
&nbsp;dünyada ilk kez yapılan "İnsani Zirve"de, ABD Lideri Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi önemli ülkelerin liderleriyle dünya sorunlarına çözüm aranırken İslam ülkelerini bir araya getiren tek uluslararası örgüt olan İİT zirvesine İslam dünyasının karşı karşıya olduğu tehlikeler ve çözüm yolları görüşüldü.

	

	

	
Somali’de barış, devletin inşası ve uluslararası yardımların eş güdümünün sağlanması amacıyla yapılan "Somali Yüksek Düzeyli Ortaklık Forumu"nda hükümet ile bölgesel yönetimlerin liderleri bir araya geldi.

	

	

	
İstanbul'da yapılan 23. Dünya Enerji Kongresi, önde gelen enerji şirketlerinin üst düzey yöneticileri, en etkili politika yapıcı ve karar vericileri ile kanaat önderlerini bir araya getirdi. Kongre çerçevesinde Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak "Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesi Anlaşması"na yaklaşık 2 yıllık çalışmanın ardından imzalar atıldı.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F69F58-B08E95-595DA9-03131C-F4C017-7B04D3.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F69F58-B08E95-595DA9-03131C-F4C017-7B04D3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F69F58-B08E95-595DA9-03131C-F4C017-7B04D3.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_F69F58-B08E95-595DA9-03131C-F4C017-7B04D3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/-turkiye-bu-yil-zirvelerde-80-den-fazla-lideri-agirladi/119213/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:43:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hava Harp Okulu iddianamesi hazır]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin hazırlanan beşinci iddianamede, Hava Harp Okulundan 70 öğrenci ve 3 komutan ile 2 erin üçer kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılması istendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin beşinci iddianame tamamlandı.

	
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Hikmet Pak ve Bülent Başer tarafından FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde görevlendirildiği belirlenen Hava Harp Okulu öğrencilerine yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı.

	
Soruşturma sonucunda hazırlanan 180 sayfalık iddianamede, 70 Hava Harp Okulu öğrencisi, bu öğrencilerden sorumlu 3 rütbeli komutan ile şoför olarak görev yapan 2 er "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

	
Soruşturma kapsamında 69 öğrenci ile 3 rütbelinin tutuklandığı, bir öğrenci ile 2 erin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedilen iddianamede, tüm şüpheliler hakkında "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'&#039;, '&#039;cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek" ve "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

	
İddianamede ayrıca öğrenci ve rütbeli askerlerin '&#039;silahlı terör örgütüne üye olmak'&#039; suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar, diğer 2 erin ise "örgüte üye olmadan örgüt adına suç işlemek" suçundan 5 yıldan onar yıla kadar hapsi talep edildi.

	
Başsavcıvekili İsmail Uçar tarafından onaylanan iddianame İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme heyeti, 15 gün içerisinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde bir karar verecek. İddianamenin kabulü halinde şüpheliler hakim karşısına çıkacak.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BE90C7-DC1D1F-7E9978-2D7C9F-EB6C35-C2015D.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BE90C7-DC1D1F-7E9978-2D7C9F-EB6C35-C2015D.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BE90C7-DC1D1F-7E9978-2D7C9F-EB6C35-C2015D.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_BE90C7-DC1D1F-7E9978-2D7C9F-EB6C35-C2015D.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/hava-harp-okulu-iddianamesi-hazir/119212/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:42:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[FETÖ&#039;nün darbe girişimine ilişkin İstanbul&#039;daki ilk dava başladı]]></title>
			<description><![CDATA[FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı korumak üzere Huber Köşkü'ne gitmeleri yönündeki talimata uymayan 25'i tutuklu 29 polisin yargılanmasına başlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı korumak üzere Tarabya'daki Huber Köşkü'ne gitmeleri yönündeki talimata uymayan 25'i tutuklu 29 sanık polis, hakim karşısına çıktı.

