<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Avrupa</title>
         <link>https://www.dunyatimes.com/avrupa/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı: Birleşmiş Milletler'in Utancı, İnsanlığın Kara Lekesi]]></title>
			<description><![CDATA[1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı, Avrupa’nın II. Dünya Savaşı sonrasında karşı karşıya kaldığı en büyük insani trajedilerden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Yaklaşık 100 bin insan yaşamını yitirirken, 2 milyondan fazla kişi doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kalmış, yüz binlerce Boşnak ise etnik temizlik politikalarının, sistematik saldırıların, işkencelerin ve ağır insan hakları ihlallerinin mağduru olmuştur.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1992-1995 yılları arasında yaşanan Bosna Savaşı, Avrupa’nın II. Dünya Savaşı sonrasında karşı karşıya kaldığı en büyük insani trajedilerden biri olarak hafızalara kazınmıştır. Yaklaşık 100 bin insan yaşamını yitirirken, 2 milyondan fazla kişi doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kalmış, yüz binlerce Boşnak ise etnik temizlik politikalarının, sistematik saldırıların, işkencelerin ve ağır insan hakları ihlallerinin mağduru olmuştur.

Bu savaşın sembolü hâline gelen en büyük vahşet ise Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşanmıştır.

Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da, korunmaları gereken en az 8.372 Boşnak Müslüman erkek ve çocuk, Bosnalı Sırp güçleri tarafından sistematik biçimde katledildi.

 

Yazının Devamını Okumak için LÜTFEN TIKLAYINIZ !..
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-birlesmis-milletler-in-utanci-insanligin-kara-lekesi-1026.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-birlesmis-milletler-in-utanci-insanligin-kara-lekesi-1026.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-birlesmis-milletler-in-utanci-insanligin-kara-lekesi-1026-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/07/srebrenitsa-soykirimi-birlesmis-milletler-in-utanci-insanligin-kara-lekesi-1026.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/srebrenitsa-soykirimi-birlesmis-milletler-in-utanci-insanligin-kara-lekesi/120159/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:10:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avrupa’da Kavurucu Sıcaklar: Fransa Tarihi Sıcaklık Rekorunu Kırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Avrupa genelini etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgası, hayatı durma noktasına getirdi. Fransa’da termometreler tüm zamanların en yüksek seviyesini gösterirken, İtalya, İngiltere ve İspanya gibi ülkelerde de kırmızı alarm verilerek halk sağlığı için acil uyarılar yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avrupa genelini etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgası, hayatı durma noktasına getirdi. Fransa’da termometreler tüm zamanların en yüksek seviyesini gösterirken, İtalya, İngiltere ve İspanya gibi ülkelerde de kırmızı alarm verilerek halk sağlığı için acil uyarılar yapıldı.

Altyapı ve Şebekelerde Kritik Zorlanma
Sıcaklıkların altyapı üzerindeki baskısı, Fransa’nın kuzeyinde geniş çaplı elektrik kesintilerini beraberinde getirdi. Aşırı ısı nedeniyle arıza yapan transformatörler sonucunda Salı günü 100 binden fazla abone elektriksiz kaldı. Yetkililer, enerji akışının kesildiği bölgelerde önceliği hastaneler ve bakım merkezlerine vererek jeneratör desteği sağladı. Gece boyunca süren hummalı çalışmalarla arızaların giderilmesine odaklanılırken, olaylarda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı bildirildi.

"Omega Blok" Uyarısı ve Soğutucu Talebinde Patlama
Meteoroloji uzmanları, "Omega blok" olarak tanımlanan hava sisteminin etkisiyle aşırı sıcakların önümüzdeki günlerde şiddetini artırabileceği konusunda vatandaşları uyardı. Bu durum, Avrupa genelinde soğutma sistemlerine olan talebi rekor düzeyde artırdı.

Özellikle Fransa’da klima satışları görülmemiş seviyelere ulaştı. Ülkenin önde gelen perakende zincirlerinden biri, sadece bir günde 30 bin adet klima satıldığını ve bu rakamın normal dönemlere göre bin katlık bir artışa tekabül ettiğini duyurdu. Benzer şekilde online alışveriş platformlarında da geçen yıla oranla satış hacmi iki katına çıkarken, elektronik mağazalarında çift haneli büyüme oranları kaydedildi.

Bölge genelinde halk, tarihsel olarak en zorlayıcı sıcak dalgalarından biriyle mücadele ederken, yetkililer klimaların tükendiği bölgelerde vatandaşları serin alanlarda kalmaya ve sıvı tüketimine dikkat etmeye çağırıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/avrupa-da-kavurucu-sicaklar-fransa-tarihi-sicaklik-rekorunu-kirdi-1730.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/avrupa-da-kavurucu-sicaklar-fransa-tarihi-sicaklik-rekorunu-kirdi-1730.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/avrupa-da-kavurucu-sicaklar-fransa-tarihi-sicaklik-rekorunu-kirdi-1730-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/avrupa-da-kavurucu-sicaklar-fransa-tarihi-sicaklik-rekorunu-kirdi-1730.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/avrupa-da-kavurucu-sicaklar-fransa-tarihi-sicaklik-rekorunu-kirdi/120157/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:36:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Küresel Gerilimde Kritik Saatler: İsviçre'de "İran Nükleer Anlaşması" İçin Zorlu Diplomasi]]></title>
			<description><![CDATA[​​​​​​​ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve üst düzey İranlı yetkililer, 60 günlük "kırılgan" bir ateşkesi kalıcı bir nükleer anlaşmaya dönüştürmek için İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında bir araya geldi. Ancak Lübnan'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, masadaki diplomasiyi her an sekteye uğratabilecek bir barut fıçısının gölgesinde ilerliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve üst düzey İranlı yetkililer, 60 günlük "kırılgan" bir ateşkesi kalıcı bir nükleer anlaşmaya dönüştürmek için İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında bir araya geldi. Ancak Lübnan'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, masadaki diplomasiyi her an sekteye uğratabilecek bir barut fıçısının gölgesinde ilerliyor.

60 Günlük Yarış Başladı

İran’ın nükleer programını dizginlemeyi ve bölgedeki savaşı sonlandırmayı amaçlayan tarihi çerçeve anlaşması, geçen hafta imzalandı. Şimdi taraflar, dünya ekonomisinin kaderini belirleyecek teknik detayları netleştirmek için 60 günlük zorlu bir sürece girdi. ABD ve İran heyetlerine; arabulucu ülke statüsüyle Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asim Munir ve Katarlı temsilciler eşlik ediyor.

"Hürmüz" ve "Lübnan" Gölgesi

Müzakereler başlamadan hemen önce sahadan gelen haberler süreci oldukça zorlaştırıyor:


	
	Hürmüz Boğazı Krizi: İran'ın boğazı kapattığına dair iddialar, ABD Merkez Komutanlığı tarafından yalanlansa da bölgedeki lojistik belirsizliği tırmandırıyor. Donald Trump, anlaşmaya varılamaması durumunda boğazdan geçişlerde "koruyucu hizmet bedeli" adı altında ABD'nin geçiş ücreti uygulayacağını duyurdu.
	
	
	İsrail-Hizbullah Çatışması: Anlaşmanın taraflarından biri olmayan İsrail ve Hizbullah arasındaki şiddet, Lübnan'da son günlerde 47 kişinin, İsrail tarafında ise 4 askerin hayatını kaybetmesine neden oldu. Başbakan Netanyahu'nun geri adım atmayacağı açıklamaları, diplomatik çözümün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
	


Washington ve Tahran'da "Anlaşma" Tartışması

Trump yönetimi, bu anlaşmayla Tahran’ın milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığına erişimini sağlarken, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını seyreltmesini garantilemeyi hedefliyor. Ancak bu durum, hem ABD içinde hem de bölgede sert tepkilere yol açıyor.

Cumhuriyetçi kanattaki sertlik yanlıları, anlaşmayı Obama dönemindeki nükleer mutabakata benzeterek Trump yönetimini eleştirirken; petrol piyasaları, Beyaz Saray'ın olumlu sinyallerinin ardından vadeli işlemlerde %8'lik bir düşüş yaşadı. ABD, çatışmanın petrol fiyatları üzerindeki etkisini minimize etmeye çalışırken, yatırımcılar İsviçre'den gelecek "teknik detayları" dikkatle takip ediyor.

Vance'in Sahneye Çıkışı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, eşi Usha Vance ile birlikte İsviçre’ye ulaşarak müzakerelerde ağırlığını koymaya başladı. Her ne kadar teknik detayların büyük kısmını Jared Kushner ve Steve Witkoff’a bırakacağını ifade etse de, Vance'in bu süreci bizzat yönetmesi, 2028 başkanlık kampanyasına yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Tüm gözler, İsrail ve Hizbullah’ın taraf olmadığı bu kırılgan masadan, küresel güvenliği ve enerji piyasalarını teskin edecek bir formül çıkıp çıkmayacağına çevrilmiş durumda.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/kuresel-gerilimde-kritik-saatler-isvicre-de-iran-nukleer-anlasmasi-icin-zorlu-diplomasi-4508.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/kuresel-gerilimde-kritik-saatler-isvicre-de-iran-nukleer-anlasmasi-icin-zorlu-diplomasi-4508.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/kuresel-gerilimde-kritik-saatler-isvicre-de-iran-nukleer-anlasmasi-icin-zorlu-diplomasi-4508-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/kuresel-gerilimde-kritik-saatler-isvicre-de-iran-nukleer-anlasmasi-icin-zorlu-diplomasi-4508.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/kuresel-gerilimde-kritik-saatler-isvicre-de-iran-nukleer-anlasmasi-icin-zorlu-diplomasi/120140/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 17:00:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’tan İran Açıklaması: "Anlaşma Çok Yakın, Bölgedeki Varlığımız Sürecek"]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni bir anlaşmanın imzalanmasına çok yakın olduklarını ve sürecin birkaç gün içinde netleşebileceğini duyurdu. Ancak, anlaşmanın nihai detayları ve zamanlaması konusundaki açıklamalar, belirsizliğini korumaya devam ediyor.

Fransa’daki G7 Zirvesi sırasında basına konuşan yetkililer, İran’ın anlaşma konusunda istekli olduğunu belirterek, imzaların yarın veya ertesi gün atılabileceğini işaret etti. Yine de Trump, Washington’ın beklentilerinin karşılanmaması durumunda askeri operasyonlara geri dönme seçeneğinin masada olduğunu vurguladı.

"Körfez’de Askeri Varlığımız Sürecek"

Yaklaşık dört aydır devam eden gerilimi sona erdirmeyi hedefleyen anlaşmanın ardından ABD’nin bölgedeki stratejisine değinen Trump, Amerikan güçlerinin Körfez bölgesinde "bir süre daha" kalmaya devam edeceğini açıkladı.

Balistik füze teknolojisine dair dikkat çeken bir değerlendirmede bulunan Trump, "Diğer ülkelerin balistik füzeleri varken, İran’ın hiç olmaması biraz haksızlık. Suudi Arabistan ve Katar’ın füzeleri varsa, İran’ın da orantılı olarak bazılarına sahip olması kabul edilebilir" ifadelerini kullandı.

300 Milyar Dolarlık Fon ve Yaptırımlar

Sızdırılan bilgilere göre, taslak metin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını, petrol satışına yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını ve uluslararası yaptırımların kademeli olarak sona erdirilmesini içeriyor. Trump, İran'ın "iyi davranmadığı sürece" yaklaşık 300 milyar dolarlık fonlara erişemeyeceğini belirterek, savaş sonrası yeniden inşa masrafları için bu tutarın ayrılması iddialarını kesin bir dille reddetti.

Putin ve Xi’ye "Tarafsızlık" Teşekkürü

Trump, İran ile yaşanan çatışma sürecinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in sergilediği "tarafsız" tutumdan övgüyle bahsetti. Trump, "İşleri bizim için çok daha zorlaştırabilirlerdi, ancak hem Xi hem de Putin çatışmaya müdahil olmayarak durumun çözülmesine katkıda bulundular" dedi.

Bu açıklama, ABD’nin kendi müttefiklerine yönelik eleştirileriyle tezat oluşturdu. Bilindiği üzere Trump, daha önce Japonya ve bazı Avrupa ülkelerini, Hürmüz Boğazı'nın temizlenmesi operasyonlarında yeterince destek vermemekle eleştirmişti.

Şubat Ayındaki Okul Saldırısına Dair Açıklama

Trump, şubat ayında İran’daki bir kız okuluna yönelik düzenlenen ve büyük tepki çeken saldırı hakkında da konuştu. Olayın kasıtlı olmadığını savunan ABD Başkanı, "Savaşlarda hatalar olabilir. Kimse bunu bilerek yapmadı, olay hala soruşturuluyor" açıklamasında bulundu.

ABD’nin İran meselesindeki bu yeni yaklaşımı, Trump'ın ilk döneminde çekildiği eski nükleer anlaşmayı "şimdiye kadarki en kötü anlaşma" olarak nitelendirdiği döneme kıyasla, politikasında önemli bir değişime işaret ediyor. Washington'ın nihai bir sonuca ulaşamaması durumunda "doğrudan askeri müdahaleye" dönebileceği tehdidi ise, diplomatik sürecin oldukça kırılgan olduğunu gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/trump-tan-iran-aciklamasi-anlasma-cok-yakin-bolgedeki-varligimiz-surecek-2373.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/trump-tan-iran-aciklamasi-anlasma-cok-yakin-bolgedeki-varligimiz-surecek-2373.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/trump-tan-iran-aciklamasi-anlasma-cok-yakin-bolgedeki-varligimiz-surecek-2373-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/06/trump-tan-iran-aciklamasi-anlasma-cok-yakin-bolgedeki-varligimiz-surecek-2373.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-tan-iran-aciklamasi-anlasma-cok-yakin-bolgedeki-varligimiz-surecek/120127/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:58:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fas ile Yunanistan Arasında Tarihi İşbirliği: Akdeniz’in Kadim Zanaatları Geleceğe Taşınıyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Fas Krallığı ile Yunanistan Cumhuriyeti, Akdeniz’in bin yıllık kültürel mirasını ve geleneksel zanaatlarını korumak adına dev bir adım attı. Atina'da gerçekleşen üst düzey zirvede, yok olma tehlikesi altındaki geleneksel el sanatlarının korunması ve genç zanaatkarların yetiştirilmesi için ortak vizyon kararı alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Fas Krallığı ile Yunanistan Cumhuriyeti, Akdeniz’in bin yıllık kültürel mirasını ve geleneksel zanaatlarını korumak adına dev bir adım attı. Atina'da gerçekleşen üst düzey zirvede, yok olma tehlikesi altındaki geleneksel el sanatlarının korunması ve genç zanaatkarların yetiştirilmesi için ortak vizyon kararı alındı.

ATİNA – Fas Geleneksel Zanaat, Sosyal ve Dayanışma Ekonomisinden Sorumlu Devlet Bakanı Lahcen Saadi, Yunanistan’ın başkenti Atina’da son derece kritik bir diplomatik temasta bulundu. Bakan Saadi, Yunanistan Kültür ve Spor Bakanı Lina Mendoni ile iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağları güçlendirmeyi hedefleyen ikili bir toplantı gerçekleştirdi.

Bu stratejik buluşmaya Fas Kralı VI. Muhammed’in Başdanışmanı ve Üç Kültür Vakfı Eş Başkanı André Azoulay, Fas'ın Atina Büyükelçisi Mohamed Sbihi ile Marakeş-Safi, Kazablanka-Settat ve Souss-Massa bölgelerinin Geleneksel Zanaat Odaları Başkanları da eşlik etti.



Ortak Akdeniz Mirası İçin Güç Birliği

Görüşmenin odak noktasını; Fas ve Yunanistan arasındaki ortak medeniyet bağlarını derinleştirmek ve kültürel işbirliğini en üst seviyeye çıkarmak oluşturdu. Toplantıda özellikle şu kritik başlıklar üzerinde mutabakata varıldı:


	
	Kayıp Mirasın Korunması: Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan kadim zanaatların belgelenerek güvence altına alınması.
	
	
	Gençlerin Eğitimi: Geleneksel el sanatlarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla genç zanaatkarlara yönelik ortak eğitim programlarının düzenlenmesi.
	
	
	Sürdürülebilir Turizm: Akdeniz mirası, kültürel endüstriler ve sürdürülebilir kültür turizmi alanlarında ortak projelerin hayata geçirilmesi.
	
	
	
	


"Zanaat, Fas Medeniyetinin Canlı Bir Yansımasıdır"

Toplantıda konuşan Fas Devlet Bakanı Lahcen Saadi, geleneksel zanaatların sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda Fas’ın köklü medeniyetinin canlı bir tezahürü olduğunu vurguladı. Saadi, bu sektörün toplumsal uyumu artırma, bölgesel kalkınmayı sağlama ve ülkenin uluslararası imajını güçlendirme noktasında stratejik bir kaldıraç görevi gördüğünü belirtti.


Mogador’dan Akdeniz’e Hoşgörü Köprüsü

Bakan Saadi, kültürlerin ve bir arada yaşama kültürünün sembol şehri olan Suveyre (Essaouira) şehrinin önemine dikkat çekti. Suveyre'de kurulması planlanan ve Afrika'nın zanaat bilgilerine adanmış "UNESCO Kategori 2 Merkezi" projesinin, canlı mirasın korunması, bilimsel araştırmalar ve nadir zanaatların aktarılması için küresel bir üs olacağını ifade etti. Fas'ın, Yunan ortaklarını bu dinamik kültürel ve mirası koruma sürecine dahil etmekten büyük gurur duyduğunu da sözlerine ekledi.



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/fas-ile-yunanistan-arasinda-tarihi-isbirligi-akdeniz-in-kadim-zanaatlari-gelecege-tasiniyor-1374.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/fas-ile-yunanistan-arasinda-tarihi-isbirligi-akdeniz-in-kadim-zanaatlari-gelecege-tasiniyor-1374.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/fas-ile-yunanistan-arasinda-tarihi-isbirligi-akdeniz-in-kadim-zanaatlari-gelecege-tasiniyor-1374-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/fas-ile-yunanistan-arasinda-tarihi-isbirligi-akdeniz-in-kadim-zanaatlari-gelecege-tasiniyor-1374.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/fas-ile-yunanistan-arasinda-tarihi-isbirligi-akdeniz-in-kadim-zanaatlari-gelecege-tasiniyor/120116/</link>
			<pubDate>Wed, 20 May 2026 18:29:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Litvanya'da İHA Alarmı: Vilnius'ta Hava Sahası Kapatıldı, Liderler Sığınaklara İndi]]></title>
			<description><![CDATA[Litvanya’da Çarşamba sabahı Belarus sınırına yakın bir bölgede şüpheli bir insansız hava aracının (İHA) tespit edilmesi, ülkede hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu. Radarların dron özellikleri taşıyan bir cisim algılaması üzerine NATO hava polisliği savaş uçakları acilen havalandırıldı ve Vilnius Havalimanı ile çevresindeki hava sahası ile tren trafiği geçici olarak kapatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdem İnce / Litvanya

Litvanya’da Çarşamba sabahı Belarus sınırına yakın bir bölgede şüpheli bir insansız hava aracının (İHA) tespit edilmesi, ülkede hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu. Radarların dron özellikleri taşıyan bir cisim algılaması üzerine NATO hava polisliği savaş uçakları acilen havalandırıldı ve Vilnius Havalimanı ile çevresindeki hava sahası ile tren trafiği geçici olarak kapatıldı.

Vilnius’ta Kırmızı Alarm: Halk Sığınaklara Yöneldi
Tehdidin algılanmasının ardından Vilnius bölgesinde "kırmızı alarm" verildi. Saat 10:20 sularında vatandaşlara yapılan çağrıyla halk, metro alt geçitleri, yeraltı otoparkları ve resmi sığınaklara yönlendirildi. Ulusal Kriz Yönetim Merkezi, özellikle okul ve anaokullarındaki çocukların sığınaklara götürülmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Güvenlik protokolleri gereği Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda, Başbakan Inga Ruginienė ve Meclis Başkanı Juozas Olekas da sığınaklara götürüldü.



Kriz Yönetimi ve Uyarı Seviyeleri
Süreç boyunca İtfaiye ve Kurtarma Dairesi (PAGD) şehirdeki sirenleri devreye sokmak için hazır bekletildi ancak telefon mesajları ve diğer iletişim kanalları yeterli olduğu için buna gerek kalmadı. Vilnius'ta tehlike tamamen atlatılıp durum "beyaz" koda dönerken, komşu Alytus Bölgesi'nde tehlikenin muhtemel olduğunu ancak henüz başlamadığını simgeleyen "sarı alarm" bir süre daha yürürlükte kaldıktan sonra kaldırıldı.

Tehlike Geçti, Yaşam Normale Döndü
Saat 11:40'ta Ulusal Kriz Yönetim Merkezi ve Litvanya Silahlı Kuvvetleri, hava saldırısı tehdidinin tamamen ortadan kalktığını duyurdu. Yapılan açıklamada, "Litvanya'da artık herhangi bir tehlike yok, tüm sakinler normal faaliyetlerine dönebilir" denildi. Vilnius Havalimanı saat 10:56 itibarıyla yeniden faaliyete geçerken, geçici olarak durdurulan 5 tren seferi nedeniyle gün içinde gecikmeler yaşanabileceği belirtildi.

Güvenlik Kaynaklarının Notu: Askeri yetkililer, son dönemde Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının Baltık ülkelerine doğru sıkça uçtuğunu ve bu araçların Rus elektronik savaş (EW) sistemleri tarafından yönünün saptırılarak bölgeye yönlendirildiğini ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/litvanya-da-iha-alarmi-vilnius-ta-hava-sahasi-kapatildi-liderler-siginaklara-indi-7851.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/litvanya-da-iha-alarmi-vilnius-ta-hava-sahasi-kapatildi-liderler-siginaklara-indi-7851.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/litvanya-da-iha-alarmi-vilnius-ta-hava-sahasi-kapatildi-liderler-siginaklara-indi-7851-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/05/litvanya-da-iha-alarmi-vilnius-ta-hava-sahasi-kapatildi-liderler-siginaklara-indi-7851.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/litvanya-da-iha-alarmi-vilnius-ta-hava-sahasi-kapatildi-liderler-siginaklara-indi/120114/</link>
			<pubDate>Wed, 20 May 2026 12:30:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye, AISV Uluslararası Kültür Etkinliğinde Zengin Kültürel Mirasıyla Tanıtıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Vilnius Büyükelçiliği, bugün Amerikan Uluslararası Okulu Vilnius’ta (AISV) düzenlenen Uluslararası Kültür Etkinliği’nde ülkemizi temsil eden kapsamlı tanıtım standı ve kültürel gösterileriyle yer almıştır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdem İnce / Litvanya

Türkiye Cumhuriyeti Vilnius Büyükelçiliği, bugün Amerikan Uluslararası Okulu Vilnius’ta (AISV) düzenlenen Uluslararası Kültür Etkinliği’nde ülkemizi temsil eden kapsamlı tanıtım standı ve kültürel gösterileriyle yer almıştır.

Etkinlik kapsamında standımızda Türk mutfağının seçkin örnekleri, geleneksel tatlılar, börek çeşitleri ve yöresel lezzetler ziyaretçilere sunulmuş; Türk kahvesi, geleneksel bakır cezveler, el yapımı seramikler ve kültürel motifler büyük ilgi görmüştür. Standımız, gün boyunca öğrenciler, veliler ve farklı ülkelerden katılımcılar tarafından yoğun şekilde ziyaret edilmiştir.



Programın açılış bölümünde Türk bayrağımız, öğrenciler tarafından düzenlenen ülkeler geçidi sırasında gururla taşınmış; etkinlik alanında sergilenen Türk halk oyunları ise izleyicilerden büyük beğeni toplamıştır. Geleneksel kıyafetler içindeki gençlerin sahne performansı, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini ve folklorik zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtmıştır.

Büyükelçiliğimizin hazırladığı tanıtım alanında ayrıca Türk mimarisi, el sanatları, kültürel semboller ve geleneksel yaşamdan kesitler içeren görseller sergilenmiş; ziyaretçilere Türkiye’nin tarihî ve kültürel dokusu hakkında kapsamlı bilgi verilmiştir.



Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen AISV yönetimine, öğretmenlere ve gönüllülere; standımıza ilgi gösteren tüm katılımcılara teşekkür ederiz. Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası bir ortamda paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-aisv-uluslararasi-kultur-etkinliginde-zengin-kulturel-mirasiyla-tanitildi-1920.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-aisv-uluslararasi-kultur-etkinliginde-zengin-kulturel-mirasiyla-tanitildi-1920.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-aisv-uluslararasi-kultur-etkinliginde-zengin-kulturel-mirasiyla-tanitildi-1920-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/turkiye-aisv-uluslararasi-kultur-etkinliginde-zengin-kulturel-mirasiyla-tanitildi-1920.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/turkiye-aisv-uluslararasi-kultur-etkinliginde-zengin-kulturel-mirasiyla-tanitildi/120094/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:13:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Polonya'dan tek taraflı Schengen pasaport kontrolü]]></title>
			<description><![CDATA[Polonya’nın 7 Temmuz 2025 yılında Litvanya sınırında yeniden başlattığı geçici sınır kontrolleri sürüyor. Uygulamanın Ekim ayının ortasına kadar devam etmesi beklenirken, özellikle hafta sonları sınır kapılarında uzun kuyruklar ve gecikmeler yaşanıyor. Polonya hükümeti, kontrollerin gerekçesi olarak ikincil düzensiz göçü ve Belarus üzerinden Baltık ülkelerine, oradan da Polonya’ya yönelen göç rotasını gösteriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdem İnce / Litvanya

Litvanya–Polonya Schengen bölgeleri Arasında Sınır Kontrolleri Devam Ediyor: Yoğunluk ve Gecikmeler Artıyor

Polonya’nın 7 Temmuz 2025 yılında Litvanya sınırında yeniden başlattığı geçici sınır kontrolleri sürüyor. Uygulamanın Ekim ayının ortasına kadar devam etmesi beklenirken, özellikle hafta sonları sınır kapılarında uzun kuyruklar ve gecikmeler yaşanıyor. Polonya hükümeti, kontrollerin gerekçesi olarak ikincil düzensiz göçü ve Belarus üzerinden Baltık ülkelerine, oradan da Polonya’ya yönelen göç rotasını gösteriyor.

Litvanya Devlet Sınır Koruma Servisi, sürücülere yolculuklarını önceden planlamaları ve daha az yoğun alternatif geçiş noktalarını tercih etmeleri çağrısında bulundu. Özellikle Kalvarija–Budzisko hattında yük taşımacılığının tek noktaya yönlendirilmesi nedeniyle yoğunluk artmış durumda. Yetkililer, Lazdijai–Sejny dışındaki kapıların daha akıcı olduğunu belirtiyor.

Polonya İçişleri Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre, 7 Temmuz–2 Ağustos tarihleri arasında Litvanya ve Almanya sınırlarında toplam 493 binden fazla kişi kontrol edildi. Bu süreçte 61 kişi Litvanya yönünden girişte reddedilirken, 14 kişi düzensiz göçe yardım şüphesiyle gözaltına alındı. Bakanlık, uygulamanın “yasadışı geçişleri azaltmada etkili olduğunu” savunuyor.

Litvanya ise Polonya’nın kararına karşılık olarak kendi tarafında sınır kontrolü uygulamayacağını açıkladı. Litvanya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki iş birliğinin süreceğini ancak Litvanya’nın Schengen serbest dolaşım ilkesine bağlı kalacağını vurguladı.

Yetkililer, sınırdan geçecek yolculara belgelerini hazır bulundurmalarını, trafik durumunu düzenli olarak takip etmelerini ve yoğun saatlerde alternatif kapıları değerlendirmelerini öneriyor. Uygulamanın devam ettiği süre boyunca özellikle hafta sonları gecikmelerin artabileceği belirtiliyor.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/polonya-dan-tek-tarafli-schengen-pasaport-kontrolu-6016.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/polonya-dan-tek-tarafli-schengen-pasaport-kontrolu-6016.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/polonya-dan-tek-tarafli-schengen-pasaport-kontrolu-6016-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/polonya-dan-tek-tarafli-schengen-pasaport-kontrolu-6016.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/polonya-dan-tek-tarafli-schengen-pasaport-kontrolu/120092/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 01:42:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Öfkeli Protestolar ABD Başkan Yardımcısı'nın Peşini Bırakmıyor: 'Gazze ve İran'da Çocukları Öldürüyorsunuz']]></title>
			<description><![CDATA[ABD iç politikasında sular durulmuyor. Trump yönetiminin ikinci adamı JD Vance, Georgia eyaletinde sağ görüşlü gençlerin bir araya geldiği bir organizasyonda beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Seçim döneminde "barış ve istikrar" vaadiyle oy toplayan yönetimin, Orta Doğu’da derinleşen askeri angajmanları kendi seçmen tabanında bile çatlaklar oluşturmaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD iç politikasında sular durulmuyor. Trump yönetiminin ikinci adamı JD Vance, Georgia eyaletinde sağ görüşlü gençlerin bir araya geldiği bir organizasyonda beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Seçim döneminde "barış ve istikrar" vaadiyle oy toplayan yönetimin, Orta Doğu’da derinleşen askeri angajmanları kendi seçmen tabanında bile çatlaklar oluşturmaya başladı.

"Barış Vaatleri Nerede?"
Etkinlik sırasında sözü kesilen Vance, bir protestocunun "İnançlarımız katliamı onaylamaz, çocukların kanı ellerinizde!" haykırışıyla sarsıldı. Özellikle Gazze’de aylardır süren yıkım ve son dönemde İran topraklarını hedef alan doğrudan askeri operasyonlar, Amerikan kamuoyunda "bitmeyen savaşlar" yorgunluğunu tetiklemiş durumda.

Protestoların merkezinde, ABD destekli operasyonların sivil bilançosu yer alıyor:

İran’daki Kayıplar: Şubat ayı sonunda Minab’daki bir eğitim kurumuna yönelik füze saldırısında, aralarında çok sayıda öğrencinin de bulunduğu 160’tan fazla sivilin hayatını kaybetmesi, Washington’un "nokta operasyon" savunmalarını boşa çıkardı.

Gazze Trajedisi: Bölgeden gelen veriler, saldırıların başından bu yana hayatını kaybeden çocuk sayısının 20 bini aştığını gösteriyor. Trump döneminin başlamasından bu yana durulması beklenen şiddetin aksine, can kayıplarının hızla artmaya devam etmesi tepkilerin dozunu artırıyor.

Yönetimin "Eski Dönem" Savunması Karşılık Bulmadı
Vance, salondaki öfkeyi dindirmek için faturayı bir önceki yönetime kesmeye çalıştı. Gazze’deki insani krizin devralındığında zaten içler acısı olduğunu savunan Başkan Yardımcısı, çözümün kendilerinde olduğunu iddia etse de rakamlar farklı bir hikaye anlatıyor. Biden döneminin sonunda 47 bin seviyesinde olan can kaybı sayısı, yeni yönetimin ilk aylarında 25 bin daha artarak toplamda 70 bin sınırına dayandı.

Kutsal Metinler ve Siyasi Gerilim
Siyasi analistler, savaşın meşrulaştırılması için dini referansların (Amalek benzetmesi gibi) kullanılmasının, hem uluslararası hukuk nezdinde "soykırım kastı" olarak değerlendirildiğine hem de vicdan sahibi seçmen gruplarını yönetimden uzaklaştırdığına dikkat çekiyor.

Sonuç olarak; Amerikan sağında sadece ekonomik vaatlerin (ucuz yakıt gibi) yerine getirilmemesi değil, aynı zamanda vaat edilen "izolasyonist/barışçıl" dış politikadan sapılması ciddi bir güven bunalımı yaratıyor. Bu durum, Z kuşağı ve ilerici grupların "küresel adalet" talebiyle birleşerek mevcut yönetimi önümüzdeki dönemde daha fazla zorlayacağının sinyallerini veriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/ofkeli-protestolar-abd-baskan-yardimcisi-nin-pesini-birakmiyor-gazze-ve-iran-da-cocuklari-olduruyorsunuz-5955.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/ofkeli-protestolar-abd-baskan-yardimcisi-nin-pesini-birakmiyor-gazze-ve-iran-da-cocuklari-olduruyorsunuz-5955.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/ofkeli-protestolar-abd-baskan-yardimcisi-nin-pesini-birakmiyor-gazze-ve-iran-da-cocuklari-olduruyorsunuz-5955-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/ofkeli-protestolar-abd-baskan-yardimcisi-nin-pesini-birakmiyor-gazze-ve-iran-da-cocuklari-olduruyorsunuz-5955.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/ofkeli-protestolar-abd-baskan-yardimcisi-nin-pesini-birakmiyor-gazze-ve-iran-da-cocuklari-olduruyorsunuz/120083/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:13:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Washington-Tahran Hattında Kritik Eşik: İkinci Tur Görüşmeler Kapıda]]></title>
			<description><![CDATA[Küresel ekonomiyi sarsan Orta Doğu’daki gerilimde diplomatik trafik hızlanıyor. ABD'nin İran limanlarına yönelik geniş kapsamlı bir abluka başlatması ve Tahran’ın bölgesel misilleme tehditleri sonrası, tarafların Perşembe günü yeniden masaya oturabileceği belirtiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Küresel ekonomiyi sarsan Orta Doğu’daki gerilimde diplomatik trafik hızlanıyor. ABD'nin İran limanlarına yönelik geniş kapsamlı bir abluka başlatması ve Tahran’ın bölgesel misilleme tehditleri sonrası, tarafların Perşembe günü yeniden masaya oturabileceği belirtiliyor.

28 Şubat’ta patlak veren ve kısa sürede bölgesel bir savaşa dönüşen krizde, geçtiğimiz hafta sağlanan geçici ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu görülüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyet mücadelesi, çatışmaların şiddetini her an artırma potansiyeline sahip.


Geçtiğimiz hafta sonu kalıcı barış için yürütülen müzakereler sonuçsuz kalsa da, Pakistan süreci canlı tutmaya kararlı. İsim vermeden konuşan yetkililer, İslamabad’daki ilk görüşmelerin münferit bir olay olmadığını, uzun soluklu bir diplomasi koridoru açmayı hedeflediklerini vurguladı. Yeni turun adresi olarak İslamabad’ın yanı sıra Cenevre seçeneği de masada bulunuyor.
ABD yönetimi, savaşın finansmanını kesmek amacıyla İran’ın petrol ihracatını durdurmaya yönelik bir abluka stratejisi izliyor. Tahran’ın yaptırımları delmek için kullandığı kayıt dışı tanker trafiği hedefe konulurken, ablukanın deniz trafiği üzerindeki etkisi şimdiden hissedilmeye başlandı.

Dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu tıkanıklık, küresel piyasalarda akaryakıt ve temel gıda fiyatlarını yukarı çekmeye devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın boğazdaki hamlelerini "şantaj" olarak nitelendirerek, abluka hattını ihlal etmeye çalışan her türlü geminin derhal imha edileceği uyarısında bulundu. Buna karşılık İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "Eğer savaşırsanız, biz de savaşırız" diyerek Körfez limanlarını hedef alabileceklerini ima etti.

Buna rağmen, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance nükleer materyallerin kontrolü konusunda İran ile yürütülen görüşmelerde mesafe kat edildiğini belirterek, bir anlaşma zemini oluşabileceğine dair iyimser mesajlar verdi.
Avrupa kanadında ise Fransa ve İngiltere, ticari gemilere eşlik edecek bir deniz görev gücü oluşturmak için Cuma günü bir araya gelecek. Bu hamle, ticaret yollarının güvenliğini sağlamayı amaçlıyor.

Eş zamanlı olarak, on yıllardır süren husumetin ardından İsrail ve Lübnan temsilcilerinin Washington’da bir araya gelmesi bekleniyor. İsrail, İran ile olan ateşkesin Lübnan cephesini kapsamadığını savunsa da, uluslararası tepkilerin ardından Beyrut’a yönelik ağır bombardımanlarına ara vermiş durumda.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/washington-tahran-hattinda-kritik-esik-ikinci-tur-gorusmeler-kapida-1581.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/washington-tahran-hattinda-kritik-esik-ikinci-tur-gorusmeler-kapida-1581.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/washington-tahran-hattinda-kritik-esik-ikinci-tur-gorusmeler-kapida-1581-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/washington-tahran-hattinda-kritik-esik-ikinci-tur-gorusmeler-kapida-1581.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/washington-tahran-hattinda-kritik-esik-ikinci-tur-gorusmeler-kapida/120072/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:07:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’tan İran’a "Çok Sert" Tehdit: "İran’ı Önümüzdeki İki Üç Hafta İçinde Çok Sert Vuracağız"]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba gecesi kameraların karşısına geçerek yaklaşık bir aydır devam eden İran-ABD savaşına dair kritik açıklamalarda bulundu. "İşi bitirmek" üzere olduklarını vurgulayan Trump, askeri operasyonların önümüzdeki birkaç hafta içinde daha da şiddetleneceğinin sinyalini verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba gecesi kameraların karşısına geçerek yaklaşık bir aydır devam eden İran-ABD savaşına dair kritik açıklamalarda bulundu. "İşi bitirmek" üzere olduklarını vurgulayan Trump, askeri operasyonların önümüzdeki birkaç hafta içinde daha da şiddetleneceğinin sinyalini verdi.

"Son Darbeyi Vurmaya Hazırlanıyoruz"
Başkan Trump, ulusa seslendiği yirmi dakikalık konuşmasında, Amerikan ordusunun stratejik hedeflerine ulaşmak üzere olduğunu savundu. Sert bir retorik kullanan Trump, şu ifadeleri kaydetti:

"Önümüzdeki iki-üç haftalık süreçte baskımızı en üst seviyeye çıkaracağız. Onları hak ettikleri yere, adeta tarih öncesi karanlığa geri gönderecek kadar ağır darbeler indireceğiz."

Savaşın başlamasından bu yana kamuoyuyla ilk kez bu kadar kapsamlı bir paylaşım yapan Trump; müttefiklere yönelik çelişkili mesajlar, ekonomik belirsizlikler ve petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle eleştirilerin odağındaydı. Bu konuşma, bir anlamda yönetimin savaştaki nihai amacını netleştirme çabası olarak görüldü.

Ekonomik Çalkantı ve Enerji Koridoru Çıkmazı
Trump’ın açıklamaları piyasalarda anında yankı buldu. Petrol fiyatları %4’ün üzerinde değer kazanırken, Asya borsalarında sert düşüşler gözlemlendi. Özellikle dünya enerji trafiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, küresel ekonomiyi tehdit etmeye devam ediyor.

Başkan, konuşmasında dikkat çekici bazı noktalara değindi:

Müttefiklere Eleştiri: NATO ve bölge ülkelerinin (Güney Kore, Japonya, Çin) enerji güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirterek, "Kendi petrol yollarını kendileri korumalı," mesajını verdi.

6 Nisan Mühleti: Daha önce duyurulan "boğazın açılması" için son tarihe ve olası bir kara harekatına dair net bir detay vermekten kaçındı.

Eski Politikalar: Mevcut krizin 47 yıllık bir geçmişi olduğunu savunan Trump, önceki yönetimlerin hatalarını temizlediğini iddia etti.

Tahran’dan Sert Karşılık
Trump’ın "ateşkes istiyorlar" iddiası, İran tarafında karşılık bulmadı. İran Dışişleri yetkilileri, ABD’nin tehdit dilini reddettiklerini ve savunma haklarından vazgeçmeyeceklerini duyurdu. Eş zamanlı olarak İran, İsrail’deki yerleşim yerlerini ve Körfez’deki bazı ABD askeri tesislerini hedef alan yeni bir füze ve dron dalgası başlattığını açıkladı.

Saha Gerçekleri ve Kamuoyu Baskısı
Anketler, Amerikan halkının askeri operasyonun gidişatından ve yükselen yaşam maliyetlerinden giderek daha fazla endişe duyduğunu gösteriyor. Brent petrolün savaş başından bu yana %40 oranında değer kazanması, enflasyonist baskıyı artırırken; Trump, bu ekonomik zorlukların "geçici" olduğunu savunarak halktan sabır istedi.

Savaşın 32. gününde yapılan bu açıklama, bölgedeki askeri hareketliliğin azalmak yerine, Trump’ın "nihai zafer" olarak tanımladığı hedefe ulaşmak için daha yıkıcı bir evreye girebileceğini gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/trump-tan-iran-a-cok-sert-tehdit-iran-i-onumuzdeki-iki-uc-hafta-icinde-cok-sert-vuracagiz-5829.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/trump-tan-iran-a-cok-sert-tehdit-iran-i-onumuzdeki-iki-uc-hafta-icinde-cok-sert-vuracagiz-5829.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/trump-tan-iran-a-cok-sert-tehdit-iran-i-onumuzdeki-iki-uc-hafta-icinde-cok-sert-vuracagiz-5829-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/04/trump-tan-iran-a-cok-sert-tehdit-iran-i-onumuzdeki-iki-uc-hafta-icinde-cok-sert-vuracagiz-5829.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-tan-iran-a-cok-sert-tehdit-iran-i-onumuzdeki-iki-uc-hafta-icinde-cok-sert-vuracagiz/120064/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 15:12:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avrupa ülkelerinin vatandaşları Çin'i ABD'den daha güvenilir bir ortak olarak algılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Trump uluslararası hukuku çiğnedi, rakiplerini ve müttefiklerini tehdit etti, çok taraflı sistemi sabote etti, yaptırımlar, gümrük vergileri ve küresel ekonomiyi ağır şekilde etkileyen bir savaş başlattı. Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki algı değişiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Trump uluslararası hukuku çiğnedi, rakiplerini ve müttefiklerini tehdit etti, çok taraflı sistemi sabote etti, yaptırımlar, gümrük vergileri ve küresel ekonomiyi ağır şekilde etkileyen bir savaş başlattı. Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki algı değişiyor.


Giderek daha belirgin hale gelen bir eğilimin parçası olarak, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi Avrupa ülkelerindeki nüfus kesimleri, Kanada'nın da katılımıyla, Donald Trump'ın dış politikası gibi faktörler nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı daha eleştirel bir tutum sergilemeye başladı ve Çin'i ABD'den daha güvenilir bir ortak olarak görmenin yanı sıra, Asya devinin yapay zeka gibi ileri teknolojilerin geliştirilmesindeki liderliğini de kabul ediyor.

Politico'nun, İran'a karşı savaş başlamadan ve küresel etkileri hissedilmeden önce, Şubat ayı başlarında İngiliz anket şirketi Public First ile birlikte gerçekleştirdiği bir anket, ankete katılan Avrupalıların ABD'ye olan bağımlılığı azaltmanın mümkün olduğunu düşündüğünü, ancak Çin söz konusu olduğunda bunun daha zor olduğunu tahmin ettiğini ortaya koyuyor.
Araştırmanın bulgularından biri, ABD ile ittifak halinde olan bu dört ülkedeki katılımcıların, Trump'ın iktidara geri dönmesinden sonra ABD'ye güvenmektense Çin'e güvenmenin daha iyi olduğuna inandıklarıdır. Bu oranlar Kanada'da %57, Almanya'da %40, Fransa'da %34 ve Birleşik Krallık'ta %42'dir.

Trump döneminde bile ABD'ye bağımlı kalmanın daha iyi olduğunu düşünenlerin oranı Kanada'da %23, Almanya'da %24, Fransa'da %25 ve İngiltere'de %34'tür. Kararsız seçmenlerin oranı ise Kanada'da %20, Almanya'da %36, Fransa'da %40 ve İngiltere'de %24'tür.

Anket sorularından birine verilen yanıtta, Kanada ve Almanya'daki katılımcıların çoğunluğu , Çin ile bağları güçlendirme girişimlerinin Washington'ın daha az güvenilir bir ortak haline gelmesinden kaynaklandığı konusunda hemfikir oldu. Fransa ve Birleşik Krallık'ta ise bu soruya verilen yanıtların yüzdesi sırasıyla %38 ve %42 oldu.

Beyaz Saray bir dizi yaptırım ve gümrük vergisi uygularken , hem rakip hem de müttefik olarak algılanan ülkeleri tehdit ederken, çok taraflı sisteme saldırırken ve küresel ekonomi üzerinde tehlikeli bir yıkıcı potansiyele sahip İran'a karşı bir savaş başlatırken , Çin Avrupa ülkeleri ve Kanada ile ilişkilerini ve ticaret anlaşmalarını güçlendirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/avrupa-ulkelerinin-vatandaslari-cin-i-abd-den-daha-guvenilir-bir-ortak-olarak-algiliyor-7105.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/avrupa-ulkelerinin-vatandaslari-cin-i-abd-den-daha-guvenilir-bir-ortak-olarak-algiliyor-7105.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/avrupa-ulkelerinin-vatandaslari-cin-i-abd-den-daha-guvenilir-bir-ortak-olarak-algiliyor-7105-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/avrupa-ulkelerinin-vatandaslari-cin-i-abd-den-daha-guvenilir-bir-ortak-olarak-algiliyor-7105.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/avrupa-ulkelerinin-vatandaslari-cin-i-abd-den-daha-guvenilir-bir-ortak-olarak-algiliyor/120053/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 02:42:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Füze alarmı üzerine Fadeful, Ben Gurion Havalimanı'ndaki uçağını terk ederek güvenli bir yere sığındı]]></title>
			<description><![CDATA[
Kudüs: Salı akşamı Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un "dayanışma" ziyareti sırasında İsrail'de roket sirenleri çaldı .]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Kudüs: Salı akşamı Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un "dayanışma" ziyareti sırasında İsrail'de roket sirenleri çaldı .

Kalkıştan kısa bir süre önce, Fadeful, ilk uyarı nedeniyle Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'ndaki uçağını terk etmek ve güvenli bir yere gitmek zorunda kaldı. Kısa bir süre sonra uyarı sona erdi. Uçağa döndüğünde Fadeful, "Burada herkes iyi," diyerek başparmağını yukarı kaldırdı.

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth'un çevrimiçi portalında yer alan bir rapora göre, füze parçaları Tel Aviv ve Kudüs'ü birbirine bağlayan demiryolu hattının yakınında bulunan Beit Shemesh şehrine düştü.

İran'la savaşın ortasında gerçekleşen habersiz kriz ziyaretinde Vadevol, İsrail'e desteğini dile getirirken aynı zamanda İran devletinde kaos veya çöküş yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Vadewul, Salı akşamı Kudüs'te İsrailli mevkidaşı Gideon Saar ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Hiç kimsenin kaos, iç savaş veya İran'ın çöküşünden çıkarı olamaz" dedi ve "Bunun yankıları ağır olur ve biz Avrupa'da da bunu hissederiz" diye ekledi.