	
Darbe girişimine ilişkin İstanbul'daki ilk duruşma, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında oluşturulan mahkeme salonunda başladı.

	
Duruşmaya, biri başka suçtan olmak üzere 25'i tutuklu 29 sanık ile avukatları ve 15 Temmuz Derneği avukatları katıldı.

	
Mahkeme Başkanı Fikret Demir, ilk iki gün sanıkların savunmalarını alacağını, üçüncü gün tanıkların dinlenileceğini, dördüncü gün ise taleplerin alınacağını söyledi.

	
Dosyaların ayrılması talebine ret
Duruşmada, bazı sanık avukatları, müvekkillerinin bu dosyayla ilgileri bulunmadığını öne sürerek, dosyanın ayrılmasını istedi.

	
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının talebini, "sanıkların aynı suç ve tarihle yargılanması, soruşturmanın ve kovuşturmanın birlikte yapılması" nedeniyle reddetti.

	
Savunmaların alınmasına başlandı
Duruşmada, daha sonra Mahkeme Başkanı Fikret Demir, iddianamenin özetini okudu.

	
Daha sonra, tutuklu sanıklar Tolga Gültekin ile Ender Küçüka'nın savunmaları alındı

	
Duruşmaya, öğle arası verildi.

	
Ceza istemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcısı Evliya Çalışkan'ın hazırladığı 59 sayfalık iddianamede, çeşitli rütbelerde ve birimlerde görevli 29 sanı polis yer alırken, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi anlatılıyor.

	
İddianamede, bir kısmı "ByLock" kullanıcısı olduğu tespit edilen 21 sanık polisin, '&#039;cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'&#039;, '&#039;cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek'&#039; ile '&#039;cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'&#039; suçlarından üçer kez ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep ediliyor.

	
İddianamede, diğer 8 polis hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak'&#039; suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_016173-BC7329-E4E140-BB41EC-34ABCE-27C1B2.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_016173-BC7329-E4E140-BB41EC-34ABCE-27C1B2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_016173-BC7329-E4E140-BB41EC-34ABCE-27C1B2.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_016173-BC7329-E4E140-BB41EC-34ABCE-27C1B2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/feto-nun-darbe-girisimine-iliskin-istanbul-daki-ilk-dava-basladi/119211/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:40:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan 2016&#039;da 20 ülkeyi ziyaret etti]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2016 yılındaki temasları kapsamında 20 ülkeye 22 ziyarette bulundu ve 37 devlet başkanı ile görüştü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2016 yılında yurt dışı ve yurt içinde yoğun bir çalışma gerçekleştirdi.

	
Yurt içi temasları kapsamında 24 ili 31 kez ziyaret eden Erdoğan'ın böylece cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014'ten beri gerçekleştirdiği il ziyaretleri 100'e ulaştı.

	
Yurt dışı temasları kapsamında bu yıl 20 ülkeye 22 yurt dışı ziyareti gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 37 yabancı devlet başkanı ile görüştü ve 15 yabancı hükümet başkanını kabul etti.

	
836 kabul gerçekleştirdi
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplam 9 bin 880 kişinin katıldığı 836 kabul gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 uluslararası örgütün genel sekreterleri ile görüşme yaptı.

	
Erdoğan'a yıl boyunca 40 ülkenin Türkiye’ye atanan büyükelçileri güven mektuplarını sundu.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_27B970-AF10F7-975052-18D6E7-173E1E-6BBC64.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_27B970-AF10F7-975052-18D6E7-173E1E-6BBC64.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_27B970-AF10F7-975052-18D6E7-173E1E-6BBC64.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_27B970-AF10F7-975052-18D6E7-173E1E-6BBC64.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/cumhurbaskani-erdogan-2016-da-20-ulkeyi-ziyaret-etti/119210/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:40:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Terör örgütü PKK&#039;nın Sincar&#039;daki varlığına tepkiler büyüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Terör örgütü PKK'nın Sincar'dan çıkmaması halinde askeri güce başvurabilecekleri uyarısında bulunan IKBY Başbakanı Barzani'ye bölgedeki yetkililer ve Ezidi temsilcileri de destek verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Terör örgütü PKK'nın, Irak'ın Musul iline bağlı Sincar ilçesindeki varlığına tepkiler sürüyor.

	
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani ve Başbakanı Neçirvan Barzani'nin ardından, bölgedeki yerel yetkililer ve siyasetçiler de terör örgütü PKK'nın Sincar'ı terk etmesi gerektiğini ifade ediyor.

	
Konuya ilişkin AA muhabirine konuşan Kürdistan Demokrat Partisi'ndeki (KDP) Ezidi milletvekili Şeyh Şamo, "PKK'nın Şengal'den çıkması için son iki yıldır büyük uğraşlar verdik. Ancak PKK buna yanaşmıyor. Artık bıçak kemiğe dayandı." dedi.

	
Ezidi çocuklarının DEAŞ'tan kaçarken PKK'nın eline düştüğüne dikkati çeken IKBY meclisindeki milletvekili Şamo, şöyle devam etti:

	
"PKK'nın Ezidilere verdiği zarar, DEAŞ'ınkinden daha büyüktür. DEAŞ çocuklarımızı ve kadınlarımızı kaçırdı. Farklı yollar deneyerek bazılarını kurtardık. PKK'ya katılan çocuklarımızı kurtarmamız ve geri getirmemiz mümkün olmuyor. Düştüğümüz durum tam olarak budur. Ezidi toplumu, PKK'nın dayatmalarını kabul edecek durumda değil."

	
"PKK'nın Sincar'daki varlığına kesinlikle göz yummayacağız"
KDP Başkanlık Konseyi üyesi Ali Avni ise parti olarak PKK'nın Sincar'daki varlığına kesinlikle göz yummayacaklarını vurgulayarak, "Başbakan Neçirvan Barzani, PKK'nın Şengal'deki varlığı hakkında son noktayı koydu. Barışçıl ve sorunsuz bir şekilde, ele geçirdikleri bölgeleri boşaltmamaları halinde gereken neyse yapılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

	
Irak meclisindeki Ezidi milletvekili Viyan Dahil ise "PKK, Ezidileri koruma bahanesiyle Şengal'de bulunuyorsa buna ihtiyaç kalmadı, en kısa zamanda çekilmelidir. Halkımızın askeri olarak korunması ve savunmasını gerektiren herhangi bir güvenlik durumu söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.

	
"PKK, Ezidi çocukları silah altına alarak geleceklerini tehlikeye sokuyor"
Dahil, terör örgütü PKK'nın çocukları silah altına aldığını vurgulayarak, "PKK, Ezidi çocukları silah altına alarak geleceklerini tehlikeye sokuyor. Kız ve erkek çocuklarımızın PKK tarafından silah altına alınması, toplumuzun örf ve adetleriyle uyuşmuyor. Silah altına alınan çocukların aileleri büyük bir sıkıntı içerisinde. Her gün onlarca gözü yaşlı anne ve baba benimle irtibata geçip, örgüt tarafından kaçırılan çocuklarının akıbetini sorup, geri getirilmelerini talep ediyor." dedi.

	
KDP Sincar askeri sorumlusu Serbest Lezgin, partinin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamasında PKK'nın sadece Sincar'da değil, IKBY'nin başka bölgelerinde de varlık gösterdiğini ve bunun büyük tehlike arz ettiğini belirtti.

	
IKBY Başkanı Mesut Barzani "PKK'nın Şengal'de işi yok" derken, Başbakan Neçirvan Barzani de geçen hafta yaptığı açıklamada, PKK'nın Sincar'dan geri çekilmemesi halinde "askeri güce" başvurabilecekleri uyarısında bulunmuştu.