Ancak Alman bakan, Tahran'dan net taleplerde bulunarak, ülkenin askeri nükleer programına ve balistik füze programına doğrulanabilir bir şekilde son vermesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca İran'ın gelecekte komşuları için bir tehdit oluşturmaması gerektiğini vurgulayan bakan, bu amaçla İran'ın Husiler, Hizbullah ve Hamas gibi terörist vekil gruplara verdiği desteği kesmesi gerektiğini belirtti.

Ancak, Başbakan Friedrich Merz'in Hristiyan Demokrat Partisi'ne mensup olan Fadivol, İran'ın toprak bütünlüğünün korunmasının gerekliliğini de vurgulayarak, "Sivil nüfusun büyük kesimleri son on yıllarda baskıdan büyük ölçüde zarar gördü. Bölgedeki ülkelerin ve halkların güvenliğini, özellikle de hayati önem taşıyan ticaret yolları olan deniz yollarının güvenliğini garanti altına alan bölgesel bir barış sistemine ihtiyacımız var" dedi.

Vadejfol, İsrail'in 28 Şubat'ta ABD ile birlikte İran'a yönelik ortak saldırılar başlatmasından bu yana İsrail'i ziyaret eden ilk Avrupalı ​​dışişleri bakanı oldu.

İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri geçen haftanın başlarında İran'a yönelik saldırılara başladı. İsrail, varlığının İran'ın füze ve nükleer programı tarafından tehdit edildiğini söylerken, Amerika Birleşik Devletleri saldırıyı İran liderliğinden gelen bir tehdide bağladı.

İran'ın devam eden karşı saldırıları ve Hizbullah'ın İsrail'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları ışığında kötüleşen güvenlik durumu göz önüne alındığında, bakan her zamanki gibi Alman Ordusu'nun hava taşımacılığı filosuna ait bir Airbus uçağıyla seyahat etmedi, bunun yerine Alman Ordusu'na ait bir A400M askeri nakliye uçağına bindi.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/fuze-alarmi-uzerine-fadeful-ben-gurion-havalimani-ndaki-ucagini-terk-ederek-guvenli-bir-yere-sigindi-7813.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/fuze-alarmi-uzerine-fadeful-ben-gurion-havalimani-ndaki-ucagini-terk-ederek-guvenli-bir-yere-sigindi-7813.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/fuze-alarmi-uzerine-fadeful-ben-gurion-havalimani-ndaki-ucagini-terk-ederek-guvenli-bir-yere-sigindi-7813-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/03/fuze-alarmi-uzerine-fadeful-ben-gurion-havalimani-ndaki-ucagini-terk-ederek-guvenli-bir-yere-sigindi-7813.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/fuze-alarmi-uzerine-fadeful-ben-gurion-havalimani-ndaki-ucagini-terk-ederek-guvenli-bir-yere-sigindi/120044/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 01:48:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avrupa'nın En Büyük Mücevher Fuarı Vilnius'ta Kapılarını Açtı]]></title>
			<description><![CDATA[Vilnius – Litexpo’da düzenlenen Juvelyrikos Paroda, Avrupa’nın mücevher ve tasarım alanındaki en büyük fuarlarından biri olarak bu yıl da yoğun ilgi gördü. Sektörün önde gelen markaları, tasarımcıları ve profesyonelleri fuarda bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdem İnce / Litvanya

Vilnius – Litexpo’da düzenlenen Juvelyrikos Paroda, Avrupa’nın mücevher ve tasarım alanındaki en büyük fuarlarından biri olarak bu yıl da yoğun ilgi gördü. Sektörün önde gelen markaları, tasarımcıları ve profesyonelleri fuarda bir araya geldi.

Vilnius’ta bulunan Litexpo fuar merkezinde gerçekleştirilen Juvelyrikos Paroda, geleneksel el işçiliğini modern tasarım anlayışıyla buluşturan geniş katılımcı profiliyle dikkat çekti. Avrupa’nın dört bir yanından gelen markalar, altın ve gümüş işçiliğinden değerli taşlara, yenilikçi kesim tekniklerinden sürdürülebilir üretim yaklaşımlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede ürünlerini sergiledi.



Fuar salonlarında ziyaretçiler, hem klasik mücevher sanatının rafine örneklerini hem de çağdaş tasarımın iddialı yorumlarını yakından inceleme fırsatı buldu. Litvanya’nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesinden tasarımcıların yer aldığı etkinlik, sektörün geleceğine yön veren trendlerin ve teknolojilerin tanıtıldığı önemli bir platform niteliği taşıyor.



Organizasyon, yalnızca ticari iş birliklerinin kurulduğu bir buluşma noktası olmanın ötesine geçerek, mücevher tasarımında estetik anlayışların ve üretim tekniklerinin gelişimini gözler önüne seriyor. Fuarın atmosferi, renkleri ve dinamizmi, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle birleşerek sektöre güçlü bir enerji katıyor.



Juvelyrikos Paroda, bu yıl da Avrupa mücevher sektörünün nabzını tutan, yeniliklerin ve yaratıcılığın öne çıktığı prestijli bir etkinlik olarak öne çıktı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/avrupa-nin-en-buyuk-mucevher-fuari-vilnius-ta-kapilarini-acti-5279.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/avrupa-nin-en-buyuk-mucevher-fuari-vilnius-ta-kapilarini-acti-5279.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/avrupa-nin-en-buyuk-mucevher-fuari-vilnius-ta-kapilarini-acti-5279-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/avrupa-nin-en-buyuk-mucevher-fuari-vilnius-ta-kapilarini-acti-5279.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/avrupa-nin-en-buyuk-mucevher-fuari-vilnius-ta-kapilarini-acti/120036/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 21:35:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Netanyahu’nun İran diplomasisi konusunda Trump’a baskı yapması bekleniyor]]></title>
			<description><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump ile Çarşamba günü Beyaz Saray’da yapacağı görüşmede İran dosyasını öncelikli gündem maddesi haline getirmesi bekleniyor. Netanyahu’nun, Washington’un Tahran’la yürüttüğü temasların yalnızca nükleer faaliyetlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak, İran’ın balistik füze kapasitesi ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de müzakere başlıkları arasına alınmasını isteyeceği belirtiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump ile Çarşamba günü Beyaz Saray’da yapacağı görüşmede İran dosyasını öncelikli gündem maddesi haline getirmesi bekleniyor. Netanyahu’nun, Washington’un Tahran’la yürüttüğü temasların yalnızca nükleer faaliyetlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunarak, İran’ın balistik füze kapasitesi ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de müzakere başlıkları arasına alınmasını isteyeceği belirtiliyor.

Trump’ın yaklaşık bir yıl önce yeniden göreve başlamasından bu yana iki lider birçok kez bir araya geldi. Son görüşme, Umman’da gerçekleştirilen nükleer içerikli temasların ardından yapılacak olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde Washington’un İran’la nasıl bir çerçevede ilerleyeceği Tel Aviv tarafından yakından izleniyor.

ABD Başkanı, anlaşma sağlanamaması halinde İran’a karşı askeri seçeneklerin devreye girebileceği yönünde uyarılarda bulunurken, Tahran yönetimi de olası bir saldırıya sert karşılık vereceğini duyurdu. Karşılıklı açıklamalar, Orta Doğu’da yeni bir çatışma ihtimaline ilişkin endişeleri artırdı. Trump ise İsrail’in güvenliğinin ABD için temel önceliklerden biri olduğunu yineledi.

Salı günü verdiği röportajlarda İran’ın uzlaşmaya açık olabileceğini söyleyen Trump, aksi bir durumda “çok ağır sonuçlar” doğurabilecek adımlar atabileceğini ifade etti. ABD Başkanı, iyi bir anlaşmanın İran’ın nükleer silah edinmemesini ve füze kapasitesinin sınırlandırılmasını içermesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, bölgedeki askeri varlığın güçlendirilmesi kapsamında ek bir uçak gemisi grubunun konuşlandırılmasının değerlendirildiğini aktardı.

İsrail tarafı ise dar kapsamlı bir nükleer mutabakatın yeterli olmayacağı görüşünde. Netanyahu’ya yakın çevreler, İran’ın balistik füze programı ile Hamas ve Hizbullah gibi gruplara sağladığı desteğin anlaşma dışında bırakılmasının İsrail açısından ciddi risk oluşturacağını belirtiyor. Netanyahu da ABD’ye hareketi öncesinde yaptığı açıklamada, müzakerelere dair temel ilkeler konusundaki görüşlerini Trump’a ileteceğini söyledi.

Görüşmede diplomatik sürecin başarısız olması halinde atılabilecek olası adımların da masaya gelebileceği ifade ediliyor. Netanyahu, Washington’a varışının ardından ABD’li yetkililerle bir dizi temas gerçekleştirdi.

Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Gazze olacak. Trump’ın desteklediği ateşkes ve yeniden inşa planında ilerleme sağlanmaya çalışılıyor. Ancak Hamas’ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun aşamalı çekilmesi ve bölgenin idaresine ilişkin konularda taraflar arasında ciddi görüş ayrılıkları sürüyor.

Netanyahu’nun ziyareti, ABD’nin İran’la temaslarını hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Umman’daki son görüşmenin ardından yeni tur müzakerelerin yapılması bekleniyor. İran yönetimi, görüşmelerin nükleer faaliyetlerle sınırlı kalması gerektiğini savunurken, Washington cephesi füze programı ve bölgesel etkilerin de ele alınmasını istiyor.

İran, nükleer çalışmalarının barışçıl amaçlı olduğunu ileri sürüyor. ABD ve İsrail ise Tahran’ın geçmişte silah geliştirmeye yönelik adımlar attığını öne sürüyor. Geçtiğimiz yıl İsrail’in İran’daki bazı askeri ve nükleer hedeflere yönelik operasyonları bölgedeki tansiyonu yükseltmişti. İsrailli yetkililer, İran’ın zayıflayan askeri kapasitesini yeniden güçlendirme çabası içinde olduğunu ve bunun uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu düşünüyor.

Trump ile Netanyahu genel olarak yakın bir iş birliği sergilese de, bazı başlıklarda görüş ayrılıkları bulunuyor. Özellikle Gazze sonrası süreçte Filistin devletine ilişkin olası adımlar, İsrail’deki mevcut hükümet tarafından temkinle karşılanıyor. İsrail güvenlik kabinesinin Batı Şeria’daki yerleşimlere ilişkin aldığı son kararlar da uluslararası alanda tartışma yaratmış durumda.

Çarşamba günü yapılacak görüşmenin, hem İran’la yürütülen diplomasi hem de Gazze’deki geleceğe ilişkin kritik mesajlar içermesi bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/netanyahu-nun-iran-diplomasisi-konusunda-trump-a-baski-yapmasi-bekleniyor-2426.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/netanyahu-nun-iran-diplomasisi-konusunda-trump-a-baski-yapmasi-bekleniyor-2426.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/netanyahu-nun-iran-diplomasisi-konusunda-trump-a-baski-yapmasi-bekleniyor-2426-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/02/netanyahu-nun-iran-diplomasisi-konusunda-trump-a-baski-yapmasi-bekleniyor-2426.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/netanyahu-nun-iran-diplomasisi-konusunda-trump-a-baski-yapmasi-bekleniyor/120034/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 16:12:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ABD’den İran’a çelişkili mesajlar Donanma gücü sahada, diplomasi kapısı açık]]></title>
			<description><![CDATA[ABD yönetimi, Orta Doğu’ya güçlü bir deniz kuvveti gönderirken İran’a aynı anda müzakere çağrısı yaptı. Washington, Tahran’ın isterse görüşmelere başlayabileceğini duyurarak “kapının açık” olduğunu vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD yönetimi, Orta Doğu’ya güçlü bir deniz kuvveti gönderirken İran’a aynı anda müzakere çağrısı yaptı. Washington, Tahran’ın isterse görüşmelere başlayabileceğini duyurarak “kapının açık” olduğunu vurguladı.

ABD’li yetkililer, İran’la olası temasların çerçevesinin Tahran tarafından bilindiğini belirtti. Bir yetkili, görüşmelerin şartlarına dair soruya, İran’ın beklentilerin farkında olduğu yanıtını verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran’a doğru ilerleyen büyük bir deniz gücünden söz etmiş, bunu kullanmak zorunda kalmamayı umduğunu ifade etmişti. Trump, İran yönetimini protestoculara yönelik şiddet ve nükleer faaliyetler konusunda bir kez daha uyardı.

Başkan, daha önce protestolarda can kayıplarının sürmesi halinde müdahale edilebileceğini dile getirmişti. Ancak son açıklamalarında, kendisine ölümlerin azaldığı bilgisinin verildiğini ve şu aşamada tutukluların idam edilmesine dair bir plan bulunduğuna inanmadığını söyledi.

USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemilerinin bölgeye ulaşmasıyla birlikte ABD’nin Orta Doğu’daki askerî kapasitesi önemli ölçüde arttı. Bu konuşlanma, ABD güçlerini koruma ya da İran’a karşı olası bir askerî adım atma seçeneklerini genişletiyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, gemilerin Orta Doğu’da “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek” amacıyla görev yaptığını açıkladı. ABD ordusu geçmişte de tansiyonun yükseldiği dönemlerde benzer şekilde bölgeye kuvvet kaydırmıştı. Ancak geçen yıl İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar öncesinde gerçekleştirilen yığınak, daha kapsamlı bir hazırlık olarak dikkat çekmişti.

İran cephesinden ise sert açıklamalar geldi. Üst düzey bir İranlı yetkili, ülkeye yönelik herhangi bir saldırının “topyekûn savaş” olarak değerlendirileceğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı da her türlü saldırıya “geniş kapsamlı ve pişmanlık yaratacak” bir karşılık verileceği uyarısında bulundu.

Dışişleri sözcüsü, İran’ın kendi askerî kapasitesine güvendiğini belirterek, büyük savaş gemilerinin bölgeye gelmesinin Tahran’ın savunma konusundaki kararlılığını etkilemeyeceğini dile getirdi.

Bu açıklamalarla eş zamanlı olarak Tahran’daki Enghelab Meydanı’na, bir Amerikan uçak gemisinin hedef alındığını gösteren yeni bir ABD karşıtı billboard yerleştirildi. Panodaki İngilizce mesajda, “Rüzgâr eken fırtına biçer” ifadesi yer aldı.

İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Şahram İrani de yaptığı açıklamada, İran donanmasının yalnızca savunma amaçlı olmadığını, aynı zamanda bölgesel istikrarın unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Öte yandan insan hakları örgütleri, İran’da son aylarda yaşanan protestolara yönelik müdahalelerde binlerce kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor. ABD merkezli bir hak örgütü, yaklaşık 6 bin ölümün doğrulandığını ancak gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini açıkladı.

Yurt dışından yayın yapan bir Farsça televizyon kanalı ise ocak ayının ilk günlerinde on binlerce kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Bu iddiaların bağımsız şekilde doğrulanamadığı belirtildi.

Aralık ayı sonunda ekonomik sıkıntılarla başlayan gösteriler, kısa sürede İran yönetimine karşı geniş çaplı bir harekete dönüştü. İnternetin haftalarca kesildiği süreçte güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri eleştiri konusu oldu.

1979 İslam Devrimi’nden bu yana iktidarda olan yönetim protestolara rağmen gücünü korurken, muhalif kesimlerin bir bölümü değişimin dış baskıyla mümkün olabileceğini savunuyor. Buna karşılık bazı çevreler, yabancı bir müdahalenin mevcut yönetimi daha da güçlendireceği uyarısında bulunuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-den-iran-a-celiskili-mesajlar-donanma-gucu-sahada-diplomasi-kapisi-acik-1577.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-den-iran-a-celiskili-mesajlar-donanma-gucu-sahada-diplomasi-kapisi-acik-1577.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-den-iran-a-celiskili-mesajlar-donanma-gucu-sahada-diplomasi-kapisi-acik-1577-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-den-iran-a-celiskili-mesajlar-donanma-gucu-sahada-diplomasi-kapisi-acik-1577.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/abd-den-iran-a-celiskili-mesajlar-donanma-gucu-sahada-diplomasi-kapisi-acik/120028/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 12:22:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İspanya: Gazze’nin Geleceğine Filistinliler Karar Vermeli]]></title>
			<description><![CDATA[İspanya hükümeti, Donald Trump’ın Gazze’ye yönelik olarak duyurduğu “Barış Kurulu” girişimine dahil olmayacağını bildirdi. Madrid yönetimi, planın uluslararası hukukla uyumlu olmadığını ve Filistin tarafının karar alma süreçlerinde yer almamasını temel gerekçe olarak gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İspanya hükümeti, Donald Trump’ın Gazze’ye yönelik olarak duyurduğu “Barış Kurulu” girişimine dahil olmayacağını bildirdi. Madrid yönetimi, planın uluslararası hukukla uyumlu olmadığını ve Filistin tarafının karar alma süreçlerinde yer almamasını temel gerekçe olarak gösterdi.

Başbakan Pedro Sanchez, Brüksel’de yaptığı açıklamada, Filistin meselesinin geleceğine Filistinlilerin karar vermesi gerektiğini vurgulayarak, dışarıdan dayatılan ve kapsayıcı olmayan modellerin kalıcı çözüm üretmeyeceğini söyledi.

İspanya’nın bu tutumu, benzer çekinceler dile getiren bazı Avrupa ülkelerinin yaklaşımıyla paralellik gösteriyor. Girişimin mevcut haliyle siyasi meşruiyet ve hukuki dayanak açısından sorunlar barındırdığına dikkat çekiliyor.

Bu gelişmeler yaşanırken, Trump cephesinden dikkat çeken bir adım daha geldi. Kanada Başbakanı Mark Carney’e daha önce iletilen davet geri çekildi. Davetin iptalinin, Carney’nin kısa süre önce ABD’nin küresel politikalarına yönelik eleştirilerinin ardından gerçekleşmesi dikkat çekti.

“Barış Kurulu”nun, Gazze’de yıkımın ardından yeniden inşa ve yönetim sürecine yön vermeyi hedeflediği belirtiliyor. Ancak kurulun yetkilerinin ve sınırlarının net olmaması, Birleşmiş Milletler’in rolünü gölgede bırakabileceği yönünde eleştirilere yol açıyor.

Kurulun yönetim kadrosunda ABD’li ve Avrupalı bazı üst düzey siyasi isimler yer alırken, Filistinlilerin bu yapıda temsil edilmemesi en çok tartışılan başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Gazze için öngörülen geçiş sürecinde, Filistinli teknokratlardan oluşacak bir komitenin görevlendirilmesi planlansa da, karar verici mekanizmalarda Filistinli aktörlerin bulunmaması ciddi bir eksiklik olarak görülüyor.

Öte yandan bazı Orta Doğu ülkeleri ile İsrail’in girişime katılmayı kabul ettiği ifade ediliyor. Buna karşın, özellikle Avrupa’da planın mevcut haliyle desteklenmesine mesafeli yaklaşılıyor.

Gazze’de Ekim 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda on binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği bir ortamda, bölgenin geleceğine ilişkin atılacak adımların meşruiyeti ve kapsayıcılığı uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/ispanya-gazze-nin-gelecegine-filistinliler-karar-vermeli-5061.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/ispanya-gazze-nin-gelecegine-filistinliler-karar-vermeli-5061.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/ispanya-gazze-nin-gelecegine-filistinliler-karar-vermeli-5061-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/ispanya-gazze-nin-gelecegine-filistinliler-karar-vermeli-5061.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/ispanya-gazze-nin-gelecegine-filistinliler-karar-vermeli/120027/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 18:00:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump “Barış Kurulu”nu devreye soktu, Gazze süreci belirleyici olacak]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, yeni oluşturulan “Barış Kurulu”nu resmen duyurdu. Kurulun ilk etapta Gazze’de kırılgan şekilde devam eden ateşkesi sağlamlaştırmayı hedeflediği, ancak ilerleyen dönemde küresel ölçekte çatışmaların çözümünde daha geniş bir misyon üstlenmesinin planlandığı belirtildi. Trump, yapının Birleşmiş Milletler ile eşgüdüm içinde çalışacağını ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, yeni oluşturulan “Barış Kurulu”nu resmen duyurdu. Kurulun ilk etapta Gazze’de kırılgan şekilde devam eden ateşkesi sağlamlaştırmayı hedeflediği, ancak ilerleyen dönemde küresel ölçekte çatışmaların çözümünde daha geniş bir misyon üstlenmesinin planlandığı belirtildi. Trump, yapının Birleşmiş Milletler ile eşgüdüm içinde çalışacağını ifade etti.

Kurulun başkanlığını bizzat üstlenecek olan Trump, çok sayıda ülke liderini yapıya katılmaya davet etti. Trump, kurulun faaliyete geçmesiyle birlikte diplomatik girişimlerin daha etkin yürütülebileceğini savunurken, Birleşmiş Milletler’in bugüne kadar sahip olduğu kapasiteyi yeterince kullanamadığını ileri sürdü.

Yeni oluşum, özellikle Batılı müttefikler arasında bazı çekinceleri de beraberinde getirdi. Trump’ın karar alma sürecindeki ağırlığı ve kalıcı üyelik için ülkelerden yüksek mali katkı talep edilmesi, Barış Kurulu’nun BM’nin uluslararası diplomasideki temel rolünü zayıflatabileceği yönünde eleştirilerin dile getirilmesine yol açtı.

Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi bölgesel aktörlerin yanı sıra Endonezya ve Fas da kurula katılan ülkeler arasında yer aldı. Birçok Arap ve Müslüman ülke, bu girişimin Gazze’de kalıcı bir ateşkese zemin hazırlayabileceği ve İsrail’in sert politikalarına karşı denge oluşturabileceği beklentisiyle plana destek verdi. Buna karşın bazı küresel güçler ve ABD’nin geleneksel müttefikleri sürece temkinli yaklaştı.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Richard Gowan, Barış Kurulu’nun inandırıcılığı açısından Gazze’nin belirleyici bir sınav olacağını belirterek, bölgede yaşanacak olası bir çöküşün kurulun küresel etkisini zayıflatacağını dile getirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise kurulun önceliğinin Gazze’de üzerinde uzlaşılan barış adımlarının hayata geçirilmesi olacağını, bunun diğer çatışma bölgeleri için de örnek teşkil edebileceğini söyledi.

Trump yönetimi, Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Gazze için öngörülen kapsamlı yeniden yapılanma vizyonunu da kamuoyuna sundu. Trump, büyük yıkıma uğrayan Gazze’yi ekonomik potansiyeli yüksek bir alan olarak tanımlarken, bölgenin yeniden inşasının “izlenmeye değer bir başarı hikâyesine” dönüşeceğini savundu.

Trump’ın danışmanı ve damadı Jared Kushner, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması için en az 25 milyar dolarlık yatırım planlandığını açıkladı. Kushner’e göre, on yıl içinde bölgenin ekonomik üretimi ciddi biçimde artacak, tam istihdam sağlanacak ve hane gelirleri önemli ölçüde yükselecek.

Barış Kurulu çerçevesinde Gazze’nin idaresiyle görevlendirilen Filistinli teknokrat komitenin başındaki Ali Şaath, Mısır’ın öncülüğünde hazırlanan yeniden inşa planının kendi çalışmalarının temelini oluşturduğunu söyledi. Bu plan, Arap ülkeleri tarafından desteklenmiş ve Avrupa Birliği’nin de olumlu yaklaşımıyla karşılanmıştı.

Ateşkes sürecinin bir sonraki aşamasında yeniden inşa için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması gibi zor başlıkların ele alınması bekleniyor. Kushner, Hamas’ın silah bırakmaması halinde sürecin ilerlemesinin zorlaşacağını belirtti. Önümüzdeki dönemde insani yardım, barınma ve uygulamaya odaklanılacağı vurgulandı.

Gazze’nin dış dünyaya açılan en önemli noktası olan Refah Sınır Kapısı’nın gelecek hafta yeniden açılacağı da açıklandı. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşması, tarafların karşılıklı suçlamaları ve aralıklı çatışmalar nedeniyle sık sık aksadı.

ABD dışında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden henüz hiçbiri kurula resmen katılmadı. Rusya teklifi incelediğini bildirirken, Fransa katılmayacağını açıkladı. İngiltere süreci izlemeyi tercih ederken, Çin henüz resmi bir tutum ortaya koymadı.

Barış Kurulu’nun kurulması, Trump’ın Gazze barış girişiminin bir parçası olarak BM Güvenlik Konseyi kararıyla da onaylandı. İsrail, Arjantin ve Macaristan gibi Trump’a yakın ülkeler kurula katılacaklarını duyurdu. Kurulda ayrıca Marco Rubio, Jared Kushner, ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair gibi isimler de yer alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-baris-kurulu-nu-devreye-soktu-gazze-sureci-belirleyici-olacak-4811.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-baris-kurulu-nu-devreye-soktu-gazze-sureci-belirleyici-olacak-4811.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-baris-kurulu-nu-devreye-soktu-gazze-sureci-belirleyici-olacak-4811-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-baris-kurulu-nu-devreye-soktu-gazze-sureci-belirleyici-olacak-4811.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-baris-kurulu-nu-devreye-soktu-gazze-sureci-belirleyici-olacak/120023/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Jan 2026 17:13:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan ile Trump arasında Suriye ve Gazze gündemli telefon görüşmesi]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye ve Gazze’deki son durumu değerlendirdi. Görüşme, Türkiye’nin destek verdiği Suriye yönetiminin, kuzeydoğuda ABD’nin müttefiki olan Kürt güçlerle yaşanan çatışmaların ardından ateşkes ilan ettiği bir dönemde gerçekleşti. Ankara ayrıca Erdoğan’ın, Trump’ın öncülük ettiği “Barış Kurulu” girişimine katılıp katılmama konusunu da gündemine aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye ve Gazze’deki son durumu değerlendirdi. Görüşme, Türkiye’nin destek verdiği Suriye yönetiminin, kuzeydoğuda ABD’nin müttefiki olan Kürt güçlerle yaşanan çatışmaların ardından ateşkes ilan ettiği bir dönemde gerçekleşti. Ankara ayrıca Erdoğan’ın, Trump’ın öncülük ettiği “Barış Kurulu” girişimine katılıp katılmama konusunu da gündemine aldı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre Erdoğan, görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki gelişmeleri yakından izlediğini vurgulayarak ülkenin birliği, iç huzuru ve toprak bütünlüğünün Ankara açısından temel önemde olduğunu ifade etti. Trump ise görüşmenin ardından Erdoğan’la “oldukça olumlu” bir telefon konuşması yaptıklarını söylemekle yetindi.

Suriye yönetimi, hafta içinde ülkenin kuzeydoğusunda kontrol alanını genişletirken, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’ne merkezi yönetime katılmaları için sınırlı bir süre tanıdı. SDG’nin en önemli destekçisi olan ABD, Suriye’de yeni yönetimin ortaya çıkmasıyla birlikte bu yapıyla ilişkilerinin niteliğinin değiştiğini açıkladı.

İki liderin ayrıca IŞİD’le mücadele, örgüt mensuplarının tutulduğu Suriye’deki cezaevlerinin durumu ve bölgesel güvenlik başlıklarını ele aldığı bildirildi. Türkiye, SDG’yi PKK ile bağlantılı bir terör örgütü olarak tanımlıyor. Ankara, PKK ile yürütülen süreçte örgütün ve bağlı yapıların silah bırakmasını ve tamamen tasfiye edilmesini talep ediyor.

Suriye’deki yeni yönetimin en güçlü dış destekçilerinden biri olan Türkiye, Şam’ın SDG’ye karşı attığı adımları desteklediğini sık sık dile getirirken, bu yapının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi gerektiğini savunuyor.

Gazze ve Barış Kurulu gündemi

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında Erdoğan’ın, Gazze konusunda ABD ile temas ve eşgüdümün sürdürüleceğini Trump’a ilettiği belirtildi. Erdoğan’ın ayrıca Trump’ın Gazze için oluşturulan “Barış Kurulu”na daveti dolayısıyla teşekkür ettiği aktarıldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kasım ayında aldığı kararla yetkilendirilen bu kurulun, Gazze’de uluslararası bir istikrar mekanizması oluşturması öngörülüyor. Ekim ayında Trump’ın planı çerçevesinde İsrail ve Hamas’ın onay verdiği kırılgan ateşkes yürürlüğe girmişti.

Türkiye, Erdoğan’ın söz konusu girişime katılıp katılmayacağına kısa süre içinde karar verileceğini duyurdu. Ankara, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını sert biçimde eleştirirken, İsrail tarafı ise Gazze’de Türkiye’nin rol almasına karşı çıkıyor.

Ateşkesin başlamasından bu yana Gazze’de yüzlerce Filistinlinin, bunların önemli bir kısmının çocuk olduğu, ayrıca birkaç İsrail askerinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Trump’ın planında Barış Kurulu’nun Gazze’nin geçici yönetimini denetlemesi hedeflenirken, Trump daha sonra bu yapının küresel çatışmalarla da ilgilenecek şekilde genişletilebileceğini açıkladı.

Bazı insan hakları uzmanları, böyle bir kurulun yabancı bir bölgenin yönetimine müdahil olmasının sömürgeci bir anlayışı çağrıştırabileceğini savunuyor. Diplomatlar ise girişimin, Birleşmiş Milletler’in rolünü zayıflatabileceği endişesini dile getiriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/erdogan-ile-trump-arasinda-suriye-ve-gazze-gundemli-telefon-gorusmesi-1614.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/erdogan-ile-trump-arasinda-suriye-ve-gazze-gundemli-telefon-gorusmesi-1614.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/erdogan-ile-trump-arasinda-suriye-ve-gazze-gundemli-telefon-gorusmesi-1614-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/erdogan-ile-trump-arasinda-suriye-ve-gazze-gundemli-telefon-gorusmesi-1614.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/erdogan-ile-trump-arasinda-suriye-ve-gazze-gundemli-telefon-gorusmesi/120018/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 12:07:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani Hamas'a Terör Örgütü Dedi]]></title>
			<description><![CDATA[New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Queens’te bir sinagogun önünde düzenlenen protesto sırasında atılan Hamas yanlısı sloganlara sert tepki gösterdi. Mamdani, bu tür ifadelerin kente yakışmadığını ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Queens’te bir sinagogun önünde düzenlenen protesto sırasında atılan Hamas yanlısı sloganlara sert tepki gösterdi. Mamdani, bu tür ifadelerin kente yakışmadığını ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Bir basın mensubunun açıklamasının neden geciktiğine dair sorusuna yanıt veren Mamdani, terör örgütlerini destekleyen söylemlerin New York’ta yeri olmadığını söyledi. Kent yönetiminin, ibadethanelere girip çıkanların güvenliğini sağlama sorumluluğunu sürdüreceğini belirten Mamdani, aynı zamanda anayasal protesto hakkının da korunacağını ifade etti.

Belediye Başkanı, kamu güvenliği ile ifade özgürlüğü arasındaki dengenin titizlikle gözetileceğini vurgulayarak, şiddeti ya da terörü meşrulaştıran sloganlara karşı net bir duruş sergiledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/new-york-belediye-baskani-zohran-mamdani-hamas-a-teror-orgutu-dedi-5823.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/new-york-belediye-baskani-zohran-mamdani-hamas-a-teror-orgutu-dedi-5823.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/new-york-belediye-baskani-zohran-mamdani-hamas-a-teror-orgutu-dedi-5823-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/new-york-belediye-baskani-zohran-mamdani-hamas-a-teror-orgutu-dedi-5823.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/new-york-belediye-baskani-zohran-mamdani-hamas-a-teror-orgutu-dedi/120009/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 14:08:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Arjantin'de Orman Yangınlarını İşgalci Siyonistlerin Çıkardığı İddiası]]></title>
			<description><![CDATA[Arjantin’in güneyindeki Patagonya bölgesinde devam eden orman yangınları, binlerce hektar alanı küle çevirdi. Arjantinli yetkililer, Patagonya’da ormanları, buzulları ve doğal kaynaklarıyla bilinen koruma altındaki Los Glaciares Ulusal Parkı’nda yangın çıkarılmasına bir “İsrailli” turistin karışmış olabileceği iddialarını soruşturuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Arjantin’in güneyindeki Patagonya bölgesinde devam eden orman yangınları, binlerce hektar alanı küle çevirdi. Arjantinli yetkililer, Patagonya’da ormanları, buzulları ve doğal kaynaklarıyla bilinen koruma altındaki Los Glaciares Ulusal Parkı’nda yangın çıkarılmasına bir “İsrailli” turistin karışmış olabileceği iddialarını soruşturuyor.
Yangınlar, Ocak 2026’nın ilk günlerinde Chubut eyaleti ile Los Glaciares Ulusal Parkı çevresinde başladı. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, şu ana kadar yaklaşık 15 bin hektarlık ormanlık alan zarar gördü, 3 binden fazla kişi tahliye edildi. Bir elektrik santrali ile bir okulun da yangın tehdidi altında kaldığı bildirildi.
İnternette dolaşıma giren bir videoda, bir Arjantinli adamın söz konusu “İsrailli” sözde turistlerle yüzleştiği görülüyor. Adamın, “Burada ateş yakamazsınız! Yasak! Yasak!” dediği belirtiliyor. Tartışmaların merkezinde, İsrailli turistlere yönelik suçlamalar yer alıyor. Sosyal medyada ve bazı protesto gösterilerinde, yangınların kasıtlı çıkarıldığı ileri sürülüyor.
Yangınlar, Arjantin ve Şili’de geniş çaplı protestolara yol açtı. Gösterilere katılan on binlerce kişi sokaklara çıkarak yangınlara karşı sessiz kalındığını savundu. Bazı protestolarda “Siyonizm dışarı” sloganları atıldı. Gösteriler Patagonya’dan Şili’nin başkenti Santiago’ya kadar yayıldı ve turizm ile çevresel güvenlik politikaları yeniden tartışma konusu oldu.
Sosyal medya paylaşımlarında ve bazı protesto konuşmalarında, “Yahudiler Arjantin’in ormanlarını yakıp küle çeviriyor” şeklinde ifadeler kullanıldı. Aynı paylaşımlarda, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin Yahudi kökenli olduğu vurgulanarak, Milei’nin yanan orman alanlarının yangın sonrası da korunmasını öngören düzenlemeyi kaldırmasının hemen ardından yangınların başladığı iddia edildi.
Bazı iddialarda ise “İsrailli ajanların ‘Sınır Tanımayan Sırt Çantalılar’ adı altında sözde bir seyahat grubu oluşturduğu, hedef ülkelere yürüyüşçü turist kılığında giderek bilgi topladığı, haritalama yaptığı ve yangın çıkarılacak alanları belirlediği” öne sürüldü. Bu iddialar da resmi makamlarca doğrulanmış değil.
Ayrıca, sosyal medyada sıkça paylaşılan bir başka iddiaya göre, Devlet Başkanı Milei’nin 9 Aralık 2025’te orman yangınlarından sonra yanan arazilerin yabancılar tarafından satın alınabileceğini açıkladığı, bu açıklamadan yaklaşık bir ay sonra Patagonya’daki yangınların başladığı ileri sürüldü.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/arjantin-de-orman-yanginlarini-isgalci-siyonistlerin-cikardigi-iddiasi-3531.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/arjantin-de-orman-yanginlarini-isgalci-siyonistlerin-cikardigi-iddiasi-3531.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/arjantin-de-orman-yanginlarini-isgalci-siyonistlerin-cikardigi-iddiasi-3531-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/arjantin-de-orman-yanginlarini-isgalci-siyonistlerin-cikardigi-iddiasi-3531.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/arjantin-de-orman-yanginlarini-isgalci-siyonistlerin-cikardigi-iddiasi/120004/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:23:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Şiddet Yanlısı Amerika’nın Kanlı Yüzü Minneapolis’te Tekrar Ortaya Çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Minneapolis’te bir ABD Göçmenlik ve Gümrük Yetkilisi (ICE) ajanı, 37 yaşındaki Renee Nicole Good’u öldürdü. Olay, yerel yetkililer ile Trump yönetimi arasında gerilime yol açtı. Trump yönetimi olayın kendini savunma amaçlı olduğunu iddia ederken, şehir yöneticileri bu açıklamayı reddetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Minneapolis’te bir ABD Göçmenlik ve Gümrük Yetkilisi (ICE) ajanı, 37 yaşındaki Renee Nicole Good’u öldürdü. Olay, yerel yetkililer ile Trump yönetimi arasında gerilime yol açtı. Trump yönetimi olayın kendini savunma amaçlı olduğunu iddia ederken, şehir yöneticileri bu açıklamayı reddetti.

İç Güvenlik Bakanlığı, Good’u “şiddet yanlısı bir gösterici” olarak nitelendirerek, ajanlara aracını kullanmaya çalıştığını öne sürdü. Ancak Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, olayı “bir federal ajanın sorumluluk bilmeden güç kullanması ve bir insanın ölümüne yol açması” olarak tanımladı ve ICE’in şehirden çekilmesini istedi.

Olay, yüzlerce ICE ajanının Minneapolis’e gönderildiği bir dönemde gerçekleşti. Sosyal medyaya yansıyan videolarda, Good’un SUV’u ile bir sokağı kapattığı, protestocuların çevrede toplandığı ve ajanların araca yaklaşarak sürücüyü araçtan çıkarmaya çalıştığı görülüyor. Video kayıtlarına göre, SUV hareket etmeye başladığında ajan aracın önüne çıkarak ateş etti, araç kontrolünü kaybedip bir park halindeki araca çarptı.

Trump, sosyal medyada bir ICE ajanının aracın altında “vahşice” ezildiğini iddia etti ve söz konusu ajanın hâlâ hayatta olduğunu söyledi. Ayrıca “Radikal Sol”u, adayların ve kolluk güçlerinin günlük olarak hedef alınması ile suçladı.

Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, Good’un Portland Avenue üzerinde aracını durdurduğunu ve federal bir ajan tarafından aracın yanına gelindiğini ifade etti. ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Good’un gün boyunca ajanları engellediğini ve aracını bir silah olarak kullanmayı denediğini iddia etti. Noem, federal ajanın kendini savunma amacıyla ateş ettiğini ve hafif yaralandığını ekledi.

Ancak Minneapolis Belediye Meclisi, Good’un vurulmadan önce sadece komşularına yardım ettiğini belirtti. Şehirdeki sakinler ICE’in şehirden ayrılmasını talep ederek protestolar düzenledi.

Olay, Minneapolis’in yakın tarihinde yaşanan diğer trajik olayları da akıllara getirdi: 2020 yılında George Floyd adında siyahi bir adam, polis tarafından nefesi kesilerek öldürülmüştü. Bu olay, Minneapolis’i ve tüm Amerika’yı derinden sarsmış, dünya çapında anti-ırkçılık protestolarını tetiklemişti. Minneapolis, tarihindeki bu iki olayla ırkçılık ve polis şiddetiyle mücadelede önemli bir sembol haline geldi.

Protestolar sadece Minneapolis’te değil, New Orleans, Miami, Seattle ve New York gibi şehirlerde de düzenlendi. Minneapolis’te okullar güvenlik gerekçesiyle bir süreliğine tatil edildi.

Trump yönetimi, Minnesota’daki sosyal yardım dolandırıcılığı iddiaları üzerine şehre ek federal ajanlar göndermişti. Bu operasyonlar, federal hükümetin suç ve yasa dışı göçle mücadele politikalarının bir parçası olarak tanımlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/siddet-yanlisi-amerika-nin-kanli-yuzu-minneapolis-te-tekrar-ortaya-cikti-6898.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/siddet-yanlisi-amerika-nin-kanli-yuzu-minneapolis-te-tekrar-ortaya-cikti-6898.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/siddet-yanlisi-amerika-nin-kanli-yuzu-minneapolis-te-tekrar-ortaya-cikti-6898-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/siddet-yanlisi-amerika-nin-kanli-yuzu-minneapolis-te-tekrar-ortaya-cikti-6898.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/siddet-yanlisi-amerika-nin-kanli-yuzu-minneapolis-te-tekrar-ortaya-cikti/119997/</link>
			<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 10:46:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Danimarka’dan Trump’a Sert Mesaj: Grönland Üzerindeki Tehditlere Son Verin]]></title>
			<description><![CDATA[Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek Washington’dan tehditkâr söylemleri derhal durdurmasını istedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarına sert tepki göstererek Washington’dan tehditkâr söylemleri derhal durdurmasını istedi.

Frederiksen, ABD’nin Grönland’ı kontrolü altına alması gerektiği yönündeki ifadelerin akılcı ve hukuki bir dayanağı olmadığını vurguladı. Danimarka Krallığı’na bağlı üç ülkeden hiçbirinin ABD tarafından ilhak edilemeyeceğini belirten Frederiksen, Grönland’ın statüsünün tartışmaya açık olmadığını söyledi.

Başbakan, Grönland’ın Danimarka Krallığı ile birlikte NATO üyesi olduğuna dikkat çekerek, adanın zaten ittifakın güvenlik şemsiyesi altında bulunduğunu hatırlattı. Ayrıca Danimarka ile ABD arasında yürürlükte olan savunma anlaşmaları sayesinde Washington’un Grönland’da geniş askeri erişim imkanına sahip olduğunu ifade etti.

Frederiksen, “Tarihsel olarak yakın bir müttefike ve satılık olmadığını açıkça dile getiren bir halka yönelik bu tür açıklamalar kabul edilemez” diyerek, ABD’ye doğrudan ve net bir uyarıda bulundu.

Danimarka Başbakanı’nın çıkışı, Trump’ın bir röportajda “Grönland’a kesinlikle ihtiyacımız var” sözlerini kullanmasının ardından geldi. Tartışmalar, Trump’a yakın isimlerden biri olan Stephen Miller’ın eşi Katie Miller’ın, Grönland’ı ABD bayrağı renkleriyle gösteren ve “Yakında” ifadesinin yer aldığı bir görseli paylaşmasıyla daha da alevlendi.

Trump, daha önce de Grönland’ın stratejik konumu ve zengin yer altı kaynaklarını gerekçe göstererek, adanın ABD’nin parçası olması gerektiğini savunmuş ve bu hedef için güç kullanma seçeneğini dışlamadığını ima etmişti.

Kopenhag yönetimi, Trump yönetiminin Grönland’a özel bir temsilci atamasını da diplomatik bir provokasyon olarak değerlendirdi. Danimarka’nın Washington Büyükelçisi ise iki ülkenin müttefik olduğunu hatırlatarak, Danimarka’nın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Yaklaşık 57 bin kişinin yaşadığı Grönland, 1979’dan bu yana geniş bir özerk yönetime sahip olsa da savunma ve dış politika yetkileri hâlâ Danimarka’nın elinde bulunuyor. Ada halkı uzun vadede bağımsızlık fikrine sıcak baksa da, kamuoyu araştırmaları Grönlandlıların ABD’ye bağlanmaya açık bir şekilde karşı çıktığını ortaya koyuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/danimarka-dan-trump-a-sert-mesaj-gronland-uzerindeki-tehditlere-son-verin-9618.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/danimarka-dan-trump-a-sert-mesaj-gronland-uzerindeki-tehditlere-son-verin-9618.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/danimarka-dan-trump-a-sert-mesaj-gronland-uzerindeki-tehditlere-son-verin-9618-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/danimarka-dan-trump-a-sert-mesaj-gronland-uzerindeki-tehditlere-son-verin-9618.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/danimarka-dan-trump-a-sert-mesaj-gronland-uzerindeki-tehditlere-son-verin/119987/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 12:44:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Maduro ve Eşi Cilia Flores New York’ta Hakim Karşısında Suçlamaları Reddetti]]></title>
			<description><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores, New York’un Lower Manhattan bölgesindeki federal mahkemede ilk kez hakim karşısına çıktı. Çift, kendilerine yöneltilen ağır suçlamalar karşısında suçsuz olduklarını belirterek, ABD tarafından savaş esiri olarak tutulduklarını savundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores, New York’un Lower Manhattan bölgesindeki federal mahkemede ilk kez hakim karşısına çıktı. Çift, kendilerine yöneltilen ağır suçlamalar karşısında suçsuz olduklarını belirterek, ABD tarafından savaş esiri olarak tutulduklarını savundu.

Mahkeme dosyasında, Maduro ve Flores’e narko-terörizm, kokain ticaretine yönelik organize faaliyetler ile otomatik silahlar ve patlayıcı nitelikte ekipman bulundurma suçlamaları yöneltildi. Duruşma sırasında Maduro, tercüman eşliğinde söz alarak kendisini masum bir devlet adamı olarak tanımladı ve halen Venezuela’nın meşru devlet başkanı olduğunu ifade etti. Açıklaması, Federal Yargıç Alvin Hellerstein tarafından yarıda kesildi.

Mahkeme, davanın bir sonraki oturumunun 17 Mart tarihinde yapılmasına hükmetti.

Savcılar, Maduro’nun siyasi kariyerinin erken dönemlerinden itibaren, 2000’li yıllarda Ulusal Meclis’teki görevinden başlayarak, dışişleri bakanlığı süreci ve 2013’te Hugo Chávez’in ardından iktidara gelişine kadar uzanan süreçte uyuşturucu trafiğiyle bağlantılı faaliyetler yürüttüğünü iddia ediyor.

Maduro cephesi ise tüm iddiaları kesin bir dille reddediyor. Savunma ekibinde, Julian Assange davasıyla tanınan Barry Joel Pollack yer alırken, Cilia Flores’in hukuki temsilini Mark E. Donnelly üstleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/maduro-ve-esi-cilia-flores-new-york-ta-hakim-karsisinda-suclamalari-reddetti-817.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/maduro-ve-esi-cilia-flores-new-york-ta-hakim-karsisinda-suclamalari-reddetti-817.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/maduro-ve-esi-cilia-flores-new-york-ta-hakim-karsisinda-suclamalari-reddetti-817-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/maduro-ve-esi-cilia-flores-new-york-ta-hakim-karsisinda-suclamalari-reddetti-817.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/maduro-ve-esi-cilia-flores-new-york-ta-hakim-karsisinda-suclamalari-reddetti/119986/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 12:10:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Grönland’a ihtiyacımız var” Trump Danimarka toprağını ilhak etme tehdidini yineledi]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Grönland konusundaki sert tutumunu bir kez daha yineleyerek, adanın Washington için vazgeçilmez olduğunu savundu. Trump, Danimarka ve Grönland’dan gelen tepkilere rağmen “ABD’nin çıkarları bunu gerektiriyor” diyerek geri adım atmayacağının sinyalini verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Grönland konusundaki sert tutumunu bir kez daha yineleyerek, adanın Washington için vazgeçilmez olduğunu savundu. Trump, Danimarka ve Grönland’dan gelen tepkilere rağmen “ABD’nin çıkarları bunu gerektiriyor” diyerek geri adım atmayacağının sinyalini verdi.