	
Terör örgütü PKK, DEAŞ'ın 3 Ağustos 2014'te Sincar'a saldırmasını bahane ederek bölgeye yerleşmişti.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_32437B-C17AC6-8814BB-E6DDDD-A30658-E9AB85.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_32437B-C17AC6-8814BB-E6DDDD-A30658-E9AB85.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_32437B-C17AC6-8814BB-E6DDDD-A30658-E9AB85.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_32437B-C17AC6-8814BB-E6DDDD-A30658-E9AB85.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/teror-orgutu-pkk-nin-sincar-daki-varligina-tepkiler-buyuyor/119208/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:37:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Almanya'nın DİTİB &#039;sorunu&#039;]]></title>
			<description><![CDATA[Alman medyasında iki hafta önce Diyanet İşleri Türk İslam Birliği mensubu imamların Türkiye adına casusluk yaptıklarına dair haberler yayımlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Alman medyasında son zamanlarda sıkça Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) hakkında haberlere rastlanır oldu. DİTİB etrafında dönen tartışmalar, yoğun gündem nedeniyle Türkiye’de yeterince dikkat çekmedi.

	
Alman medyasında iki hafta önce DİTİB mensubu imamların Türkiye adına casusluk yaptıklarına, Türkiye’nin Köln, Düsseldorf ve Münih konsolosluklarına gönderilmek üzere hazırlanmış üç farklı istihbarat raporunun ele geçirildiğine dair haberler yayımlandı. Habere göre, DİTİB camilerinde görev alan imamlar, cemaatleri içinde FETÖ mensubu olduğunu düşündükleri isimleri fişleyip Türk makamlarına bildirmekle itham ediliyorlar. Haberin büyük yankı bulmasında, yabancı bir ülkeye casusluk faaliyeti iddiasının yanı sıra, DİTİB’in Alman içişleri bakanlığı himayesinde ihdas edilen Alman İslam Forumu’nun parçası olması ve fişlendiği iddia edilen şahıslar arasında Türk asıllı Alman vatandaşlarının yer alması etkili oldu.

	
Alman iç istihbarat teşkilatı Verfassungsschutz’un (VS) 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Almanya’daki Müslüman cemaatleri resmen takibe almıştı. DİTİB ise Türkiye Cumhuriyeti ile irtibatı hasebiyle bu konuda bir istisna teşkil ediyordu. Eylül ayında bir DİTİB yayınında yer alan karikatürde şehadete övgü yapılması büyük bir ‘skandal’ olarak yorumlanmış, Kuzey Ren Vestfalya (KRV) adalet bakanlığı başta olmak üzere, DİTİB’e yönelik girişimlerde bulunulmuş, DİTİB’in cezaevlerinde görevlendirdiği din adamlarının VS tarafından soruşturmaya tabii tutulacağı bildirilmişti. Eyalet Başbakanı Hannelore Kraft DİTİB’in Türk devletine ‘yakınlığının’ araştırılması yönünde talimat vermişti.

	
DİTİB’e yönelik en sert ithamlar ise Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir ile Sol Parti Meclis Fraksiyonu Eş Başkanı Sahra Wagenknecht’ten geldi. Özdemir, birçok radikal Türk derneğinin Erdoğan’ın kontrolünde olduğunu iddia ederek bunları "Türk PEGIDA’sı” olarak isimlendirdi ve bunların arasından en çok DİTİB’e dikkat edilmesi gerektiğine işaret etti. Erdoğan’ı destekleyenlere, Alman sağ partilere layık görülen muamelenin yapılmasını talep eden Özdemir, DİTİB’in İslam din derslerini okullarda organize eden kuruluş olmasıyla, Erdoğan’ın ideolojisinin yayılmasının önünün açıldığını iddia etti. Wagenknecht ise casusluk faaliyeti yaptığı iddia edilen imamların sınır dışı edilmesini istedi.