Basın mensuplarına konuşan Trump, Grönland’ın hem askeri hem de jeopolitik açıdan hayati bir konumda bulunduğunu belirterek, “Ulusal güvenliğimiz için bu bölgeye ihtiyacımız var. Bu bir tercih değil, zorunluluk” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Arktik’teki dengelerin değiştiğini ve Washington’un bu süreçte belirleyici rol üstleneceğini vurguladı.

Trump daha önce de defalarca Grönland’ın ABD’ye katılması gerektiğini savunmuş, adanın stratejik konumu ve zengin yer altı kaynaklarını gerekçe göstermişti. Son açıklamaları ise bu isteğin yalnızca bir fikir değil, kararlılıkla takip edilen bir hedef olduğunu ortaya koydu.

Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, Trump’ın sözlerine sert tepki göstererek ABD’nin bu yaklaşımını gerçeklikten kopuk olarak nitelendirdi. Nielsen, baskı ve dayatmaların kabul edilemez olduğunu söyledi ve sürecin ancak uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülebileceğini ifade etti.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de Washington’a açık bir mesaj vererek, Danimarka Krallığı’na bağlı hiçbir toprağın ilhak edilemeyeceğini dile getirdi. Frederiksen, Grönland’ın NATO şemsiyesi altında olduğunu ve ABD ile savunma alanında zaten mevcut anlaşmalar bulunduğunu hatırlattı.

Tansiyonu artıran bir diğer gelişme ise Trump’a yakın isimlerden Katie Miller’ın sosyal medyada Grönland’ı ABD bayrağı renkleriyle gösteren bir harita paylaşması oldu. Paylaşım, Kopenhag yönetimi tarafından provokatif bulunurken, Danimarka’nın Washington Büyükelçisi iki ülkenin müttefik olduğunu hatırlatarak toprak bütünlüğüne saygı çağrısı yaptı.

Grönland tartışmaları, ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan askeri operasyonun hemen ardından geldi. Trump’ın “ABD Venezuela’yı yönetecek” yönündeki sözleri, Washington’un küresel ölçekte daha saldırgan bir politika izlediği yorumlarına yol açtı.

Bu tablo, ABD’nin yalnızca Grönland değil, stratejik öneme sahip bölgelerde kontrolü doğrudan ele alma niyetinde olduğu yönündeki endişeleri güçlendirdi. Trump, Arktik’te söz sahibi olmanın ABD’nin geleceği açısından kaçınılmaz olduğunu savunurken, bu hedefe ulaşmakta kararlı olduğu mesajını net biçimde verdi.

Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip olan Grönland, iç işlerinde geniş bir özerkliğe sahip olsa da savunma ve dış politika Danimarka’nın kontrolünde bulunuyor. Halkın önemli bir kısmı uzun vadede Danimarka’dan bağımsızlığı desteklerken, kamuoyu yoklamaları ABD’ye bağlanmaya açık bir şekilde karşı çıkıldığını gösteriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/gronland-a-ihtiyacimiz-var-trump-danimarka-topragini-ilhak-etme-tehdidini-yineledi-4497.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/gronland-a-ihtiyacimiz-var-trump-danimarka-topragini-ilhak-etme-tehdidini-yineledi-4497.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/gronland-a-ihtiyacimiz-var-trump-danimarka-topragini-ilhak-etme-tehdidini-yineledi-4497-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/gronland-a-ihtiyacimiz-var-trump-danimarka-topragini-ilhak-etme-tehdidini-yineledi-4497.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/gronland-a-ihtiyacimiz-var-trump-danimarka-topragini-ilhak-etme-tehdidini-yineledi/119984/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 13:48:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump'tan Kolombiya'ya Açık Tehdit: "Bu Yönetim Uzun Sürmeyecek"]]></title>
			<description><![CDATA[ABD ile Latin Amerika arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun gözaltına alınmasından yalnızca bir gün sonra, bu kez Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu hedef alan sert açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD ile Latin Amerika arasındaki gerilim yeni bir boyut kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezüella Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun gözaltına alınmasından yalnızca bir gün sonra, bu kez Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

Pazartesi günü yaptığı değerlendirmede Trump, Kolombiya yönetimini ağır ifadelerle eleştirerek, ülkenin “sağlıksız bir lider tarafından yönetildiğini” savundu ve bu durumun uzun sürmeyeceğini öne sürdü. Trump ayrıca, olası bir “Kolombiya operasyonu” ihtimaline ilişkin olarak, böyle bir senaryonun kendisine “uygun göründüğünü” dile getirdi.

Bu açıklamalar Bogotá’da sert bir karşılık buldu. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Trump’ın sözlerini yalnızca bir tehdit olarak değil, daha geniş bir siyasi hesaplaşmanın parçası olarak değerlendirdi. Petro, yaptığı açıklamada, demokrasiyi hedef alan karanlık çıkar gruplarının Latin Amerika’yı istikrarsızlaştırmaya çalıştığını ifade etti.

Petro’ya göre bu çevreler, Epstein dosyasının açıklanmasını engellemek amacıyla askeri güç gösterilerine başvuruyor, denizlerde sivilleri hedef alıyor ve bölge ülkelerini petrol çıkarları uğruna işgalle tehdit ediyor. Kolombiya lideri, bu tür söylem ve adımların yalnızca ülkesinin değil, tüm bölgenin egemenliğine ve demokratik düzenine yönelik bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-kolombiya-ya-acik-tehdit-bu-yonetim-uzun-surmeyecek-8505.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-kolombiya-ya-acik-tehdit-bu-yonetim-uzun-surmeyecek-8505.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-kolombiya-ya-acik-tehdit-bu-yonetim-uzun-surmeyecek-8505-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-kolombiya-ya-acik-tehdit-bu-yonetim-uzun-surmeyecek-8505.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-tan-kolombiya-ya-acik-tehdit-bu-yonetim-uzun-surmeyecek/119983/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:59:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’tan Sömürgeci Zihniyet Venezuela Petrolü Artık Bizim]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ardından Washington’un Caracas’a yönelik yeni bir siyasi ve ekonomik yol haritası üzerinde çalıştığını açıkladı. Trump, ABD’nin Venezuela’ya geniş kapsamlı erişim talep ettiğini belirtirken, ABD Büyükelçiliği’nin yeniden faaliyete geçirilmesinin de değerlendirildiğini duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da Nicolás Maduro’nun yakalanmasının ardından Washington’un Caracas’a yönelik yeni bir siyasi ve ekonomik yol haritası üzerinde çalıştığını açıkladı. Trump, ABD’nin Venezuela’ya geniş kapsamlı erişim talep ettiğini belirtirken, ABD Büyükelçiliği’nin yeniden faaliyete geçirilmesinin de değerlendirildiğini duyurdu.

Trump’a göre ABD yönetiminin önceliği, Venezuela’nın petrol sektörünün yeniden işler hâle getirilmesi ve ülkenin altyapısının toparlanması. Başkan, geçici lider olarak görevlendirilen Delcy Rodríguez’den doğal kaynaklar, enerji alanları ve stratejik altyapılar dâhil olmak üzere “tam yetki ve iş birliği” beklediklerini söyledi. Trump, ülkedeki yolların, köprülerin ve temel hizmetlerin ciddi biçimde ihmal edildiğini vurguladı.

ABD Başkanı, Venezuela’nın geçiş sürecinin Washington’un güven duyduğu isimler tarafından yönlendirileceğini daha önce de dile getirmişti. Son açıklamalarında bu tutumunu yineleyen Trump, sürecin ABD gözetiminde ilerleyeceğini ima etti.

Yeni bir müdahale anlayışı

Trump, Maduro’nun New York’ta yargılanmak üzere ABD’ye götürülmesini, Latin Amerika’ya yönelik yeni bir stratejinin parçası olarak tanımladı. Bu yaklaşımı kendine özgü biçimde “Donroe Doktrini” olarak adlandıran Trump, Batı Yarımküre’de ABD’nin belirleyici güç olduğunu savundu.

ABD basınına verdiği röportajlarda Trump, Delcy Rodríguez’in Washington’un beklentilerine karşılık vermemesi hâlinde, Maduro’dan daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceğini ileri sürdü. Buna karşın siyasi tutukluların serbest bırakılmasının şu an için öncelikler arasında yer almadığını belirterek, esas hedefin petrol üretimi, ekonomik toparlanma ve seçim sürecinin hazırlanması olduğunu söyledi.

Diplomatik temaslar açık

Trump, Caracas yönetimiyle dolaylı iletişim kanallarının kurulduğunu doğruladı ancak Rodríguez ile birebir görüşme yapmadığını ifade etti. ABD yönetimi, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını savunurken, Caracas’taki büyükelçiliğin yeniden açılması ihtimalinin masada olduğunu açıkladı.

Bu gelişmeler yaşanırken Maduro’nun, uyuşturucu kaçakçılığı ve yolsuzluk suçlamalarıyla New York’ta hâkim karşısına çıkacağı bildirildi.

Operasyonun ağır bilançosu

Trump, Maduro’nun yakalanması için düzenlenen askerî operasyon sırasında karşı tarafta ciddi kayıplar yaşandığını kabul etti. Başkan, operasyon sırasında Maduro’yu koruyan güvenlik unsurları arasında çok sayıda Küba vatandaşının da hayatını kaybettiğini söyledi.

Küba yönetimi, aralarında askerlerin de bulunduğu 32 Küba vatandaşının operasyon sırasında öldüğünü resmen açıkladı. Venezuela kaynakları ise ülkede toplam can kaybının 80’e ulaştığını iddia ediyor. Washington’dan yapılan açıklamalarda ise bazı ABD askerlerinin yaralandığı belirtilse de net rakamlar paylaşılmadı.

Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, Maduro’nun güvenlik ekibinin büyük ölçüde imha edildiğini savunurken, ölü ve yaralılara ilişkin bilgilerin hâlen toplandığını bildirdi. Dışişleri Bakanı Yván Gil ise bölgesel platformlarda yaptığı girişimlerde, sivil kayıplara dikkat çekerek uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğini öne sürdü.

Trump’ın açıklamaları, Venezuela’da askerî müdahalenin ardından ABD’nin yalnızca siyasi değil, ekonomik ve diplomatik alanlarda da doğrudan yönlendirici bir rol üstlenmeye hazırlandığı şeklinde yorumlanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-somurgeci-zihniyet-venezuela-petrolu-artik-bizim-1295.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-somurgeci-zihniyet-venezuela-petrolu-artik-bizim-1295.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-somurgeci-zihniyet-venezuela-petrolu-artik-bizim-1295-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-tan-somurgeci-zihniyet-venezuela-petrolu-artik-bizim-1295.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-tan-somurgeci-zihniyet-venezuela-petrolu-artik-bizim/119982/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 11:11:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump, Küba, Meksika ve Kolombiya’da askerî adımlar atmaya hazır olduğunu ima etti]]></title>
			<description><![CDATA[ABD’nin Nicolás Maduro’yu ele geçirmek amacıyla Venezuela’ya düzenlediği askerî operasyonun hemen ardından Başkan Donald Trump’tan Latin Amerika ülkelerine yönelik dikkat çekici açıklamalar geldi. Trump, Meksika, Küba ve Kolombiya’ya üstü kapalı bir uyarı göndererek bu ülkelerin de Washington’un hedef listesine girebileceğini ima etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD’nin Nicolás Maduro’yu ele geçirmek amacıyla Venezuela’ya düzenlediği askerî operasyonun hemen ardından Başkan Donald Trump’tan Latin Amerika ülkelerine yönelik dikkat çekici açıklamalar geldi. Trump, Meksika, Küba ve Kolombiya’ya üstü kapalı bir uyarı göndererek bu ülkelerin de Washington’un hedef listesine girebileceğini ima etti.

Axios’un aktardığına göre Trump’ın, ABD’nin gerektiğinde herhangi bir ülkeye doğrudan asker göndermekten çekinmeyeceğini vurgulaması, Amerikan yönetiminin bölgede süreklilik arz eden bir askerî varlık kurma niyetinde olabileceği şeklinde yorumlandı.

Başkan Trump, Venezuela’daki operasyonun Küba açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorusuna verdiği yanıtta, Havana yönetimini sert sözlerle hedef aldı. Küba’yı “işlevini yitirmiş bir devlet” olarak nitelendiren Trump, bu ülkenin de yakın gelecekte ABD gündeminde önemli bir yer tutacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da benzer bir tonda konuştu. Ailesi Küba kökenli olan Rubio, Havana’daki yöneticilerin mevcut gelişmelerden ciddi biçimde endişe duyması gerektiğini dile getirdi.

Trump, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’ya yönelik eleştirilerini de yineledi. Kolombiya’yı uyuşturucu üretimiyle suçlayan ABD Başkanı, ülkede büyük çaplı kokain tesisleri bulunduğunu ve bu uyuşturucunun ABD pazarına sevk edildiğini iddia etti. Trump’a göre bu durum, Bogotá yönetimi için ciddi sonuçlar doğurabilecek bir tablo oluşturuyor.

Meksika konusunda ise Trump’ın söylemi daha da sertti. ABD Başkanı, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’un ülke üzerindeki gerçek güce sahip olmadığını, devlet otoritesinin fiilen uyuşturucu kartellerinin eline geçtiğini savundu.

Trump, Meksika yönetimine defalarca kartellere karşı doğrudan müdahale teklifinde bulunduğunu ancak bu çağrıların geri çevrildiğini belirterek, “Kartellerden korkuyorlar ve ülkeyi onlar yönetiyor. Bu tablo karşısında ABD’nin seyirci kalması mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, Washington’un Venezuela ile sınırlı kalmayabilecek daha geniş kapsamlı bir askerî ve siyasi stratejiye yöneldiği şeklinde değerlendirilirken, Latin Amerika’da yeni bir gerilim dalgasının kapıda olduğu yorumlarına yol açtı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-kuba-meksika-ve-kolombiya-da-askeri-adimlar-atmaya-hazir-oldugunu-ima-etti-9237.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-kuba-meksika-ve-kolombiya-da-askeri-adimlar-atmaya-hazir-oldugunu-ima-etti-9237.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-kuba-meksika-ve-kolombiya-da-askeri-adimlar-atmaya-hazir-oldugunu-ima-etti-9237-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/trump-kuba-meksika-ve-kolombiya-da-askeri-adimlar-atmaya-hazir-oldugunu-ima-etti-9237.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-kuba-meksika-ve-kolombiya-da-askeri-adimlar-atmaya-hazir-oldugunu-ima-etti/119980/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 10:33:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yunanistan Hava Sahasında Büyük Kesinti: İletişim Çöktü, Uçuşlar Durduruldu]]></title>
			<description><![CDATA[4 Ocak 2026 sabahı Atina’da yaşanan olay, sıradan bir teknik aksaklık olarak tanımlanamayacak ölçekte bir krizi ortaya çıkardı. Yunanistan hava sahasının yönetiminde kilit rol oynayan Atina FIR ve Makedonya Bölge Kontrol Merkezlerinde iletişim frekanslarının büyük ölçüde devre dışı kalması, ülkenin havacılık altyapısındaki yapısal zafiyetleri gözler önüne serdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[4 Ocak 2026 sabahı Atina’da yaşanan olay, sıradan bir teknik aksaklık olarak tanımlanamayacak ölçekte bir krizi ortaya çıkardı. Yunanistan hava sahasının yönetiminde kilit rol oynayan Atina FIR ve Makedonya Bölge Kontrol Merkezlerinde iletişim frekanslarının büyük ölçüde devre dışı kalması, ülkenin havacılık altyapısındaki yapısal zafiyetleri gözler önüne serdi.

Yetkililerin açıklamalarına göre Atina Bölge Kontrol Merkezi’nde kullanılan frekansların tamamı, Atina Yaklaşma biriminde ise önemli bir bölümü aynı anda sustu. Bu durum, uçuş trafiğinin güvenli biçimde sürdürülebilmesi için acil ve olağanüstü önlemlerin devreye sokulmasını zorunlu kıldı.

Hava sahası fiilen durdu

Sorunun tespit edilmesinin hemen ardından, uçuş emniyetini korumak amacıyla NOTAM yayımlandı ve Atina FIR’ında uçuşlar geçici olarak askıya alındı. Sabah saatlerinden öğleye kadar hava trafiği tamamen durdurulurken, günün ilerleyen saatlerinde kısmi ve kontrollü geçişlere izin verildi. Yunan havaalanlarında kalkış ve inişler ciddi biçimde sınırlandırıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yaşanan arızanın “daha önce karşılaşılmamış” nitelikte olduğunu belirtirken, sistemin yeniden işler hâle getirilmesi için EUROCONTROL ile yakın temas hâlinde olunduğunu duyurdu.

Kurumlar arası çelişkili açıklamalar

Telekomünikasyon altyapısından sorumlu OTE Grubu ise ilk incelemelerde kendi devrelerinde herhangi bir arıza tespit edilmediğini açıkladı. Daha sonra yapılan ek açıklamalarda, Sivil Havacılık Otoritesi’ne sağlanan bağlantı hatlarının eksiksiz çalıştığı vurgulandı. Bu açıklamalar, sorunun kaynağına ilişkin belirsizliği daha da artırdı.

Hava trafik kontrolörlerinden sert tepki

Hava Trafik Kontrolörleri Birliği, yaşananları “utanç verici ve kabul edilemez” olarak niteledi. Sendika, ülke genelindeki hava trafik kontrol sisteminin aniden ve eş zamanlı şekilde çökmesinin, uzun süredir dile getirilen bakım eksikliği ve yanlış yönetim politikalarının sonucu olduğunu savundu.

Açıklamada, kontrolörlerin yedek ve manuel yöntemlere başvurarak, yoğun baskı altında havadaki uçakların güvenliğini sağlamayı başardığı belirtildi. Ancak sendika, bu başarının altyapının sağlamlığından değil, personelin fedakârlığından kaynaklandığını vurguladı.

“Bu bir tesadüf değil”

Sendikaya göre, olay ne münferit ne de öngörülemezdi. Eskiyen iletişim ve gözetim sistemlerinin yıllardır yenilenmediği, Avrupa standartlarının gerisinde kalındığı ve uyarıların sistematik biçimde görmezden gelindiği ifade edildi. Daha önce yaşanan radar ve frekans kayıplarının ardından da herhangi bir sorumlunun hesap vermediği hatırlatıldı.

Parazit ve teknik karmaşa

Sivil Havacılık Otoritesi, daha sonra yaptığı açıklamada Atina FIR’ında neredeyse tüm frekanslarda olağan dışı yoğunlukta parazit tespit edildiğini duyurdu. Aynı anda iletişim hatlarında ve operasyonel telefon sistemlerinde de kesintiler yaşandığı bildirildi. Parazitin sürekli ancak kasıtlı olmayan bir yayın şeklinde ortaya çıktığı ifade edildi.

Sorunun kaynağını belirlemek için ülke genelindeki yayın ve alım istasyonlarında denetimler yapılırken, özel donanımlı bir uçak havalanarak frekans spektrumunu havadan taradı.

Savunma sistemleri etkilenmedi

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, yaşanan krizin askeri hava araçlarını ve Silahlı Kuvvetlere ait iletişim sistemlerini etkilemediğini açıkladı. Ulaştırma Bakanı ise uçuş güvenliğinin hiçbir aşamada tehlikeye girmediğini savundu.

Hibrit tehdit uyarısı

Uzmanlara göre bu olay, modern devletler için kritik öneme sahip olan “dayanıklılık” kavramını yeniden gündeme taşıdı. Barış zamanında dahi bu ölçekte bir çöküş yaşayan bir sistemin, kriz veya hibrit tehdit koşullarında ülkeyi ciddi biçimde savunmasız bırakabileceği uyarısı yapılıyor.

Resmî incelemelerde sabotaj ya da siber saldırı izine rastlanmadığı açıklansa da, kurumlar arasındaki bilgi kargaşası ve çelişkili açıklamalar, krizin yönetim boyutundaki zafiyetleri ortaya koydu.

Sonuç: Net olmayan bir tablo

4 Ocak 2026’da yaşananlar, Yunanistan’ın hava sahası yönetiminde teknik bir arızadan çok daha fazlasını temsil ediyor. Olay, kritik altyapıların ne kadar kırılgan olduğunu ve kriz anlarında karar alma mekanizmalarının ne derece bulanıklaşabildiğini açık biçimde gösterdi.

Ortada hâlâ yanıtlanmamış temel bir soru duruyor: Bu bir basit arıza mıydı, yoksa daha derin bir güvenlik açığının habercisi mi?
Bu soruya net bir yanıt verilemediği sürece, yaşanan çöküş bir istisna değil, bir uyarı olarak hafızalarda kalacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/yunanistan-hava-sahasinda-buyuk-kesinti-iletisim-coktu-ucuslar-durduruldu-1081.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/yunanistan-hava-sahasinda-buyuk-kesinti-iletisim-coktu-ucuslar-durduruldu-1081.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/yunanistan-hava-sahasinda-buyuk-kesinti-iletisim-coktu-ucuslar-durduruldu-1081-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/yunanistan-hava-sahasinda-buyuk-kesinti-iletisim-coktu-ucuslar-durduruldu-1081.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/yunanistan-hava-sahasinda-buyuk-kesinti-iletisim-coktu-ucuslar-durduruldu/119979/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 10:31:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ABD’li Siyasetçiden Venezuela İçin Petrol İtirafı Gizli Sırlarını İtiraf Ediyorlar]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Kongre Üyesi Maria Elvira Salazar’ın canlı yayında sarf ettiği sözler, Washington’un Venezuela’ya yönelik saldırgan politikasının gerçek amacını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.  Salazar, sözde “neden müdahale ediyoruz” sorusuna verdiği yanıtla, meseleyi güvenlik ya da demokrasi söylemleriyle değil, doğrudan petrol ve para üzerinden tanımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Kongre Üyesi Maria Elvira Salazar’ın canlı yayında sarf ettiği sözler, Washington’un Venezuela’ya yönelik saldırgan politikasının gerçek amacını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.  Salazar, sözde “neden müdahale ediyoruz” sorusuna verdiği yanıtla, meseleyi güvenlik ya da demokrasi söylemleriyle değil, doğrudan petrol ve para üzerinden tanımladı.

Salazar’a göre Venezuela, Amerikan petrol şirketleri için adeta bir “ganimet sahası”. Milyarlarca dolarlık ekonomik faaliyetten söz eden ABD’li siyasetçi, Amerikan şirketlerinin Venezuela’ya girip petrol boru hatlarını, kuleleri ve enerji altyapısını onaracağını anlatırken, aslında bunu bir “yeniden inşa” değil, açık bir yağma planı olarak sunuyor. Demokrasi, insan hakları ve özgürlük söylemlerinin ardına saklanan bu yaklaşım, modern emperyalizmin ne kadar pervasız hale geldiğini gözler önüne seriyor.

Bir ülkenin egemenliği, halkının iradesi ve yaşam hakkı, ABD’li bir kongre üyesinin ağzında basit bir bilanço kalemine indirgenmiş durumda. Venezuela halkının yaşadığı acılar, bombalar ve kaos; Salazar’ın anlatımında yalnızca Amerikan petrol devlerinin kasalarını dolduracak “fırsatlar” olarak görülüyor. Bu sözler, Washington’un “insani müdahale” masalının aslında çok uluslu şirketlerin çıkarlarını güvence altına alma operasyonundan ibaret olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Ortaya çıkan tablo net: Venezuela’ya yönelik saldırı, ne özgürlük ne demokrasi ne de güvenlik meselesi. Bu, açıkça petrol için yürütülen kirli bir hesap, devlet eliyle meşrulaştırılmaya çalışılan bir sömürü projesi. Salazar’ın sözleri ise bu gerçeği saklamak bir yana, alaycı bir rahatlıkla itiraf etmekten başka bir şey değil.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-li-siyasetciden-venezuela-icin-petrol-itirafi-gizli-sirlarini-itiraf-ediyorlar-1336.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-li-siyasetciden-venezuela-icin-petrol-itirafi-gizli-sirlarini-itiraf-ediyorlar-1336.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-li-siyasetciden-venezuela-icin-petrol-itirafi-gizli-sirlarini-itiraf-ediyorlar-1336-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/abd-li-siyasetciden-venezuela-icin-petrol-itirafi-gizli-sirlarini-itiraf-ediyorlar-1336.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/abd-li-siyasetciden-venezuela-icin-petrol-itirafi-gizli-sirlarini-itiraf-ediyorlar/119975/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 15:54:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CBS Trump’ın Venezuela’ya Yönelik Hava Saldırılarını Onayladığını Bildirdi]]></title>
			<description><![CDATA[CBS News’e konuşan kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya karşı askerî operasyon talimatı verdiği öne sürüldü. Beyaz Saray’ı takip eden kıdemli muhabir Jennifer Jacobs, cumartesi günü yaptığı açıklamada, saldırıların ülke içindeki çeşitli hedefleri, özellikle de askerî noktaları kapsadığını aktardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CBS News’e konuşan kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya karşı askerî operasyon talimatı verdiği öne sürüldü. Beyaz Saray’ı takip eden kıdemli muhabir Jennifer Jacobs, cumartesi günü yaptığı açıklamada, saldırıların ülke içindeki çeşitli hedefleri, özellikle de askerî noktaları kapsadığını aktardı.

Jacobs, sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajda, ABD’li yetkililerin kendisine Trump’ın Venezuela sınırları içinde belirlenen hedeflere yönelik saldırıları onayladığını bildirdiğini ifade etti. Bu hedefler arasında askerî tesislerin de yer aldığı kaydedildi.

Haberde ayrıca, söz konusu kararın Washington yönetiminin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya karşı yürüttüğü politik baskıyı artırdığı bir süreçte alındığına dikkat çekildi. Beyaz Saray’ın Caracas yönetimine yönelik tutumunu sertleştirdiği bu dönemde verilen saldırı talimatının, iki ülke arasındaki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdığı belirtiliyor.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/cbs-trump-in-venezuela-ya-yonelik-hava-saldirilarini-onayladigini-bildirdi-6586.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/cbs-trump-in-venezuela-ya-yonelik-hava-saldirilarini-onayladigini-bildirdi-6586.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/cbs-trump-in-venezuela-ya-yonelik-hava-saldirilarini-onayladigini-bildirdi-6586-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/cbs-trump-in-venezuela-ya-yonelik-hava-saldirilarini-onayladigini-bildirdi-6586.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/cbs-trump-in-venezuela-ya-yonelik-hava-saldirilarini-onayladigini-bildirdi/119969/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 12:20:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Zohran Mamdani New York’un İlk Müslüman Belediye Başkanı Olarak Kuran'ı Kerim-e Yemin Etti]]></title>
			<description><![CDATA[New York’ta belediye başkanlığı görevine başlayan Zohran Mamdani, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek kentin ilk Müslüman belediye başkanı oldu. Mamdani, perşembe günü gece yarısını kısa süre geçtikten sonra Manhattan’da artık kullanılmayan tarihi bir metro istasyonunda düzenlenen törenle resmen görevi devraldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[New York’ta belediye başkanlığı görevine başlayan Zohran Mamdani, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek kentin ilk Müslüman belediye başkanı oldu. Mamdani, perşembe günü gece yarısını kısa süre geçtikten sonra Manhattan’da artık kullanılmayan tarihi bir metro istasyonunda düzenlenen törenle resmen görevi devraldı.

Yemin törenini New York Başsavcısı Letitia James yaptırırken, Mamdani’nin eşi Rama Duwaji de törende hazır bulundu. Demokrat Partili Mamdani, ABD’nin en büyük şehrinin yönetimini devralarak yalnızca dini kimliğiyle değil, kökeniyle de bir ilke imza attı.

Törenin gerçekleştirildiği eski City Hall metro istasyonu, şehrin ilk metro durakları arasında yer alıyor ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Mamdani, burada yaptığı kısa konuşmada, toplu taşımanın New York’un geçmişi ve geleceği açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Görevine başlamanın kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getirdi.

Program sırasında yeni yönetimde yapılacak ilk atamalardan biri de açıklandı. Mamdani, Ulaştırma Dairesi Komiserliği görevine Mike Flynn’in getirildiğini duyurdu. Törenin sonunda katılımcılara teşekkür eden Mamdani, alandan ayrıldı.

Yeni belediye başkanı, aynı gün saat 13.00’te City Hall’da düzenlenecek geniş katılımlı bir törenle kamuoyu önünde bir kez daha yemin edecek. Bu törende yemini, Mamdani’nin siyasi kariyerinde önemli bir yeri olan ABD Senatörü Bernie Sanders ettirecek. Ardından Broadway üzerindeki “Canyon of Heroes” olarak bilinen bölgede halka açık bir kutlama etkinliği yapılması planlanıyor.

Zohran Mamdani, New York’un ilk Müslüman belediye başkanı olmasının yanı sıra Güney Asya kökenli ilk lideri ve Afrika doğumlu ilk belediye başkanı olarak da dikkat çekiyor. Seçim sürecinde özellikle artan yaşam maliyetlerine odaklanan Mamdani, ücretsiz çocuk bakımı, ücretsiz toplu taşıma hizmetleri ve yaklaşık 1 milyon hane için kira artışlarının durdurulması gibi vaatlerle öne çıkmıştı.

Göreve başlamasıyla birlikte Mamdani ve eşi Rama Duwaji’nin, halen yaşadıkları kira kontrollü küçük daireden ayrılarak Manhattan’daki resmi belediye başkanlığı konutuna taşınmaları bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/zohran-mamdani-new-york-un-ilk-musluman-belediye-baskani-olarak-kuran-i-kerim-e-yemin-etti-3565.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/zohran-mamdani-new-york-un-ilk-musluman-belediye-baskani-olarak-kuran-i-kerim-e-yemin-etti-3565.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/zohran-mamdani-new-york-un-ilk-musluman-belediye-baskani-olarak-kuran-i-kerim-e-yemin-etti-3565-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2026/01/zohran-mamdani-new-york-un-ilk-musluman-belediye-baskani-olarak-kuran-i-kerim-e-yemin-etti-3565.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/zohran-mamdani-new-york-un-ilk-musluman-belediye-baskani-olarak-kuran-i-kerim-e-yemin-etti/119966/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 11:19:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye’ye F-35 verilmesi İsrail için yeni bir çatışma riskini büyütüyor]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın, F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışını gündeme alarak Ankara’yı Moskova’dan uzaklaştırmayı ve Washington’a daha fazla yaklaştırmayı hedeflediği öne sürülüyor. Ancak bu yaklaşımın, Hamas’a açık destek veren ve İsrail’e karşı sert söylemleriyle dikkat çeken bir ülkeye ileri teknoloji savaş uçakları sağlanması anlamına geldiği vurgulanıyor. Eleştirilere göre bu adım, İsrail’i gelecekte doğrudan hedef alabilecek yeni bir savaş ihtimalini güçlendiriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın, F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye satışını gündeme alarak Ankara’yı Moskova’dan uzaklaştırmayı ve Washington’a daha fazla yaklaştırmayı hedeflediği öne sürülüyor. Ancak bu yaklaşımın, Hamas’a açık destek veren ve İsrail’e karşı sert söylemleriyle dikkat çeken bir ülkeye ileri teknoloji savaş uçakları sağlanması anlamına geldiği vurgulanıyor. Eleştirilere göre bu adım, İsrail’i gelecekte doğrudan hedef alabilecek yeni bir savaş ihtimalini güçlendiriyor.

Trump ile Türkiye arasındaki sorunlar, ilk başkanlık döneminde Ankara’nın Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasıyla derinleşmişti. Bu gelişme üzerine ABD, Türkiye’yi F-35 programından çıkarmıştı. S-400’lerin, özellikle F-35’leri etkisiz hale getirmek üzere tasarlanmış olması, Washington’un tepkisini sertleştirmişti.

Son dönemde ise Trump’ın bu tutumunu yumuşattığına dair işaretler bulunuyor. Bunun arkasında, Türkiye’nin Hamas’ı Gazze’deki savaşın sona erdirilmesine yönelik ABD planına yaklaştırdığına dair değerlendirmeler ve Ankara’nın ileride Abraham Anlaşmaları sürecine dahil olabileceği beklentisi yer alıyor.

Trump, ateşkes sürecinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rolünü öne çıkararak, onun etkili bir aktör olduğunu ve sürece ciddi katkı sunduğunu dile getirmişti. Bu açıklamaların ardından Erdoğan’ın, Washington’daki bu olumlu havayı siyasi avantaja çevirmeye çalıştığı ifade ediliyor.

Buna karşın Erdoğan’ın Hamas yönetimine verdiği güçlü destek ve İsrail’e yönelik sert çıkışları, Batı’da ve özellikle İsrail’de ciddi endişe yaratıyor. Erdoğan’ın geçmişte, Türkiye ile İsrail arasında bir savaşın ihtimal dışı olmadığını dile getirmesi, bu kaygıları daha da artırmış durumda.

Aralık ayı başında Türkiye’de düzenlenen ve Kudüs temalı bir toplantıda, İsrail ile normalleşmeye karşı durulması ve Filistin direnişinin desteklenmesi yönünde çağrılar yapıldı. Benzer etkinliklerde, silahlı direnişin meşru olduğu vurgulanırken, İsrail’in bölgedeki varlığının sona ermesi gerektiği yönünde sert mesajlar verildi.

Eylül ve Ekim aylarında Erdoğan’ın yaptığı konuşmalarda da İsrail’e karşı açık tehditler içeren ifadeler yer aldı. Bu söylemler, Ankara’nın İsrail’le gelecekte askeri bir çatışmaya girebileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Tüm bu tabloya rağmen Trump’ın, Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesini değerlendirdiği belirtiliyor. ABD’li yetkililere göre, Ankara’nın Rus yapımı S-400 sistemlerinden vazgeçmesi karşılığında bu satış mümkün olabilir.

Son dönemde İsrail ile İran arasında yaşanan askeri gerilimde Rus hava savunma sistemlerinin etkisiz kalması, Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçme ihtimalini artıran bir unsur olarak görülüyor. Bu gelişme, Ankara’nın yeniden ABD yapımı savaş uçaklarına yönelmesini kolaylaştırabilir.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye’nin S-400 meselesini çözmeye her zamankinden daha yakın olduğunu ve önümüzdeki aylarda bu sorunun aşılabileceğini düşündüğünü ifade etti. Ancak Barrack’ın, Erdoğan’ın İsrail’e yönelik sert açıklamalarını olduğundan hafif yansıttığı yönünde eleştiriler de bulunuyor.

İsrail cephesinde ise Türkiye’nin F-35’lere sahip olma ihtimali ciddi bir güvenlik tehdidi olarak algılanıyor. İsrail Hava Kuvvetleri tarafından da kullanılan bu uçakların, ileride Türkiye ile yaşanabilecek bir kriz ya da çatışmada İsrail’e karşı kullanılabileceği endişesi dile getiriliyor.

İsrailli güvenlik yetkilileri, özellikle Erdoğan görevde kaldığı sürece bu satışın riskli olduğunu savunuyor. Ankara’nın Suriye başta olmak üzere bölgedeki etkisini artırarak İsrail’i çevrelemeye yönelik uzun vadeli bir strateji izlediği iddiaları da bu kaygıları besliyor.

Gazze savaşının en yoğun dönemlerinde Erdoğan’ın, İsrail’e karşı askeri seçenekleri ima eden açıklamaları ve Hamas’a verdiği güçlü destek, Türkiye’nin Gazze için planlanan uluslararası istikrar gücünde yer almasının önündeki en büyük engel olarak görülüyor.

Ayrıca Türkiye ve Katar’ın, Hamas’ın silahsızlandırılmasına yönelik girişimleri zayıflatmaya çalıştığı yönünde iddialar bulunuyor. Hamas ise silah bırakmayı reddederek, bu konunun Filistinliler arasında yapılacak görüşmelerle ele alınması gerektiğini savunuyor.

İsrailli yetkililer, ateşkes sonrası Hamas’ın Gazze’de hızla yeniden güç kazandığını ve örgütsel yapısını toparladığını belirtiyor. Bu durum, ABD’nin öncülüğünde yürütülen barış planlarının geleceği açısından da soru işaretleri doğuruyor.

Öte yandan İsrail güvenlik kurumları, Türkiye merkezli olduğu öne sürülen ve Hamas’a finansman sağladığı iddia edilen gizli para transfer ağlarını da gündeme getirdi. Bu ağlar aracılığıyla, yüz milyonlarca dolarlık kaynağın Hamas’a aktarıldığı ileri sürülüyor.

Birleşik Arap Emirlikleri ise Türkiye ve Katar’ın Gazze’de Hamas lehine izlediği politikaları eleştirerek, bu ülkelerin örgütün varlığını sürdürmesine katkı sağladığını savunuyor. Bu nedenle BAE, Gazze için planlanan uluslararası güvenlik girişimlerine mesafeli duruyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye’ye F-35 satılmasının ABD açısından ciddi stratejik riskler barındırdığı ifade ediliyor. Eleştirilere göre böyle bir karar, İsrail’i, müttefik olarak görülen bir ülkeyle yeni ve tehlikeli bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya bırakabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turkiye-ye-f-35-verilmesi-israil-icin-yeni-bir-catisma-riskini-buyutuyor-3867.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turkiye-ye-f-35-verilmesi-israil-icin-yeni-bir-catisma-riskini-buyutuyor-3867.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turkiye-ye-f-35-verilmesi-israil-icin-yeni-bir-catisma-riskini-buyutuyor-3867-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turkiye-ye-f-35-verilmesi-israil-icin-yeni-bir-catisma-riskini-buyutuyor-3867.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/turkiye-ye-f-35-verilmesi-israil-icin-yeni-bir-catisma-riskini-buyutuyor/119956/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 15:19:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk basınından Kıbrıs–Yunanistan–İsrail zirvesine tepki]]></title>
			<description><![CDATA[Kudüs’te Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve İsrail arasında düzenlenen üçlü zirve, Türk basınında geniş yankı uyandırdı. Gazeteler, toplantının Türkiye’nin Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını hedef alan bir adım olarak değerlendirildiğini yazdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kudüs’te Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve İsrail arasında düzenlenen üçlü zirve, Türk basınında geniş yankı uyandırdı. Gazeteler, toplantının Türkiye’nin Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını hedef alan bir adım olarak değerlendirildiğini yazdı.

Bazı yayın organları, zirveyi Ankara’ya yönelik daha kapsamlı bir baskı politikasının parçası olarak yorumladı. Özellikle Doğu Akdeniz’deki enerji dengeleri ve Kıbrıs meselesinin toplantının merkezinde yer aldığına dikkat çekildi.

Türk basınında yer alan değerlendirmelerde, zirvenin Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini sınırlamayı amaçladığı savunuldu. Bazı gazeteler, bu tür girişimlerin sağlam bir zemine dayanmadığını ve Türkiye’nin bölgesel rolünü zayıflatma hedefinin başarıya ulaşmasının zor olduğunu vurguladı.

Diğer bazı yorumlarda ise toplantı, Gazze’deki gelişmelerle ilişkilendirildi. Yunanistan, Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in siyasi ve stratejik düzeyde eşgüdüm içinde hareket ederek Türkiye aleyhine bir tutum sergilediği ileri sürüldü. Bununla birlikte Türkiye’nin bölgedeki dengeleri değiştirebilecek kapasiteye sahip olduğu ve merkezi konumunu koruduğu da öne çıkarıldı.

Türk basınındaki bu yorumlar, üçlü zirvenin yalnızca diplomatik bir buluşma olarak değil, bölgesel güç dengeleri açısından da dikkatle takip edildiğini ortaya koydu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turk-basinindan-kibris-yunanistan-israil-zirvesine-tepki-2858.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turk-basinindan-kibris-yunanistan-israil-zirvesine-tepki-2858.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turk-basinindan-kibris-yunanistan-israil-zirvesine-tepki-2858-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/turk-basinindan-kibris-yunanistan-israil-zirvesine-tepki-2858.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/turk-basinindan-kibris-yunanistan-israil-zirvesine-tepki/119950/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 11:05:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Belçika’da Flandre Okullarında Peçe Yasağı Uygulanacak]]></title>
			<description><![CDATA[Belçika’nın Flandre bölgesindeki devlet okulları, sınıflarda Müslüman peçesi takılmasını yasaklamaya hazırlanıyor. Karar, Flandre ve Brüksel’deki yaklaşık 700 okulu kapsıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Belçika’nın Flandre bölgesindeki devlet okulları, sınıflarda Müslüman peçesi takılmasını yasaklamaya hazırlanıyor. Karar, Flandre ve Brüksel’deki yaklaşık 700 okulu kapsıyor.

Yasak, Antwerp’teki iki okulun bu ay peçeyi yasaklayan diğer okullara katmasının ardından gündeme geldi ve bölgede tartışmalara yol açtı.

Öğrencilerden birinin şikayeti üzerine Belçika’nın en yüksek idari mahkemesi, okulların tek başına bu tür kararlar alamayacağını açıklamıştı. Mahkeme, ilgili öğrencinin itirazını gelecek salı günü değerlendirecek.

Flandre okul kurulu, yasağın kademeli olarak uygulanacağını ve henüz peçeyi yasaklamayan okullara uyum için süre tanınacağını bildirdi. Bu düzenleme, devlet okulları için geçerli olacak; diğer topluluklar tarafından finanse edilen Katolik ve belediye okulları ise karardan etkilenmeyecek.

Antwerp’teki okul yönetimleri, peçe yasağının yeni eğitim yılının başından itibaren yürürlüğe gireceğini açıkladı.

Benzer tartışmalar, Belçika’nın Fransızca konuşulan Valonya bölgesi ve Brüksel başkent bölgesinde de sürüyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/belcika-da-flandre-okullarinda-pece-yasagi-uygulanacak-2005.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/belcika-da-flandre-okullarinda-pece-yasagi-uygulanacak-2005.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/belcika-da-flandre-okullarinda-pece-yasagi-uygulanacak-2005-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/belcika-da-flandre-okullarinda-pece-yasagi-uygulanacak-2005.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/belcika-da-flandre-okullarinda-pece-yasagi-uygulanacak/119947/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 11:29:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yunanistan, Türkiye’ye Yakın Doğu Ege Adaları ve Evros Sınırına Spike NLOS Füzeleri Konuşlandırdı]]></title>
			<description><![CDATA[Yunanistan, savunma kapasitesini artırmak amacıyla İsrail üretimi Spike NLOS füze sistemlerini Doğu Ege adaları ile Türkiye sınırındaki Evros bölgesine konuşlandırdı. Süreç, İsrailli savunma şirketi Rafael ile imzalanan ve birkaç aşamadan oluşan tedarik programı kapsamında 2025 yazında başlayan teslimatların ardından hız kazandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yunanistan, savunma kapasitesini artırmak amacıyla İsrail üretimi Spike NLOS füze sistemlerini Doğu Ege adaları ile Türkiye sınırındaki Evros bölgesine konuşlandırdı. Süreç, İsrailli savunma şirketi Rafael ile imzalanan ve birkaç aşamadan oluşan tedarik programı kapsamında 2025 yazında başlayan teslimatların ardından hız kazandı.

Yunan savunma çevrelerine göre, yılın sonuna gelindiğinde bu sistemler hem ada bölgelerinde hem de kara sınırında aktif kullanıma hazır hâle getirildi.

Hassas ve Uzun Menzilli Vuruş Yeteneği

Spike NLOS füzeleri, kullanılan platforma göre 30 kilometrenin üzerinde menzilde yüksek hassasiyetle hedef vurabiliyor. Elektro-optik ve kızılötesi güdüm sistemlerine sahip olan füzeler, operatörlere doğrudan görüş hattı dışında kalan hedeflere karşı da müdahale imkânı sunuyor. Uçuş sırasında hedef üzerinde değişiklik yapılabilmesi, sistemin esnekliğini artırıyor.

Bu özellikler sayesinde Spike NLOS, yalnızca tanksavar görevleriyle sınırlı kalmıyor; zırhlı birlikler, komuta merkezleri ve çıkarma unsurları gibi daha geniş bir hedef yelpazesine karşı kullanılabiliyor. Yunan basınında bu sistem, kara kuvvetlerinin caydırıcılığını güçlendiren stratejik bir araç olarak nitelendiriliyor.

Doğu Ege Adalarında Yeni Savunma Konsepti

Doğu Ege’de konuşlandırılan füzelerin, olası denizden ya da havadan yapılabilecek operasyonlara karşı önleyici bir rol üstlenmesi amaçlanıyor. Yunan savunma kaynakları, bu adımların bazı adaları erişimi engelleme ve alan kontrolü sağlayan savunma merkezlerine dönüştürdüğünü belirtiyor.

Söz konusu adalar, Türkiye’nin batı kıyılarına yakınlığı nedeniyle uzun süredir iki ülke arasındaki askerî ve siyasi tartışmaların odağında yer alıyor. Türkiye, Lozan ve Paris antlaşmalarına atıfla bu adaların silahsız olması gerektiğini savunurken, Yunanistan bu görüşü kabul etmiyor.

Evros’ta Kara Savunması Güçleniyor

Evros Nehri boyunca kurulan Spike NLOS bataryaları, kara sınırında ilerleyebilecek mekanize birlikleri uzaktan baskı altına almayı hedefliyor. Uzun menzil sayesinde, hedeflerin sınır hattına ulaşmadan önce etkisiz hâle getirilmesi planlanıyor. Bu durum, Yunanistan’ın kara savunmasında daha geniş bir güvenlik alanı oluşturmasını sağlıyor.

Entegre Sistem Yapısı

Yunanistan, 2025 yılı içinde 17 adet Spike NLOS sistemi tedarik etti. Çok aşamalı anlaşmanın toplam maliyetinin 50 milyon ila 400 milyon avro arasında olduğu belirtiliyor. Paket kapsamında fırlatma üniteleri, zırhlı araç platformları, ateş kontrol merkezleri ve C4I altyapısıyla tam entegrasyon yer alıyor.

Sistemler ayrıca insansız hava araçları ile bağlantılı çalışarak hedef tespiti ve hasar analizini mümkün kılıyor. Bunun yanı sıra Spike NLOS füzelerinin Apache helikopterleriyle de uyumlu olduğu ifade ediliyor.