	
Almanya’da DİTİB’e yönelik ilk ithamlar bunlar değil. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yoğunlaşsa da, daha önceleri de DİTİB’i hedef alan yayınlar yapılmaktaydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin imamları tayin etmesi ve maaşlarını ödemesi yıllarca sorun teşkil etmezken son zamanlarda gazeteciler, "uzmanlar” ve gündem olması hasebiyle de siyasiler konuyu sıkça tartışmaya başladılar.

	
İslami ilimler uzmanı olarak takdim edilen Lübnan asıllı Ralph Ghadban da DİTİB’in rolünü tartışmaya açan isimlerden. DİTİB’in aşırı milliyetçi ve muhafazakâr bir "devlet İslamı” anlayışını benimsediğini, Almanya’da yaşayan Türklerin topluma uyum sağlamasına mâni olduğunu iddia etti. Buna delil olarak ise DİTİB’in Alman parlamentosunda kabul edilen sözde Ermeni soykırımı tasarısına gösterdiği tepkiyi sundu. İddiasını bir adım daha öteye götüren Ghadban, DİTİB’in imamlarının (ne olduğunu izaha ihtiyaç duymadığı) "şeriat İslamını” vazettiğini söyledi. VS tarafından izlenen Millî Görüş Teşkilatı ile DİTİB arasında ilişki bulunduğunu da iddia eden Ghadban, bu "bağı” da yine diğer iddialarını destekler bir delil olarak sundu.

	
Bir başka Türkiye "uzmanı” olan Udo Steinbach da darbe girişiminden sonra Diyanet İşleri Başkanı’nın seçilmiş cumhurbaşkanının ve hükümetin yanında durmasından ötürü, ajanlık iddialarını gerçekçi bulduğunu söyledi. Erdoğan’ın nihai amacının "Almanya’da yaşayan Türkleri bölmek ve böylece uyum sağlamalarının önüne geçmek” olduğu da yine Steinbach’ın iddiaları arasında.

	
Tanınmış gazetecilerden Josef Hufelschulte ise DİTİB’in ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu iddiasını ilk dile getirenlerden. Erdoğan adına ajanlık yaptığını iddiasıyla tutuklanan ve kısa süre sonra hakkında takipsizlik kararı verilerek beraat eden Taha Gergerlioğlu davasını ele aldığı yazısında, Hufelschulte Köln DİTİB camisinin istihbarat merkezi olduğunu iddia etti. Burada tespit edilen muhaliflere "Bozkurtlar” eliyle şiddet uygulandığı, ajanlık yapan gençlerin askerlik sürelerinin kısaltıldığı gibi tuhaf iddialar da aynı yazıda yer aldı. Hufelschulte bu tuhaf yazısında, NSA tarafından Hakan Fidan’ın telefonlarının dinlendiğini ve Fidan’ın Erdoğan’a Suriye’ye girmek için bir plan anlattığını, kaydın internette paylaşıldığını da iddia etti. Oysa bahsettiği kayıt, dışişleri bakanlığındaki bir toplantı esnasında Fidan ile Davutoğlu arasında geçen bir konuşmanın çarpıtılmış bir versiyonuydu ve yasadışı ortam dinlemesiyle elde edilmişti. Hufelschulte bununla da kalmayıp Almanya’da yaşayan Türk kökenli gençleri hedef göstererek ileride bankalarda, otellerde, mahalli idari birimlerde çalışacak bu gençlerin, MİT’in potansiyel bilgi kaynakları olacağını iddia etti.