Bu konuşlandırmalar, Atina’nın hem adalar hem de kara sınırlarında savunma mimarisini yeniden şekillendirdiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yunanistan-turkiye-ye-yakin-dogu-ege-adalari-ve-evros-sinirina-spike-nlos-fuzeleri-konuslandirdi-3558.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yunanistan-turkiye-ye-yakin-dogu-ege-adalari-ve-evros-sinirina-spike-nlos-fuzeleri-konuslandirdi-3558.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yunanistan-turkiye-ye-yakin-dogu-ege-adalari-ve-evros-sinirina-spike-nlos-fuzeleri-konuslandirdi-3558-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yunanistan-turkiye-ye-yakin-dogu-ege-adalari-ve-evros-sinirina-spike-nlos-fuzeleri-konuslandirdi-3558.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/yunanistan-turkiye-ye-yakin-dogu-ege-adalari-ve-evros-sinirina-spike-nlos-fuzeleri-konuslandirdi/119941/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:40:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yahudi haham Ron Chaya'dan Türkiye itirafı: “Türkiye bir gün Kudüs’ü fethedecek”]]></title>
			<description><![CDATA[Fransa’daki Ortodoks Yahudi topluluğuna konuşmalar yapan Haham Ron Chaya, Türkiye’nin Ortadoğu’daki güçlenmesi ve Suriye’deki gelişmelerin ardından İsrail’in karşısında artık önemli bir engel kalmadığını öne sürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fransa’daki Ortodoks Yahudi topluluğuna konuşmalar yapan Haham Ron Chaya, Türkiye’nin Ortadoğu’daki güçlenmesi ve Suriye’deki gelişmelerin ardından İsrail’in karşısında artık önemli bir engel kalmadığını öne sürdü.

Chaya, Türk ve İsrail ordularını karşılaştırırken, “İkisi arasında ciddi farklar var,” ifadelerini kullandı ve ekledi: “Türklerin amacı Kudüs’ü ele geçirmek olabilir ve bir gün bunu gerçekleştirebilirler. Bu, kutsal metinlerde geçen Gog ve Magog senaryosuna benzer bir gelişme olur.”

Haham ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Yahudi karşıtı eğilimleri olmakla eleştirdi ve Türkiye’nin bölgesel politikalarını bu çerçevede değerlendirdi.

Chaya’nın açıklamaları, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve Ortadoğu’daki stratejik hedefleri üzerine tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yahudi-haham-ron-chaya-dan-turkiye-itirafi-turkiye-bir-gun-kudus-u-fethedecek-4481.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yahudi-haham-ron-chaya-dan-turkiye-itirafi-turkiye-bir-gun-kudus-u-fethedecek-4481.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yahudi-haham-ron-chaya-dan-turkiye-itirafi-turkiye-bir-gun-kudus-u-fethedecek-4481-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/yahudi-haham-ron-chaya-dan-turkiye-itirafi-turkiye-bir-gun-kudus-u-fethedecek-4481.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/yahudi-haham-ron-chaya-dan-turkiye-itirafi-turkiye-bir-gun-kudus-u-fethedecek/119939/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 17:13:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ABD Başkanı Trump Yahudi Olduğunu Kabul Etti]]></title>
			<description><![CDATA[Muhafazakar radyo sunucusu Mark Levin, Beyaz Saray’da düzenlenen Hanuka etkinliğinde Başkan Donald Trump’a övgü dolu sözler söyledi ve onu “Amerika’nın ilk Yahudi Başkanı” olarak tanımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Muhafazakar radyo sunucusu Mark Levin, Beyaz Saray’da düzenlenen Hanuka etkinliğinde Başkan Donald Trump’a övgü dolu sözler söyledi ve onu “Amerika’nın ilk Yahudi Başkanı” olarak tanımladı.

Levin konuşmasında, “Burada Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk Yahudi Başkanı ile bulunmak büyük bir onur. Eğer öyle değilse, öyle olmalı,” dedi. Trump, bu esprili yorum karşısında gülümseyerek yanıt verdi.

Başkan Trump, Yahudi kökenli olmasa da ailesiyle Yahudi geleneğine yakın bağları bulunuyor. Damadı Jared Kushner Yahudi, kızı Ivanka Trump ise Kushner ile evlendikten sonra Yahudi dinine geçmişti.

ABD tarihinde hiçbir başkan Yahudi olmadı, ancak bu yılki başkan adayları arasında Yahudi kökenli iki önemli isim yer alıyor: Vermont Senatörü Bernie Sanders ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg.

Trump’ın görev süresi boyunca İsrail’i destekleyen politikaları dikkat çekti. Çarşamba günü Beyaz Saray’da imzaladığı bir yürütme emriyle Yahudi halkını sadece dini değil, etnik bir topluluk olarak tanımladı. Bu adımın antisemitizmle mücadele amacı taşıdığı ifade edildi.

Başkan, ayrıca ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı ve Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukukla uyumlu gördüğünü açıklaması gibi kararlarıyla İsrail yanlısı duruşunu pekiştirdi. Öte yandan Trump, ABD’deki antisemitik suçların artışı ve Charlottesville’deki neo-Nazi protestolarına verdiği tepkiler nedeniyle eleştirilerle de karşı karşıya kaldı.

Levin, Beyaz Saray’daki etkinlikte Trump’a İsrail ve Yahudi topluluğuna olan desteği için teşekkür etti. “Yahudi halkı ve onların atalarının vatanı için yaptığınız her şey takdire şayan. Orada sizi 1.000 yıl boyunca hatırlayacaklar,” dedi.

Trump da Levin’in Fox News’teki televizyon programının başarısı üzerine esprili bir yorumda bulundu: “Biliyorsunuz, onun çok başarılı bir radyo programı vardı. Kim düşünürdü ki bu yüz televizyon için bu kadar uygun olur? Ne harika bir adam, ne harika bir program.”

Etkinliğe First Lady Melania Trump, Başkan Yardımcısı Mike Pence, Ivanka Trump ve Jared Kushner de katıldı. Başkan, “Ailemin içinde Yahudi inancının bu kadar köklü şekilde yer alması benim için büyük bir mutluluk,” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/abd-baskani-trump-yahudi-oldugunu-kabul-etti-2482.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/abd-baskani-trump-yahudi-oldugunu-kabul-etti-2482.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/abd-baskani-trump-yahudi-oldugunu-kabul-etti-2482-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/abd-baskani-trump-yahudi-oldugunu-kabul-etti-2482.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/abd-baskani-trump-yahudi-oldugunu-kabul-etti/119938/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 17:11:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump yönetimi seyahat yasağını büyüttü 21 ülke daha listeye girdi]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ülkeye giriş kurallarını daha da sertleştirerek seyahat ve göç kısıtlamalarını önemli ölçüde genişletti. Salı günü yapılan açıklamayla birlikte, daha önce belirlenen listeye 20 yeni ülke ile Filistin Yönetimi eklendi. Böylece ABD’ye girişte tam ya da kısmi yasak uygulanan ülke sayısı ciddi biçimde arttı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ülkeye giriş kurallarını daha da sertleştirerek seyahat ve göç kısıtlamalarını önemli ölçüde genişletti. Salı günü yapılan açıklamayla birlikte, daha önce belirlenen listeye 20 yeni ülke ile Filistin Yönetimi eklendi. Böylece ABD’ye girişte tam ya da kısmi yasak uygulanan ülke sayısı ciddi biçimde arttı.

Yeni düzenlemeyle bazı ülkelere tam giriş yasağı getirilirken, çok sayıda ülke için de kısmi sınırlamalar uygulanacak. Karar, hem kısa süreli ziyaretleri hem de ABD’ye yerleşmeyi kapsıyor. Yönetim, bu adımın 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Trump yönetimi, söz konusu ülkelerin bir bölümünde güvenilir kimlik ve nüfus kayıtlarının bulunmadığını, vize ihlallerinin yaygın olduğunu ve bazı devletlerin ABD’nin sınır dışı etmek istediği kişileri geri almadığını savundu. Açıklamada ayrıca, siyasi istikrarsızlık ve güvenlik zafiyetlerinin de kararın temel gerekçeleri arasında yer aldığı belirtildi.

Genişletilen yasak kapsamında Burkina Faso, Mali, Nijer, Güney Sudan ve Suriye tam giriş yasağına tabi tutuldu. Bunun yanında, Filistin Yönetimi tarafından düzenlenen seyahat belgeleriyle ABD’ye giriş de tamamen durduruldu. Yönetim, bu kararla Filistinlilere yönelik mevcut sınırlamaları daha da sertleştirmiş oldu.

Öte yandan Angola, Nijerya, Senegal, Tanzanya ve Zambiya dahil olmak üzere 15 ülke, kısmi seyahat kısıtlamalarının uygulandığı listeye eklendi. Bu ülkelerden gelen kişiler için vize türüne ve seyahat amacına göre ek engeller getirildi.

ABD’de geçerli vizesi bulunanlar, daimi oturma izni sahipleri, diplomatlar, sporcular ve “ABD’nin ulusal çıkarına hizmet ettiği” değerlendirilen kişiler ise bu düzenlemeden muaf tutulacak.

Trump yönetiminin bu adımı, Beyaz Saray yakınlarında iki Ulusal Muhafız askerinin silahlı saldırıya uğramasının ardından geldi. Olayın zanlısının Afgan uyruklu olması, yönetimin göç ve güvenlik politikalarını daha da sıkılaştırmasına gerekçe olarak gösterildi.

Karar, özellikle insan hakları örgütleri ve göç savunucuları tarafından sert biçimde eleştirildi. Eleştirmenler, ulusal güvenlik gerekçesinin geniş bir coğrafyadan insanları topluca dışlamak için kullanıldığını savunuyor. Afganistan’da ABD güçleriyle birlikte çalışmış kişileri temsil eden kuruluşlar ise, yeni düzenlemede Özel Göçmen Vizesi sahiplerine yönelik istisnaların kaldırılmasından endişe duyduklarını açıkladı.

Bazı ülkelerden de diplomatik tepkiler gelmeye başladı. Karayipler ve Afrika’daki kimi hükümetler, kararın kapsamını netleştirmek için Washington ile temas kurduklarını duyurdu.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde uyguladığı seyahat yasağını andıran bu adım, ABD’nin göç politikasında daha sert ve seçici bir dönemin sürdüğüne işaret ederken, kararın iç ve dış politikada yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-yonetimi-seyahat-yasagini-buyuttu-21-ulke-daha-listeye-girdi-346.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-yonetimi-seyahat-yasagini-buyuttu-21-ulke-daha-listeye-girdi-346.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-yonetimi-seyahat-yasagini-buyuttu-21-ulke-daha-listeye-girdi-346-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-yonetimi-seyahat-yasagini-buyuttu-21-ulke-daha-listeye-girdi-346.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-yonetimi-seyahat-yasagini-buyuttu-21-ulke-daha-listeye-girdi/119931/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 10:43:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’ın Yahudi Danışmanı Yehuda Kaploun hedefe Müslümanları koydu]]></title>
			<description><![CDATA[ABD’de Donald Trump’a yakın isimlerden biri olarak bilinen Yahudi danışman Yehuda Kaploun, katıldığı bir etkinlikte Müslüman toplumlara dair açıklamalarıyla dikkat çekti. Kaploun, tartışmanın merkezine eğitimi koyarak, “Mesele eğitim, ne öğretiyoruz” sözleriyle yaklaşımını özetledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD’de Donald Trump’a yakın isimlerden biri olarak bilinen Yahudi danışman Yehuda Kaploun, katıldığı bir etkinlikte Müslüman toplumlara dair açıklamalarıyla dikkat çekti. Kaploun, tartışmanın merkezine eğitimi koyarak, “Mesele eğitim, ne öğretiyoruz” sözleriyle yaklaşımını özetledi.

Konuşmasında çocuklara verilen değerlerin ve kavramların geleceği şekillendirdiğini savunan Kaploun, bazı Müslüman toplumlarda çocukların “şehitlik” anlayışı etrafında yetiştirildiğini öne sürdü. Bu duruma sert tepki gösteren Kaploun, şu ifadeleri kullandı:

“Müslümanlara şunu öğretmek zorundayız: Çocuklarınızı şehit olmak için yetiştirmeniz kabul edilemez.”

Kaploun, bu anlayışın eğitim yoluyla değiştirilebileceğini savunarak, ders kitapları ve müfredatların yeniden ele alınması gerektiğini dile getirdi. Eğitim sistemlerinin, çocuklara çatışma yerine farklı değerler aşılaması gerektiğini ileri süren Kaploun’un açıklamaları, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-yahudi-danismani-yehuda-kaploun-hedefe-muslumanlari-koydu-5420.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-yahudi-danismani-yehuda-kaploun-hedefe-muslumanlari-koydu-5420.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-yahudi-danismani-yehuda-kaploun-hedefe-muslumanlari-koydu-5420-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-yahudi-danismani-yehuda-kaploun-hedefe-muslumanlari-koydu-5420.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-in-yahudi-danismani-yehuda-kaploun-hedefe-muslumanlari-koydu/119930/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 10:38:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avustralya, 16 Yaş Altına Sosyal Medya Yasağını Yürürlüğe Koyuyor]]></title>
			<description><![CDATA[Avustralya hükümeti, gençleri çevrimiçi tehditlerden korumak amacıyla sosyal medya kullanım yaşını 16 olarak belirlediğini duyurdu. Başbakan Anthony Albanese, yapılan düzenlemenin ailelerde giderek büyüyen endişelerin bir sonucu olduğunu söyleyerek, çocukların dijital ortamda karşılaştığı risklerin artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğunu ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avustralya hükümeti, gençleri çevrimiçi tehditlerden korumak amacıyla sosyal medya kullanım yaşını 16 olarak belirlediğini duyurdu. Başbakan Anthony Albanese, yapılan düzenlemenin ailelerde giderek büyüyen endişelerin bir sonucu olduğunu söyleyerek, çocukların dijital ortamda karşılaştığı risklerin artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğunu ifade etti.

Pandemiden sonra eğitim materyallerinin internet ortamına taşınması, çocukların ekran başında geçirdiği süreyi artırdı. Ancak uzmanlar, denetimsiz sosyal medya kullanımının çocukları şiddet içerikleri, siber zorbalık, olumsuz örnekler ve psikolojik açıdan zararlı akımlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor.

Çocuk sağlığı uzmanlarına göre uzun süreli ekran maruziyeti, çocuklarda uyku düzeni bozuklukları, kaygı, depresyon, öfke birikimi, sosyal geri çekilme ve düşük özgüven gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Özellikle genç kızların sosyal medyadaki beden algısını etkileyen içeriklerden olumsuz etkilendiği, taklit davranışlarının zaman zaman yeme bozukluklarına kadar uzanabildiği belirtiliyor.

Hükümetin açıkladığı düzenlemeye göre yaş sınırının uygulanmasından sosyal medya şirketleri sorumlu olacak. Platformların, küçük yaştaki kullanıcıların hesap oluşturmasını engellemek için güvenlik önlemleri geliştirmesi gerekecek. Aileler ve çocuklar bu konuda herhangi bir cezai sorumluluk taşımayacak.

Uzmanlar ayrıca aşırı sosyal medya kullanımının fiziksel aktiviteyi azalttığını, bunun da hem fiziksel hem ruhsal sağlık üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler bıraktığını vurguluyor.

Ebeveynlere yönelik tavsiyeler arasında elektronik cihazların ortak alanlarda bulundurulması, çocukların çevrimiçi etkinliklerinin takip edilmesi ve ailelerin çocuklarla açık iletişim kurarak onların dijital dünyadaki deneyimlerini anlamaya çalışması yer alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagini-yururluge-koyuyor-9506.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagini-yururluge-koyuyor-9506.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagini-yururluge-koyuyor-9506-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagini-yururluge-koyuyor-9506.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/avustralya-16-yas-altina-sosyal-medya-yasagini-yururluge-koyuyor/119926/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 11:56:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Benin’deki Darbe Girişiminde Fransa’nın Gizli Destek Rolü Ortaya Çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Benin’de hafta sonu gerçekleşen darbe girişiminin arka planı netleşmeye başladı. Paris yönetimi, ülkenin ordusuna istihbarat, gözlem ve lojistik destek sağlayarak girişimin bastırılmasına katkıda bulunduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Benin’de hafta sonu gerçekleşen darbe girişiminin arka planı netleşmeye başladı. Paris yönetimi, ülkenin ordusuna istihbarat, gözlem ve lojistik destek sağlayarak girişimin bastırılmasına katkıda bulunduğunu açıkladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, olay sırasında Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon ve ECOWAS temsilcileriyle sürekli temas hâlinde olduğu ve süreci koordine ettiği duyuruldu. Batı Afrika ülkelerinin oluşturduğu bölgesel birlik ECOWAS, Nigeria, Gana, Fildişi Sahili ve Sierra Leone’den askerlerden oluşan bir hazır kuvveti devreye soktuğunu bildirdi.

Pazar günü, “Yeniden Yapılanma Askeri Komitesi” adını kullanan bir grup asker, devlet televizyonunu basarak yönetime el koyduklarını ilan etmişti. Ancak birkaç saat geçmeden hükümet, girişimin başarıyla engellendiğini duyurdu.

Benin makamlarına göre çatışmalarda iki tarafta da kayıplar yaşandı ve birçok asker gözaltına alındı. Darbe girişiminin lideri olduğu belirtilen, Cumhurbaşkanı Talon’un eski koruma ekibinden Yarbay Pascal Tigri’nin ise hâlâ kaçak olduğu bildirildi.

Fransa, Elysee’den yapılan açıklamada darbe girişimini “istikrarı hedef alan kabul edilemez bir saldırı” olarak nitelendirerek ECOWAS’a tam siyasi destek sunduğunu belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/benin-deki-darbe-girisiminde-fransa-nin-gizli-destek-rolu-ortaya-cikti-5319.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/benin-deki-darbe-girisiminde-fransa-nin-gizli-destek-rolu-ortaya-cikti-5319.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/benin-deki-darbe-girisiminde-fransa-nin-gizli-destek-rolu-ortaya-cikti-5319-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/benin-deki-darbe-girisiminde-fransa-nin-gizli-destek-rolu-ortaya-cikti-5319.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/benin-deki-darbe-girisiminde-fransa-nin-gizli-destek-rolu-ortaya-cikti/119925/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 11:49:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’ın Somali'leri Sınır Dışı Hamlesi Minneapolis’te Protestoya Dönüştü]]></title>
			<description><![CDATA[Minneapolis’te salı günü düzenlenen bir göçmenlik operasyonu, mahalle sakinlerinin tepki göstermesiyle kısa sürede gerginliğe dönüştü. Federal görevlilerin gözaltı yapmak için girdiği bölgede, halk araçların etrafını sarınca ajanlar biber gazına başvurarak geri çekilmek zorunda kaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Minneapolis’te salı günü düzenlenen bir göçmenlik operasyonu, mahalle sakinlerinin tepki göstermesiyle kısa sürede gerginliğe dönüştü. Federal görevlilerin gözaltı yapmak için girdiği bölgede, halk araçların etrafını sarınca ajanlar biber gazına başvurarak geri çekilmek zorunda kaldı.

ABD’de Somali kökenli nüfusun en yoğun bulunduğu şehirlerden biri olan Minneapolis, son günlerde Trump yönetiminin hızlandırdığı sınır dışı hamlesinin merkezlerinden biri hâline geldi. Yetkililer, “belgesiz” yaşadığı iddia edilen Somalilere yönelik kapsamlı bir operasyon yürütürken, gözaltına alınanların büyük kısmının başka milletlerden olması tepkileri artırdı.

Başkan Trump’ın Somali göçmenlerine yönelik ağır sözleri de tartışmayı büyüttü. Trump, son açıklamalarında Somalilerin ülkeye katkı sunmadığını iddia ederek toplumu hedef alan ifadeler kullandı. Bu çıkış, hem ABD’deki sivil hak örgütlerinden hem de Somali hükümetinden sert tepkiler aldı.

Minnesota’da ortaya çıkan sosyal yardım dolandırıcılığı iddiaları, Trump’ın açıklamalarının gerekçesi olarak gösterilse de, yerel yöneticiler bu söylemin toplumu bölmekten başka bir işe yaramadığını savunuyor. Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, şehir polisinin federal göçmen operasyonlarına destek vermeyeceğini ve Somali toplumunun yanında duracaklarını vurguladı.

Kentteki gerginliğin önümüzdeki günlerde daha da artabileceği belirtiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-leri-sinir-disi-hamlesi-minneapolis-te-protestoya-donustu-8762.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-leri-sinir-disi-hamlesi-minneapolis-te-protestoya-donustu-8762.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-leri-sinir-disi-hamlesi-minneapolis-te-protestoya-donustu-8762-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-leri-sinir-disi-hamlesi-minneapolis-te-protestoya-donustu-8762.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-in-somali-leri-sinir-disi-hamlesi-minneapolis-te-protestoya-donustu/119924/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 11:47:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İsrail'e yarışma hakkı verilince dört Avrupa ülkesi Eurovision 2026'dan çekiliyor]]></title>
			<description><![CDATA[İrlanda, İspanya, Hollanda ve Slovenya; İsrail’in gelecek yılki Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmasına onay çıkmasının ardından organizasyona katılmayacaklarını duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İrlanda, İspanya, Hollanda ve Slovenya; İsrail’in gelecek yılki Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmasına onay çıkmasının ardından organizasyona katılmayacaklarını duyurdu.

Bu dört ülke, Gazze’de devam eden çatışmalar ve İsrail’in oy toplama sürecinde avantaj sağladığı iddiaları nedeniyle uzun süredir yarışmadan çıkarılmasını talep ediyordu.

Cenevre’de toplanan Avrupa Yayın Birliği (EBU), oy güvenliğiyle ilgili yeni düzenlemeleri görüşürken; üyelerin büyük çoğunluğu İsrail’in yarışmaya katılımını yeniden tartışmaya açmaya gerek olmadığı yönünde görüş bildirdi.

Toplantıda gizli oylama yapılmasını isteyen İspanyol yayıncısı RTVE, alınan karardan sonra “yarışmanın yönetimine yönelik kuşkularının arttığını” açıkladı.

İrlanda yayıncısı RTÉ ise Gazze’deki ağır insani tablo nedeniyle yarışmaya katılmanın “ahlaki açıdan savunulamaz” olduğunu ifade etti.

EBU’dan yapılan açıklamada, yeni kurallara uymayı kabul eden tüm üyelerin 2026 yarışmasına katılmaya hak kazanacağı belirtildi.
Bu düzenlemeler, hükümetlerin ya da bağımsız grupların belirli ülkeler lehine oy organizasyonu yapmasını engellemeyi amaçlıyor.

Bu yıl İsrail’i, 7 Ekim saldırısından kurtulan Yuval Raphael temsil etmişti.
Avusturyalı şarkıcı JJ, Basel’de düzenlenen yarışmanın finalinde son anda İsrail’i geçerek birinciliğe ulaşmıştı.

Eurovision Direktörü Martin Green, toplantının “duygusal ama yapıcı” geçtiğini belirterek, yarışmanın siyasi çekişmelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkesinin yarışmaya katılmasına izin verilmesini “dayanışma ve dostluk mesajı” olarak değerlendirdi.
İsrail yayıncısı KAN ise kendilerine yönelik eleştirileri “kültürel boykot girişimi” olarak tanımladı.

Karar, Eurovision çevresinde belirgin bir ayrışma yarattı.
Hollanda yayıncısı Avrotros, “bu şartlarda sahneye çıkmanın kamu değerlerine aykırı olduğunu” söyledi.

İspanya ise Eylül ayında aldığı karar gereği yarışmadan çekilerek 2026 finalini yayınlamayacağını duyurdu.
Slovenya da tutumunu değiştirmediğini açıkladı.

Öte yandan Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya ve İzlanda’nın kamu yayıncıları; oy sistemiyle ilgili eksiklerin giderilmesine yönelik değişiklikleri desteklediklerini bildirdi.
İzlanda yine de katılım kararını erteledi.