	
Hufelschulte konuya bu kadar yabancı olsa da, aynı iddialı metinleri kaleme almaya ya da Türkiye hakkında yazan "uzman” dostlarına fısıldamaya devam ediyor. Focus’da Frank Nordhausen imzasıyla çıkan haberde, darbenin "Gülen Cemaati” mensuplarını kovuşturmak için bir oyun olduğu iddia edilmiş, kaynak olaraksa İngiliz istihbarat servisi GCHQ gösterilmişti. Oysa İngiltere’nin NSA’i olarak da bilinen GCHQ siber saldırılarla mücadele amacıyla kurulmuş bir teşkilat. Teşkilatın bu iddiayı destekler yönde resmi bir tek beyanı dahi olmasa da, Nordhausen’ın yazısında, hükümete yakın isimlerin telefon görüşmeleri, epostaları ve kısa mesajlarından bu bilgilere ulaşıldığı iddia edilmişti. Twitter’da kaynak göstermesi hususunda gelen yoğun ısrarlar sonucunda Nordhausen, ilgili kısmın Hufelschulte tarafından eklendiğini itiraf etmişti.

	
DİTİB ise 15 Aralık’ta yayımladığı basın bülteninde, bu ithamların titiz ve şeffaf bir biçimde araştırılacağını beyan ederek, şahısların (eğer varsa) hatalarının tüm kurumu bağlamadığını açıkça belirtti. "Makamını istismar edenin neticelerine katlanacağını” belirten bu resmi açıklama da kurumu mesnetsiz ithamlara maruz kalmaktan kurtaramadı. Çünkü "mesele”, bazı görevlilerin yapıp ettiklerinden değil doğrudan siyasetten kaynaklanıyordu.

	
DİTİB’e yönelik bu ithamlarla kurumu kapatmaya yahut işlevsiz hale getirmeye çalışanlar olduğu gibi, akl-ı selim ile hareket etmeyi tavsiye edenler de var. CDU Milletvekili Cemile Giousouf her ne kadar iddiaların araştırılması gerektiğini belirtse de, DİTİB’in çok mühim bir vazife ifa ettiğine dikkat çekiyor. Giousouf’a göre DİTİB, 900’den fazla cami derneği ile Almanya’da gençleri radikal hareketlerden koruyor, siyasi iradenin Türk kökenlilerle ilgilenmediği bir dönemde, çalışmalarıyla (iddia edilenin aksine) entegrasyona yardımcı oluyor.

	
Radikal hareketlerden çokça zarar gören Alman kamuoyunun tam da DİTİB ve benzeri kurumlara ihtiyaç duyduğu bu günlerde, kurumun bu denli sert saldırılara uğraması dikkat çekicidir. Bu yapıların Avrupa’daki Türk nüfustan militan devşirmedeki başarısızlığında en büyük payın sahibi olan DİTİB’in işlevsiz bırakılmasının, Avrupa’ya ve burada yaşayan Türk toplumunun entegrasyonuna menfi etkileri olacağı açıktır.

	
Sorumsuzca yapılan açıklamalar, teyit edilmeden yayımlanan haberler, düzeltilmeyen yanlışlar, iki tarafın birbirini anlamasının önündeki en büyük engel olarak görülmektedir. Farklı iletişim kanallarının tesis edilmesi, sadece Alman siyasilerin değil Alman kamuoyunun da Türkiye ve Almanya’da yaşayan Türk toplumu ile doğru irtibat kurabilmesinin önünü açacaktır. Mevcut iletişim kanallarının ne yazık ki bu görevi ifa edemediği, bilakis ilişkilere zarar verdiği açıktır. DİTİB ve benzeri kurumları zayıflatmak değil, radikalizmle mücadele edebilmek için bilhassa güçlendirmek elzemdir. Umalım ki Almanya’da bunu idrak edip tedbir alan kurumlar, yapılar mevcuttur.AA]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A68803-0131DA-F02296-75C876-2AC7F2-73E419.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A68803-0131DA-F02296-75C876-2AC7F2-73E419.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A68803-0131DA-F02296-75C876-2AC7F2-73E419.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/IMG_A68803-0131DA-F02296-75C876-2AC7F2-73E419.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/almanyanin-ditib-sorunu-/119207/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Dec 2016 14:36:17 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>