İsrail’in yarışmadan çıkarılmasını “kırmızı çizgi” olarak gören Almanya ise yeni kararları memnuniyetle karşıladığını ve 2026’da yarışmada yer alacağını açıkladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/israil-e-yarisma-hakki-verilince-dort-avrupa-ulkesi-eurovision-2026-dan-cekiliyor-963.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/israil-e-yarisma-hakki-verilince-dort-avrupa-ulkesi-eurovision-2026-dan-cekiliyor-963.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/israil-e-yarisma-hakki-verilince-dort-avrupa-ulkesi-eurovision-2026-dan-cekiliyor-963-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/israil-e-yarisma-hakki-verilince-dort-avrupa-ulkesi-eurovision-2026-dan-cekiliyor-963.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/israil-e-yarisma-hakki-verilince-dort-avrupa-ulkesi-eurovision-2026-dan-cekiliyor/119914/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Dec 2025 11:18:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trump’ın Somali Karşıtı Sözleri Tepki Yağdırdı: “Somalileri istemiyoruz”]]></title>
			<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Somali kökenli göçmenler hakkında yaptığı sert açıklamalar, Minnesota’daki büyük toplulukta ve ülke genelinde yoğun tartışma başlattı. Başkan, pazartesi günü Beyaz Saray’da düzenlenen bir toplantıda, “ABD’nin belirli ülkelerden gelen göçmenleri artık kabul etmemesi gerektiğini” savunarak Somali’yi örnek gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın Somali kökenli göçmenler hakkında yaptığı sert açıklamalar, Minnesota’daki büyük toplulukta ve ülke genelinde yoğun tartışma başlattı. Başkan, pazartesi günü Beyaz Saray’da düzenlenen bir toplantıda, “ABD’nin belirli ülkelerden gelen göçmenleri artık kabul etmemesi gerektiğini” savunarak Somali’yi örnek gösterdi.

Trump, “Amerika’ya fayda sağlamayan insanları almak zorunda değiliz. Bazı ülkeler istikrarsız, bu istikrarsızlığın bize taşınmasına izin veremeyiz,” dedi. Açıklamaları kısa sürede hem Kongre üyeleri hem de Somali kökenli vatandaşlar tarafından eleştirildi.

Minnesota’da ICE’nin operasyon hazırlığında olduğu iddiası

Bu söylemlerle aynı dönemde, federal hükümetin Minnesota’daki Somali diasporasına yönelik yeni bir göçmenlik operasyonu planladığı yönünde haberler ortaya çıktı. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminden sızdırılan bilgilere göre, özellikle Twin Cities bölgesinde çok sayıda kişiyi kapsayan bir uygulamanın bu hafta başlatılması bekleniyor.

ICE konuya dair açıklama yapmadı ancak İç Güvenlik Bakanlığı sözcüsü, “Her operasyon yasal statüsü olmayan kişilere yöneliktir; etnik kökene göre hedef belirlenemez,” diyerek iddiaları reddetti.

Yerel yöneticiler: “Topluluğumuz korkutulmaya çalışılıyor”

Minnesota’daki yerel yetkililer, federal yönetimin yaklaşımının zaten hassas olan Somali topluluğunda korku ve güvensizlik yarattığını söyledi. Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey, “Buradaki Somali kökenli insanların çoğu ABD vatandaşı. Bu tarz operasyonlar, tüm topluluğu potansiyel suçlu gibi gösteriyor,” dedi.

Eyalet Senatörü Zaynab Mohamed ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Somaliler bu ülkenin parçası. Kimliğimiz sorgulanamaz,” ifadelerini kullandı.

Ilhan Omar yeniden hedefte

Trump konuşmalarında Minnesota’yı temsil eden Somali kökenli Kongre üyesi Ilhan Omar’a da değinerek, Omar’ın “ülkeye zarar veren politikalar savunduğunu” iddia etti. Omar, Trump’ın sözlerine “Göçmenler Amerika’nın zenginliğidir. Bu ülkeyi biz inşa ediyoruz,” diyerek yanıt verdi.

Göçmenlik politikaları yeniden gündemde

Somali, uzun yıllardır iç çatışmalar ve yoksullukla mücadele ediyor. Minnesota ise son otuz yılda ülkeye gelen Somalilerin en yoğun yerleştiği bölge hâline geldi. Topluluk liderleri, Trump yönetiminin son açıklamalarının hem Somali kökenli vatandaşları hedef gösterdiğini hem de göçmen politikalarını seçim aracı haline getirdiğini savunuyor.

Vali Tim Walz, “Gerçek güvenlik, topluluklara baskı kurmakla değil; adil ve şeffaf göçmenlik politikalarıyla sağlanır,” açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-karsiti-sozleri-tepki-yagdirdi-somalileri-istemiyoruz-6339.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-karsiti-sozleri-tepki-yagdirdi-somalileri-istemiyoruz-6339.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-karsiti-sozleri-tepki-yagdirdi-somalileri-istemiyoruz-6339-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/trump-in-somali-karsiti-sozleri-tepki-yagdirdi-somalileri-istemiyoruz-6339.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/trump-in-somali-karsiti-sozleri-tepki-yagdirdi-somalileri-istemiyoruz/119910/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 12:20:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fransız vekil Marion Maréchal Le Pen: Erdoğan ve İslam'ı hedef aldı]]></title>
			<description><![CDATA[Strasbourg’da inşaatı süren Eyüp Sultan Camii önünde bir video kaydı paylaşan Avrupa Parlamentosu üyesi Marion Maréchal, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve İslam’ı hedef alan sert açıklamalarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Strasbourg’da inşaatı süren Eyüp Sultan Camii önünde bir video kaydı paylaşan Avrupa Parlamentosu üyesi Marion Maréchal, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve İslam’ı hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

Maréchal, elindeki telefonla camiyi işaret ederek şunları söyledi:

“Avrupa’nın dört bir yanında İslamcılığın ilerleyişine tanık oluyoruz. Artık harekete geçmenin zamanı geldi. Bu yapıya destek verenler sandıkta cezalandırılmalı. Bu camiyi inşa eden radikal yapılanma, Erdoğan’ın siyasi etkisini artırmak için kullanılan bir araçtır.”

Konuşmasında Avrupa’nın “İslamcı akımlara karşı daha kararlı bir tutum alması gerektiğini” savunan Maréchal, Strasbourg’daki cami projesinin de “Fransa’nın egemenliğine yönelik kültürel bir baskı” oluşturduğunu iddia etti.

Videonun yayınlanması, Fransa’daki Türk toplumu ve çok sayıda siyasetçi tarafından “provokasyon” ve “hedef gösterme” olarak nitelendirilirken; açıklamalar sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/fransiz-vekil-marion-marechal-le-pen-erdogan-ve-islam-i-hedef-aldi-1935.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/fransiz-vekil-marion-marechal-le-pen-erdogan-ve-islam-i-hedef-aldi-1935.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/fransiz-vekil-marion-marechal-le-pen-erdogan-ve-islam-i-hedef-aldi-1935-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/12/fransiz-vekil-marion-marechal-le-pen-erdogan-ve-islam-i-hedef-aldi-1935.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/fransiz-vekil-marion-marechal-le-pen-erdogan-ve-islam-i-hedef-aldi/119909/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 11:25:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Vilnius Havalimanı'nda Balon Tehdidi: Uçuşlar Saatlerce Askıya Alındı]]></title>
			<description><![CDATA[Vilnius Havalimanı, Belarus’tan Litvanya hava sahasına giren balonlar nedeniyle Pazar günü uçuşlarını geçici olarak durdurdu. Hava sahasına yönelik kısıtlama ilk olarak saat 18.09’da yürürlüğe girdi. Başlangıçta 21.00’e kadar sürmesi planlanan uygulama daha sonra 23.00’e, ardından da Ulusal Kriz Yönetim Merkezi’nin (NCMC) kararıyla 01.00’e kadar uzatıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Dunyatimes Yazarı Hüsyin Sayın Litvanyadan bildiriyor:

Vilnius Havalimanı, Belarus’tan Litvanya hava sahasına giren balonlar nedeniyle Pazar günü uçuşlarını geçici olarak durdurdu. Hava sahasına yönelik kısıtlama ilk olarak saat 18.09’da yürürlüğe girdi. Başlangıçta 21.00’e kadar sürmesi planlanan uygulama daha sonra 23.00’e, ardından da Ulusal Kriz Yönetim Merkezi’nin (NCMC) kararıyla 01.00’e kadar uzatıldı.



Havalimanı yönetimi tarafından yapılan açıklamada, “Ön bilgilere göre, hava sahasına yönelik kısıtlama kararı, Vilnius Havalimanı yönüne doğru hareket eden balonların navigasyon işaretlerine dayanarak alınmıştır.” ifadeleri kullanıldı.



Yolcuların mağduriyet yaşamaması için havayolu şirketlerinden yapılan duyuruların takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Havalimanı, “Belirli uçuşlara ilişkin karar havayolu şirketlerine aittir. Bu nedenle yolcuların seyahat planlarında olası değişiklikler için kendi havayollarının bilgilendirmelerini takip etmeleri önemlidir.” açıklamasını yaptı.



Uçuşlar Başka Şehirlere Yönlendirildi

Vilnius Havalimanı’nın resmi web sitesinde paylaşılan bilgilere göre:


	
	İstanbul–Vilnius seferini yapan Türk Hava Yolları uçağı Riga’ya yönlendirildi.
	
	
	Amsterdam çıkışlı airBaltic uçağı da Riga’ya iniş yaptı.
	
	
	Oslo’dan gelen Ryanair ve Şarm El Şeyh’ten gelen Heston Airlines uçakları Kaunas’a yönlendirildi.
	
	
	Helsinki–Vilnius seferini yapan Finnair uçağı ise Helsinki’ye geri döndü.
	


Tüm uçuş değişiklikleri Flightradar24 üzerinden görülebildi.

Kaçak Balon Trafiği Artıyor

ELTA’nın bildirdiğine göre, son günlerde Litvanya hava sahasında Belarus’tan fırlatılan balonların olağanüstü yoğunluğu kaydedildi. Bu balonların çoğunun kaçak sigara taşımak için kullanıldığı değerlendiriliyor. Cuma gecesi de benzer bir balon akını nedeniyle Vilnius Havalimanı geçici süreyle uçuşlara kapatılmış, cumartesi sabahı tekrar açılmıştı.



Ulusal Kriz Yönetim Merkezi Başkanı Vilmantas Vitkauskas, cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Bu gece şüpheciliğin zirvesiydi.” ifadelerini kullandı. Vitkauskas, Belarus tarafından Cuma akşamından ertesi sabah 06.30’a kadar balonların aralıksız fırlatıldığını aktardı.

Son aylarda artan kaçak balon olayları nedeniyle Litvanya Ulusal Güvenlik Komisyonu’nun (MGK) çok sayıda toplantı yaptığı, Belarus’un bu faaliyetlerinin “hibrit saldırı” kapsamında ulusal ve uluslararası platformlarda tartışıldığı bildirildi.

Dunyatimes Yazarı Hüsyin Sayın Litvanyadan bildiriyor:
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/vilnius-havalimani-nda-balon-tehdidi-ucuslar-saatlerce-askiya-alindi-7836.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/vilnius-havalimani-nda-balon-tehdidi-ucuslar-saatlerce-askiya-alindi-7836.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/vilnius-havalimani-nda-balon-tehdidi-ucuslar-saatlerce-askiya-alindi-7836-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/vilnius-havalimani-nda-balon-tehdidi-ucuslar-saatlerce-askiya-alindi-7836.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/vilnius-havalimani-nda-balon-tehdidi-ucuslar-saatlerce-askiya-alindi/119902/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 22:59:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bir Hücre ve İki Kitap: Sarkozy Hapishanede Günlerini Nasıl Geçirecek?]]></title>
			<description><![CDATA[
Fransa, tarihinde benzeri görülmemiş bir olaya tanıklık ediyor. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2007 yılındaki seçim kampanyasının Libya tarafından finanse edildiği iddiasıyla suçlu bulunmasının ardından Salı günü Paris’teki La Santé Cezaevi’ne gönderildi. Bu karar, modern Fransız siyasetinde ilk kez bir cumhurbaşkanının fiilen cezaevine girmesi bakımından büyük yankı uyandırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Fransa, tarihinde benzeri görülmemiş bir olaya tanıklık ediyor. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2007 yılındaki seçim kampanyasının Libya tarafından finanse edildiği iddiasıyla suçlu bulunmasının ardından Salı günü Paris’teki La Santé Cezaevi’ne gönderildi. Bu karar, modern Fransız siyasetinde ilk kez bir cumhurbaşkanının fiilen cezaevine girmesi bakımından büyük yankı uyandırdı.

Le Parisien gazetesinin aktardığı bilgiye göre, 70 yaşındaki Sarkozy, güvenliğini sağlamak ve tutukluluk sürecinin gizliliğini korumak amacıyla cezaevinin tecrit bölümüne nakledildi. Eski cumhurbaşkanı burada, diğer mahkûmlardan tamamen ayrı tutulan tek kişilik bir hücrede kalacak.

Sarkozy, sabah saat 09.00 sularında Paris’teki evinden ayrılırken, ailesinin çağrısıyla toplanan destekçilerin tezahüratlarıyla uğurlandı. Cezaevine gitmeden kısa süre önce sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, masumiyetinde ısrar etti ve on yılı aşkın süredir devam eden hukuki süreci “yargı skandalı” olarak nitelendirdi. Sarkozy mesajında, “Bu adaletsizliğe karşı mücadeleye devam edeceğim. Hayatım 10 yılı aşkın süredir bir acı yoluna dönüştü.” ifadelerini kullandı.

Eski cumhurbaşkanı, daha önce Le Figaro gazetesine verdiği röportajda, hapishaneye “başı dik” bir şekilde gireceğini söylemiş ve yanında yalnızca iki kitap götüreceğini açıklamıştı: Hz. İsa’nın biyografisi ve haksız yere mahkûm edilen bir adamın hikâyesini konu alan “Monte Kristo Kontu”.

Paris Ceza Mahkemesi, Sarkozy’yi Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin yakın çevresinden kişiler aracılığıyla rejim yetkilileriyle gizli görüşmeler yürütmek ve 2007 seçim kampanyasını yasa dışı biçimde finanse etmekle suçlu bulmuştu. Mahkeme, 25 Eylül’de verdiği kararla Sarkozy’ye beş yıl hapis cezası verdi; bu cezanın üç yılının cezaevinde infaz edilmesine hükmetti.

Sarkozy’nin cezaevine giriş süreci ve tecrit koşulları, Fransa’da hem siyasi hem de hukuki tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/bir-hucre-ve-iki-kitap-sarkozy-hapishanede-gunlerini-nasil-gecirecek-2695.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/bir-hucre-ve-iki-kitap-sarkozy-hapishanede-gunlerini-nasil-gecirecek-2695.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/bir-hucre-ve-iki-kitap-sarkozy-hapishanede-gunlerini-nasil-gecirecek-2695-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/bir-hucre-ve-iki-kitap-sarkozy-hapishanede-gunlerini-nasil-gecirecek-2695.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/bir-hucre-ve-iki-kitap-sarkozy-hapishanede-gunlerini-nasil-gecirecek/119897/</link>
			<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 16:41:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ABD ve Ukrayna: Barış Anlaşması İçin “Egemenlik” Kırmızı Çizgi]]></title>
			<description><![CDATA[Ukrayna’daki savaş dosyası son saatlerde dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu. ABD’nin revize ettiği barış planı taslağına ilişkin uluslararası temaslar yoğunlaşırken, Avrupa ülkeleri kendilerinden uzak herhangi bir çözümün kabul edilemez olduğunu yineledi. Bu sırada Kiev, egemenliği ve ulusal çıkarları konusunda tavizsiz olduğunu vurgulamayı sürdürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ukrayna’daki savaş dosyası son saatlerde dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu. ABD’nin revize ettiği barış planı taslağına ilişkin uluslararası temaslar yoğunlaşırken, Avrupa ülkeleri kendilerinden uzak herhangi bir çözümün kabul edilemez olduğunu yineledi. Bu sırada Kiev, egemenliği ve ulusal çıkarları konusunda tavizsiz olduğunu vurgulamayı sürdürdü.

Kremlin’e göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin önerilerinin çatışmanın çözümü için temel oluşturabileceğini belirterek, Moskova’nın siyasi ve diplomatik bir çözüme açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye’nin Moskova ve Kiev arasında doğrudan iletişimi kolaylaştırmaya hazır olduğunu ve “adil ve kalıcı” bir barış için her türlü çabayı destekleyeceğini vurguladı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e, 28 maddeden oluşan ilk plan taslağına yanıt vermesi için 27 Kasım’e kadar süre tanımıştı. Taslakta Kiev’in “sert” olarak nitelendirdiği bazı Rus talepleri yer alıyor. Bunlar arasında:

Ukrayna topraklarının bir kısmından vazgeçilmesi,

Ukrayna ordusunun küçültülmesi,

NATO’ya katılmama taahhüdü

gibi maddeler bulunuyordu.

Cenevre’deki son görüşmelerde Ukrayna heyeti, egemenliği zedeleyen maddelerin gözden geçirilmesi için bastırdı. Müzakereciler, yeni versiyonun “Ukrayna’nın önceliklerinin çoğunu içerdiğini” açıkladı ve taraflar görüşmeleri “yapıcı ve adil, kalıcı barışa odaklı” olarak tanımladı.

Avrupa’nın Tutumu

Avrupa cephesinde Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, herhangi bir barış planının tam Avrupa onayı alması gerektiğini söyleyerek kıtanın çıkarlarının görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da Zelenskiy ile görüşerek Kiev’in müzakerelere ilişkin değerlendirmelerini ele aldı.

Paris’te ise Fransa Dışişleri Bakanı Jean Noël Barrot, Cenevre’de Avrupalı ve Amerikalı yetkililerin yaptığı görüşmeleri “yapıcı ve faydalı” olarak nitelendirdi. Barrot, çalışmanın Ukrayna’nın egemenliğini koruyan ve Avrupa’nın güvenliğini gözeten bir barış koşulları oluşturmak üzerine devam ettiğini belirtti.

Zelenskiy de Ukrayna’nın, “devleti zayıflatmadığı sürece” ABD barış önerileri üzerinde ortak çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Ayrıca, Rusya’nın savaşın maliyetini karşılaması gerektiğini, buna dondurulan Rus varlıklarının da dahil olduğunu yineledi.

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjártó ise Avrupa ülkelerini, 28 maddelik ABD planını “şartsız ve tam destekle” kabul etmeye çağırarak bunun savaşın sonlandırılması için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti.

Sahadaki Gelişmeler

Moskova Belediye Başkanı, Rus hava savunma sistemlerinin başkente doğru ilerleyen iki insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bu olay, Rus topraklarına yönelik son SİHA saldırılarından biri olarak kayda geçti.

Tüm bu gelişmeler, savaşın seyrini belirleyebilecek hassas bir diplomatik döneme girildiğini gösteriyor. Bir yandan uluslararası çıkarların çatışması, diğer yandan Avrupa ülkeleri arasındaki görüş ayrılıkları süreci daha da karmaşık hale getiriyor.

Bu diplomatik yoğunluk, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına —özellikle rafinerilere ve üretim tesislerine— yönelik saldırılarını artırdığı bir döneme denk geliyor. Buna karşılık Rusya da kış mevsiminin başlamasıyla birlikte Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/abd-ve-ukrayna-baris-anlasmasi-icin-egemenlik-kirmizi-cizgi-4880.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/abd-ve-ukrayna-baris-anlasmasi-icin-egemenlik-kirmizi-cizgi-4880.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/abd-ve-ukrayna-baris-anlasmasi-icin-egemenlik-kirmizi-cizgi-4880-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/abd-ve-ukrayna-baris-anlasmasi-icin-egemenlik-kirmizi-cizgi-4880.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/abd-ve-ukrayna-baris-anlasmasi-icin-egemenlik-kirmizi-cizgi/119888/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 12:44:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kiev’den Dünyaya Çağrı: “Egemenliğimizi Korumayan Bir Anlaşmayı Kabul Etmeyiz”]]></title>
			<description><![CDATA[Ukrayna ile Amerika Birleşik Devletleri, Cenevre’de gerçekleşen çok taraflı görüşmelerin ardından yayımladıkları ortak bildiride, Rusya ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının “Ukrayna’nın egemenliğini tam ve tartışmasız şekilde koruması gerektiğini” vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ukrayna ile Amerika Birleşik Devletleri, Cenevre’de gerçekleşen çok taraflı görüşmelerin ardından yayımladıkları ortak bildiride, Rusya ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının “Ukrayna’nın egemenliğini tam ve tartışmasız şekilde koruması gerektiğini” vurguladı.

Pazar günü sona eren temaslar, ABD, Ukrayna ve Avrupa temsilcilerinin katılımıyla yürütüldü. Beyaz Saray, görüşmeleri “barışa giden süreçte dikkate değer bir ilerleme” olarak nitelendirdi. Toplantılara ABD adına Dışişleri Bakanı Marco Rubio başkanlık etti.

Rubio, oturumlar başlamadan önce yaptığı açıklamada, tarafların kısa süre içinde bir anlaşmaya ulaşabileceğine “gerçek anlamda umutlu” olduğunu söylemişti.

Cenevre’de masaya yatırılan öneriler, ABD Başkanı Donald Trump’ın hazırladığı ve Rusya’nın 2022’de başlayan işgal hareketi nedeniyle dört yıldır süren çatışmaya son vermeyi amaçlayan 28 maddelik taslağa dayanıyordu.

Görüşmeler sonrasında yayımlanan ortak değerlendirmede, müzakerelerin “uyumlu, net hedefli ve ilerlemeye odaklı” şekilde yürütüldüğü belirtildi. Açıklamaya göre Washington ve Kiev, taslak barış çerçevesinin güncellenmiş yeni bir versiyonunu birlikte ortaya çıkardı.

Ukrayna’nın baş müzakerecisi Andriy Yermak, sürecin “ülkesinin temel taleplerine yakınlaşması açısından önemli adımlar” içerdiğini söyledi. Devlet Başkanı Volodımır Zelenskiy de yeni düzenlemenin “Kiev’in kritik önceliklerine büyük ölçüde karşılık verdiğini” ifade etmişti.

Trump, Zelenskiy’den öneri taslağına 27 Kasım’a kadar geri dönüş beklediğini belirtmiş, ancak hafta sonunda yaptığı açıklamada bu taslağın “son ve değiştirilemez bir teklif olmadığını” vurgulamıştı.

Taslağın ilk hâli, Ukrayna ile Avrupa ülkelerinin ciddi itirazlarına neden olmuştu. Avrupa temsilcileri, savaşın sona erdirilmesi için yürütülen müzakerelerin “Ukrayna’nın çıkarlarını zayıflatacak bir anlaşmayla sonuçlanmaması” amacıyla Cenevre’de hazır bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/kiev-den-dunyaya-cagri-egemenligimizi-korumayan-bir-anlasmayi-kabul-etmeyiz-9857.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/kiev-den-dunyaya-cagri-egemenligimizi-korumayan-bir-anlasmayi-kabul-etmeyiz-9857.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/kiev-den-dunyaya-cagri-egemenligimizi-korumayan-bir-anlasmayi-kabul-etmeyiz-9857-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.dunyatimes.com/images/haberler/2025/11/kiev-den-dunyaya-cagri-egemenligimizi-korumayan-bir-anlasmayi-kabul-etmeyiz-9857.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.dunyatimes.com/kiev-den-dunyaya-cagri-egemenligimizi-korumayan-bir-anlasmayi-kabul-etmeyiz/119884/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 12:25:12 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>